Uzun Süre Etkisinden Çıkamayacağınız Filmler

Liste Manşet

Birbirinden usta yönetmenlerin ellerinden çıkmış ve etkisini seyirci üzerinde uzun süre hissettiren yapımlar, sinemaseverler için hazine niteliğindedir. İşte o hazineye ait senaryoları ve müzikleri ile zihninizde uzun süre yer edecek filmler sizlerle. İyi seyirler.

2001: Uzay Yolu Macerası (1968) 2001: A Space Odyssey IMDb 8,3

İnsanlığın şafağında Afrika çölünde bir grup primat kavga etmektedir. Aniden beliren siyah bir taş bu maymun insanlardan birini esrarengiz bir şekilde etkileyerek bir kemiği silah olarak kullanmasını sağlar: İnsanın ataları ilk aleti bulunmuştur.

2001’de, bir önceki sahneden 4 milyon yıl sonra, bir uzay gemisi aydan gelen esrarengiz sinyallerin ardında aynı siyah taşı keşfeder. Hem de ay yüzeyinde. Sinyaller Jupiter’e gitmektedir.

On sekiz ay sonra Discovery’nin güvertesinde, astronotlar David Bowman ve Frank Poole Jupiter’in gölgesine doğru yola çıkmışlardır. Uzay gemisinde HAL 9000 adında, yapay zekaya sahip, dünyanın en gelişmiş bilgisayarı bulunmaktadır. Ve hiç kuşkusuz, bu sonuncunun, kendi planları vardır.

İçimdeki Yangın (2010) Incendies IMDb 8,3

Savaşın ve geçmişin karanlık yüzü…

Polytechnique’in yönetmeni Denis Villeneuve tarafından Wajdi Mouawad’ın ünlü oyunundan sinemaya uyarlanan bu yürek burkucu trajedi, anneleri Nawal’ın ölümünün ardından Lübnan’a doğru yola çıkan Simon ve Jeanne adlı ikizleri izliyor. Bu serüven annelerinin geçmişine rahatsız edici bir ışık tutarak onları çarpıcı bir gerçekle karşı karşıya getirecektir. İç savaşın en karanlık anlarını irdeleyen İçimdeki Yangın, En İyi Yabancı Film Oscar’ına aday gösterildi.

Çarpışma (2004) Crash IMDb 7,8

Irk farklılıklarının ne kadar önemsiz olduğunu, suçlu ve saldırganın, siyahla beyaz kadar yakın, bir o kadar da uzak, olduğunu savunan, doğruyla yanlışın görecesinde kaybolan bir film. Eleştirmenlerin büyük beğenisini toplayan filmde, insanlığın gölgesinde kalan gerçekler gün ışığına çıkıyor.

Dehşetin Nefesi (1990) Jacob’s Ladder IMDb 7,5  

Bir Vietnam gazisi olan Jacob Singer, gerçeği hayalden ayıramayan, halüsinasyonlarla dolu bir hayat yaşıyor. Vietnam’dayken devlet tarafından şiddet ve gücünü arttıran ama aynı zamanda yavaş yavaş delirmesini sağlayan bir ilaç verildiğini hatırlıyor. Yaşadığı hayatın bir türlü gerçek olduğunu inanamayan Jacob, aklını kaybetmemek için herşeyi yapmaya hazırdır.

Zindan Adası (2010) Shutter Island IMDb 8,1

Yıl 1954, Soğuk Savaş zirve noktasında, adli polis Teddy Daniels (Leonardo DiCaprio) ve yeni ortağı Chuck Aule (Mark Ruffalo) çok sayıda cinayet işlemiş zeki bir kadın katilin kaçmanın imkansız olduğu Aschecliffe Hastahanesi’ndeki son derece güvenlikli bir odadan esrarengiz bir biçimde kayboluşunu araştırmak üzere Zindan Adası’na çağrılırlar. Bu uzak, fırtınaların dövdüğü adada araştırma yapan psikiyatrlar ve tehlikeli psikopat hastalar bulunmaktadır.Bu ürkütücü ortamda hiçbir şey göründüğü gibi değildir.

Üstlerine bir kasırga yaklaşırken soruşturmada hızla ilerler. Ancak fırtına yaklaştıkça her biri diğerinden daha heyecan ve dehşet uyandırıcı şüphe ve gizemler kat kat artar. Karanlık komplolar, korkunç tıbbi deneyler, bastırıcı zihin kontrolü, gizli koğuşlara dair ipuçları ve söylentiler, hatta belki doğaüstü güçlere dair bir ipucu vardır; ama kanıt bulunamamaktadır. Kaypak sakinlerinin korkunç eylemleri ve aynı derecede zeki doktorlarının bilinmeyen faaliyetleriyle kuşatılmış bir hastahanenin gölgelerinde ilerleyen Teddy, soruşturmayı derinleştirdikçe en büyük ve yıkıcı korkularıyla yüzleşmek zorunda kalacağını hissetmeye başlar. Ve bu adayı asla canlı terk edemeyebileceğini fark eder.

Bulut Atlası (2012) Cloud Atlas IMDb 7,4  

Ölüm sırasını bekleyen genetiğiyle oynanmış bir garson, Reagan iktidarında California’da yaşayan asil ruhlu bir gazeteci, bilim ve medeniyetin aydınlatıcı yönünün aksi durumlara tanıklık etmiş genç bir Pasifik adalı, 1850’de Pasifik Okyanusu’nu geçen bir seyyah, Belçika’daki savaşlar sırasında maddi zorluklarla yaşamaya çalışan suskun bir besteci ve alacaklılarından kaçman bir yayınevi müdürü tarihsel ve mekânsal sınırları aşan bir şekilde bir araya gelirse ne olur?

1850 yılında Pasifik seyahatine çıkan Amerikalı noter Adam Ewing’in yolculuğu, 1931 yılında Robert Frobisher isimli meteliksiz bir müzisyenin Belçika’daki yaşam mücadelesi, 1975 yılında Kaliforniya’da nükleer bir santraldeki cinayetleri ve yolsuzlukları araştıran gazeteci Luisa Rey, 21. yüzyıl İngiltere’sinde huzurevinde yaşayan Timothy Cavendish isimli yayıncının dramı, geleceğin Kore’sinde kapitalist totaliter topluma isyan etmesi sonrası idama mahkum edilen klon Sonmi~451’in hayatı ve kıyamet sonrası uzak gelecekteki Hawai’de ilkel kabile hayatı yaşayan bir topluluk olmak üzere 6 farklı öyküyü içeren film, geçmişten günümüze gelen oradan da geleceğe uzanan ve farklı hayatların birbirlerini zincirleme etkileyen ilişkiler yumağına dayalı yapısıyla ilginç bir içeriğe sahip.

John Malkovich Olmak (1999) Being John Malkovich IMDb 7,7  

Craig kendince yetenekleri olan bir kuklacıdır. Ancak bu meslek ona elbette ki hayatta kalmasını sağlayabilecek bir para kazandırmamaktadır. Bu nedenle önemli bir kararın eşiğinde olduğunu hissetmektedir. Craig’in karısı olan Lotte ise bir pet shop’da çalışmaktadır. Sürekli olarak kendi işinin tuhaf yanlarından dem vuran Lotte, Craig’in canını fazlasıyla sıkmaktadır. Şansı yaver giden Craig bir firmada iş bulur. Şirkette tanıştığı Maxine isimli bir kadın onun ilgisini cezbeder. Ancak Maxine, Craig’le hiçbir şekilde ilgilenmemektedir. Bir gün Craig çalıştığı firmada gizli bir kapıcık bulur. Kapıdan içeri giren Craig, nasıl olduysa, John Malkovich’in bedeninde uyanacaktır.

Bay Hiçkimse (2009) Mr. Nobody IMDb 7,8

Başlıkta bahsi geçen Bay Hiçkimse, 2092 yılında dünyada kalmış son ölümlü olan 117 yaşındaki Némo adlı bir adam. Ölüm döşeğindeki Némo genç bir çocukken bir peronda durduğunu hatırlar. Tren kalkmak üzeredir. Annesiyle birlikte mi gitmeli, yoksa babasıyla mı kalmalıdır? Bu karar, sonsuz sayıda olasılığı doğuracaktır. Ve pek çok gezegen, iki ölüm ve sevilecek kadınlar.

Zamanın Ötesinde (2014) Predestination IMDb 7,5

Sıkı bir bilimkurgu filmi olan Predestination, zamanda seyahat edip olmuş ya da olası olayların önüne geçmeye veya suçluları yakalamaya çalışan bir zamansal ajanın hikayesini konu eder. Gizli bir serivise bağlı çalışan ajanın son görevi ise; 1975 yılında New York’ta yaptığı bir patlamada 11.000 insanın ölümünden sorumlu olan Fiyasko Bombacısı adlı kişiyi bulup bu patlamanın hiç yaşanmamış olmasını sağlamaktır. Görevi için 1970 yılına New York’ta bir barda, barmen olarak çalışmaya başlayan ajan orada “Evlenmemiş Anne” rumuzlu John isimli bir köşe yazarıyla tanışır. Küçük bir bar sohbetiyle başlayan ikilinin sohbeti, gecenin ilerleyen saatlerinde daha da derinleşir.

Trainspotting (1996) IMDb 8,1

Trainspotting, 20’li yaşlardaki Mark Renton ve arkadaş grubunun uyuşturu müptelalığını konu ediyor. Renton hayatta uyuşturucu dışında hiçbir amacı olmayan bir gençtir. Arkadaş grubu da Renton’dan farklı değildir. Tek amaçları daha fazla uyuşturucu almak, partilere katılmak ve gittikleri yerlerde sorun yaratmaktır. Renton her bağımlı gibi uyuşturcuyu bırakmaya defalarca denese de başaramamıştır ve bir gün tekrar bırakmayı dener. Ancak başarılı olamayan adam aksine, bir altın vuruş deneyimiyle de karşı karşıya kalmıştır. Hastaneye kaldırılan Renton, artık daha başka biri olma yolundadır.

Ateşböceklerinin Mezarı (1988) Hotaru no Haka IMDb 8,5

Ateşböceklerinin Mezarı, insanlık tarihinin en kara lekelerinden biri olan II. Dünya Savaşı’nın yıkıma uğrattığı hayatları iki küçük kardeş üzerinden anlatıyor. Annelerini savaşa kurban veren Seita ve Setsuka babalarının da savaşta olması nedeniyle yakın bir akrabalarına gönderilirler. Burada tutunamayan bu iki küçük çocuk evden kaçarak, kendilerini savaşın izlerinin anbean körüklendiği sokaklara atarlar. Ancak bu yolculuk bildiğimiz türden yolculukların aksine, kan kokulu sokaklarda verilen bir yaşam savaşına dönüşecektir. Akiyuki Nosaka’nın yarı biyografik romanından uyarlanan film, savaş üzerine yapılmış filmler arasında en dokunaklı ve en gerçekçi üsluba sahip olanlardan biridir.

Rusalka (2007) IMDb 7,3

Deniz kenarındaki bir kulübede yaşayan 8 yaşındaki Alisa, büyüyünce balerin olmak ister. İçi kapanık bir kız olan Alisa’nın dilekleri yerine getirebilme, istediği zaman havayı değiştirebilme gibi özel yetenekleri vardır. Yıllar geçip 17 yaşında bir genç kız olduğunda Moskova’ya giden Alisa, bir adama aşık olduktan sonra hayatın gerçekleri ile yüzleşmek zorunda kalır.

Her Şeye Rağmen (2013) Chce Sie Zyc IMDb 7,7

Dramatik yönü ağır basan film Polonya’nın en çalkantılı tarihi ve siyasi süreçlerinin yaşandığı 1980’ler ve 90’lı yıllarda, doğuştan beyin felci ile yaşayan bir çocuğun, büyümesi ve yaşamını beyazperdeye taşıyor. Filmin yönetmenliği ve senaristliği Maciej Pieprzyca’ya ait. Fesitvalleri gezen bol ödüllü filmin oyuncu kadrosunda ise Dawid Ogrodnik, Dorota Kolak ve Arkadiusz Jakubik gibi isimler yer alıyor.

Yorumlar

 
Sinefesto 2011 yılında kurulan, Türkiye'nin en güncel sinema haber sitesidir.

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up