Bizimle İletişime Geçin

Uncategorized @tr

Yusuf’un Halleri

Yayınlandı

tarihinde

Oktay Çelik / 6. Kare

Semih Kaplanoğlu’nun Yumurta, Süt ve Bal’dan oluşan “Yusuf Üçlemesi” Yusuf’un olgunluk yıllarından çocukluğuna uzanan varoluş öyküsünü anlatıyor.

Yumurta’da Yusuf’un şu anki haliyle tanışmıştık. Yusuf, İstanbul’da sahaflık yapan, kendi halinde yaşayan bir insanken annesinin ölümüyle birlikte gençliğinin geçtiği kasabaya gider ve annesinin bıraktığı izlerle, kendisiyle karşılaşır. Kasabada zaman geçirdikçe karşılaştığı nesnelerde, eski dostlarında kendisini ruhen sıkıntıya sokan soruların cevaplarını bulur. Yusuf, gençliğinin geçtiği coğrafyayı yeniden keşfederken annesinin ölümüyle kendisine sorduğu soruların daha ağırlaştığını anlar ve kendi hayatına dair izlerin peşine düşer. Bu Yusuf’un varoluş gayesidir.

Yusuf’un Yumurta’da gördüğü rüyalar, kişiliğinin değişimiyle ilgili işaretler içerir. Yusuf’un annesini defnettikten sonra mezarlığın yakınında ormanda uyuyakalması ve rüyasında elinde tuttuğu yumurtanın kırılması, yıllar sonra geldiği kasabada uğrayacağı bir değişimi simgeler. Aynı şekilde başka bir rüyasında kuyudan çıkmaya çalışan Yusuf’un durumu da Hz. Yusuf’un kıssasını çağrıştırmaktadır. Hz. Yusuf ölmesi için bir kuyuya atılır,  kuyudan çıkmayı başarır ve bir anlamda yeniden doğar ve bu rüya da Yusuf’un kasabada yeniden doğacağının işaretidir.

Süt’te ise henüz kasabadan ayrılmamıştır. Annesiyle birlikte yaşayan Yusuf’un hayata devam etme kaygısı gözler önüne serilir. Yazdıklarını, şiirlerini bir yerlerde yayınlama çabası içinde olan birçok insanın yaşadığı psikolojiye Yusuf’un penceresinden tanık oluyoruz. Bir taraftan yazdığı şiirleri dergilere gönderip yayınlanması için uğraşırken diğer taraftan süt satarak annesine yardım etme çabası içindedir. Ayrıca üniversiteyi kazanamaması durumunda yaşayacağı olumsuzlukların da endişesini taşımaktadır. Süt satarak annesine yardım ediyor olmasının önünü göremediği gibi, kasabadan da bir çıkış kapısı aramaktadır.

Kaplanoğlu, filmin atmosferinde, Yusuf’un evden kopuşunun sıkıntılı hallerini bize son derece etkileyici bir şekilde hissettirirken annesinin kaygılarını da gayet başarılı bir biçimde yansıtmayı başarıyor. Annenin, Yusuf’un evden kopacağını hissetmesiyle yaşadığı sıkıntıyla birlikte kendisine yoldaş olacak bir eş durumunun da ortaya çıkmasıyla beraber o ana kadar annesinin gözbebeği olan Yusuf’un bu ilgiyi yitireceğini düşünmesine sebep oluyor. Bu da çocuğun zihninde annesinin kaybına yol açıyor. Yusuf’un büyüme sıkıntısının üzerine bir de annesini kaybetme korkusu ekleniyor. Yusuf’un bu duygusal kırılmalarını da içimizde hissediyoruz.

Yusuf üçlemesinin son filmi olan Bal ise, bizi Yusuf’un çocukluğuna götürüyor. Geçtiğimiz yıl, Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı ödülünü alarak bizleri gururlandıran film, olağanüstü görsel güzelliğiyle birçok başka filme de ev sahipliği yapmış olan Çamlıhemşin’de çekilmişti.

Bu filmde, Yusuf’un çocukluk yıllarının güzelliğine, masumiyetine ve diğer filmlerde göremediğimiz ama üzerindeki etkisini hissettiğimiz babasıyla olan ilişkisine tanık oluyoruz. Bal’ı diğer iki filmle birlikte düşünürsek, Yumurta’da Yusuf’un gördüğü kuyu rüyası ve babasının adının da Yakup olması Hz. Yusuf kıssasının Yusuf’un varoluş öyküsünde tuttuğu önemli yerin bir göstergesi olarak ortaya çıkıyor. Öte yandan babasının yanında heceleyerek de olsa yine de okuyabilen Yusuf’un, okulda okumakta zorlanması, kekelemesi, arkadaşları tarafından alay konusu olması, Yusuf’un kendi dünyasına kapanmasının ve bunun sonucunda, üçlemenin diğer filmlerinde de gördüğümüz şekilde kelimelere ve şiire sarılarak, yazıyla kurduğu sıkı bağın sebeplerini ele veriyor.

Yusuf üçlemesi gerek kullandığı imgesel öğeler, gerek rüyalardaki işaretler, gerekse anlatımının sadeliği ve müzik yerine sadece doğanın etkileyici seslerine yer vermesiyle filmleri eşsiz kılıyor. Üçleme, kitleleri sürükleyen, popüler film serilerinin örneği sayılmaktan çok bir varoluş masalını ele alarak adından daha uzun bir süre söz ettireceğe benziyor…

Oktay Çelik
oktay.celik@sinefesto.com

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Festivaller

Selda Alkor ve Engin Ayça’ya 4. Uluslararası Kızılay Dostluk Kısa Film Festivali’nden Onur Ödülü

Festival, 2-5 Aralık tarihleri arasında gerçekleşecek.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Selda Alkor

4. Uluslararası Kızılay Dostluk Kısa Film Festivali’nin Onur Ödülü, Selda Alkor ve Engin Ayça’ya layık görüldü.

Geçtiğimiz yıllarda Reis Çelik, Biket İlhan, Süleyman Turan, Mevlüt Koçak, Gülsen Tuncer ve Necip Sarıcı‘ya takdim edilen festivalin geleneksel ödüllerinden olan “Dostluk Onur Ödülü” bu yıl oyuncu Selda Alkor ve yönetmen Engin Ayça’ya takdim edilecek.

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’ün destekleriyle Balkon Film’in organize ettiği ve Türk Kızılay’ı çatısı altında 2-5 Aralık tarihleri arasında gerçekleşecek olan 4. Uluslararası Kızılay Dostluk Kısa Film Festivali’nde ödüller, açılış töreninde sahiplerine teslim edilecek. Bu yıl Hacı Bektaş-ı Veli anısına düzenlenen festivalde “Dostluk Onur Ödülleri” oyuncu Selda Alkor ve yönetmen Engin Ayça’ya Türk sinemasına yaptıkları katkılardan dolayı verilecek.

“Festivalin Anadolu Dostluğunu Geliştiren İsimler Anısına Yapılması Çok Anlamlı”

1965 yılında Yeşilçam ile tanışan, “Senede Bir Gün”, “Buzlar Çözülmeden”, “İlk ve Son”, “Erikler Çiçek Açtı” gibi sinemanın klasikleri arasında yer alan pek çok filmde rol alan sinemanın “Çiçekçi Kız”ı usta oyuncu Selda Alkor, kişilerin yeniden dostluk duygularını öne çıkarmak amaçlı yapılan Uluslararası Kızılay Dostluk Film Festivali’nden dostluk ödülü almanın çok gurur verici olduğunu ifade etti. Kaybolan değerlerden dostluğu halka filmler, şiirler ve müzikler vasıtasıyla ile buluşturmanın çok değerli olduğunun da altını çizen Alkor, festivalin her sene büyük şairlerin, düşünürlerin yıllar önce Anadolu dostluğunu geliştiren isimler anısına yapılmasının çok anlamlı olduğunu dile getirdi.

“Dostluk Toparlayıcı Bir Unsur”

Festivalde “Dostluk Onur Ödülü” alacak bir diğer ise 1987’de ilk uzun metrajlı filmi “Bez Bebek” ile 1. Ankara Film Festivali’nde En İyi 2. Film ve En İyi Senaryo Ödüllerini alan usta yönetmen Engin Ayça. 1990’da “Soğuktu ve Yağmur Çiseliyordu” adlı ikinci filmiyle 28. Antalya Film Festivali’nde En İyi 3. Film seçilen usta yönetmen, son olarak 2007 yılında “Suna” filmini yönetti.

Dostluğun hepimiz için bir panzehir olduğunu, hayatı devam ettirmek için toparlayıcı bir unsur olduğunun altını çizen Engin Ayça ‘dostluğun’ işlendiği bir film festivalden onur ödülü almaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi.

T.C Kültür ve Turizm Bakanlığı, Sinema Genel Müdürlüğü, Beyoğlu Belediyesi, Zeytinburnu Belediyesi, Yunus Emre Enstitüsü gibi birçok kurum iş birliğiyle düzenlenen 4. Uluslararası Kızılay Dostluk Film Festivali direktörlüğünü Faysal Soysal, Onursal Başkanlığını Kızılay Genel Başkanı Dr. Kerem Kınık yapacak. 

Okumaya Devam Et

TV'de Sinema

Bu Akşam Televizyonda Hangi Filmler Var?

6 Kasım 2021 Cumartesi akşamı televizyon filmleri.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

6 Kasım 2021 Cumartesi akşamı televizyon filmleri.

Sherlock Holmes: Gölge Oyunları (Sherlock Holmes: A Game Of Shadows) – Beyaz TV Saat: 19.30

Serinin devam filminde Sherlock ve ortağı bu kez Londra dışındadırlar. Sherlock, bu kez suç dehası Profesör Moriarty’in peşindedir.

İntikam Yolu (Drive Angry) – Beyaz TV Saat: 21.45

Kızının sapkın bir tarikat tarafından vahşice öldürüldüğünü ve torununun yine aynı adamlar tarafından şeytana kurban edilmek üzere kaçırıldığını öğrenen Milton, cehennemden kaçarak intikam almak için dünya üzerine gelir.

Yaz Saati (Summer Hours) – TRT 2 Saat: 22.00

Olivier Assayas imzalı film, üç kardeşin, ölen annelerine ait ev ve sanat koleksiyonunun akıbeti konusunda düştükleri durumu konu ediniyor. “Summer Hours” (Yaz Saati), bu akşam 22.00’de TV’de ilk kez TRT 2’de.

Okumaya Devam Et

Uncategorized @tr

“Lightyear”dan Teaser Yayınlandı

Film, 17 Haziran 2022’de gösterime girecek.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Pixar animasyonu “Lightyear” filminden teaser yayınlandı. Filmde Buzz Lightyear karakterini ünlü oyuncu Chris Evans seslendiriyor.

Yönetmen koltuğuna Kayıp Balık Dory (Finding Dory) filminin ortak yönetmenlerinden Angus MacLane‘in oturduğu “Lightyear“dan teaser yayınlandı. Toy Story serisinde yer alan oyuncaklardan Buzz Lightyear’ın maceralarına odaklanan film, 17 Haziran 2022‘de gösterime girecek.

Işıkyılı, son model bir oyuncak olan Buzz-lightyear’ın hikayesini konu alan Pixar animasyonu Lightyear‘da Buzz Lightyear karakterini ünlü oyuncu Chris Evans seslendiriyor.

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik

Popüler