Yavuz Turgul ve Dramanın Yapısı

Serbest Kürsü

Onur Eğri yazdı…

Aristotales dramatik yapının tanımını yaparken şöyle söylemiş: ‘’Bir dramatik yapının yüzde sekseni hikayedir. Bir hikayenin yüzde sekseni sondur. Son hikayenin yüzde sekseni ise, sadece sonda olamayacak kadar büyük olmalıdır.’’

Bu söz üzerinden Yavuz Turgul sinemasını incelediğimizde olacak olan olayların bize en başından bir şekilde söylendiğini görüyoruz.

Nasıl mı?

İsterseniz bunu iki örnekle kanıtlayalım.

İlk filmimiz Gönül Yarası;

Filmin ilk 1 saatinin sonunda Semt meydanı sekansında Halil, Dünyanın ve Meleğin peşinden yaşadıkları semte kadar gelir. Semt meydanında bir kahvehaneye oturur ve bir çay söyler. Çayı gelir, yakın planda çaya şekerleri atar ve karıştırmaya başlar. Bazıları için önemsiz bir detay olsada, sonraki dakikalarında ne olacağını bize bu çay karıştırma planı sinema dilinin muazzam bir örneği olarak 2 saniyede özetler. Evet bu çay karıştırma planının devamında Halil tüm semt meydanını karıştıracaktır.

İkinci filmimiz Kabadayı:

Filme başlarken aslında herşey kısaca özetlenmiştir. Aliosman ve arkadaşları bir meyhanede oturmuş rakı içeceklerdir. Konuşma yapma sırası Aliosman da’dır. Aliosman konuşmasına başlar ama yarısında donar kalır. Aliosman’ın tutulup kalması üzerine konuşmayı haco devralır ve şunları söyler: ‘’Bizler, eceliyle yatağında ölmeye karar verenler, kurşunla göç edenlerin şerefine içiyoruz.’’ Derler ve kadeh kaldırırlar ama Aliosman hariç.

Bu sahneden filmin sonunda bütün arkadaşlarının Ali Osman’a ihanet edeceğini ve Ali Osman’ın yatağında değil de kurşunla öleceği anlamını çıkarabiliriz.

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up