Bizimle İletişime Geçin

Türkiye

Yönetmenler Oyuncu Simsarı Değil!

Yayınlandı

tarihinde

SERRA YILMAZ: ‘YÖNETMENLER OYUNCU SİMSARI DEĞİL!’

Film Arası Sinema Dergisi’ne konuşan ünlü oyuncu Serra Yılmaz, yurt dışına açılan yönetmenleri fırsat olarak görenlere tepki gösterdi. ‘Yönetmenler oyuncu simsarı değil’ diyen ünlü oyuncu, Yılmaz Güney için ‘Türk sinemasına hem iyilik, hem de kötülük yaptı’ dedi.

Yayımladığı röportajlarla gündeme damgasını vuran Film Arası Sinema Dergisi, haziran sayısında ünlü sinema oyuncusu Serra Yılmaz’ı konuk etti. Gülcan Tezcan’ın sorularını yanıtlayan Serra Yılmaz, birçok konuda çarpıcı açıklamalarda bulundu. Ferzan Özpetek ve Fatih Akın’ın Türk oyuncular için fırsat olup olmadığına yönelik soruya, ‘bu bakış açısına çok sinirleniyorum’ diyen Yılmaz, şunları söyledi:

YÖNETMENLER OYUNCU SİMSARI DEĞİL!

‘Fatih akın da Ferzan Özpetek de biri Alman öbürü İtalyan. İtalyan sinemasının parçası Ferzan Özpetek. Bunlar kendi düşledikleri filmleri yapıyorlar. Ferzan’la Fatih’in misyonu dünyada Türk oyuncularına fırsat sağlamak değil. Bu çok yanlış bir bakış. Buradaki oyuncularda ve insanlarda da böyle bir şey var. Ben sürekli tanık oluyorum ki birini ensesinden tutup getiriyorlar Ferzan’a. Çok iyi oyuncudur bak ilerde bişey yaparsın. Böyle olmuyor işte. Yönetmenin misyonu oyunculara casting ajanlığı yapmak değil ki kimi isterse onu oynatır. Türk oyuncuları kendi başlarının çaresine bakıp başka yerlerde oynasınlar. Her şeyden önce iyi Türkçe sonra da iyi yabancı dil konuşsunlar. Ben çok sinirleniyorum buna. Fırsat değil onlar sinemacı. Oyuncu simsarı değil.’

BAŞBAKANLA ÇILGINLIK YARIŞTIRIYORUZ

Aile ilişkileri ve komşulukla ilgili bir soruya da Başbakan Erdoğan’ın Çılgın Projesi’ne değinerek yanıt veren Serra Yılmaz, şunları söyledi: ‘Şimdi çılgınlık yarıştırıyoruz ya Başbakanla. Bir mecmua bana İstanbul hakkında çılgın projeniz nedir diye sordu. Ama bu Başbakan’ın açıklamasından önce sorulmuş bir soruydu ve ben onlara dedim ki ‘Benim çılgın projem İstanbul’u 1955 yılındaki haline döndürmek.’ İnsanların İstanbul’a bu kadar üşüşmesinin nedeni ne? İstanbul’un taşı toprağı altın. Normal, çünkü Diyarbakır’da iş yok, sanayi yok, baskı var. Öyle olunca bütün bunları orada halletmezsen buraya gelmeye devam eder insanlar. Dolayısıyla onu yok etmek için ciddi bir politika lazım. Yoksa İstanbul’a iki yeni şehir yapmak çılgınlık değil. Anadolu’da cazibe merkezleri oluşturmak lazım.’

YILMAZ GÜNEY HEM İYİLİK, HEM DE KÖTÜLÜK YAPTI

Ünlü oyuncu, Yılmaz Güney ile ilgili olarak da şunları söyledi: ‘Yılmaz Güney hem büyük iyilik hem büyük kötülük yapmıştır. Büyük iyilik yapmıştır çünkü Türk sineması lafı geçmiştir. Büyük kötülük yapmıştır. Kökenine uygun filmler yaptığından öyle bir beklenti yaratmıştır. Ve uzun yıllar boyunca o beklentiyle Avrupalı yaklaşmıştır Türk sinemasına. Dayak yiyen kadınlar, pos bıyıklı adamlar görecek diye. Onun için iki yönüyle bakmak lazım netice itibariyle.’

Röportajın tam metni, Film Arası Dergisi’nin Haziran sayısında.

14 SORUDA; ENGİN HEPİLERİ!

Son sayısında Ayaküstü bölümüne televizyon ve sinema dünyasının sempatik yüzlerinden oyuncu Engin Hepileri’yi konuk eden Film Arası Dergisi, 14 eğlenceli soruyla oyuncunun hayranlarına göz kırpıyor. Yönetmenler Murat Saraçoğlu, Gökhan Yorgancıgil’in yanı sıra, Fatih Atlas, Gökşen Aydemir, Regiman Deniz gibi çok sayıda genç ve yetenekli kalemin yer aldığı Film Arası Dergisi, Haziran sayısında dopdolu bir içerikle sinemaseverlerin karşısına çıktı. Dergi, Takva filmine ait güzel bir kareyi de okurlarına poster formatında hediye ediyor.


 

Film Arası Dergisi’ne İstanbul dışında bir çok ilimizde de ulaşabilirsiniz.  NT Mağazaları, Nezih Kitap ve bir çok seçkin kitabevinin de için de bulunduğu 200’ün üzerinde satış noktası ve ayrıntılı bilgi için http://www.filmarasidergisi.com/ adresini ziyaret edebilirsiniz…

Film Arası Dergisi’nin Haziran Sayısı:

[Sinefesto Haber Merkezi]

 

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Türkiye

“Mandıra Filozofu”nun Çekildiği Yer Yandı

Çökertme Koyu küle döndü.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Türkiye’nin belli kesimlerinde çıkan yangınlar sonrasında “Mandıra Filozofu”nun çekildiği Çökertme Koyu da küle döndü.

Başrolünde Müfit Can Saçıntı‘nın bulunduğu komedi filmi “Mandıra Filozofu“nun çekildiği Çökertme Koyu da küle döndü. Ülkemizin belli yerlerinde halen devam eden yangınlar sonucunda küle dönen Çökertme Koyu’nun son hali Arda Esen, Müfit Can Saçıntı ve filmin yapımcısı Birol Güven tarafından paylaşıldı.

Esen yaptığı paylaşımı şu açıklma ile paylaştı:

“Hepimize geçmiş olsun. Mandıra Filozofu filmine ev sahipliği yapan eşsiz güzellikteki Çökertme Koyu artık bir kül yığını. Cennetti, cehenneme döndü maalesef. Kelimeler kifayetsiz. Arayan soran tüm dostlarımıza teşekkür ederiz…”

Okumaya Devam Et

Türkiye

Vizyondaki Filmler – 30 Temmuz 2021

Bu hafta vizyonda hangi filmler var?

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Bu hafta vizyonda hangi filmler var, sinemada ne izlesem diyenler… Vizyon menüsünde bu hafta 8 film sizleri bekliyor, işte o filmler…

The Suicide Squad: İntihar Timi

Guardians of the Galaxy filmlerine imza atan James Gunn’ın yönetmen koltuğunda oturduğu The Suicide Squad, ilk filmden Harley Quinn, Rick Flag, Captain Boomerang, Amanda Waller gibi karakterlere Bloodsport, Peacemaker, SolSoria gibi yeni karakterlerin eklendiği Görev Gücü X’in yeni imkânsız görevini odağına alıyor.

Fragman için tıklayın

Uzak Ülke

12 yaşındaki Trabzon Rum’u Paris, babasının annesi için yonttuğu hediyeyi almak üzere kamptan kaçar. Geri döndüğünde mübadillerin gönderilmiş ve kampın boşaltılmış olduğunu görür. Yeni rejim Binbaşı Osman’ı hain ilan etmiş, tutuklayıp mübadillerden boşaltılmış olan kampa kapatmıştır. Köklerin ve bağlılığın sorgulandığı bu alacakaranlık, yeni gemi gelene kadar ikisine de vatan olacaktır.

Fragman için tıklayın

Mainstream

Gia Coppola’nın yönettiği Mainstream, Youtube’da sergilediği personasıyla ilgi toplayan Link ve arkadaşlarının, fenomen olma yolunda ilerlerken kendi kişiliklerinden uzaklaşmaları ve aralarında gelişen çatışmaları konu ediniyor.

Fragman için tıklayın

Lübnan Semaları

1950’lerde genç bir kadın olan Alice, sıkıcı anavatanı İsviçre’den ayrılarak güneşli ve hayat dolu Lübnan’a gider. Orada, ilk Lübnanlıyı uzaya göndermek isteyen hayalperest bir astrofizikçi olan Joseph’e âşık olur. Fakat mutlulukla geçen birkaç yılın ardından çıkan iç savaş, bu cennet bahçesini paramparça eder.

Fragman için tıklayın

Uzun Aşkın Kısası

Uzun Aşkın Kısası, evlendiğinin ertesi günü uyandığında şok edici bir durumla karşı karşıya kalan genç bir adamın hikayesini konu ediyor. Teddy, hayatını sürekli bir şeyleri erteleyerek geçiren genç bir adamdır. Onun hayatı, evlendiğinin ertesi günü uyandığında bambaşka bir hal alır. Teddy, her birkaç dakikada bir bir sonraki yıla atlamaktadır. Zaman geçip giderken Teddy, hızla değişen hayatını kontrol edemez. Bu durum üzerine Teddy, hayatının aşkını kaybetmemek ve kaçırdığı zamanları geri alabilmenin yolunu bulmak için çabalar.

Fragman için tıklayın

Bize Müsaade

Bize Müsaade, biri yönetmen, biri oyuncu ve biri senarist olan televizyon sektöründen üç yakın arkadaşın hikayesini konu ediniyor.

Fragman için tıklayın

Jungle Cruise

Disneyland’de yer alan aynı isimli tema parkından sinemaya uyarlanan Jungle Cruise, bir nehir gemisi kaptanı olan Frank ile sonsuz şifa kudretine sahip Hayat Ağacı’nı aramakta olan bilim insanı Lily’nin, vahşi yaşamdan doğaüstü varlıklara pek çok zorluklarla karşılaştıkları macerayı anlatıyor.

Fragman için tıklayın

Düşkapanı

Dreamkatcher, üvey çocuğu Josh ile taşra evlerinde bir süre yalnız kalan Gail’in, Josh’ın komşuların evinden mistik bir tılsımı alması sonrası üstesinden gelmesi gereken esrarengiz olayları konu ediniyor.

Fragman için tıklayın

Okumaya Devam Et

Türkiye

Umut Karadağ “Bir DALİ Muhabbet”in Konuğu Oldu

“Bağlılık Hasan, oyunculuğum için inanılmaz pencereler açtı”

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Semih Kaplanoğlu imzalı Bağlılık Hasan filminin başrol oyuncusu Umut Karadağ, Bir DALİ Muhabbet’in konuğu oldu.

Sanat dünyasından ünlü isimlerle Dali Tatar YouTube kanalında buluşan Deniz Ali Tatar, hazırlayıp sunduğu “Bir DALİ Muhabbet” programında, başarılı oyuncu Umut Karadağ’ı konuk ediyor! Rol aldığı Tatar Ramazan, Es-Es, Sağır Oda, Halka, Zümrüdüanka ve Kuruluş Osman gibi dizilerdeki başarılı performanslarıyla bilinen Karadağ, oyunculuk hayatını ve kariyeri boyunca yaşadığı en güzel anıları, Deniz Ali Tatar’a anlattı. Mezunu olduğu Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’ndeki anılarının yanı sıra, babası Nurhan Karadağ hakkında da konuşan Karadağ, ‘Babam benim süper kahramanım. Beni yedi yaşındayken atletizme başlattı. Bu sayede hem benden hem ruh gelişmesi yaşadım. Oyunculuk hayatımı da bu durum olumlu yönde etkiledi.’ diyerek anlattı.

Tiyatro sahnesinde “Toros Canavarı” adlı oyunu oynarken yaşadığı anıları anlatan Umut Karadağ, oyun sırasında düştüğü anı ve bu anda izleyicinin kendisine gülmesini kahkahalarla anlatıyor. Ayrıca “Tatar Ramazan” dizisinin çekimleri sırasında yaşadığı talihsiz kazayı da anlatan Karadağ, rol aldığı dizilerin kariyerinde çok önemli yer ettiğini de sözlerine ekledi. Sinema kariyerinde daha çok ilerleme kaydetmek istediğini ve uluslararası alanda daha çok projede yer almak istediğini söyleyen Karadağ, hem Türkiye’de hem de yurtdışında çok değerli yönetmen ve oyuncuların olduğunu da sözlerine ekledi.

“Bağlılık Hasan, oyunculuğum için inanılmaz pencereler açtı”

Son olarak usta yönetmen Semih Kaplanoğlu’nun ‘Bağlılık’ üçlemesi filmlerinin ikincisi olan “Bağlılık Hasan” filminde başrolde oynayan Karadağ, filme dair ipuçları da verdi. 74. Cannes Film Festivali’nin “Belirli Bir Bakış” seçkisinde dünya prömiyerini yapan film hakkında Karadağ, Türkiye’yi Fransa’da bu filmle beraber temsil ettiği için çok gururlu ve mutlu olduğunu belirtti. Bu filmle beraber kariyerinde daha farklı yollar kat edeceğini söyleyen Karadağ, Bağlılık Hasan filminin çalışma sürecinde yaşadıklarını da sohbette anlatıyor.

Filmin çekimlerinden bir ay önce en az sekiz saat karakterine çalıştığını belirten Umut Karadağ, filmin kendisi için çok kıymetli bir yer edindiğini söyledi. Semih Kaplanoğlu’nun kendisi için ‘üçüncü bir okul’ olduğundan söz eden Karadağ, sözlerini ‘Bu film, benim için inanılmaz pençelereler açtı oyunculuk mesleği anlamında. Hiç bakmadığım ve görmediğim taraflardan bakmamı sağladı.’ diyerek tamamlıyor.

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik

Popüler