Vizyondaki Filmler – 16 Mart 2018

Manşet Türkiye

Bu hafta vizyonda hangi filmler var, sinemada ne izlesem diyenler. Vizyonda bu hafta 8 yeni film sizleri bekliyor. Haftanın öne çıkan yapımları Stalin’in Ölümü ve yıllar sonra çekilen devam filmi Kaybedenler Kulübü Yolda…

Stalin’in Ölümü

Başrolünde Steve Buscemi ve Jason Isaacs’in oynadığı The Death Of Stalin’in yönetmen koltuğunda 2009’da In the Loop filmiyle adını duyuran Armando Iannucci var. Armando Iannucci, filmin senaryosunu Fabien Nury ve Thierry Robin‘in aynı adlı grafik romanından sinemaya uyarladı.

Yıl 1953. Joseph Stalin’in, sağlık durumu -biraz paranoyak olması dışında- gayet iyidir ve ona karşı çıkan herkesi terörize edip, gözünü kırpmadan ortadan kaldırmaktan imtina etmemekte; bu durum yakın dostlarını dahi hizaya getirmektedir. Ta ki bir sabah çalışma odasında ölü bulunana kadar. Bundan sonrası, hiciv ustası Armando Iannucci’nin ellerinde mükemmel bir komediye dönüşür. Yalakalar bir anda iktidar yarışına girer; sümsük Malenkov, ukala Khrushchev, şaşkın Molotov, mafyöz Zhukov, Beria Stalin’in sarhoş oğlu Vasily ve yorgun kızı Svetlana. Fabien Nury ve Thierry Robin’in çizgi romanından, politik taşlamanın ve kara komedinin ustası Armando Iannnucci tarafından uyarlanan Stalin’in Ölümü‘nün oyuncu kadrosunda Steve Buscemi, Jason Isaacs‘ın yanı sıra Andrea Riseborough, Olga Kurylenko, Paddy Considine, Simon Russell Beale, Rupert Friend, Michael Palin ve Jeffrey Tambor gibi isimler yer alıyor.

Fragman için tıklayın.

Kaybedenler Kulübü Yolda

Nejat işler ve Yiğit Özşener’in başrollerinde yer aldığı Kaybedenler Kulübü’nün devam filmi Yolda, Kaan ve Mete ikilisinin tatil sonrası İstanbul’a dönüş yolculuğunda yaşadıklarını anlatıyor.

Kaan ve Mete Olimpos’ta, kalabalık bir Kadıköy grubuyla yaptıkları eğlenceli tatilin sonunda, motorlarıyla İstanbul’a doğru yola çıkarlar. Ancak yolculuğun iki beklenmedik misafiri daha olacaktır. İstanbul’a doğru ilerlerken, hayat onlara yolun, yolculuğun ve ilişkilerin hiçbir zaman planlandığı gibi ilerlemediğini, bir kez daha ve oldukça sert bir biçimde gösterecektir.

Eleştirisi için tıklayın
Fragman için tıklayın

Entebbe’de 7 Gün

José Padilha’nın yönettiği film, 1976 yılında Tel Aviv’den Paris’e gitmekte olan bir uçağın kaçırılması sonrası yürütülen kurtarma operasyonunu anlatıyor.

1976 yazında, Tel Aviv’ten Paris’e giden Air France şirketine ait bir uçak, ikisi Filistinli ve ikisi Alman olan dört hava korsanı tarafından kaçırılır. Uçak Uganda’daki Entebbe Havaalanı’ndaki terk edilmiş bir terminale indirilir. Korku içindeki 248 yolcu, ölümcül bir siyasi ayaklanmanın içinde pazarlık kozu olarak kullanılırlar. Hava korsanlarının amacı ise; ellerindeki rehinelere karşılık İsrail, Kenya, Fransa, İsviçre ve Batı Almanya’da bulunan 53 Filistinli mahkûmun serbest bırakılmasıydı. İsrail hükümeti, diplomatik bir çözüm bulmaktansa rehineleri kurtarmak için olağanüstü bir plan yapar.

Fragman için tıklayın.

Ne Var?

Ne Var?, gittikleri falcıdan sonra bir hazinenin peşine düşen bir grup arkadaşın hikâyesini anlatmaya çalışıyor.

Birbirleriyle çok iyi anlaşan, güçlü bağları olan üç genç vardır. Hayatları rutindir
ama bir gün gençlerden biri falcıya gitmeye ikna eder onları. Falcı gençlerin
falında hazine görür. Onlar da bu hazineyi aramaya koyulur. Hazineyi ararlarken
başta mafya olmak üzere birçok aksilikle karşılaşırlar. Karşılaştıkları aksiliklere
rağmen yılmadan hazineyi bulmaya çalışırlar.

Fragman için tıklayın.

Tomb Raider

Alicia Vikander’in sevilen video oyun karakteri Lara Croft’a hayat verdiği Tomb Raider, babasının ani bir şekilde ortadan kaybolmasından sonra kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan ve bisikletli kuryelik yaparak geçinen Lara’nın, babasının akıbetini aydınlatma amacıyla girdiği yolda başından geçenleri anlatıyor.

Lara Croft neredeyse genç bir kızken, ortadan birdenbire kaybolan egzantrik, maceracı bir babanın, asi kızıdır. Şimdilerde 21 yaşında, Doğu Londra’da yaşayan, bisikletle kuryelik yapan ve zar zor kirasını ödeyen amaçsız genç bir kızdır. Azimle kendi yolunda ilerlerken, babasının gittiğini kabullenmediği gibi bıraktığı mirası da reddetmektedir. Gerçeklerle yüzleşerek ilerlediği hayatında babasız 7 yıl geçmiştir. Lara, onu, babasının gizemli ölümüne götürecek şifreleri çözmesini sağlayacak şeyin ne olduğunun henüz farkında değildir.

Bildiği her şeyi geride bırakan Lara, babasının son görüldüğü yere, efsanelere konu olmuş Japonya yakınlarında mistik bir adada bulunan mezara doğru yola çıkar. Fakat bu görev onun için kolay olmayacaktır. Sadece adaya çıkmak bile yeteri kadar tehlikelidir. Bilinmeyene doğru çıktığı bu yolculukta, Lara, hayatı boyunca yaşayabileceği en büyük zorluklarla karşılaşacaktır. Bu garip ve zorlu olaylar karşısında; keskin zekası, gözü karalığı ve asi ruhundan başka hiçbir şeyi yoktur ve limitlerinin üzerine çıkmak için elinden geleni yapması gerektiğinin farkındadır. Bu tehlikeli maceradan sağ olarak çıkarsa “Tomb Raider” olacaktır.

Eleştirisi için tıklayın
Fragman için tıklayın.

Tut Yüreğimden Anne

Burçin Aydın ve Bülent Aydoğan’ın yönettiği Tut Yüreğimden Anne, otizmli kızını bir türlü kabullenemeyen ailesiyle zorlu bir hayatı olan Sibel’in, ölümcül bir hastalığa yakalandığını öğrendikten sonra yaşadıklarını konu ediniyor.

Sibel, otistik kızı Hazan, eşi Okan ve büyük oğlu Yaman’ın yüreklerine tutunarak mutlu bir ömrü yaşamaya çalışır. Ancak Sibel, kocası Okan ve oğlu Yaman’ın bile otistik kızlarını kabullenmediği ailesinin temellerinin çatırdadığı zor zamanları yaşamaktadır. Okulda, sokakta, otobüste, evde kısacası hayatın her anında Sibel’in sesini kimse duymamaktadır. Bu zorlu günlerin karanlığında Sibel ölümcül bir hastalığın pençesine düştüğünü öğrenir. Sibel şimdi ameliyat sonrası ölmek ve kalmak arasındaki o ince çizgide hayatının durma noktasındadır.

Sibel bu zorlu kararı vermeden önce dağılmakta olan ailesini bir araya getirmek, onların yüreğini kazanmak için her türlü fedakârlığı yapmaya kararlıdır. Ancak gerçek hiç de Sibel’in bildiği gibi değildir. Bu yolculukta Sibel ve ailesi kendi kimliği ile yüzleşecek ve hayatın getirdiği değişimleri acıda olsa kabullenecektir.

Fragman için tıklayın.

Düğüm Salonu

Hakan Algül’ün yönettiği, Şahin Irmak’ın senaryosuna imza atıp başrolünde yer aldığı Düğüm Salonu, iki eski sevgilinin aynı gün ve saatte yan salonlarda evlenmesiyle birbirine giren iki düğün ahalisinin hikâyesini anlatıyor.

Sizinle aynı gün, aynı yer, aynı saatte eski sevgilinizin de yan salonda evlendiğini görürseniz ve karşılaşırsanız ne olur? İki düğün birbirine girer, sırlar ortaya çıkar, ortalık kısa sürede karışır! Düğün geceniz düğüm gecesine, düğün salonu “Düğüm Salonu”na dönüşür.

Fragman için tıklayın.

Öldürme Arzusu

Eli Roth’un yönetmenliğini üstlendiği, Charles Bronson’ın başrolünde yer aldığı kült klasik Death Wish’in yeniden çevrimi olan film, ailesine yapılan bir saldırıdan sonra kişisel adaletini sağlamak adına önüne çıkan her engeli alaşağı etmeye ant içmiş olan Paul Kersey’nin hikâyesini anlatıyor.

Başarılı bir travma cerrah olan Paul Kersey, hayatını ölüm döşeğindeki, vurulmuş, bıçaklanmış insanlarla uğraşarak geçirmektedir. Stresli işinden sıyrıldığında ise sevgi dolu bir aile babasıdır. Kızı ve eşiyle mutlu bir hayat süren adam için bu düzen bir trajedi ile değişiverir. Evine düzenlenen saldırı sonrası eşi ölmüş, kızı ise komada yaşam mücadelesi vermektedir. Hayatını tamamen değiştiren bu olaydan sonra Paul, mesleki yeteneğini de kullanarak adeta bir ölüm makinesine dönüşür. Paul ne pahasına olursa olsun intikamını almaya kararlıdır.

Fragman için tıklayın.

 

Sinefesto

Sinefesto

Admin at Sinefesto
Sinefesto 2011 yılında kurulan, Türkiye'nin en güncel sinema haber sitesidir.
Sinefesto

Latest posts by Sinefesto (see all)

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up