Türk Sinema’sının Duayenlerinden Ayşe Saşa’yı kaybettik

Genel Türkiye

sinemamiz-bir-dervis-kaybetti

 Uzun süredir kanser tedavisi gören Türk sinemasının duayen isimlerinden Ayşe Saşa’yı kaybettik.

73 yaşında ki Ayşe Ssaşa geçtiğimiz günlerde rahatsızlığı nedeniyle   Özel Bağcılar Safa Hastanesi’ne kaldırılmıştı. Yoğun bakım ünitesinde hayat mücadelesine devam eden Saşa 17 Hahziran 2014 sabahı aramızdan ayrıldı.

Fatih Camisi’nde öğle vakti kılınan cenaze namazına, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, eski milletvekillerinden Süleyman Gündüz, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın kızı Esra Albayrak ile Prof. Dr. İlber Ortaylı, Prof. Dr. Şerif Mardin, Prof. Sami Şekeroğlu, Safa Önal, Yılmaz Atadeniz, Mesut Uçakan, Sevin Okyay, İskender Pala, Hasan Kaçan, Ulvi Alacakaptan ve Ahmet Yenilmez  gibi birçok yönetmen, yazar, oyuncu ve akademisyen katıldı.Kılınan cenaze namazının ardından Şasa’nın naaşı defnedilmek üzere Sahrayıcedit Mezarlığı’na götürüldü.

Ayşe Saşa arkasında neler bıraktı ?

Çerkez bir anne ve yarı Çerkez yarı Kürt bir babadan dünyaya gelen Ayşe Şasa, 1941 yılında İstanbul’da doğdu. Şimdiki adı Robert Kolej olan Arnavutköy Amerikan Kız Koleji’nde okudu, 1960 yılında mezun oldu.1963 yılından itibaren senaristlik yaptı. Son Kuşlar, Ah Güzel İstanbul, Utanç ve Gramofon Avrat gibi filmlere imza attı. 1993 yılında sinemayla ilgili Yeşilçam Günlüğü adlı denemeleri yayınlandı.

Türk sinamasına kazandırdığı pek çok çalışmayla unutulmayacak olan Ayşe Saşa ardında sinemaya ile harmanlanmış bir hayat ve kendisini seven bir çok dost bıraktı. Saşa’nın vefatından sonra dostlarından ise dostları onu bu şekilde anlattı;

 

“Çok büyük bir kayıp. Hayat hikayesi hepimize ibret olacak bir hikaye. Çok zorlu bir yaşam. Doğrusu yaşadığı gitgeller, çocukluğundan itibaren yaşadığı sorunlar biraz Türkiye’nin de hikayesi. Bu noktada etkilendiğimiz bir şahsiyet, bireysel olarak. Yazarlık ve senaristlik tabi ayrı bir şey, hepimiz için bir kayıp. Rabbim ailesine sabır versin. Sevenlerine, dostlarına sabır versin”

– Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın kızı Esra Albayrak

“Tabii şunu takdirle belirtmek zorundayım, zor bir hayatı oldu sağlık bakımından. Hatta zaman zaman mali bakımdan da. Her zaman için bir şeyler yazdı, düşündü ve okudu. Türk sinemasında yeri var senaryoda. Bunu hiç kimse unutmayacak ve özleyeceğimiz iyi bir insandı. Sohbeti, sözü yerindeydi. ruhu açıktı insanlara”

-Prof. Dr. İlber Ortaylı

“Ayşe Şasa, uzun boylu esmer, güzel kahverengi gözlü ve çok iyi bakandı. Gözlerinde hiçbir zaman bir fena bakış, bir çatış görmedim duymadım. Arkadaşımdı. Eşleri de arkadaşımdı. Öyle olunca aynı mesleğin içinde beraberce yaşadık. Son telefonu bana, -son sesi kulağımda, telif hakları davalarımız vardı, beraberce yürüttüğümüz- ‘Ne oldu, nasıl gidiyor?’ diye olmuştu, ‘Safacım’ diye ekleyerek. Bu ‘cım’ önemli. Merak edendi, arayandı düşünendi, kabullenendi. Reddettiği zaman da çok incecik, çok yumuşak, kendine has bir dili, üslubu olan bir hanımdı. İşte Yeşilçam altın çağını yaşayan ve yaşatanların sonuna yaklaşmakta, azalmaktayız. Geçen gün bir ödül törenine çağrıldık, ben ve benim yaşımda olan canım arkadaşlarım, omuzdaşlarım, 60 yıl emek verenler; 10-12 kişi kalmıştık. Çok uzamaz. Buradaki buluşmalar gibi sanıyorum itikadım içinde orada da buluşacağız, bütün gidenlerle. Çağırdılar, gittiler, boşuna gitmediler, boşuna çağrılmadılar. Ona Allah’tan rahmet diliyorum.”

– Yönetmen Safa Önal

“Yazdığı senaryolarda kadını işlemesi ayrı bir başkalık getiriyordu ama bir de insan olarak güzel bir insandı, vicdanı güzel bir insan. Yardıma koşan mükemmel bir insandı. İnsanlık tarafı da mükemmel olan bir hanımefendiyi kaybetmenin acısını yaşıyoruz ama yazdığı ve yapılan filmleriyle daima yaşayacak, gönlümüzde olacaktır”

-Yönetmen Yılmaz Atadeniz

“Türk sinemasının, Yeşilçam’ın büyük kahramanı, değerli bir insandı. Müthiş yaratıcılığa sahip bir insandı. Onun ismini göremediğiniz birçok filmde de katkısı vardır. Her filminde katkısı vardır”

-Prof. Sami Şekeroğlu

“Çok incelikli, çok ince çalışan bir senaristti. Ayrıca çok da iyi bir insandı. Kendi mücadelesini cesurca kendi içinde yaptı. Dışarıdan sakladığı kendini geriye çekti ama bu kadar kendini geriye çekmese daha çok yazardı üzerine konuşmamız için… Sadece kadınlıktan kaynaklanan bir şey değildi. Kendi ruhuyla, zekasıyla bambaşka bir bakış getirdi. Okuyabilen, içini okuyabilen, yüzeyde kalmayan, derinlere inen bir bakış. Çok incelikli senaryolar, usta işi senaryolar yazdı. Onun için eşsiz bir yeri olduğunu düşünüyorum.”

-Sinema eleştirmeni Sevin Okyay

“Allah rahmet eylesin. Hepimizin başı sağolsun. Ayşe hanım bir bayrak isimdir, gençlerimizin örnek alması, yolundan yürümesi gereken insanlardan biridir. Gerek duruşu ve hissiyatı, gerekse de ruh dünyasıyla gerçek bir münevverdir”

-Yazar İskender Pala

“Önemli bir düşünce insanıydı. Belki yüzlerce sanatçı, yazar, öğretmen ve birçok insanın sığınağı olmuştur kendisi. Hepimiz yaralandığımızda ona müracaat eder, yaralarımıza şifa bulurduk. Gönül ve zihin dünyamızı inşa eden bir insandı. Türk sinemasına da çok önemli katkılarda bulunmuş, önemli senaryolara imza atmış çok mümtaz bir şahsiyetti. Birkaç kelimeyle ifade edecek olursam, geçmiş dönemlerde bizim gönül dünyamızı inşa eden ’21. yüzyılın Rabia’tül Adeviyesi’ derim.”

-Eski milletvekillerinden Süleyman Gündüz

“Bir sinema insanıydı. Bunun yanında çok özel hasletlere sahip biriydi. Sinemamıza büyük katkılarda bulunmuş, hem kendi modernleşme sürecimizin oluşturduğu travmaları kendi kişiliğinde yaşamıştı. Türkiye için çok da ortaya çıkmayan bir şahsiyetti ama büyük değerler ortaya koyuyordu. Herkese kapısı açıktı. Hiçbir şeyi karşılıksız bırakmaz, tüm soruları cevaplardı ve bir taraftan da kendi acılarıyla hayatı da sinema gibi yaşardı.”

-Sinema yazarı İhsan Kabil

“Türk sinemasına hem senaryo olarak hem de aynı zamanda fikir olarak çok büyük katkıları olmuştu. Kültür insanıydı. Çekmiş olduğu sancı ve insanlığın hakikatine dönük arayışlarıyla örnek biri. Gidişi gerçekten büyük bir boşluk oluşturdu. Türk sinemasının böyle beyinlere çok büyük ihtiyacı vardı. Ben onu kahraman olarak görüyorum”

-Senarist ve yönetmen Mesut Uçakan

Sinemanın unutulmaz isimleri arasında yerini alan Ayşe Saşa’nın kaleme aldığı kitaplar ve film senaryolar

Kitaplar

  • Bir Ruh Macerası
  • Yeşilçam Günlüğü
  • Düş Gerçeklik Sinema (Sadık Yalsızuçanlar-İhsan Kabil-Ayşe Şasa)
  • Delilik Ülkesinden Notlar
  • Şebek Romanı
  • Vakte Karşı Sözler ( Ömer Tuğrul İnançer – Ayşe Şasa – Berat Demirci)

 

Senaryolar

  • Kanayan Bosna (1993)
  • Her Gece Bodrum (1992)
  • Hiçbir Gece (1989)
  • Arkadaşım Şeytan (1988)
  • Gramafon Avrat (1987)
  • Merdoğlu Ömer Bey (1986)
  • Ölmez Ağacı 1984)
  • Ve Recep ve Zehra ve Ayşe (1983)
  • Hacı Arif Bey (1982)
  • Deli Kan (1981)
  • Kambur (1973)
  • Utanç (1972)
  • Cemo (1972)
  • Battal Gazi Destanı (1971)
  • Unutulan Kadın (1971)
  • Güllü (1971)
  • Yedi Kocalı Hürmüz (1971)
  • Köroğlu (1968)
  • Cemile (1968)
  • İlk ve Son (1968)
  • Harun Reşid’ın Gözdesi (1967)
  • Balatlı Arif (1967)
  • Kozanoğlu (1967)
  • Ah Güzel İstanbul (1966)
  • Toprağın Kanı (1966)
  • Murat’ın Türküsü (1965)
  • Son Kuşlar (1965)
  • Çapkın Kız (1963)
  • Dinle Neyden (2008)

 

Türk sinemasının çınarlarından biri olarak hafızalardan silinmeyecek Ayşe Saşa İle 2012 yılında yaptığımız röportajı aşağıda ki linkten okuyabilirsiniz.

Röportaj için tıklayın!

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up