Umudumuz T-Rex

Manşet Serbest Kürsü

yazar_serkanbastimar_

Doktor Hammond’un sürekli sekteye uğrayan düşü, Spielberg’in gişe canavarı Jurassic Park, serinin son halkasından 14 yıl sonra vizyona geldi. Adı anılınca Pavlov’un köpeği gibi ağzımızı sulandıran Jurassic World, iddialı efektleri ve yeni karakterleri ile karşımızda.

Güzel bir çıkış noktasıyla bizi dinozorlorın varlığına, günümüzde de var olabileceğine inandıran (reçine içindeki sivrisineğin kanından elde edilen dinozor DNA’sı), sonrasında ise yeni türlerle heyecanlandıran film, işlerin yolunda gittiği bir günde başlayıp kıyameti andıran bir günde sona eriyor.

Nihayetinde hayal gerçek olmuş, Hammond’dan enkaz olarak devralınan Jurassic Park, 20 yıl sonrasında parktan öte adı gibi ‘dünyaya’ dönüştürülmüş. Biri ergen diğeri çocuk iki kardeşin etrafında dolanan daha sonra binlerce insanı sarmalayan filmimizde artık dinozorlar varlığını ispat etmiş, hatta ayağa düşmüş vaziyette. Jurassic Park’ta bir işletme zihniyeti hakim olduğu zamandayız. Öyle ki gözü doymaz işletmeciler ilgiyi çekebilmek için her türlü yolu deniyor. Mesele dinozor olunca bilim ve ticaret el ele tutuşuyor. Tamamen izole edilmiş adada bir grup vardiyalı bilim adamı yepyeni ve vahşi türleri üretiyor. Oynanmış genlerle çoğaltılan bu dinozorlar, yani miadları çoktan dolmuş olan bu sert derili-keskin dişli arkadaşlar, içgüdüsel olarak insana-insanoğlu denen türe saldırıyor.

Jurassic Park serisinin ilk ikisinde yönetmen koltuğunda oturan Steven Spielberg 2001’de
Joe Johnston’a kiraladığı tahtını bu defa Colin Trevorrow’a kendi elleri ile devretmiş. Üstelik kendisi de yapımcı olmuş.Trevorrow’u, Safety Not Guaranteed’den tanıyoruz. Düşük bütçeli, fantastik filmden böyle iddialı bir gişe filmine geçiş yapmak her yiğidin harcı değil elbet. Kendisi de Jurassic hayranı olan Trevorrow bence hem filmin ritüellerini korumuş, hem cılız da olsa yeni bir soluk getirmiş filme. Serinin eski bölümlerine yaptığı küçük göndermeler ise cabası. Filmin senaryosunda da imzası bulunan Colin Trevorrow, hikayeyi Rick Jaffa ve Amanda Silver ile kaleme almış.

150 milyon dolarlık bütçesi ile efektleri gerçeği aşan Jurassic World’ün temel felsefesi, bireyin tatminsizliği sanırsam. Dünya üzerinde var olduğu andan itibaren, doğayı kendine hizmet ve eğlence aracı gören/yapan insanoğlunun artık başka oyuncaklara yönelmesi, canlının ruhundan çok onun işlevselliğine önem vermesi, Jurassic World’de iyiden iyiye masaya yatırılıyor. Tanrıyı oynama hevesindeki bilim adamları, en büyük dinozor için kesenin ağzını açan patronlar… kendini işe adarken işin aslında başkalarının hayatıyla oynadıklarını unutanlar…

Geleneksel Hollywood aksiyonunu takip eden film, zaman zaman bir Indiana Jones, Godzilla, King Kong havası estiriyor. Jurassic World, yukarıda dediğim gibi efektleri güzel, karakterleri yeni; ancak yönetmen geleneği pek bozamamış. Aslında onun yapacağı bir şey yok. Yeni bir şeyler denemek gişe için çabalayan yapımcıların riske alamayacağı bir şey. Evet, uçan, kaçan, yüzen zıplayan yeni türler var. (Hele bir Indominus Rex var ki, T-Rex yanından ‘bebe’ kalıyor.) Ama hikayeye biraz özgünlük, biraz karanlık ve biraz da ‘gerçek gerçeklik’ katmadıktan, karakterleri yüzeysellikten kurtaramadıktan sonra film tüketildikten sonra geriye pek bir şey kalmıyor.

Genel izleyiciye IMAX, 3D gibi seçeneklerle sunulan filmin amacı sizi 124 dakika boyunca eğlendirmek. Aksiyona biraz geç girse de unutmayın ki o parktaki her şey aksiyonun bir parçası olacak. Hem dinozor hem insan figürasyonu bol. Devlerin aşkı büyük olur sözü final için ideal. Aksiyonu sevenler için Jurassic World kaçırılmayacak bir nimet.

Sinefesto

Sinefesto

Admin at Sinefesto
Sinefesto 2011 yılında kurulan, Türkiye'nin en güncel sinema haber sitesidir.
Sinefesto

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up