Arnold Schwarzenegger ile Geçit Yok(The Last Stand)

geçit yok

Vizyon Tarihi: 19 Nisan 2013

Dağıtım: UIP Filmcilik

Tür: Animasyon

Süre: 107 Dakika

Özet:  Aksiyon filmlerinin ikonu, Arnold Schwarzenegger’in sinemaya dönüşünü ne zamandır dört gözle bekliyorduk ve usta oyuncuyu, nihayet Kore’li yönetmen Kim Jee-woon’un, A.B.D’deki ilk yönetmenlik çalışması ve son derece çarpıcı bir film olan THE LAST STAND’de izleyebileceğiz.

Şerif Ray Owens (Schwarzenegger), Los Angeles Polis Departmanı’nda narkotik şubesinde çalışırken yapılan operasyonda işler ters gider ve Şerif bu olaydan sonra derin bir vicdan azabı çekmeye başlar. O acıyla, Los Angeles’ı terk edip kendini, Sommerton Junction adındaki küçük ve sakin bir sınır kasabasında, artık ne kadar suç işlenirse, o kadar suçu önlemeye adar. Ancak, günün birinde, batı yarıküresinin en azılı, en çok aranan uyuşturucu kartelinin lideri Gabriel Cortez (Eduardo Noriega), FBI’ın hükümlüleri taşıdığı bir konvoydan, son derece tehlikeli ama bir o kadar da muhteşem bir planla kaçacak ve Şerif Owens’ın yaşadığı huzurlu günler böylece sona erecektir.

Soğukkanlı gangster Burrell’in (Peter Stormare) liderliğindeki kanun nedir bilmeyen bir grup haydutu da arkasına alan Cortez, kendisini saatte 400 kilometre hızla Meksika sınırına götürmekte olan özel yapım bir Corvette ZR1’in içinde yolculuk etmekte, yanıbaşında da bir rehine taşımaktadır. Cortez’in yolu doğruca Summerton Junction kasabasına çıkacaktır. Ajan John Bannister (Forest Whitaker) da dahil olmak üzere, A.B.D.’de ne kadar kolluk kuvveti varsa, tamamı bölgeye akın etmiş, merhamet nedir bilmeyen bu azılı kanun kaçağı sınırdan geçip sonsuza dek ülkyi terk edemesin diye ellerindeki son fırsatı kaçırmamaya çalışacaktır.

Bu olaya karışmayı başta istemeyen, daha sonra da kasabadaki bir avuç kolluk kuvvetinin yetersiz görülmesi nedeniyle oprasyonun dışında tutulan Şerif Owens, önünde sonunda kendi kuvvetlerini harekete geçirecek ve olaya imzasını atacaktır; artık, kağıtların karılma vakti gelmiştir.

Schwarzenegger Sinemaya Döndü

Uzun bir süre boyunca sinemanın en sert, en destansı aksiyon kahramanlarından biri olarak dikkatleri çeken Arnold Schwarzenegger son yıllarda gene yüksek miktarda adrenalin gerektiren başka bir role soyunmuştu: Kaliforniya Valiliği. Ve on yıl sonra, nihayet bugün, ilk kez bu filmle, bir aksiyon filminin başrolünde, kendisini tekrar görme şerefine nail oluyoruz. Küçük bir kasabanın güvenliğinden sorumlu ama geçmişte kötü günler yaşamış Şerif rolünde izlediğimiz Schwarzenegger, gözükaralığıyla bize tanıdık gelen ama daha önce görmediğimiz yönleri de olan yeni bir karakter yaratarak, gönlümüzün kahramanı tahtına tekrar kuruluyor. Bu gözüpek ve belalı kanun adamı, aksiyondan kendi payına düşeni fazlasıyla almıştır ama artık daha huzurlu bir yaşama geçtiğini düşünmektedir. Tabii ki, bu huzur, kötü adamların, tam da Şerif’in onlardan kurtulmak için sığındığı kasabaya gelişine kadar sürecektir.

“Bu filmde, hem ne zamandır özlediğimiz, hem de daha önce hiç görmediğimiz bir Arnold göreceğiz,” diye durumu özetliyor yönetmen Jee-woon. Yönetmenin bu ilk Hollywood’ daki yönetmenlik çalışması, Schwarzenegger’in sinemaya dönüşüyle de aynı zamana rastlıyor. Kore sinemasının en beğenilen ve izlenen fenomenlerinden biri olan Jee-Woon dikkatleri daha önceki şu çalışmalarıyla çekmişti: Kara gerilim türünden son derede klas bir çalışma olan A Bittersweet Life; ödüllü kanun kaçağı komedisi The Good, the Bad, the Weird; insanın kanını donduran korku filmi I Saw The Devil ve dehşetengiz bir hayalet öyküsünü işleyen A Tale Of Two Sisters. Ama ünlü yönetmen daha önce Amerika’da hiç aksiyon filmi çekmemişti. Meğer kaderinde, bu fırsatı, Hollywood’un aksiyon oyuncularından en büyüğüyle yakalamak varmış!

Yönetmen Jee-woon, senaryodaki yüksek tempoya ve kanunun her iki tarafında duran bolca gürültülü, esprili, renkli karakterlere vurulmuş ama onu bu öyküye en çok çeken şey, elinde tuttuğu ünvan ve kuvvete bakarak kimsenin pek kale almadığı Şerif’in, bu senaryoda bir anda, heybetli bir adalet savunusunun başrolüne soyunması fırsatını yakalamasıymış.

Jee-woon, Arnold ile olan bu son derece sıradışı birlikteliğini şöyle özetliyor: “Arnold Hollywood’da yapılabilecek ne varsa, hepsini yaptı. Ben ise Hollywood’a daha yeni adım attım. Aramızda dağlar kadar fark var ama daha ilk karşılaşmamızda bir de baktık ki, hem The Last Stand filmi, hem de onun oynayacağı karakter hakkında birebir aynı şeyleri düşünüyoruz. Şerif Owens kötü günleri geride bırakmış, sessiz sakin bir kasabada yaşamaya başlamış bir adam. Fakat, az sonra, kendini öyle bir noktada bulacak ki, yeni yuvasını korumak için, bildiği bütün numaraları tekrar yapması şart! Sanırım, bu filme baktığımızda ikimiz de aynı öyküyü okuduk: En teknolojik silahlarla donanmış, devletin resmi güçlerinin bile başedemediği bir cani, küçücük bir kasabada, adalete inanan sakinler tarafından, hem de kıskıvrak, yakalanabilir…”

Yapımcı Lorenzo di Bonaventura’nın diğer filmlerine bakacak olursak, aralarında Transformers, Salt ve The G.I. Joe serisini görebiliriz. Yapımcı, The Last Stand filminin, sinemaya dönüş yapmak için, feci şekilde heyecanlı ve bir o kadar da yeni bir film arayışı içinde olan Schwarzenegger için biçilmiş kaftan olduğunu söylüyor: “Bu film ile Arnold’un sinemaya çok farklı bir adam olarak dönebileceğini sezdim. Öte yandan, bu filmde, bizim eski Arnold’un sevdiğimiz bütün özellikleri fazlasıyla var. Sanırım, Arnold, bu rol ile, kendisini baştan yaratabilecek bir konumda. Onu her zaman güçlü bir kahraman olarak göreceğiz ama bu filmde, bir derece kırılgan olduğunu da görüyoruz; içinde büyük bir güç gizli olsa da. Bu rolde, onu, bir birey olarak değil de, gerçek bir lider olarak izleyeceğiz.”

Yapımcı Di Bonaventura, dünya çapında aksiyon ve korku filmi çevrelerince yakınen izlenmekte olsa da, daha önce hiç uzun metrajlı İngilizce bir film çekmemiş olan yönetmen Jee-woon ile çalışma fırsatını bulduğuna da çok sevinmiş. Bu konuda ünlü yapımcı bakın neler diyor: “Daha önce yaptığı işler çok çarpıcı. Çektiği farklı farklı filmleri oturup izlediğinizde, onun çok yönlü bir adam olduğunu anlıyorsunuz. Bütün filmleri eğlenceli, bir yandan da duygusal bir yönleri de var. Aksiyon filmi nasıl çekilir, biliyor; komedi nasıl olur, onu da biliyor; dramdan da anlıyor; şimdi üstüne üstlük, bu filmde bunların üçünü aynı potada eritiyor.”

Yönetmen Jee-woon The Last Stand’in senaryosunu okuduğu anda elindekinin değerini anlamış: “The Last Stand sapına kadar Amerikan tarzı bir öyküydü ama bana seslenen tarafları da vardı. Öyle olunca, bu işe girişmeye karar verdim,” diye anıyor o günleri ve sözlerine şöyle devam ediyor: “Senaryodaki “kasaba sakinleriyle birlikte adaleti savunma” temasından çok etkilendim. Öykünün çok hoşuma giden diğer bir yönü de, yüksek teknolojiye sahip kötülerin, hiç de teknolojik olmayan iyiler karşısında yenik düşmesiydi.”

Ülkesi Kore’dekinden çok daha farklı bir filmcilik anlayışının içinde öğrenmesi gereken çok şey olduğunu fark eden Yönetmen, her şeye rağmen, Schwarzenegger ile çalışmanın kendisini çok rahatlattığını söylüyor: “Arnold öyle zeki bir adam ki, benim ondan ne beklediğimi her zaman tam olarak kavradı. Bazı şeylerin Hollywood’da nasıl yapıldığını anlamadığımda işi elime yüzüme bulaştırdığım zamanlarda bile, Arnold hep şöyle dedi: ‘Yönetmen bir sanatçıdır, ona zaman tanımak gerekir.’ Onunla sağlam bir dostluk da kurduk çünkü Arnold göçmen, ben de yabancıyım. Ama ben Hollywood sinemasından beslenerek büyüdüm ve bu durum benim sinemama yansıyor.”

Yönetmen Jee-woon, Cortez denen caniye son derece hızlı bir araç ve bir o kadar da teknolojik silah vererek çok eğlenmiş ama asıl aksiyonu karakter oyuncusuna yüklemiş: Schwarzenegger’in can verdiği Şerif Ray Owens onca deneyimi sığdırdığı uzun kariyeri boyunca karşılaşacağı en ölümcül, en azılı suçluyla yavaş yavaş kişisel bir çatışmaya girmektedir.

Yapımcı Di Bonaventura, işte bu noktanın, insanı adrenalin deposu haline getiren öykünün en vurucu yeri olduğunu düşünüyor. “Ray Owens eskiden çalıştığı Los Angeles Polis Departmanı’nda son derece başarılı bir memurmuş ama günün birinde, görev aldığı bir operasyondan sonra, işini bırakmak ve göçmen olarak Amerika’ya gelen ailesinin yerleştiği o küçük kasabaya geri dönmek zorunda kalmış. Aslına bakacak olursak, adam, bir nevi, büyük kentin polisi olmanın getirdiği sorumluluklardan kaçıyor. Ancak, kötü adam Cortez tam da Şerif’in kasabasına doğru yola çıkınca, Owens sevdiği kasabayı ve insanları korumak için, aslında yaşamak istemediği bir takım olayları tekrar yaşamak zorunda kalıyor.”

Yapımcı sözlerine şöyle devam ediyor: “Bence, Arnold, bu filmde, benim en sevdiğim kahramanlardan biri olan John Wayne gibi, canlandırdığı karakterle, insanda sakin bir güven hissi yaratıyor. Hatta, elinde o kadar az adamı var ki, bir an, bu adamların hiç de son kale olamayacaklarını düşünüyorsanız ama bildiğiniz gibi, Arnold’tan umut kesilmez!”

 

Oyuncular:

Arnold Schwarzenegeer (Şerif Ray Owens)

Forest Whitaker (Ajan John Bannister)

Johnny Knowville (Lewis Dinkum)

Rodrigo Santoro (Frank Martinez)

Luis Guzman (Figgie)

 

http://thelaststandfilm.com/

http://www.facebook.com/TmcFilmYapim

https://twitter.com/TMC_FiLM

geçit yok

 

Sinefesto | Özlem Kaya

Yorumlar

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up