Bizimle İletişime Geçin

Festivaller

“Türkiye’de Belgesel Film Algısı Değişmeli”

Yayınlandı

tarihinde

14. Uluslararası 1001 Belgesel Film Festivali yarın başlıyor.

Haber: Zuhal Erkek

Kültür Bakanlığı’nın katkıları, Beyoğlu Belediyesi’nin ev sahipliğinde, Belgesel Sinemacılar Birliği (BSB) tarafından organize edilen 14. İstanbul Uluslararası 1001 Belgesel Film Festivali, yarın başlıyor. Bu yıl “Dar Alanlar” temasıyla organize edilen festivalde, 23’ü Türkiye’den 47’si yurtdışından olmak üzere 70 film gösterilecek. 3 Ekim 2011 tarihine kadar devam edecek festivalde filmler ücretsiz izlenebilecek.

Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi, Beyoğlu Belediyesi Gençlik Merkezi, Fransız Kültür Merkezi, Nazım Hikmet Kültür Merkezi ve Beşiktaş Belediyesi Ortaköy Kültür Merkezi’nde gösterilecek bütün filmler ücretsiz izlenebilecek.

BEYOĞLU, BELGESEL FİLMLERE KONU OLACAK BİR İLÇE

Açılış konuşmasını yapan Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, Beyoğlu’nun belgesel filme konu olacak çok farklı malzemeleri bünyesinde bulundurduğunu, ilçenin aslında kendi başına bir belge ve belgesel olduğunu dile getirdi. Başkan Demircan, daha sonra şunları söyledi:

“14. Uluslararası 1001 Belgesel Film Festivali yıllardır yapılan bir etkinlikti. 4 yıldır da Beyoğlu ortaklığıyla yapılan bir etkinlik olma özelliğini sürdürüyor. Belgesel film bizim için çok önemli. Beyoğlu’ndaki herhangi bir binanın yapılanması dahi mutlaka bir belgeye, fotoğrafa, belgesele dayanır. Araştırmalarda bir bakıyorsunuz kaybolmuş birçok eser çıkıyor. Belgeselin tek dayanağı fotoğraflar. Dolayısıyla belgesel filmin, tarihimizi koruma adına çok özel bir yeri var. Türkiye’de belki henüz hak ettiği ilgi ve alakayı kamuoyunda hak ettiği yeri bulamadı. Ama aslında bu işe gönül verenler, bu işin ne kadar kıymetli olduğunu biliyorlar. Her şey ne olursa olsun yine belgelere, belgeselciliğe dayanıyor. Geçen günlerde bir sahaf festivali yaptık. Sahaf festivaline de aslında belgenin ve belgeselciliğin bir başka versiyonu diyebiliriz. Filmle ilgili olmayabilir ama oradaki eski fotoğraflar, kitaplar hepsi günümüze gönderme yapan, geleceğimizi geçmişle bütünleştiren önemli eserlerdir.

BEYOĞLU BELGESELİN KENDİSİDİR

Bütün amacımız, hedefimiz; geçmişte çok yoğun kültür merkezi olan bugün bu iddiasını artırarak devam ettiren Beyoğlu’nda bu gibi etkinlikler daha fazla yapılsın. Kültür endüstrisi daha fazla fırsat bulsun, kültür insanları bu mekanlarda yaşasın. Çünkü Beyoğlu kuruluşuna baktığımızda, belgesel filmlere konu olacak çok farklı malzemeleri içerisinde barındırır. Ben son zamanlarda Galata Mevlihanesi’nin restorasyonu ile birlikte bazı şeyleri daha net algılamaya başladım. Aslında İstanbul’un tarihi sadece Fatih sınırları içerisinde değil.  Karşı tarafda Pera var. Pera’da Galata Kulesi var. İçerisinde minik bir alan var. II.Beyazıt 1491’de buraya Galata Mevlihanesi’ni inşa ediyor. Kültür sanat merkezi olarak konumlandıyor. Mekteb-i Sultani olarak Galatasaray Lisesi inşa ediliyor. Aynı dönemde farklı dinlere kucak açılıyor. İspanya’dan Museviler getirililerek, burada konaklamaları sağlanıyor. Kudüs’e gidecek hacılara yer tahsis ediliyor. Bütün tarihe baktığımızda çok dinliliği, çok dilliliği, çok tarihliliği verilen kararın 1491’de II.Beyazıt ile başladığını görebiliriz.

Aslında şöyle söyleyecek olursak Beyoğlu ilçesi bir belgedir, belgeselin aslında kendisi. Uzun hikayeleri var. Biz canı gönülden belgeselcilerimizin yanındayız. Belgeselcilerimiz olmazsa geleceğimizi zaten inşa edemeyiz.”

YENİ UYGARLIĞIN DİLİ BELGESEL SİNEMACILIK OLACAK

Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan konuşmasının ardından söz alan Belgesel Sinemacılar Birliği Başkanı Hasan Özgen yeni bir uygarlığa ihtiyaç olduğunu, bu uygarlığında temel dillerinden birinin belgesel sinemacılık olduğunu belirtti. Özgen, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“İnsanlığın geldiği noktada yeni bir uygarlık ile karşı karşıyayız. Yaşlı ve yorgun uygarlık bizi taşımıyor. Hayatımızı güzelleştirmiyor, güzelleştirirken daraltıyor. Bizi ötekileştiriyor. Çeşitli sorunlarla devam eden bu uygarlığın yenilenmesi gerekiyor. Yeni uygarlığın temel dillerinden biri belgesel olacağına inanıyorum. Bu anlamda işlemleri itibariyle anlatım dilinin, belgesel sinemacılıkta tekrar izliyecilerle buluşturmaktan mutluyuz.

BELGESEL SİNEMA YAPIMCISI OLMAYAN BİR SİNEMA

Ülkemizin belgesel sineması genel anlamda yapımcısı olamayan bir yönetmen sinemasıdır. Yapımcıdan kastım, bu işe sermaye yatıracak, bu işin dolaşımını, yayımını sağlayacak bağımsız kuruluşların olmaması. Bu yüzden Türk belgesel sineması, yönetmen sineması haline gelmiştir. Tüm yönetmenler aynı zamanda bir yapımcıdır. Bu da yeteri kadar büyümeyen bir yapıyı önümüze koymaktadır. Sektörün faktörleriyle bir araya gelip yönetim alanımızı genişletmek, kaliteyi yükseltmek gerekir. Ama sadece üretimle sınırlandırılmamalıdır. Bu üretimin izleyiciye ulaşabilmesi için dağıtım ve yayın organizasyonları ile bir araya gelip onların taleplerini, beklentilerini, standartlarını anlayarak yeniden yola koymalıyız. Türkiye anlatılacak çok fazla öyküsü olan bir yer. Yeni kurulacak uygarlığın çok fazla ihtiyaç duyulacak ülkelerden biri. Yetişen genç ve yeteneklerin olduğu bir kuşağımız da var. Önümüzdeki yıllarda, kurmaca sinemadaki gibi imkanlar sağlanabilir, belgesel film kendi perspektifini de genişletebilirse dünyada ses getirebilecek sinema haline gelecektir.

DİJİTAL BELGESEL FİLM KÜTÜPHANESİ KURUYORUZ
Bu anlamda kamu kuruluşları ile gerçekleştirdiğimiz iş birlikleri sayesinde ‘Arşivist’, dijital belgesel kütüphanesini kuruyoruz. Elimizde 1500’e yakın bir film var. Bu belgesel filmler çeşitli formatlarda, çeşitli yıllara ait. Hepsini yüksek kaliteli dijital bir sistem ile bir araya getirerek hem izleyicilerin hem araştırmacıların yasal kullanım alanı sunacak veri alt taban hazırlamak. Bu proje aynı zamanda bizim üretimizdeki veri tabanı seviyesini yükseltecek. Zamanla Türkiye’den uluslararası yarışmalara gidecek arkadaşlara sağlıklı bir alt yapı hazırlayacak. Önümüzdeki yıllarda dünya festivalleri ile yarışan çok farklı, yüksek kaliteli filmler izlememizi sağlayacağını umuyorum. Bunun için de kamu kuruluşlarının belgesel olan inançlarını yüksek tutmaları gerekir. Biz dünya ile yarışmayı öğrendiğimiz gün, dünya pazarına katıldığımız gün en büyük pay bizi destekleyen başta Beyoğlu Belediyesi, Kültür Bakanlığı gibi kuruluşlara ait olacaktır.”

46 ÜLKEDEN 70 FİLM GÖSTERİLECEK

1001 Belgesel Film Festivali Komite Başkanı Mustafa Ünlü ise konuşmasında Türkiye’nin ilk ve uzun soluklu belgesel film festivali olması açısından önem taşıdığını, bu festivalde 46 ülkeden 70 film göstereceklerini söyledi. Ünlü, festivalle ilgili şu bilgileri verdi:

“Türkiye’nin ilk ve uzun soluklu belgesel film festivali. 1997’de başladı. Diğer ülkelerden 1200 yakın film katıldı. 117 bellgesel sinemasaının yönetmenlerini ağırladık. Bu yılda 46 ülkeden 70 film göstereceğiz. Yurt dışından 20, yurtiçinden 20’den fazla film katıldı.

BELGESELCİLER HER ŞEYE BURNUNU SOKAN İNSANLARDIR

Çağdaş dünyada toplumsal yaşamın pek çok alan kurallardan yasaklara uzanan değişik yöntemlerle “daraltılıyor”. Yönetme gücünü elinde tutanlar, ne yazık ki bu gücü hayatın her alanının sınırsız denetimi anlamında kullanmak istiyor. Diğer yandan teknoloji ile gelişen bilgi ağları kirlilik ve korku bombardımanı altında sığlaşıyor; sosyalleşme ve bireyselleşme birbirine karışıyor. Bu da giderek kitleleri daha da sessizleştiren bir “daraltma” bu. Alanlar daralıyor, alandakiler daraltılıyor. Belgeselcilerin işi ise her şey burnunu sokmaki kapıların ardında taşların altında, arka bahçelerde, karanlık köşelerde belge ve görüntünün peşine düşmek.

BU FESTİVALDE ÇOK FARKLI ŞEYLERE TANIKLIK EDECESİNİZ
Bildiğiniz gibi 2 yıldır, filmlerin gösterimini 7 renk altında yapıyoruz. Bu 7 rengin her tonunda tam 46 farklı ülkeden, 70 film göstereceğiz. 2. Dünya Savaşı’nın olağanüstü görüntülerinden, G8 zirvesi sırasında sokakta olup bitenlere 12 Eylül döneminde çocuklarını arayan anne-babalara kadar izleyicilere inanılmaz bir yolculuk başlatacağız.

Bu filmlerin yapımcılarıda aramızda olacak. Filmlerinden hemen sonra “Belgesel Arkası” bölümünde belgesel sinemaya yaklaşımlarını, deneyimlerini, yapım süreçlerini izleyiciler ile paylaşacak, sorları yanıtlayacakar.

ÇOCUKLARA ÖZEL BELGESEL FİLMLERDE OLACAK
Bu yıl festival için en önemli adımlardan biride ” Çocuklar için Belgeseller” 7-15 yaş arası çocuklar için Türkiye’den ve dünyadan 8 film seçtik. Ana programdan ayrı olarak. Beyoğlu Belediyesi  Gençlik merkezinde izleyicilerimize sunuyoruz. Sayın Ahmet Misbah Demircan bize kolaylık sağladı. İlköğretim okullarından çocukları belediyenin araçlarıyla festivale taşıyacaklar.”

BÜYÜKLERİN BELGESEL ALGISINDA SORUN VAR
Çocukların belgesel filmlere yönelik ilgisine de eğinen Mustafa Ünlü, “Çocuklara merak aşılandıktan sonra belgesel filmlere olan ilgisi artacağını belirtti. Türkiye’de belgesel algısını değiştirmek lazım. Daha ayırt edebilecek izleyici kitlesi yetişiyor. Bu festivale katılanlar kurmaca filmlerde buldukları heyecan duygusunu, farklı dünyalara geçmek gibi birçok etkileyici yönlerini bulacaklardır. Zamanla belgeselin uzak durulacak birşey olmadığnı anlayacaklardır. Büyüklerin de belgesel algısında bir sorun var. Büyükler aslında belgesel film izlemeye meraklılar ama izledikleri şeyin adını koyamadılar. Aslında insanlar araştırma ruha sahip olduklarında belgesel film onlar için daha kıymetli olacaktır.” diye konuştu.

FESTİVAL GÖSTERİMLERLE SINIRLI KALMAYACAK

Festival kapsamında gerçekleştirilecek önemli etkinliklerden biri “Türkiye-Almanya Belgesel Sinema Buluşması”. Her iki ülkeden belgeselcilerin katılımıyla gerçekleştirilecek etkinliğe Avrupa Belgeselciler Ağı (EDN) Başkanı C. Cay Wesnigk ve Alman Belgeselciler Birliği Başkanı Tomas Frickel’in de aralarında olduğu 8 Alman belgeselci ile birlikte Belgesel Sinemacılar Birliği üyeleri katılacak. EDN Başkanı Wesnigk ayrıca, 30 Eylül Cuma günü, Fransız Kültür Merkezi’nde “Dijital Dağıtım” konulu bir seminer verecek. Almanya’da bağımsız yapımcıların en büyük birliği olan, 850 üyeli AG DOK’un (Alman Belgesel Birliği) Yönetim Kurulu Üyesi ve Online Films A.G. Başkanı olan C. Cay Wesnigk, dijital hak yönetim sistemleri, Apples I-Tunes, Youtube ya da Amazon gibi yeni pazar yerleri, internetin film dağıtımındaki payı gibi pek çok konuyu değerlendirecek.

14. İstanbul Uluslararası 1001 Belgesel Film Festivali kapsamında geçen yıl başlatılan Sinema Laboratuarı bu yıl da devam edecek. Bilkent Üniversitesi, İletişim ve Tasarım Bölümü Öğretim Üyesi-Yönetmen Ersan Ocak, Gazi Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğraf ve Video Bölümü Öğretim Görevlisi-Yönetmen Kurtuluş Özgen, Yazılımcı Koray Löker ve Araştırmacı-Yazar Alkım Özaygen tarafından kurgulanan “Sinema Laboratuarı”nda, sinema alanında dünyada yapılan denemelerle ortaya çıkan yenilikler tartışılacak. 1 Ekim, Cumartesi, Beyoğlu Gençlik Merkezi’nde gerçekleştirilecek Sinema Laboratuarı iki ayrı oturumdan oluşacak. Saat 11.00-12.30 arasında gerçekleştirilecek ilk bölümde Yönetmen Ümit Kıvanç’ın son filmi 16 Ton örnek proje olarak ele alınırken, ikinci bölümde “Mülkiyet ve Telif ile Yeni İlişkilenme Biçimleri” konusu tartışılacak.

Seminer ve laboratuar kadar dikkat çekmesi beklenen bir başka etkinlik de “Belgesel Arkası” Bölümü. Bugüne kadar tüm dünyadan 117 tanınmış belgeselcinin ağırlandığı festivalde sinemaseverler yönetmenlerle bir araya gelerek sohbet etme fırsatı da bulacak. İlk kez geçen yıl gerçekleştirilen “Belgesel Arkası” bölümünde, yönetmenler izleyenlerin sorularını yanıtlamakla yetinmeyip film süreçlerini, çekim aşamalarını, izlenimlerini, deneyimlerini, sinema anlayışlarını da paylaşacak.

on5yirmi5.com

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Festivaller

Diaspora Uluslararası Kısa Film Festivali Başvuruları Uzatıldı

Başvuru süresi 1 hafta uzatıldı!

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Diaspora Uluslararası Kısa Film Festivali’nin yarışma başvuru süresi bir hafta uzatıldı. Festival yönetimi; yarışma kategorileri için son başvuru tarihini 6 Ağustos 2021 olarak belirledi.

Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) tarafından Türkiye Radyo Televizyon Kurumu (TRT) kurumsal iş ortaklığında; T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü ve Global İletişim Ortağı Anadolu Ajansı destekleri ile; Boğaziçi Kültür Sanat Vakfı organizasyonunda bu yıl ilki düzenlenecek Diaspora Uluslararası Kısa Film Festivali’nin başvuru tarihleri uzatıldı. Diaspora toplulukları ve sinemasının sahip olduğu özgünlüğü kendine has motiflerle işleyen filmleri 27-29 Ağustos tarihleri arasında Atlas Sineması’nda pandemi koşullarına uygun olarak sinemaseverlerle buluşturacak festivalin yarışma kategorilerine başvurular için son tarih 6 Ağustos olarak belirlendi.

Festivale Hangi Filmler Başvurabiliyor?

1 Ocak 2020 tarihinden sonra tamamlanmış olup 20 dakikayı aşmayan, kurmaca, animasyon ve deneysel türdeki kısa filmlerin başvuru yapabildiği festivale; Diaspora toplumlarının bulundukları ülkelerde sürdürdüğü hayatı gerçekçi ve sanatsal olarak ekrana yansıtabilen kısa filmler bekleniyor.

Kimlik, çok kültürlülük, çok dillilik, çoklu aidiyet, uyum, bir arada yaşama, kültürel etkileşim, toplumsal hoşgörü, göç ve katılım gibi konulara vurgu yapan yapımların yanı sıra, Diaspora topluluklarının yaşadıkları ülkelere yaptıkları katkılar, var olma mücadeleleri ve yaşama tutunma gayretlerini yansıtan başvurular ile bu kavramları tehlikeye düşüren ve günlük hayatın bir gerçeği olarak süregelen ırkçılık, ayrımcılık, yabancı düşmanlığı gibi temalar da değerlendirmeye alınacak.

8 Kategoride Toplam 20.000€ Ödül

İki farklı yarışma kategorisinin yer aldığı festivalde Türkçe haricindeki bir dilde çekilen filmlerin yer alacağı Yabancı Dilde Filmler Yarışması Kategorisi’nde En İyi Film Ödülü’nü kazanan film 5.000€, Jüri Özel Ödülü’nü kazanan film 2.500€, En İyi İkinci Film Ödülü’nü kazanan film 1.500€ ve En İyi Üçüncü Film Ödülü’nü kazanan film ise 1.000€ para ödülünün sahibi olacak. 

Türkçe ve/veya Türkçe lehçelerinde çekilen filmlerin yer alacağı Türkçe Konuşan Filmler Yarışma Kategorisi’nde, En İyi Film Ödülü’nü kazanan film 5.000€, TRT Özel Ödülü’nükazanan film 2.500€En İyi İkinci Film Ödülü’nü kazanan film 1.500€ ve En İyi Üçüncü Film Ödülü’nü kazanan film ise 1.000€ para ödülünün sahibi olacak. 

Başvurular 6 Ağustos’ta Sona Eriyor!

Bu yıl 27-29 Ağustos 2021 tarihleri arasında İstanbul’da ilki düzenlenecek olan Diaspora Uluslararası Kısa Film Festivali’ne başvurular 6 Ağustos 2021 tarihine kadar festivalin web sitesi diasporafilmfestival.com üzerinden yapılabilecek. 

Okumaya Devam Et

Festivaller

Bir Yaz Gecesi Festivali’nde Judy Garland Rüzgarı

Boğaz’ın kıyısında açık havada film ve müzik keyfi.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Bir Yaz Gecesi Festivali

Kundura Sinema ve Sahne’nin düzenlediği Bir Yaz Gecesi Festivali’nde bu hafta sonu Judy Garland rüzgarları esecek.

Sesi, dansları, oyunculuğu ve tutkulu sahne şovlarıyla Amerikan müzikal sinemasının en büyük yıldızlarından birine dönüşmüş Judy Garland’ın başrolünü James Mason ile paylaştığı, meşhur Technicolor klasiği “A Star Is Born / Bir Yıldız Doğuyor” (1954), iki gece boyunca açık havada müzikal tutkunlarıyla buluşacak.

Festivalde Pazar akşamı ise, Renée Zellweger’in Oscar ve Altın Küre ödüllü performansıyla Garland’a hayat verdiği biyografik film “Judy” (2019) gösterilecek. Filmleri ve şarkılarıyla insanlara mutluluk ve umut aşılarken, aradığı sevgi ve mutluluğu bir türlü bulamamış Judy Garland’ın gerçek hikâyesini anlatacak film, zamansız klasik ‘Over the Rainbow’ da dahil olmak üzere birçok Garland şarkısını da etkileyici sahne şovlarıyla yeniden canlandırıyor.

12 Eylül’e dek Boğaz’ın kıyısında açık havada film ve müzik keyfine davet eden Bir Yaz Gecesi Festivali’ne ulaşım ve detaylar beykozkundura.com’da.

Okumaya Devam Et

Festivaller

TRT Ortak Yapımı “İki Şafak Arasında” San Sebastian Film Festivali’nde Yarışacak

Film, TRT Ortak Yapımı!

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

TRT Ortak Yapımı “İki Şafak Arasında” filmi, dünyanın en prestijli film festivallerinden 69. San Sebastian Uluslararası Film Festivali’nin “New Directors” bölümünde yarışacak.

Selman Nacar’ın ilk uzun metraj filmi TRT Ortak Yapımı “İki Şafak Arasında”, Avrupa’nın en önemli sinema buluşmalarından 69. San Sebastian Uluslararası Film Festivali’nde yarışacak. TRT ortak yapımı film, festivalin “New Directors” bölümünde 50 bin Euro değerindeki ödül için yarışacak.

17-25 Eylül tarihleri arasında İspanya’nın Bask bölgesindeki San Sebastian kentinde düzenlenecek olan festival, İspanya’nın uluslararası boyutta en önemli sinema etkinliği olarak kabul ediliyor.

Festivale Türkiye’den katılan tek film

2019 yılının temmuz ve ağustos aylarında Uşak’ta dört haftada çekilen ve festivale Türkiye’den katılan tek film olma özelliğine sahip film, dünya prömiyerini 69. San Sebastian Uluslararası Film Festivali’nde yapacak.

Dünyanın en önemli film platformlarından destek

Proje aşamasında ulusal ve uluslararası birçok platforma katılarak dünyanın önemli film fonları tarafından destek alan film, Romanya’da Transilvania Pitch Stop’ta “Chainsaw Europe” ses ödülünü, San Sebastian Work in Progress kategorisinin büyük ödülleri olan “Europa Industry” ve “Europa” ödüllerini ve Köprüde Buluşmalar Work in Progress “Büyük Ödülü”nü almaya hak kazandı. Film, Türkiye’de yıl sonunda seyirci ile buluşması planlanıyor.

TRT ortak yapımı filmler, dünyanın dört bir yanında 200’den fazla film festivalinde 150’den fazla ödül aldı ve üst üste iki yıl Oscar’da finale kaldı.

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik

Popüler