Bizimle İletişime Geçin

Meraklısına

Ustaların TV Başyapıtları Altyazı Dergisinin Mart Sayısında

Alfred Hitchcock, Steven Spielberg, Krzysztof Kieslowski ve daha fazlası!

Yayınlandı

tarihinde

Ustaların Tv Başyapıtları Altyazı Dergisinin Mart Sayısında

Sinemaseverler tarafından merakla takip edilen “Altyazı” dergisinin Mart sayısı yine çok ilgi çekici.

Altyazı Sinema Dergisi Mart sayısını usta yönetmenlerin imzasını taşıyan efsanevi dizilere ayırdı. On bir yazıdan oluşan ve 1950’lerden 2010’lara uzanan dosya, günümüzde en itibarlı dönemini yaşayan dizi formatına auteur’lerin yaptıkları unutulmaz katkıları, sinemacıların küçük ekran için geliştirdikleri dâhiyane yöntemleri ortaya koyuyor.

Ustaların Tv Başyapıtları Altyazı Dergisinin Mart Sayısında1

Altyazı’nın 205. sayısının kapağında, Ingmar Bergman filmografisinin doruk noktalarından biri olan Bir Evlilikten Manzaralar’dan (1973-1975) bir kare yer alıyor. İlişki anlatıları açısından bir referans noktası olarak kabul edilen dizinin döneminde yarattığı etkiyi ve film tarihindeki yerini Engin Ertan inceliyor.

Ustaların TV Başyapıtları’ dosyasında başka neler var?

Sinemanın yıldız yönetmenlerinin yaratıcılıklarını küçük ekrana taşımaları anlamında öncü işlerden biri olan Alfred Hitchcock Presents’in (1955-1965) çığır açıcı yönlerini ve Hitchcock’un bu antolojiyle seyirciye nasıl “göz kırptığını” Aslı Ildır anlatıyor. Mike Leigh’nin kariyerinin erken döneminde BBC için çektiği Five-Minute Films’de (1975) ortaya koyduğu çarpıcı vizyonu Güvenç Atsüren, R.W. Fassbinder’in Alfred Döblin’in romanından yaptığı destansı uyarlama Berlin Alexanderplatz’ı (1980) Yeşim Tabak, Steven Spielberg’in fantastik kıssadan hisseler derlemesi Amazing Stories’i (1985-1987) Erman Ata Uncu ele alıyor. TV tarihinin anıtsal yapımlarından Dekalog (Krzysztof Kieslowski, 1989-1990) Coşkun Liktor’un, İkiz Tepeler (David Lynch, 1990-1991) Fatma Cihan Akkartal’ın, Krallık (Lars von Trier, 1994-1997) Janet Barış’ın bakış açısıyla masaya yatırılıyor. Dosyada ayrıca Kaan Denk’in günümüzün en sevilen yönetmenlerinden Edgar Wright’ın kült dizisi Spaced (1999-2001), Eren Odabaşı’nın Olivier Assayas imzalı ‘uzun film’ Carlos (2010) ve Selin Gürel’in Jane Campion şaheseri Top of the Lake (2013-2017) için kaleme aldıkları yazılar da yer alıyor.

Dergiye altyazi.net adresi üzerinden erişebilirsiniz.

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Meraklısına

‘Yaz Sineması’ Dosyası Altyazı’nın Temmuz Sayısında

Dosyada on iki inceleme yazısı yer alıyor.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Altyazı

Altyazı Sinema Dergisi hem sinemaların yeniden açıldığı hem de tatil planlarının hız kazandığı Temmuz ayında yaz mevsiminin sinemadaki yansımalarına bakıyor. ‘Blockbuster’ geleneğinden açık hava sinemalarına, gönlü hafif romanslardan kavurucu güneş altında geçen dehşet filmlerine, şenlikli plajlardan egzotik çöllere ve lüks yazlıkların görünmez sınırlarına uzanan dosyada on iki inceleme yazısı yer alıyor.

Steven Spielberg 1975 yazında gösterime giren filmi Jaws ile yalnızca korku sinemasını değil, yaz aylarının vizyon politikalarını da dönüştürdü. O günden bugüne devam eden ‘blockbuster’ (gişe canavarı) kültürünün öyküsünü, Altyazı’nın Temmuz sayısı için Ali Ercivan kaleme aldı. Dosyada, sineması mevsimle en çok özdeşleşmiş auteur’lerden Éric Rohmer’in “Deniz, Kum ve İç Sıkıntısı”yla dolu filmlerini Öykü Sofuoğlu anlatıyor. Roy Andersson ve Ingmar Bergman gibi ustaların gözünden ilk aşkların büyüleyici dünyası, Kaan Denk’in “Bitmeyez Yaz Rüyaları” başlıklı yazısında. Genç bir erkeğin yetişkinliğe adım atmaya çalıştığı sancılı yazın hikâyesine odaklanan kült film Aşk Mevsimi’ni (The Graduate, 1967) Coşkun Liktor, Richard Linklater sinemasındaki X kuşağı yazlarını Erman Ata Uncu inceliyor. Dosyada Lucrecia Martel’in kamerasını çürüyen burjuvazinin havuz başı partilerine çevirdiği Bataklık’ı(La Ciénaga, 2001) Eren Odabaşı, Avrupa burjuvazisinin muhteşem yazlıklarını mesken tutan tekinsiz anlatıları Aslı Ildır ele alıyor.

Yazın parlak güneşi altında şekillenen istisnai korku klasikleri, Fatma Cihan Akkartal’ın “Günışığında Dehşet” başlıklı yazısında. Engin Ertan’ın mevsime dair sinema hatıralarından kişisel bir döküm yaptığı yazısı ise yaz filmlerinden alışık olunan seksiliği tersyüz eden Öldüren Yaz’dan (L’été Meurtrier, 1983) Ulrich Seidl’ın bol güneşli acımasız filmlerine uzanıyor. Ahmet Gürata’nın yazlık sinemaların Türkiye’deki tarihini aktardığı dosyada, toplumsal dönüşümün Yeşilçam plajlarındaki manzaralarını Selin Gürel inceledi. Uçsuz bucaksız çöllere yansıtılmış oryantalist fantezilerin sineması var bir de… Batılı sinemacıların çöl klasiklerinin hangi arayışlara denk düştüğünü Kutlukhan Kutlu anlatıyor.

Okumaya Devam Et

Meraklısına

Türk Sineması Üzerine Yeni Söylemler: Çağdaş Temsiller, Çözümlemeler ve Türler Kitabı Çıktı

2000’lerin başından günümüze.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Türk Sineması Üzerine Yeni Söylemler: Çağdaş Temsiller, Çözümlemeler ve Türler

2000’lerin başından günümüze uzanan 20 yılı aşkın sürede, Türkiye’de sinema kabuk değiştirerek yeniden yapılandı. Böylesi bir dönemi mercek altına alan Türkiye’nin farklı üniversitelerinden akademisyenlerin çalışmalarının yer aldığı Türk Sineması Üzerine Yeni Söylemler: Çağdaş Temsiller, Çözümlemeler ve Türler isimli derleme kitap okuyucusuyla buluşuyor. Palet yayınlarından çıkan kitap sinemamız için akademik ve sektörel anlamda bir başvuru kitabı olma niteliği taşıyor.

Kitabın ilk yazısı Türker Elitaş tarafından kaleme alınan Reha Erdem Sinemasında Dürüstlüğün Öyküde İnşası başlıklı makale. Makalede Reha Erdem’in ikinci filmi olan Kaç Para Kaç kategorisel analiz tekniği ile incelenmiş; paranın artık merkezi bir öneme sahip olduğunu anlatıya taşıyan yönetmenin, topluma karşı görevini başarılı bir şekilde yerine getirdiğinin altı çizilmiştir.

Murat Ertan Doğan ve Burçin Ünal, Dijital Platformlarda Yer Alan Çağdaş Dönem Türk Sinemasında Suç Olgusu isimli çalışmayla 1996 yılından günümüze kadar üretilmiş ve dijital platformlarda yayınlanan Türk filmlerinde; suç, organize suç, mafya, adalet, ceza ve cezalandırma gibi kavramların temsillerine odaklanmışlardır.

Gökhan Gültekin, 2000 Sonrası Türk Sinemasında Yükselen Bir Tür: Suç Komedileri isimli çalışmasıyla, 2000-2010 yılları arasında gösterime girmiş olan suç komedilerinde suçun türünü, öykünün ilerlemesini sağlayan temel unsurları, komik olanın dayanak noktalarını, şiddetin ele alınışını ve ceza pratiklerini değerlendirmiştir. Ayrıca yazar 2010-2020 yılları arasında suç komedisi türüne dâhil edilebilecek filmlerin bir listesini de okuyucuya sunmuştur.

Semra Güzel Korver, Prestijli Festivaller, Ödüller ve Türk Sineması isimli makalesi ile 2010-2020 yılları arasında dünyanın en büyük ve en prestijli festivalleri olarak kabul gören Venedik, Cannes, Berlin Festivallerinde ödül almış Türk filmlerinin ortak özelliklerini betimsel analiz yöntemiyle belirlemiştir. Bu filmlerin bir ülke sineması olarak Türk sinemasının karakteristiğinin oluşumuna katkısını tartışmaya açmıştır.

Özlem Özgür ve Vildan Bahçacı, Çağdaş Dönem Türk Sinemasında Taşra ve Taşrada Çocuk Olmanın İzlenimleri isimli makalelerinde 1997-2018 yılları arasında Yeni Türk Sineması’nın sanat kanadını oluşturan filmlerde taşrada çocuğun nasıl temsil edildiğine dair boylamsal bir çalışmayı gerçekleştirmekle birlikte Türk sinemasında taşranın ve taşradaki çocukların temsiline ilişkin de genel bir çerçeve çizmiştir

Nermin Orta, Kadın Emeğini Görünür Kılmak: Çağdaş Dönem Türk Sinemasında Güvencesiz Çalışan Kadın Temsilleri başlıklı çalışmasında, 2000 sonrası çağdaş Türk sinemasında, kapitalist sistem ve ataerkil ideoloji içerisinde kentli kadınların görünmeyen emeklerinin nasıl temsil edildiğini toplum bilimsel çözümleme yöntemi ile değerlendirmiştir.

Evren Günevi Uslu, Türk Sinemasının Karanlık Tarafı: Emin Alper Sinemasında Kara Film Örneği “Abluka” isimli makalesinde kara film türüne odaklanarak, yönetmenin anlatıda kurduğu karanlık dünyayı ayrınıtılı bir tür analizi ile literatüre kazandırmıştır.

Son Olarak Özgür Çalışkan, Çağdaş Sinemada Yerel Denemeler: Aidiyet Filminde Deneme Anlatısı adlı çalışmasında, öncelikle deneme film kavramına ilişkin oldukça zengin bir alan yazını derlemiş ve Aidiyet filminin görsel ve metinsel içeriğinin oluşturduğu anlatı yapısını çözümlemiştir.

Okumaya Devam Et

Meraklısına

Lands Of Cinema Faaliyetlerine Başladı

Sinema alanındaki üretim sürecini öğrenmek isteyenlere müjde!

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Sinema alanındaki üretim sürecini öğrenmek isteyenleri alanında uzman isimlerle buluşturma amacıyla atölyeler düzenleyen Sinema Adası ihtiyaç duyulan alanlarda hizmet vermeye devam ediyor.

Sinema Adası, yönetmenlerin ilk uzun metrajlı filmleri ile belgesel ve kısa metrajlı filmlerin daha görünür olması amacıyla Lands of Cinema’yı kurdu. Lands of Cinema filmlerin ulusal ve uluslararası festivallerde takibini yapmayı, ayrıca kısa metrajlı filmlerin ulusal ve uluslararası dağıtım sürecinde sinema sektöründeki deneyimiyle sinemacılara yol gösterici olmayı amaçlıyor.

Filmin yapım aşaması tamamlandıktan sonraki dağıtım ve festival takibi sürecini, ulusal ve uluslararası her platform ve her festival için belirli ve farklı prosedürler taşıyan süreci Lands of Cinema, prosedürlere uygun takibi gerçekleştirme aşamasında önemli bir rol üstleniyor.

İçeriğinde bulunan iki ayrı paket ile sinema alanında üretenlere hizmet verecek. Lands of Cinema’nın paketleri; Festival Takip Paketi ve Kısa Film Dağıtım Paketleri olarak sunuluyor.

Festival Takip Paketi Nedir?

Yapımı tamamlanmış, 1 dakika ile 30 dakika arasında olan Kısa Metrajlı Filmlerin Ulusal ve Uluslararası Festivallerde Başvuru Sürecinin Yönetilmesi.

Yapımı tamamlanmış, Belgesel Filmlerin ve İlk Uzun Metraj Filmlerin Ulusal ve Uluslararası Festivallerde Başvuru Süreçlerinin Yönetilmesi

Kısa Film Dağıtım Paketi Nedir?

Son 5 yıl içinde yapımı tamamlanmış, 1 dakika ile 30 dakika arasında olan Kısa Metrajlı Filmlerin Ulusal ve Uluslararası Kanallar ile Platformlara Satışının Gerçekleştirilmesi

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik

Popüler