Yine Türk Kadını Düşünür Sizi

Genel

saziye-ayas

” Daha dün bir çocukken sevmek nedir bilmezdim.
Karşıma çıksaydın önünde eğilmezdim.
Çektirdin çok çektirdin aşkın yollarında
Alsın canımı Yarabbim senin kollarında”

Sev-Beni-138476

Bayram hazırlıkları sürerken bendeniz bayram seyran dinlemeden ” Sev Beni” gibi merak ettiğim bir film gösterimi olduğunu duyunca hemen sinemaya ışınlandım. Fakat gittiğimde basın gösteriminin saatinin değiştiğini öğrendim. Biraz canım sıkıldı tabi ama kapıdaki nazik karşılamayı görünce ve elimize henüz vizyona bile girmemiş filmin cdsi verilince keyfim yeniden yerine geldi.
“Sev Beni” bildiğiniz gibi 50.Altın Portakal Ödüllerinde oldukça iddialı, birçok dalda aday gösterilmiş bir Mehmet Bahadır Er ve Maryna Er Gorbach filmiydi ama ne yazık ki beklendiği gibi kayda değer bir başarı gösteremedi. Birçok yazarın da favori gösterdiği Ushan Çakır en iyi erkek oyuncu ödülünü oyuncu koçluğu için kendisine teşekkür eden Hakan Yufkacıgil’e kaptırdı.

Acaba Sev Beni filminin Altın Portakal ‘da ödül almaması kötü mü oldu yoksa iyi mi?
Bunun neresi iyi? dediğinizi duyar gibiyim. Ama Sevgili Büşra’ya göre bu iyi birşey çünkü o festival filmlerini ya da ödül alan filmleri pek sevmiyor Türkiye’deki birçok seyirci gibi. Bu yüzden de Sev Beni filmini gişede şansı yüksek.
Bu iddiamı da yine birçok sinema yazarının filmde Yeşilçam etkileri olduğunu söylemesinden güç alarak söylüyorum ama Sev Beni filmini gişe filmi diye asla küçümsemiyorum. Bir benzetme yapmak gerekirse filmde “Başka Dilde Aşk” havası bulduğumu söyleyebilirim hikayenin bambaşka olduğunu şerh düşerek.

****
Film bazılarınızın karışık bulabileceği üzere
bir yandan Türk erkekleri ve Ukraynalı kadınların hikayelerini anlatırken
öbür yandan görücü usulü evlenmekle tanıyarak severek evlenmeye
diğer yandan zengin kız fakir oğlan klişesine
bir diğer yandan ise birbirinin dilini anlamayan yalnızca hisseden insanların hikayelerine değiniyor ve şu an benim yaptığım gibi karmaşık bir dille değil de gayet şakacı ve sade bir şekilde anlatıyor. Özellikle Murat Şeker’in oyunculuğunu yönetmenliğine tercih ettiğimi ve hatta neredeyse Güven Kıraç’dan daha iyi olduğunu bile iddia edebilirim. En iyi konuk oyuncu ödülüm onundur en azından.

****
Tersten anlatılan bir hikaye Cemal’in hikayesi…

Cemal her ne kadar turizm olarak pazarlanan bir tur ile gitmiş olsa da Ukrayna’da ormanda ava giden bir şehir insanı durumuna düşüyor. Sürüden ayrılanı kurt kapıyor diyemem ama (aşkta kimin av kimin avcı olduğunun ne önemi varsa) senaryonun Cemal’i “Sen istior duş verecek 100 dolar ” diyen kadınların yerine koyduğu kesin.
Filmde özellikle siyah-beyazın kullanımı ve kar sahneleri çok anlamlı. Land Rover jeep bir oyuncu gibi ama direksiyonun sürekli el değiştirmesi ortaya erkek egemen bir film konmak istemediğinin işareti.
Korkutucu bir köpekle bize “Kara Köpekler Havlarken” tedirginliğinin hatırlatılması güzel. Yavuz Bingöl’ün konuk oyuncu olduğu sahneler tamamen pembe bir portre çizilmemesini sağlamak açısından dengeyi kurmak için yararlı olmuş.Mehmet Bahadır Er’in eşi Maryna Er Gorbach ile birlikte çektiği filmin pek kimseye benzemeyen tavrı gelecek vadediyor.
Ailecek izlemeye uygun olmasa da naçizane “Sev Beni” diyen bu filmi es geçmeyin derim.
Ama söylemeden edemicem siz kürklü Ukraynalı kızlara aşık olursunuz yine de “Yavrum elin soğuk memleketine o ince ceketle mi gidilir” diye Türk kadını düşünür sizi.

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up