Umudumuz Frankenstein!

Genel

fatih-razi

“Frankenstein: Ölümsüzlerin Savaşı” kurgu olarak zıt kutuplar arasında geçen mücadeleyi farklı perspektifte anlatmaya çalışan bir senaryoya sahip.

Tarihin en eksantrik karakterlerinden biri olan Frankenstein’in üzerine çekilen onlarca filmden sonra yepyeni bir hikayeye odaklanan “I Frankenstein”, Dr. Victor Frankenstein’in kendi elleriyle yarattığı Adam’ın hikayesini ele alıyor. Adam yaratıldığı günden itibaren, yaklaşık 200 yıl amaçsız bir şekilde hayatını devam ettirirken kendini Gargoyle(filmde Çörtenler diye çevrilmiş) ve İblisler arasındaki savaşın tam içinde bulur.

Gargoyle aslında bir tarikat olarak kendilerine tanımlamaktadır. Tanrının hizmetçileri vasıflarını taşıdıklarına inanan halk dilinde melekler olarak tabir edilen bir mensubiyet taşıdıklarını ve bu uğurda iyiliğin ölümsüz savaşçıları olduklarını kabul etmektedirler. Sembollerinin haç işaretine ufak ilave yapılarak kullanılması aslında senaryonun o meleklerin Hıristiyanlar olabileceği fikri azda olsa zihinlere oturmuyor değil.  Hatta İblisler ile savaşırken ölmeleri ve bu ölüş sahnesinin de ışık efekti ile göğe yükselerek gerçekleşmesi izleyenleri aksiyona götürürken aslında iyilerin böyle öldükleri fikrini perde arkasından da vermiyor değil…

i-frankenstein

İblisler ise “ya iblis olursun ya da ölürsün” mantığı ile sürekli öldürerek yaşamaya çalışan, kendisinden başkasına faydası ol(a)mayan bir misyon taşıdıkları tüm sahnelerde işlenmeye çalışılmıştır. Ölüm sahnelerinin bile insanı ürküttüğü, yerin dibinde ateş olarak kaybolmaları izleyenlerin aslında Gargoyle tarikatına mensup olmanın avantajlı olduğunu yönetmenimizin alttan alttan işlemesi dikkatlerden kaçacak gibi değil…

Aslında her iki taraf da Adam’ın ölümsüzlük sırrını elde etmeye çalışmaktadır. Çünkü; Adam insanoğlunun sonunu getirmekte olan bu savaşı durdurabilecek şeye sahip olan tek varlıktır.

Frankenstein’ın ‘Adam’ olarak tanıtılması ayrı bir anlam taşımaktadır. Yaratılışa dikkat çekerek izleyenleri yaratılıştaki mücadelenin ardından başlayan imtihanın hiçte kolay olmadığı, iblisin kötüyü meleklerin iyiliği temsil ettiğini vurgulamaya çalışırken aslında tüm bunların insan üzerinde hangi tarafın egemen olmak istediğinin ve bu amaçla nasıl birbirleriyle ölümüne savaştığını güzel efektlerle izleyenlere sunan aksiyon dolu bir film olduğunu söyleyebilirim.

İnsanın nasıl bir savaşın içinde olduğunu bu mücadeleyi aslında gördüğünü fakat “Tanrı beni kuzeye attı, soğuğa terk etti, beni lanetledi” diyerek nasıl isyan ettiğini, düşünerek hareket etmeninin işlenmesi, izleyenlerin içinin kararmasına yetiyor gibi…

İyi seyirler…

Nereden bakılması gerekiyorsa oradan bakmayı unutmayın… Selametle…

 

Yorumlar

 

1 Yorum

  1. Filme gitmeden bu yazıyı okuduğumdan olacak ki “Adam” karakteri olabildiğince oturmuştu bende. Taaa ki ” ben babamın oğluyum yani Frenkestein” diyene kadar. Orada bir tezata düşmüş sanki film. Kullanılan 3 tane efekt gördüm. Özellikle şu taştan pelerine dönme hareketi olabildiğince güzeldi. Fakat genel anlamda filme 5’ten fazla vermezdim 10 üzerinden. İlk yarısı güzeldi de, ikinci yarı sanki aceleye getirilmişti. Bi şeyler yerine oturmamış gibiydi.

    Reply

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up