Zihnin ‘Abluka’sı

Eleştiri Manşet Serbest Kürsü

erkam-bulbul-1

Emin Alper’in Venedik Film Festivali’nde prömiyerini yapan ve jüri özel ödülü alan filmi Abluka bu Cuma vizyona giriyor.

Nuri Bilge Ceylan sinemasının temsilcisi olarak gösterildiğinde; “Bu büyük bir onur fakat ben daha politik filmler yapacağım” diyen Emin Alper, gerçekten de oldukça politik bir filmle izleyicinin karşısına çıktı.

20 yılını hapishane de geçiren Kadir polise muhbirlik yapmak kaydıyla tahliye olur. Kağıt toplayıcısı kisvesi altında çöplerde bomba yapımında kullanılan malzemeleri araştıran Kadir, 7 yaşından beri görmediği kardeşi Ahmet ile abi-kardeş bağı kurmaya çalışır. Ahmet ise belediyede köpek itlafında çalışan bir işçidir. Eşi ve çocukları kendisini terk etmiş olan Ahmet de abisi gibi büyük bir boşluk içindedir. Yaraladığı bir köpeğe bağlanan Ahmet abisinin bu çabalarına uzak durmaktadır. Kadir Ahmet’ten beklediği sıcaklığı görememesi sebebiyle türlü paranoyalar üretmeye başlar. Kardeşinin örgüt tarafından esir alındığı düşüncesiyle verdiği ihbar sonucunda kardeşinin ölümüne sebep olur.

abluka 3

Kabaca filmin hikayesi böyle. Aslında Ahmet ile Kadir’in hayata tutunma hikayesiyle ilerleyen film, bir süre sonra daha sert bir politik hikayeye dönüşüyor. Filme bu dönüşümü esnasında dahil olan hikayeler ve bir yerlere çakma arzusu filmin eksenini kaydırıyor. Oldukça ağır ilerleyen filmde zaten zorlukla tutunduğunuz hikayenin yalpaladıkça sıkıcı bir hal aldığını söylemek yanlış olmaz. Finalinde hikayenin toparlanması ve gerilimin artması filmin seyir gücünü artırıyor. En azından filmden çıktığınızda boşa geçirdiğiniz bir iki saat hissine kapılmıyorsunuz.

Kullanılan bolca metaforu gereksiz görsem de, finale doğru paranoyayla birleşen bakış oldukça tadında bir şeye dönüşüyor.

Özellikle başrolü oynayan Mehmet Özgür’ün resitallik bir iş çıkardığını söylemeden geçmek de olmaz. Filmin aksayan yerlerini toparlayan, diğer oyuncuların sırıttığı yerlerde dikkatleri başka yöne çeken bir oyunculuk. Zaten böylesi ağır filmlerin kurtarıcıları da her zaman iyi oyuncular olmuştur.

abluka-filmi

Bunlar sinematografik eleştirilerim elbette. Ve Emin Alper’in bir Nuri Bilge olmasa da bu ülkenin önemli yönetmenlerinden biri olduğu da bir gerçek artık. Yaptığı politik filmi her ne kadar benim ideolojimle taban tabana zıt da olsa işini güzel yapmasından dolayı takdiri hak ediyor. Her ne kadar kamerasını polise, devlete, askere çevirmiş bir silah olarak kullansa da bunu adam gibi yapıyor. Her ne kadar radikal solcuları şirinler gibi gösterse de güzel yapıyor bu işi. Evet adaletsizce, tarafların karşılıklı duygularına yer açmadan, karton bir devlet, komik ve faşist bir istihbarat resmetse de bolca alkışı topluyor. Bükemediğimiz bileği öpeceğimiz nokta burası galiba.

Dağdaki teröristin kırmızı fularlı kız, sokaklarda dehşet saçan vandalların barış emekçisi olduğu ülkede Emin Alper’in filmi politik bile sayılmaz. Zihinlerin her türlü medya organıyla ablukaya alındığı bir ülke de sözünü kelamla anlatmaya kalkana saldıranların barışçıl olduğu ülke de Emin Alper’inki de Abluka mı?

Daha çok politik filmler yapılsın. Sanatçıları perdede eleştirelim. Sokaklarda ucuz kahramanlık yapacaklarına, eserlerine hürmet ettirsinler. Ben Emin Alper’i katılmadığım tüm düşüncelerine rağmen yaptığı güzel işten dolayı alkışlıyorum. Ucuz ve mesnetsiz algılardansa adam gibi eserle kapışmayı yeğlerim.

———————————————————–

Yorumlar

 

1 Yorum

  1. Sinema filmi elestirisinden cok kahve muhabbetinden bir kesit okudum.

    Reply

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up