Bizimle İletişime Geçin

Uncategorized @tr

Ve yalnızca / Yaşayanlar ölebiliyor…

Yayınlandı

tarihinde

“İnsanlarla olan ilişkimiz, temelde en yakınlarımız ve karakterlerini tartışıp değerlendirmekten ibarettir. Bu durum bende sosyal hayat denen şeyle arama gönüllü bir mesafe koymama yol açtı. Bu, benim yaşlılık günlerimi daha da yalnız kıldı. Hayatım çalışmakla geçti ve buna müteşekkirim.”

Sinemayı sevmemizin en büyük nedenlerinden biri de, varolan doğallığı, hem gerçekçi hem de görsel olarak yansıtabilmesidir. Sinema, düşlemsel olan şeylerin yansıtılması için münbit bir zemindir. Diğer tüm sanat dalları gibi de yoruma ve anlam yüklemelerine, kapıları sonuna kadar açıktır.

Bergman filmlerinin anlam arayışına kattığı umutsuz ve belki biraz kasvetli hava, Yaban Çilekleri (Wild Strawberries,  Smultronstallet) ‘nde de adetâ bir roman edasıyla arz-ı endâm ediyor.  Her ne kadar sinemayı romandan ve diğer türlerden bağımsız olarak düşünmek istesek de Bergman’ın ‘ilk romansı filmi’ olarak tanımlanmış buluyoruz Yaban Çilekleri’ni.  Bazı imgeler, bu filmi, Bergman’ın bir diğer filmi Yedinci Mühür  (Det sjunde İnseglet) ile kardeş kılıyor. Yedinci Mühür’ün bıraktığı noktadan, Yaban Çilekleri ile benzer bir hikâye başlatılmıştır. Bu egzistansiyalist bakış, filmlerinde sık sık ölümü ve varoluşu imgeler vasıtasıyla sorgular.

Film,  jübile töreni için çıktığı yolculuk kapsamında, Dr. İsak Borg’un çocukluğuna, hayatındaki ihanetlere, ölümlere ve anılarına, bilinçaltı imgeleri ve rüyalarla dolu bir kapı açıyor. Rüya sahnesindeki akrep ve yelkovansız saatler, paltolu arkası dönük adamın yere seriliş ânı, cenaze aracının bir beşik gibi sallandığı ve Borg’un cesedini gördüğü sahneler, çok fotografik ve defalarca izlenilesidir. Biraz da sürrealisttir,  vahşet ve yüksek sesler, âni ışık oyunları olmadan da kâbus sahnesi çekilebileceğine misal teşkil eder. Kahramanımız (Prof. Borg) bir rüya hâlinde gibi, olayların hem içinde, hem dışında, hem de uzağındadır.

‘Işık ve karanlığın dansı’ demek, Yaban Çilekleri için mübalağa olmaz. Hele Bergman’ın diğer filmlerinde de sık karşılaştığımız; karakterler üzerinde yavaş yavaş yoğunlaşmaları, (sara’nın diyalog sekansları) Yaban Çilekleri’ni bir başyapıt kılar. İnsan ilişkilerine ve geçirilmiş bir hayata topyekün sessiz ve tarafsız bir bakış hâkimdir İsak’ın gözünde. İsak rolünde izlediğimiz Victor Sjöström ise, muhayyilemizde yüz hatları, bakışları ve usta oyunculuğuyla Yaban Çilekleri ile özdeş, sevimli bir hatıra olarak kalır.

Bergman’ın kendine has sorgulayıcılığını ve mecazlarını anlayabilmek için Yaban Çilekleri’ni, diğer filmlerinden bağımsız olarak düşünmek yerine, tüm yapıtlarının bir mütemmimi olarak incelemek  ve Yaban Çilekleri’nin ne mânâya geldiğini de hatırımızda bulundurarak izlemek daha doğru olur.  Sadık Yalsızuçanlar’ın Rüya Sineması’nda dediği gibi; “Yaban Çilekleri’nde bu saf çelişkinin lirizmini yaşarız.”

“Akıp gidiyor kelimeler/ akıp gidiyor müzik/ Yalnızca içinde zamanın/ Ve yalnızca/ Yaşayanlar ölebiliyor/ Ardından bir konuşmanın/ Sessizliğe gömülüyor kelimeler”

zehrafatma.tozal@sinefesto.com

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Festivaller

Selda Alkor ve Engin Ayça’ya 4. Uluslararası Kızılay Dostluk Kısa Film Festivali’nden Onur Ödülü

Festival, 2-5 Aralık tarihleri arasında gerçekleşecek.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Selda Alkor

4. Uluslararası Kızılay Dostluk Kısa Film Festivali’nin Onur Ödülü, Selda Alkor ve Engin Ayça’ya layık görüldü.

Geçtiğimiz yıllarda Reis Çelik, Biket İlhan, Süleyman Turan, Mevlüt Koçak, Gülsen Tuncer ve Necip Sarıcı‘ya takdim edilen festivalin geleneksel ödüllerinden olan “Dostluk Onur Ödülü” bu yıl oyuncu Selda Alkor ve yönetmen Engin Ayça’ya takdim edilecek.

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’ün destekleriyle Balkon Film’in organize ettiği ve Türk Kızılay’ı çatısı altında 2-5 Aralık tarihleri arasında gerçekleşecek olan 4. Uluslararası Kızılay Dostluk Kısa Film Festivali’nde ödüller, açılış töreninde sahiplerine teslim edilecek. Bu yıl Hacı Bektaş-ı Veli anısına düzenlenen festivalde “Dostluk Onur Ödülleri” oyuncu Selda Alkor ve yönetmen Engin Ayça’ya Türk sinemasına yaptıkları katkılardan dolayı verilecek.

“Festivalin Anadolu Dostluğunu Geliştiren İsimler Anısına Yapılması Çok Anlamlı”

1965 yılında Yeşilçam ile tanışan, “Senede Bir Gün”, “Buzlar Çözülmeden”, “İlk ve Son”, “Erikler Çiçek Açtı” gibi sinemanın klasikleri arasında yer alan pek çok filmde rol alan sinemanın “Çiçekçi Kız”ı usta oyuncu Selda Alkor, kişilerin yeniden dostluk duygularını öne çıkarmak amaçlı yapılan Uluslararası Kızılay Dostluk Film Festivali’nden dostluk ödülü almanın çok gurur verici olduğunu ifade etti. Kaybolan değerlerden dostluğu halka filmler, şiirler ve müzikler vasıtasıyla ile buluşturmanın çok değerli olduğunun da altını çizen Alkor, festivalin her sene büyük şairlerin, düşünürlerin yıllar önce Anadolu dostluğunu geliştiren isimler anısına yapılmasının çok anlamlı olduğunu dile getirdi.

“Dostluk Toparlayıcı Bir Unsur”

Festivalde “Dostluk Onur Ödülü” alacak bir diğer ise 1987’de ilk uzun metrajlı filmi “Bez Bebek” ile 1. Ankara Film Festivali’nde En İyi 2. Film ve En İyi Senaryo Ödüllerini alan usta yönetmen Engin Ayça. 1990’da “Soğuktu ve Yağmur Çiseliyordu” adlı ikinci filmiyle 28. Antalya Film Festivali’nde En İyi 3. Film seçilen usta yönetmen, son olarak 2007 yılında “Suna” filmini yönetti.

Dostluğun hepimiz için bir panzehir olduğunu, hayatı devam ettirmek için toparlayıcı bir unsur olduğunun altını çizen Engin Ayça ‘dostluğun’ işlendiği bir film festivalden onur ödülü almaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi.

T.C Kültür ve Turizm Bakanlığı, Sinema Genel Müdürlüğü, Beyoğlu Belediyesi, Zeytinburnu Belediyesi, Yunus Emre Enstitüsü gibi birçok kurum iş birliğiyle düzenlenen 4. Uluslararası Kızılay Dostluk Film Festivali direktörlüğünü Faysal Soysal, Onursal Başkanlığını Kızılay Genel Başkanı Dr. Kerem Kınık yapacak. 

Okumaya Devam Et

TV'de Sinema

Bu Akşam Televizyonda Hangi Filmler Var?

6 Kasım 2021 Cumartesi akşamı televizyon filmleri.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

6 Kasım 2021 Cumartesi akşamı televizyon filmleri.

Sherlock Holmes: Gölge Oyunları (Sherlock Holmes: A Game Of Shadows) – Beyaz TV Saat: 19.30

Serinin devam filminde Sherlock ve ortağı bu kez Londra dışındadırlar. Sherlock, bu kez suç dehası Profesör Moriarty’in peşindedir.

İntikam Yolu (Drive Angry) – Beyaz TV Saat: 21.45

Kızının sapkın bir tarikat tarafından vahşice öldürüldüğünü ve torununun yine aynı adamlar tarafından şeytana kurban edilmek üzere kaçırıldığını öğrenen Milton, cehennemden kaçarak intikam almak için dünya üzerine gelir.

Yaz Saati (Summer Hours) – TRT 2 Saat: 22.00

Olivier Assayas imzalı film, üç kardeşin, ölen annelerine ait ev ve sanat koleksiyonunun akıbeti konusunda düştükleri durumu konu ediniyor. “Summer Hours” (Yaz Saati), bu akşam 22.00’de TV’de ilk kez TRT 2’de.

Okumaya Devam Et

Uncategorized @tr

“Lightyear”dan Teaser Yayınlandı

Film, 17 Haziran 2022’de gösterime girecek.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Pixar animasyonu “Lightyear” filminden teaser yayınlandı. Filmde Buzz Lightyear karakterini ünlü oyuncu Chris Evans seslendiriyor.

Yönetmen koltuğuna Kayıp Balık Dory (Finding Dory) filminin ortak yönetmenlerinden Angus MacLane‘in oturduğu “Lightyear“dan teaser yayınlandı. Toy Story serisinde yer alan oyuncaklardan Buzz Lightyear’ın maceralarına odaklanan film, 17 Haziran 2022‘de gösterime girecek.

Işıkyılı, son model bir oyuncak olan Buzz-lightyear’ın hikayesini konu alan Pixar animasyonu Lightyear‘da Buzz Lightyear karakterini ünlü oyuncu Chris Evans seslendiriyor.

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik

Popüler