Bizimle İletişime Geçin

‘Batman V Superman: Adaletin Şafağı’ Altyazılı Teaser

Yayınlandı

tarihinde

25 Mart 2016’da vizyona girmesi planlanan Batman V Superman: Adaletin Şafağı filminin yayınlanan ilk “teaser” fragmanı…

 

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Liste

Gerçek Hayattan Uyarlanan En İyi 10 Film

Gerçek gibi!

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Girl, Interrupted (1999) IMDb 7.3

Yaşamına kast etme,günlük ilişkiler yaşama ve kişilik bölünmesi tanısıyla ailesinden ayırılarak ‘Claymoore’ adlı psikiyatri kliniğine yatırılan yazar adayı genç Susanna Kaysen’in buradaki personel ve hastalarla yaşadığı hüzünlü, heyecan verici, iç burkucu ilişkinin hikayesini anlatan film yazar Susannna Kaysen’in aynı adı taşıyan romanıdan, başarılı filmleriyle bütün dünyaya kendini kanıtlayan James Mangold tarafından sinemaya uyarlanmış. Geçen seneAngelina Jolie’ye ‘En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu’ Oscar’ı kazandıran film için ‘Guguk Kuşu’ nun dişi versiyonu yakıştırması pek de yanıltıcı olmaz.

The Wolf of Wall Street (2013) IMDb 8.2

Para Avcısı, gerçek bir yaşam öyküsünü konu ediyor. Jordan Belfort 24 yaşında genç ve hırslı bir adamdır. Para kazanma arzusuyla Wall Street borsasında önce komisyoncu ve ardından Stratton Oakmont adında bir yatırımcı firmasında zengin olmak için her şeyi yapmaya hazır bir CEO olur. 90’ların en hızlı günleridir ve New York işlem salonunda her şey olabilmektedir. Önemsiz tahvillerle birçok yatırımcıyı aldatarak, Belfort kısa zamanda bir para makinasına ve aynı zamanda bir harcama makinasına dönüşür. Bir günde hesapları milyon dolarlarla doldururken o gece hepsini aynı hızda harcayabilir. Profesyonel hayatının yanı sıra uyuşturucu, fahişeler, son derece pahalı lüks fantezilerle dolu kirli bir oyunun içindedir. Bu karakterin hayatındaki her şey abartılı bir şekilde devam ederken, çöküş ise çok uzakta değildir.

Into the Wild (2007) IMDb 8.1

Into the Wild, bir metropolden vahşi hayata, kirlilikten saflığa ve temizliğe dönüş hikayesidir. Önemli bir üniversiteden dereceyle mezun olan Christopher aynı zaman başarılı bir atlettir de. Mezuniyet sonrası verilen bir davette ailesine istediği hayatın bu olmadığını, bir şeylerin eksik ve yanlış olduğunu söyler. Genç adam tüm mal varlığını hayır kurumuna bağışlayıp sahip olduğu her şeyi evinde bırakarak bambaşka bir hayata doğru uzun bir yolculuğa çıkar. Alaska’nın ıssız ormanlarında sona eren bu yolculuk esnasında ve sonrasında Christopher, hayatını kökünden değiştirecek bazı kişilerle tanışarak, hayatın anlamını ve ölümün kaçınılmazlığını en sert haliyle deneyimleyecektir.

The Social Network (2010) IMDb 7.7

Tüm dünyada olduğu kadar Türkiye’de de bir fenomene dönüşmüş, milyonların sosyal paylaşım sitesi Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg ve arkadaşlarının öyküsü.
Bir Ekim gecesi, yıl 2003. Mark Zuckerberg, sarhoş kafayla Harvard Üniversitesi’nin sistemine sızar. Kız arkadaşı tarafından terk edilmiştir ve bunun acısını kampüsteki tüm kızların bilgisinin olduğu bir veritabanında birleştirmek ister. Yazdığı uygulamada ekranın iki yanındaki kızların fotoğraflarını oylayarak hangisinin daha güzel olduğu seçilebilmektedir. Mark sayfanın adına Facemash adını verir. Sitenin başarısı hızla yayılır fakat Mark’ın kadınlara olan nefreti ve bu yolda gizlilik kurallarını ihlal etmiş olması Harvard Üniversitesi’nin de tepkisi çeker. Bu durum sitenin evrilerek Facebook’a dönüşmesine olanak sağlar. Öncelikle yalnızca Harvard’da kullanılan Facebook, daha sonra diğer üniversitelerde de açılır ve Ivy League’den Silikon Vadisi’ne tüm dünyada yayılmaya başlar. Sosyal medya denince günümüzde akla gelen ilk uygulamalardan olan Facebook’un arkasında yatan gerçekler, oluşumunun öyküsü ve günümüz dünyasına sunduğu artı ve eksiler Mark Zuckerberg’in hikayesinden yola çıkılarak ele alınıyor.

The Imitation Game (2014) IMDb 8.0

II. Dünya Savaşı Nazi Almanyası’nın hâkimiyetinde birden çok cephede çok çetin biçimde devam etmektedir. İngiliz İstihbaratı tüm yoğun çabalarına ve yüzlerce kişiyi çalıştırmasına rağmen Almanların kullandığı Enigma şifreleme sistemini çözmeyi başaramamıştır. Almanların çok gizli bir biçimde şifrelediği bu yazışmalar, İngilizlere ve müttefiklerine çok ağır kayıplara mal olmuştur. Çözüm olarak İngiliz hükümeti Deniz Kuvvetleri Komutanlığı çatısı altında ülkenin en iyi şifre çözen beyinlerini ve kriptoloji uzmanlarını toplar. Bu isimlerden biri de farklı çalışmalarıyla tanınan ve kendi yöntemlerinden ödün vermeyen genç profesör Alan Turing’dir. Turing’in ekibe katılması dengeleri alt üst edecek ama o güne kadar hiç denememiş büyük çaplı bir girişimin de kapısını aralayacaktır. 
Ünlü İngiliz matematikçi Alan Turing’i filmde Benedict Cumberbatch canlandırırken kendisine Keira Knightley, Matthew Goode, Rory Kinnear ve Allen Leech eşlik ediyor. 

The Two Popes (2019) IMDb 7.6

The Two Popes, Katolik Kilisesi’nde iki karşıt görüşlü güç sahibi adamın rekabetini konu ediniyor. Kilisenin izlediği yolla ilgili şikayetleri olan olan Kardinal Bergoglio (Jonathan Pryce), 2012 yılında Papa Benedict’ten (Anthony Hopkins) emekli olmak için izin ister. Bunun üzerine, skandalla ve kendinden şüphe etmekle boğuşmakta olan Papa Benedict, Katolik Kilisesi’nin temellerini sarsacak bir sırrı ortaya çıkarmak için en sert eleştirmeni ve gelecekteki halefini çağırır. Vatikan duvarlarının ardında, hem gelenek hem de ilerleme, suçluluk ve affedilme arasında bir mücadele başlar, çünkü bu iki çok farklı adam, ortak bir zemin bulmak ve dünyadaki milyarlarca takipçi için bir gelecek oluşturmak için geçmişlerinde kalan izlerle yüzleşecektir.

The Irishman (2019) IMDb 7.8

The Irishman, bir mafya tetikçisi olan Frank Sheeran’ın hayatına odaklanıyor. II. Dünya Savaşı’nda görev almış eski bir asker olan Frank Sheeran, yıllar boyu Bufalino suç örgütü için çalışmıştır. Birçok ünlü isim için dolandırıcılık, tetikçilik yapan ve ‘İrlandalı’ lakabı ile anılan Sheeran, aynı zamanda işçi sendikası memurudur. Frank Sheeran’ın hayatından kesitlerin sunulduğu filmde, Amerikan tarihinin en gizemli suç olaylarından biri olan işçi lideri Jimmy Hoffa’nın ortadan kayboluşuna da değiniliyor.

The Trial of the Chicago 7 (2020) IMDb 7.8

The Trial of the Chicago 7, Chicago’daki 1968 Demokratik Ulusal Konferansı’nda Vietnam Savaşı ve karşı kültür protestoları düzenleyen ve federal hükümet tarafından komplo ve ayaklanmaya teşvik ile suçlanan yedi sanığın 1969 yılında görülen meşhur duruşmasına odaklanıyor.

12 Years a Slave (2013) IMDb 8.1

12 Yıllık Esaret, özgürlüğünü geri kazanmaya çalışan bir adamın hikayesini anlatıyor. 1841’de New York’ta yaşayan Solomon Northup, kendisini müziğe adamış siyahi bir adamdır. Ailesiyle birlikte yaşayan Solomon, özgür yaşayan ve istediği şeyleri yapabildiği için mutlu bir adamdır. Fakat bir gün bir müzik işi için 2 adam ile tanışır ve çalışmak için Washington’a gider. İnandığı medeni dünya alt üst olur çünkü kendisini kaçırıp Güney’de bir çiflikte köle olarak çalışması için satarlar. Özgürlüğünü korumak için verdiği tüm emekler ve mücadele yerle bir olmuş, hayatı kabusa dönmüştür. Bu cehennemde Solomon acıyı, şiddeti, küçük düşürülmeyi yeniden öğrenecek ve isyan etmeye cesareti olmayan br grup insanın umutsuzluğuna şahit olacaktır. Sevdiklerini ve hayatını geri almak için ne yapması gerektiğini kesinlikle bulmuştur…
İngiliz sinemacı Steve McQueen’in yönetmenliğini ve John Ridley ile birlikte senaristliğini üstlendiği filmin oyuncu kadrosunda Michael Fassbender’ın yanı sıra Brad Pitt, Benedict Cumberbatch, Paul Giamatti gibi yıldızlar da yer alıyor.

Rush (2013) IMDb 8.1

Zafere Hücum, iki yarışçı arasındaki rekabeti konu ediyor. 1976 yılında gerçekleşen Alman Grand Prix yarışında Niki Lauda’nın kullandığı Ferrari ikinci round’un sonunda yaşadığı bir sorun nedeniyle yarış dışı kalır ve birincilik ezeli rakibi James Hunt’a gider. Bu kaza sonrasında Lauda yaralanır; aradan geçen altı haftanın ardından olağan hırsı ve öfkesiyle pistlere geri döner. İki yarışçı arasında italyan Grand Prix’i ile başlayan mücadele diğer yarışlarda katlanarak devam eder. Hedef dünya şampiyonluğudur.
Avusturyalı F1 yarışcısı Niki Lauda ve İngiliz rakibi James Hunt arasındaki dillere destan rekabeti konu alan film, Formula 1’in altın döneminde, 1970’lerde geçiyor.
A Beautiful Mind filminin Oscar ödüllü yönetmeni Ron Howard’ın yönettiği filmin başrollerini Daniel Brühl ve Chris Hemsworth paylaşıyor.

Okumaya Devam Et

TV'de Sinema

Bu Akşam Televizyonda Hangi Filmler Var?

16 Ekim 2021 Cumartesi akşamı televizyon filmleri.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

16 Ekim 2021 Cumartesi akşamı televizyon filmleri.

Adele’nin Olağanüstü Maceraları (The Extraordinary Adventures Of Adele Blanc-sec) – Beyaz TV Saat: 19.30

Adele, evrensel gazetecilik derdinde olan korkusuz ve genç bir basın çalışanıdır. O kadar hırslıdır ki amaçladığı şeyler için mumyalar arasında gezmekten dahi kaçınmaz. 1912 senesinde Mısır’a yaptığı yolculukta başına ilginç olaylar gelmiştir. O esnada bir dinozor Fransa’nın başkentinde büyük paniğe sebebiyet verir. Bir uçan dinozor cinsi olan Pterodactyl’a ait 136 milyon yaşındaki bir yumurta, Milli Tarih Müzesi’nde sergilendiği bölümde bilinmeyen biri tarafından kuluçkalanır. Yumurtadan çıkan kuş kentte terör estirmektedir. Hayatı maceralarla dolu olan Adele için ise bunlar sıradan olaylardır.

Organize İşler – Star TV Saat: 20.00 ve 22.30

Süpermen Samet, bir gün Asım Noyan’la tanışır. Asım, işinin ehli, usta çırak eğitiminden mezun, prensip sahibi bir dolandırıcıdır. Yusuf Ziya Ocak, hem sosyolog hem de yazardır. Nuran Ocak ise üniversitede fizik profesörüdür. Üniversiteli Umut da çiftin biricik kızlarıdır. Duralmaz Kardeşler ise bambaşka dünyanın insanlarıdır. Sayko Tugay, Pepe Silvio, Suskun Üzeyir, Teneke Mahalleli İzzet Ayna, gizli kumarhane sahibi Altındiş Selahattin ve daha birçok kanun dışı şahsiyet vardır İstanbul’un organize işlerinde… Herkes bazen kurtarılmaya muhtaç, bazen kurtarıcıdır. Kimin kimi kurtardığının, kimin kimden arakladığının tam belli olmadığı İstanbul’da tüm işler organizedir. Hal böyle olunca, koskoca Süpermen bile İstanbul’da görevini layıkiyle yerine getiremez ve üstelik dayak bile yer.

Kurşun Geçirmez (Bulletproof Monk) – Beyaz TV Saat: 21.30

İsimsiz bir rahip, tam 60 yıl boyunca eski bir parşömeni korumak için dünyanın dört bir yanını gezmektedir. Bu parşömen, sahibine sınırsız güç verecektir. Ancak artık rahibin görevi devretmesi gerekmektedir. Kar, hayatta tek ilgilendiği şey kendisi olan bencil bir gençtir. Şans eseri rahibin hayatını kurtarınca rahip ve Kar, parşömeni kötü niyetli insanlardan korumak için birlikte mücadele etmeye başlarlar.

Daha Hızlı Daha Öfkeli (2 Fast 2 Furious) – Show TV Saat: 23.30

Carter Verone, yaklaşık bir yıldır gümrük görevlileri tarafından izlenen ve kara para akladığından şüphelenilen biridir. Ancak sıkı takibe ve araştırmalara karşı, bu işi bir ithalat-ihracat firmasının adı altında yapan Verone’nin hiçbir açığı yakalanamaz. Görevliler çaresiz kalıp, eski polis Brian O’Connor’ın kapısını çalarlar. Bu arada O’Connor, ekibiyle birlikte, yanına çocukluk arkadaşı Roman Pearce’ı da alarak, Verone’un güvenini kazanır. Bir yandan para aklama işini hızlandırırken; bir yandan da ajan Monica Clemente’le iş birliği yapar ve Verone’un ipliğini pazara çıkarmaya hazırlanır.

Kayıp Kral (King of the Belgians) – TRT 2 Saat: 22.00

“King of the Belgians” (Kayıp Kral), her şeyden habersiz bir halde İstanbul gezisinin tadını çıkaran Belçika kralının, evine dönme çabasını konu ediniyor. İlk gösterimini Venedik Film Festivali’nde yapan film, bu akşam 22.00’de TV’de ilk kez TRT 2’de.

Okumaya Devam Et

Eleştiri

Eleştiri: The Last Duel

Serkan Baştimar, Ridley Scott filmi “The Last Duel” hakkında yazdı.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

❝Bir Onur Savaşı❞

Ridley Scott, en vasat filmiyle bile Hollywood’da dişe dokunur işlere imza atan bir yönetmen. Hala üretken ve hala dünya üzerinde tartışmaya değer şeyleri sinema üzerinden seyirciyle buluşturmaya devam ediyor.

Hollywood #MeToo hareketiyle bir süredir çalkalanırken, tacizciler, ayrımcılar afişe edilip, kadının toplumdaki yeri, erkek egemen toplumda kendine biçilen “rol” küresel bir düzlemde tartışılırken epik filmlerin kalburüstü yönetmeni Scott, gündemdeki bu konuyu 1300’lü yıllardan, Haçlı Seferleri arifesindeki Avrupa’dan epik bir hikayeyle tartışmaya açıyor. İyi de ediyor.

Hikayeleri, destanları, masalları, erdemleri…. daha sayılamayacak nice duygu ve olguyu erkek hegemonyasından eril dille insanlık bilincine pompalayan tarihin “karanlık” sayfalarında yerini almayan bir hikaye var karşımızda. Belki de tüm kadınların üzerinden mağdur bir kadının öyküsünü izliyoruz The Last Duel‘de. Adı ve açılış sahnesiyle “yine bir erkek filmi izleyeceğiz” imajı bırakan The Last Duel, üç farklı karakterin tek hakikat üzerinden tutumunu irdeliyor. Hele ki Gladiator ve Kingdom of Heaven gibi destansı işlerin referansıyla filme başladıysanız, yanlış sofraya oturduğunuzu kabul edin ama sürpriz yemeğin güzel olması.

Hollywood macerasına omuz omuza atılan Ben Afleck ve Matt Damon‘un da imzasının bulunduğu The Last Duel, 150 dakikalık bir dönem romanı gibi. Şövalyelerin, göğüs göğüse çatışmaların, dört nala atların savaş alanlarında arz-ı endam ettiği yapım, tüm bu tantananın ardından “mahalle baskısına” rağmen tecavüze uğradığını söyleme cesaretini bulan bir kadının onur savaşını anlatıyor. Bu savaşı erkeklerin rol çalmasıyla yine savunmaya dönüşen ana karakterimizin yaşadığı gerilim seyirciye empati olarak yansıyor.

Dönem atmosferini oldukça tatmin edici bir şekilde perdeye yansıtan Scott, özellikle erkek karakterlerini bir sığlık seviyesinde bırakmış gibi. Tabii bu sığlık belki de kadın, çocuk ve doğanın süper hükümdarı(!) erkeğin doğru yerden bakıldığındaki portresi de olabilir. Matt Damon‘un sevimli karakterden çıkıp başka bir role soyunarak kabuğunu kırıyor. Hem “sanat” hem de gişe filmlerinin sevilen yüzü Adam Driver ise bir kez daha “kullanışlı” aurasını seyirciye aksettiriyor. 28 yaşındaki Jodie Comer ise “zamansız” yüzü ile büyüleyici bir performansa imza atmış.

Scott, her ne kadar kaderci bir finale atsa da sorduğu sorunun, gösterdiği sorunun cevabını seyirciye bırakarak erkek-kadın-çocuk fark etmeksizin iliklerimize kadar işlemiş eril bakışın sütunlarına şövalye mızraklarıyla saldırıyor. Yer yer bir “İran filmi” matematiğini çağrıştıran olay örgüsü, epik savaş sahneleri ile tatmin edici bir film olan The Last Duel, koronavirüs nedeniyle tenhalaşan sinema salonlarını az da olsa hareketlendirecek güzellikte.

Serkan Baştimar

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik

Popüler