Yargısız İnfazı Yargılayan Filmler

Liste
Yargısız İnfazı Yargılayan Filmler

Onur Savaşı (2012) Jagten

İskandinavya’nın küçük kasabalarından birinde ana okulu eğitmenliği yapan Lucas (Mads Mikkelsen), karısından ayrıldığı için kasabada tek başına yaşamaktadır. Arkadaşlarından Teo’nun küçük kızı Klara da onun çalıştığı anaokuluna gitmektedir. Lucas’ın, yakın arkadaşının kızı olduğu için Klara’ya ilgi göstermesi, küçük kızda ona karşı bir hayranlık ve ilgi oluşturur. Lucas bu ilgiyi hissedip Klara’yı yanlış gördüğü davranışlar için uyarınca da küçük kız, kendince intikam almak amacıyla bazı yalanlar uydurur. Klara’nın büyüklerce taciz diye nitelenebilecek bu yalanları anaokulu müdüresi Grethen’e anlatması üzerine olay aniden ciddileşir. Zaten küçük olan kasabada hemen yayılan bu dedikodu üzerine herkes Lucas’a cephe alır. Lucas anaokulundaki işinden kovulur, kasabanın marketinden alışveriş etmesi yasaklanır, polis takibatına uğrar. Giderek işin içine şiddet olgusu girince, olaylar iyice karmaşık hale gelecektir.

___

Yargısız

Yargısız (2011) Présumé coupable

Bu film, zamanımızın en önemli hukuki hatası olan Outreau davasında acımasızca mahvedilen Alain Marécaux ile karısının gerçek hikâyesini anlatıyor. Aile babası Marécaux ve karısı 2001 yılında, küçük bir Fransız köyü olan Outreau’da on iki kişiyle birlikte, çocuklara karşı cinsel istismar suçlamalarıyla tutuklanırlar, fakat gerçekte böyle bir suç işlememişlerdir. Masumiyetini ispat etmeye çalışsa da kimse bu ‘pedofili’ dinlemez ve Marecaux son derece adaletsiz ve insanlık dışı bir hukuk sisteminin kurbanı olur.

___

Sanık

Sanık (2005) Anklaget

Henrik ve Nina Christofferson görünüşte mutlulukla yaşayan sıradan bir ailedir. Ama önemli bir sorunları vardır. Huysuz kızları Stine, sınıfında yalan söylemeyi alışkanlık edinmişitir. Stine, babasını cinsel istismarla suçladığında soyal hizmet görevlisinin buna inanılmasıyla, aile bir krizin içine itilmiş olur.

Henrik bunu yapmış olabilir mi?

___

Fri os fra det onde

Bizi Şerden Koru (2009) Fri os fra det onde

Sarhoş kamyon şoförü Lars kendi kasabasından bir kadına çarpıp suçu orada yaşayan Bosnalı mültecinin üstüne atınca küçük kasaba karışır. Lars’ın erkek kardeşi Johannes, mülteci adamı korumaya alır. Bunun üzerine başını Lars’ın çektiği kararlı ve sarhoş bir güruh, yanlarında bir tüfek ve sınırsız bir öfkeyle Johannes’in evine doğru yola çıkar.

___

Rendition

Yargısız İnfaz (2007) Rendition

Isabella El-Ibrahim, Mısır kökenli bir kimya mühendisi ile evlidir ve ondan bir çocuğu vardır. Eşi Enver El-Ibrahim Güney Afrika’dan Washington’a dönmek üzere uçağa binecekken tutuklanır. Eşini ümitsizce bekleyen Isabella, sonunda eşinin izini sürmeye başlar.
Bu sırada Enver yasadışı bir şekilde tutuklanarak, bilinmeyen bir mahzende saklı tutulmaktadır. CIA’de analist olarak görev yapan Douglas da hayatının ilk soruşturmasına girecektir. Enver’in işkence dolu soruşturması devam ederken, Isabella da sorumluların peşindedir. Şiddetin ve zorun dozu arttıkça Douglas görevi ve vicdanı arasında bir karar vermek zorunda kalacaktır.

Film 11 Eylül sonrasında Amerika’da müslümanlara karşı takınılan ön yargıyı ve ‘cadı avını’ işlemesi ile dikkat çekiyor.,

___

Karanlıkta Dans

Karanlıkta Dans (2000) Dancer in the Dark

10 yaşındaki oğlu Gene ile birlikte karavanda yaşayan Selma, Çek asıllı bir göçmendir. Selma evlerini, kapı komşuları olan yerel polis Bill ve karısı Linda’dan kiralamıştır. Bill ve Linda, Selma ile oğluna Amerika’ya geldiklerinden beri göz kulak olmaktadırlar. Selma, paslanmaz çelikten lavabolar üreten bir fabrikada işçi olarak çalışmakta; kalan zamanlarında da eve iş götürerek ek gelir sağlamaya çalışmaktadır. Ancak Selma kalıtsal bir hastalık yüzünden görme yeteneğini hızla kaybetmektedir. Kendisiyle aynı kaderi paylaşmaması için Gene’yi ameliyat ettirebilecek parayı biriktirmek, Selma’nın hayattaki tek amacıdır. Her şey yolunda giderken, Selma’nın oğlu için biriktirdiği paradan haberdar olan Bill’in başka planları vardır… İçeriği vermeden söylemek gerekirse işte burada yargısız infaz başlar.

En dramatik müzikallerden biri olan Karanlıkta Dans’ı izlerken finalde gözyaşlarınızı tutamayacaksınız.

__

The Green Mile

Yeşil Yol (1999) The Green Mile

“Çok yoruldum patron!” bu sözlerin sahibi, iri cüsseli John Coffey’i hatırlarsınız. Ürkütücü tipi zaten bir önyargı sebebi olan Coffey, işlemediği bir suçtan hapse atılır ve idam cezasına mahkum edilir. Bütün kanıtlar onun birçok cinayet işlediğini gösterse de işin aslı başkadır.

____

Ölümle Yaşam Arasında

Ölümle Yaşam Arasında (2003) The Life of David Gale

David Gale, ölüm cezası karşıtlarının en önemli isimlerinden biridir ve idam cezasının kaldırılması için büyük çaba sarf etmektedir. Kendisi gibi idama karşı çıkan Constance Harraway adındaki kafın tecavüze uğramış ve vahşice öldürülmüştür ancak bu trajik olayın acı tarafı ise suç David’in üzerine kalmıştır. Gazeteci Elizabeth Bloom ile çok özel bir röportaj yapmayı kabul eden David ona olayı açıkça anlatır. Çok iyi bir haber yakaladığının farkında olan Bloom onun anlattıklarını dinledikçe olayın başka boyutlarını da öğrenir. Bu adamın hayatı onun ellerindedir ve bu masum adamı kurtarmak için hemen harekete geçer. David Gale’nin idamına çok az zaman kalmıştır ve çabaları sonuç verip onu kurtarabilecek midir?

___

Onaltıncı Raund

Onaltıncı Raund (1999) The Hurricane

Orta siklet boks şampiyonluğunun eşiğine kadar gelen boksör Rubin ‘Hurricane’ Carter (Denzel Washington), suçsuz olmasına rağmen cinayet suçundan ömür boyu hapse atılır. Dünya şampiyonluğu hayalleri bir anda suya düşen Carter, ırkçı önyargılara karşı duyduğu öfke ve çaresizliğini ‘The Sixteenth Round’ adlı otobiyografisinde dile getirir. Aradan yıllar geçtikten sonra kitabı sayesinde onun suçsuz olduğuna inanan genç Lesra Martin ile birlikte olaylar gelişmeye başlar. Kendisine yardım etmek isteyen üç aktivistin olağanüstü azminden etkilenen Carter yeniden özgür bir insan olabilmek için mücadele etmeye karar verir.

___

Lekeli Adam

Lekeli Adam (1956) The Wrong Man

Lekeli Adam, Hitchcock’un çektiği en iç karartıcı filmlerden biri. Henry Fonda, yanlışlıkla, bir sigorta şirketini soyan kişi olarak teşhis edilen caz müzisyeni Manny Balestrero’yu canlandırıyor. Balestrero’nun kefaletle tahliye edilmesine rağmen, bu olayın yarattığı endişe ve utanç, karısı Rosa’yı etkilemeye başlar. Birlikte Manny’nin suçun işlendiği sırada başka bir yerde olduğunu kanıtlayacak insanları bulmaya çalışırlar ama başarısız olurlar. Rose davadan önce bir sinir krizi geçirir ve akıl hastanesine kapatılır. Sonunda, şans eseri, gerçek soyguncu ortaya çıkar; ama bu, kadının ruhsal durumunda pek bir değişiklik yaratmaz.

Neredeyse belgesel tarzı bir gerçekçilikle siyah-beyaz çekilen Lekeli Adam, bizzat Hitchcock’un kısa bir ön deyişte ifade ettiğine göre, gerçek bir öyküye dayanır. Bu film, Hitchcock’un değişmez temalarından birini, işlemediği bir suçla itham edilen bir adamın öyküsünü (Hitchcock’un 1959 yapımı filmi North By Northwest- Gizli Teşkilat’ta da benzer bir durum vardır) ele alır. Yönetmen suçlama ve mahkum etme süreçlerinin masum bir insanı bile nasıl da kolaylıkla suçlu pozisyonuna düşürdüğünü mükemmel biçimde aktarır. Öznel kamera tekniğinin ustalıkla kullanıldığı bir sekansta, Manny’yi, fişlenmenin, aranmanın, parmak izinin alınmasının getirdiği aşağılanma duygusunu yaşarken görürüz; parmaklarındaki mürekkep sanki suçlu olduğunun doğrulanmasıymış gibi görünür.

___

Pardon

Pardon (2005)

Üç yakın arkadaşın hayatları, içlerinden biri yüzünden tamamen değişecektir. Her zamanki gibi akıp giden günler artık hiçbir zaman eskisi gibi olmayacaktır? İbrahim ve Bülent Kayabaş’ın sorgulama sahnesi ile başlayan filmin devamında ne tarz gülünç olaylarla karşılaşacağımızın sinyali verilmekte ve adalet sisteminin eleştirisi yapılmaktadır.

Vaktinden çok sonra askerliğini yapan İbrahim, nerede bir resmi kıyafet görse hemen oradan kaçar olmuştur. Sadece masum bir korku gibi gözüken bu fobisi yüzünden sevdiği arkadaşları ve kendisinin başına gelmeyen kalmaz. Arkadaşlarıyla beraber kendini mahkeme salonlarından, hapishaneye kadar uzanan bir yolculukta bulur.

Neler olup bittiğini anlamadan cezaevine düşen üç arkadaşın akılları hep dışarıdadır. Ama geride kalanlar yavaş yavaş kendi yollarını çizmektedir. Fakat geçen zaman ümitlerini yavaş yavaş mağlubiyete sürükler ve tam da kaderlerini kabullendiklerini sırada, ömürlerinden boş yere alınan altı yıl üçer ay da devlet tarafından bir “Pardon” ile telafi edilir.

___

Bunları da kaçırmayın:

I Am a Fugitive from a Chain Gang (1932) (Ben Bir Pranga Kaçağıyım)

La passion de Jeanne d’Arc (1928) (Jeanne d’Arc’ın Tutkusu)

To Kill a Mockingbird (1962) (Bülbülü Öldürmek)

Call Northside 777 (1948)

You Only Live Once (1937) (Günahsız Katiller)

7. Koğuştaki Mucize (2013)  7-beon-bang-ui seon-mul

Şüphesiz (2010) Dol-i-kil Soo Eobs-neun

The Shawshank Redemption (1994) (Esaretin Bedeli)

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up