Ustalarla ‘Korku’ Sohbetleri

Röportajlar

Ülkemizde Korku Filmleri Ne Durumda? Bu konuyu korku filmi denilince ilk akla gelen isim yönetmen, senarist, yapımcı Hasan Karacadağ‘a ve son zamanlarda Deccal, Kayıp Köy, Ammar gibi filmlerin senaristliğini ve yönetmenliğini yaparak adını duyuran Özgür Bakar‘a sorduk.

*Türkiye’de korku filmi izleyen ortalama 150 bin kişi kadar bir kitle var. Filmlerinizi yaparken bu kemik kitlenin toplumun hangi kesiminden geldiği hakkında bir bilginiz var mı ve bu insanlar hangi motivasyonla korku filmleri izliyorlar?

H.K. : Eskiden filmlerimde bir kitle analizi yapardım ama zamanla artık izleyici profiline odaklanmadan, en saf ve en dehşet verici bulduğum Anadolu hikâyelerini, tıpkı 1001 gece masallarındaki gibi, kulaktan kulağa yayılsınlar diye yapıyorum. Metafizik ve mistik dünyalara ait hisler bir ihtiyaçtır. Evet, tıpkı huzur ve mutluluk hissi gibi bir ihtiyaç. Bilimsel analizler net göstermiştir ki, sağlıklı bir beynin korku duygusu gelişmek zorundadır. Uzun bir konu bu ama; insanların tekin olmayan âlemlere ilgi duymalarının sebebi aslında çok basit; ölümlü olmak. Ölümün arkasındaki dehşet verici muammalar, insanları bilinmeyen âlemlere çeken en kuvvetli mıknatıstır. Ve bu mıknatısın etrafa yaydığı manyetik alan, bizi yaşatmaya devam eden en güçlü duygudur. İşte bu duyguya korku diyoruz.

Ö.B. : Ana akım eğlence sinemasının bir alt türü korku gerilim filmleri. Yani ticari bir alana hizmet ederken istatistikleri göz önünde bulundurmak zorundayız. Kemik kitlenin ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak ama onlara her seferinde yeni bir şey sunmaya çalışarak film yapıyorum. Türkiye’de korku sineması muhafazakâr kesimden ilgi görüyor. Özellikle 15-22 yaş arası kadın izleyici ağırlıklı bir durum var. 2-3 kız toplanıp korku filmlerine gidiyorlar. Bunun sebebi de İslami motiflere uygun paranormal hikâyelere daha fazla ilgi duymaları

 

hasan karacadağ

Hasan Karacadağ film setinde…

*Korku türünü oluşturan öğelerin içinde estetik kaygılar var mı?

H.K: Korku filmi sinemanın en zor türüdür. Estetik ve teknik anlatım açısından sinema dilinin tüm özelliklerine aynı anda hâkim olamayan bir sinemacı, korku filmi çekemez. Örneğin, iki çok iyi sinemacı hakkında konuşursak; Stanley Kubrick çok iyi bir korku çekebileceğini gösterdi (The Shining) ama Woody Allen çok iyi bir korku filmi çekebilir mi, bilemeyiz. Mesela ben Andrei Tarkovsky’nin zamanında ilgi gösterseydi, mükemmel bir korku filmi çekebileceğine emindim. Onun filmlerini güçlendiren en büyük unsur, metafizik anlatımı sıradan kurgunun içerisine muazzam bir estetik duyguyla yerleştirebilmesiydi. Kısacası Korku türü, estetik hassasiyeti en üst düzeyde isteyen bir tür. Tabii ki, bu sizin elinizde. İsterseniz bu kaygıları en üst düzeye çıkarabilirsiniz, ama ben, ortalama izleyici dedikleri kesimi asla aşağılayan bir yapıya güvenmediğim için, dengeli bir şekilde gitmeyi yeğliyorum

Ö.B: Korku türünde aslında bu daha büyük bir ihtiyaç. Bizim filmlerimizde plastik makyajlar, dramatik ışıklar, enteresan mekânlar kullanıyorsunuz. Her şey çok estetik olmaya müsait. Fakat nasıl ki sadece güldürmeye odaklanıp sinemanın bütün disiplinlerini dikkate almadan komedi filmleri yapılıyorsa, salt korkutmaya yönelik filmler yapılıyor. Hatta böyle olunca daha fazla ilgi görüyor diyebilirim. Fakat benim için hepsi bir bütün. Filmde korku unsurları dengeli yayılmalı. Görsel estetik, karakterlerin derinliği, hikâye ve korku temaları izleyiciye güzel bir tat bırakacak şekilde eksiksiz uygulanmalı. Öbür türlüsünü yapmak hem daha kolay hem daha karlı ama ben bugüne değil uzun yılların disiplinine dayalı eserler üretmek istiyorum

deccal

Deccal

*Türkiye’de sinemanın tarihini biliyoruz, korku filmleri de 2000’lerden sonra atak yapmış ve Türk sineması içinde sıkışmış durumda. Korku filmlerinin global izleyici seviyesine ulaşamamasında iyi filmler olmaması mı yoksa toplumun yapısı mı önemli?

H.K. : Dabbe filmleri, özellikle son 3 filmim, 30’a yakın ülkede gösterilmeye başlandı. Dünya çapında bir fan kitlesi edinmiş durumda, İspanyolca, Fransızca, Arapça, Rusça, Farsça, Hintçe, Japonca altyazılı versiyonları izlenme rekorları kırıyor. Benim açımdan global izleyici yakalandı. Ve yıllardır iddia ettiğim gibi çok yakında yeni bir korku türü filizlenmeye başlayacak.

Ö.B. : Ülke nüfusuna göre genel izleyici sayımız zaten çok denemez. En yoğun dönemde aylık 5 milyon kişiyi salona sokabiliyoruz. 80 milyon nüfus için yeterli bir rakam değil. Bu ortamın içinde 10 yılda kendi ihtiyaçlarının karşılığını alabilecek rakamlara ulaştık diyebilirim. Yani korku yapımcıları halinden memnun. Bence bu soru üretmemiz gereken ama üretemediğimiz diğer türler için üzücü cevaplar barındırıyor. Fakat bu çok uzun ve sosyolojik bir konu. Seyircinin ihtiyaçlarını nitelikli filmler olarak sabitlemezsek tür sineması kolay kolay komedi filmlerinin dışında bir türle yoğun olarak ilgilenmeyecek. Sadece sanatın değil toplumun her alanındaki yozlaşmanın sadece ufak bir yansıması bu. Bence birincil önlem olarak ilköğrenimde çocuklara dünya eserleri yoğun olarak okutulmalı anlatılmalı. Seyirci derin bir eser ihtiyacında olmazsa sadece popcorn işlerle sürüklenir gideriz.

özgür bakar

Özgür Bakar

*Şu an dünyada ‘Türk Korku Filmi’ diye bir türden bahsedebilir miyiz? Ve Türk Korku Filmi’nin geleceğini nasıl görüyorsunuz?

H.K: Kendi açımdan artık yaptıklarım, dünyada Türk Korku Filmi diye anılmaya başlandı. Ama ülkemizde bu konuda hem sevindiren hem de kaygılandıran gelişmeler oluyor. Korku türüne sırf para kazanma ilişkisiyle bağlı onlarca yapımcı türedi ve çok kötü özenmeden çekilen filmler ortalığı sarmaya başladı. Oysa korku türüne bağlı yapımcı ve yönetmenlerin artması, güçlenmesi daha faydalı olacak. Yine de bu konuda gerçekten bu işi severek yapanlar hala mevcut. Diğerleri elenecektir zaten.

Ö.B. : Bu konudaki yorumlarım biraz acımasız gelebilir. Dünya sineması üzerinde Türk Sineması’ndan bahsedemiyorken Türk Korku Sineması’ndan bahsetmek komik olur. Hint Sineması deyince gözünüzün önüne oturmuş bir imaj gelir. Bizim için böyle bir norm hala yok. Emekleme dönemindeyiz. Ticari işlerin türlere dengeli bir şekilde yayılması ve iş yapması lazım ki zengin bir sektör olsun. Bu yavaş yavaş her türde dilimizin oturmasını sağlayacak. Tabii uzun bir yol bu.

*Korku filmlerinde dinsel motifler ( cin unsuru ) fazlasıyla kullanılmakta. Dünyaya baktığımız zaman bunun karşılığını -şeytan çıkartma- filmleri olarak görebiliriz. İnsanlarımız var olduğuna inanmadıkları bir şeyden korkmayacaklarını düşündüğünüz için mi bu unsurları kullanıyorsunuz? İnsanın direkt kendisiyle ya da psikolojik öğelerle korkutmak da mümkün değil midir?

H.K: Kesinlikle sadece cin ve dini motifler kullanılmamalı. İnsan en dehşet verici varlık iken, cinlere ve şeytanlara dair anlatacağınız hikâyeler bir noktadan sonra etkisini yitirecektir. Bence izleyiciyi esas korkutan şey, insanın yüreğine gizlenmiş kötülük tohumlarıdır. Cinler ve şeytanlar sadece birer araç. İnsanın en çok korktuğu şey, insanın ta kendisi. Gerisi daha önce de söylediğim gibi, metafizik dünya ve ölüm ötesine bize götüren köprü görevi görmekten başka bir işe yaramıyor. Ben son filmlerimde iyice insana odaklandım ve zamanla bu sadece insanı anlatmaya dönüşecek. Doğrusu da budur zaten.

Ö.B. : Aynen herkes kendi kültüründen beslenerek film yapıyor. Fakat egemen sinema olan Hollywood tüm dünyaya film ürettiği için bütün korku unsurlarından faydalanarak çeşitli korku filmleri üretebiliyor. Anadolu toplumu bilindiği üzere cin hikâyeleriyle büyür. Herkes yalan dolan da olsa en kötü kulaktan dolma bildiği tek başınayken aklına getirmek istemediği ama kalabalıkta anlatmaktan keyif aldığı cin hikâyeleri vardır. İşte biz de kalabalığa anlatırken ki eğlence kısmındayız aslında. Yani benim bakış açım bu yaptığım filmlere. Arkadaşlar toplandık eğlenmek için korku hikâyeleri anlatıyoruz. Bizde bilinen bir vampir hikâyesi yok, zombi ve hayaletten korkmayız çünkü bize küçükken mutlaka ölüden değil diriden kork denmiştir. Evsiz kalınca mezarlığı güvenli bulup yatar bu halk. Geriye görünmeyen şeylerin tedirginliği kalıyor. Fakat ben ufak ufak sıkılmaya başladığımdan son iki filmdir başka yerlerde arıyorum ve yumuşak geçişler yapmaya başlıyorum. Helak filmim ölüm korkusu ve kabir tasviri üzerineydi. Deccal ise kıyamet alametleriyle ilgiliydi. Denemeye devam edeceğim.

Helak- Kayıp Köy-1

Helak-Kayıp Köy

*Korku sinemamız çok zalim eleştiriler alıyor. Haklılık payı bulduğunuz durumlar var mı?

H.K. : Eleştirilsin ki gelişsin. Övülürse ölür. Zaten eleştirilerin çoğu haklı. İlk başlarda bu konularda biraz alıngandım ama bunu avantaja çevirip, insanları dinlemeye başlayınca, filmlerimin geliştiğini ve tüm dünyada ses getirdiğini görmeye başladım. Aşırı saldırgan ve belli bir taraf-politik duruşla yapılmış eleştirilerin ise bende bir hükmü olmadı, olamaz da. ’Kılıç darbelerine hazır olmayan bir samuray, savaşçı olamaz’ demiş Japonlar.

Ö.B. : Kesinlikle eleştirilerin tamamı haklı. Rezalet filmler üretiliyor. Seyirciye hakaret niteliğinde. Söylediğiniz eleştirileri almayanlar da var tabii. Bunlar türe hakkını verenler. Seyirci bu isimlerle barışık.

*Bir oyuncuya rol teklif ettiğiniz zaman senaryodan ürküp reddettiği ya da kararsız kaldığı oldu mu?

H.K: Oldu. Bazı insanlar aşırı hassas olduğu için senaryoyu okuduğu anda çok etkileniyor ve geri çekiliyor. Tabii kendisine meslek olarak oyunculuğu seçmiş birisi için bu durum çok garip ve de komik. Bir de şu var; korku filmleri oyunculuğun arenasıdır. Ne kadar iyi bir oyuncu olup olmadığın bu tür filmlerde ortaya çıkıyor. Bazı oyuncular yapamayacağını anladığı an başka şeyler öne sürerek kaçıyor. Ama kendisini geliştirmek ve bambaşka bir oyunculuk deneyimi yaşamak isteyenler için iyi bir korku filminde oynamak, muhteşem bir güç ve özgüven kazandırır. Oynayan anlar.

Ö.B. : Çok fazla. Hem bu bahsettiğiniz Türk korku filmlerinin genelinin kötü olabileceği düşüncesi ve ön yargısıyla hem de kesinlikle çok korktukları için.

 

İHTİYAÇ-BANNER

korku-banner

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up