Bizimle İletişime Geçin

Türkiye

Türk sineması durmak bilmiyor

Yayınlandı

tarihinde

Montreal Dünya Filmleri Festivali’nde bu yıl Türk filmleri çıkarması olacak. Festival kapsamında ikisi yarışmada toplam yedi Türk filmi gösterilecek

Türk sineması uluslararası alanda başarıdan başarıya koşmaşa devam ediyor. Cannes Film Festivali ve Saraybosna Film Festivali’nden sonra Türk filmleri bu kez de Kanada’ya gidiyor. 18-28 Ağustos arasında düzenlenecek Kadana’daki Montreal Dünya Filmleri Festivali’nde ikisi yarışmada olmak üzere yedi Türk filmi gösterilecek.

VÜCUT, EYLÜL YARIŞMADA 

Bu yıl 35.si düzenlenen Montreal Dünya Filmleri Festivali’nin, uluslararası sinemaiçin buluşma noktası İlk Filmler Dünya Yarışması’nda iki, Dünya Sinemasına Bakış Bölümü’nde dört, Dünya Büyükleri Bölümü’nde bir Türkiye yapımı film yer alacak.Festivalde usta yönetmen Derviş Zaim’in Kıbrıs olaylarını anlatan son filmi Gölgeler ve Suretler Dünya Büyükleri Bölümü’nde seyirciyle buluşacak. 22. Ankara FilmFestivali’nde En İyi Film, En İyi Kurgu ödülü alan Gölgeler ve Suretler, Derviş Zaim’in Cenneti Beklerken ve Nokta ile başladığı ‘Geleneksel Türk Sanatları’ üçlemesinin son halkası. Filmde Türklerle Rumlar arasında 1963 yılında başlayan ‘Kıbrıs Olayları’ Karagöz kuklacısı babasından ayrı düşen genç bir kızın gözünden perdeye aktarılıyor. Eylül ve Vücut filmleri ise festivalin İlk Filmler Dünya Yarışması’nda Türkiye’yi temsil edecek. Fotoğrafçı Cemil Ağacıkoğlu’nun ilk filmi olan Eylül, hüzünlü bir aşkın hikayesini anlatıyor. Mustafa Nuri’nin yönettiği Hatice Aslan, Hakan Kurtaş ve Cengiz Bozkurt’un başrollerinde yer aldığı Vücut ise 40’lı yaşlarındaki bir porno film oyuncusunun öyküsünü konu ediyor. Her iki film Montreal’den sonra 18. Adana Altın Koza Film Festivali’nde de yarışacak.

BİR BÖLÜMDE DÖRT FİLM 

Montreal Dünya Film Festivali’nin Dünya Sinemasına Bakış bölümünde de dört Türkiye yapımı birden gösterilecek. Bunlardan ilki 14. Şangay Uluslararası Film Festivali’nde En İyi Film Ödülü’nü kazanan Hayda Bre filmi. Yönetmenliğini Orhan Oğuz’un üstlendiği Hayda Bre’nin başrollerinde Şevket Emrullah ve Nilüfer Açıkalın rol alıyor. Filmde Makedonya’dan Türkiye’ye göç eden bir ailenin öyküsü anlatılıyor. İstanbul Film Festivali’nde gösterilen genç yönetmen Atilla Cengiz’in senaryosunu ve yönetmenliğini üstlendiği Oğul filmi ise oğulları ölü bulunmuş iki babanın dramını ele alıyor. 2011’in önemli filmleri arasında yer alan 1990’larda Özgür Gündem gazetesinin Diyarbakır bürosunda yaşananları anlatanPress ile Mert Fırat ve Nergis Öztürk’ün başrol oynadığı yönetmen İlksen Başarır’ın ikinci filmi Atlıkarınca da Dünya Sinemasına Bakış bölümünde Türkiye’yi temsil eden diğer filmler.

 

sabah

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Türkiye

Ezel Akay Filmi “Osman Sekiz”in Vizyon Tarihi Açıklandı

Filmin başrolünde Tim Seyfi, Begüm Birgören ve Kemal Uçar bulunuyor.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Yönetmen koltuğuna Ezel Akay’ın oturduğu “Osman Sekiz” filminin vizyon tarihi 28 Ocak 2022 olarak duyuruldu.

Tim Seyfi, Begüm Birgören ve Kemal Uçar’ın başrollerini paylaştığı yeni Ezel Akay filmi “Osman Sekiz“in vizyon tarihi duyuruldu. Gösterimi Türkiye ve Avrupa sinemalarında 28 Ocak 2022 olarak açıklanan film, Agorafobi hastası bir adamın beş canavar ile birlikte eski bir köşkte yaşadığı olayları konu alıyor.

Ezel Akay merakla beklenen filmi ile ilgili şunları söyledi:

“Türkiye’de hiç denenmemiş bir filmi çektik. Böyle ilginç ve içinde ilkleri barındıran bir filmi çekmeye cesaret gösteren sinemacılar olarak, yapımcım Ömer Kaya ile bir araya geldik. Film başka bir zamanda geçiyor. Çok ilginç bir atmosferi var.”

Filmin konusu: Osman, agorafobi hastası olan bir adamdır. Şehirden uzakta eski bir konakta yaşayan Osman, insanlarla bir araya gelmekten kaçınır. Daha huzurlu bir yaşam isteyen Osman, konaktan ayrılmaya karar verir. Ancak onun konaktan taşınması için öncelikte konakta birlikte yaşadığı beş sevimli canavar ve Nazlı ile mücadele etmesi gerekir.

Okumaya Devam Et

Günün Haberi

“Son Şaka” TV’de İlk Kez Bu Akşam TRT 1’de

Televizyonda ilk kez bu akşam saat 20.00’de TRT 1 ekranlarında.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Başrollerinde radyocu Serdar Gökalp ve Ege Kökenli’nin yer aldığı “Son Şaka” filmi televizyonda ilk kez bu akşam saat 20.00’de TRT 1 ekranlarında izleyiciyle buluşacak.

Radyocu Serdar Gökalp‘in başrolünde oynadığı ve hikayesini de yazdığı “Son Şaka” filmi bu akşam televizyonda ilk kez TRT 1’de ekranlara geliyor. Yönetmen koltuğunda Erkam Bülbül’ün oturduğu, senaryosu Fatih Mutlu‘nun elinden çıkan filmin oyuncu kadrosunda; Ege Kökenli, Gökay Müftüoğlu, Perihan Ünlücan, Özer Arslan, Hikmet Körmükçü, Bülent Alkış, Kemal Başar ve Osman Doğan gibi isimler yer alıyor.

6 Kasım 2020’de vizyona giren ve sinema salonlarında kahkaha fırtınaları estiren film konusu ise; genç bir adam olan Serdar, yaptığı şakalarla ünlenen başarılı bir radyocudur. Bir süredir birlikte olduğu sevgilisi Ayşen’e evlilik teklifi etmeye karar veren Serdar, bunun unutulmaz olmasını arzu eder. Bu yüzden de evlilik teklifi ederken akıl oyunlarıyla dolu bir şaka yapmaya karar verir. Ancak beklenmedik bir durumla karşılaşır. Şaka yüzünden sinirleri bozulan Ayşen, evlilik teklifini kabul etmez. Serdar’a kızan Ayşen’in onu affedebilmesi için birlikte tatile çıkmaları şart olur. Ortak arkadaşları Yusuf’un da aralarına dahil olmasıyla yola koyulan Ayşen ve Serdar, bu süreçte kendilerini karmaşık durumların içinde bulur.

Son Şaka”, televizyonda ilk kez bu akşam saat 20.00’de TRT 1’de. Filmin fragamnına buradan uluaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Türkiye

Erkek Şiddetine Kültürel Koruma: Mor Cepken

Kadına şiddeti önlemede önemli geleneklerinden biri olan “Mor Cepken”in belgeseli çekiliyor.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Belgesel film yönetmeni Cansel Karacan, Yörük kültürünün kadına şiddeti önlemede önemli geleneklerinden biri olan “Mor Cepken”in belgeselini çekiyor.

“Annemin Sinemaları” ve “Tersine Göç” adlı belgesellerin yönetmeni Cansel Karacan, Yörük kızlarının çeyizlerine ilk konulan giysilerden biri olan “Mor Cepken” geleneğini belgesel haline getiriyor. Yörüklerde kadın haklarının korunmasında önemli bir araç olan ‘Mor Cepken’i giyen kadının, köy meydanına, herkesin görebileceği bir yere çıkması “Eşimden şiddet görüyorum ve boşanmak istiyorum. anlamına gelirdi. Mor cepkeni giyen kadına köylüler tarafından yardım edilir, kocası ise dışlanırdı. 

Osman Şahin’in Mor Cepken ve Kamile Yılmaz’ın Mor Cepkenli Kadınlar isimli kitaplarını okumasıyla konuyu araştırmaya başlayan Karacan; Yörük kültürüne ait birçok konuya değinecek olsa da asıl noktanın mor cepken simgesinden yola çıkarak Yörük kadınına gösterilen saygı ve toplumun ona tanıdığı doğal haklar olduğunu söylüyor. Yörük kültüründe çok önemli bir yere sahip bu geleneğin modern hayatla birlikte unutturulmaya çalışılması, kadınların ellerinden haklarının alınmasıyla eşdeğer bir öneme sahip. O yüzden Karacan sandıklarında mor cepken bulunan kadınların hikayelerinden, anılarından yola çıkarak belgeselini çekiyor.  Karacan; Mor Cepken’i şiddet gören, katledilen kadınlara ses olması amacıyla çektiğini söylerken, kadınları koruyan, kollayan gelenek ve yasaların hep devam etmesi gerektiği bilinciyle yola çıktığını, erkek şiddetiyle karşılaşan veya bu durumdan tedirginlik yaşayan kadınların artık Mor Cepken giyerek sokaklara çıkması gerektiğini, böylece devlet ve sivil toplum işbirliği ile kadınlara bir koruma kalkanı oluşturulabileceğini da ekliyor. Bir diğer dileğinin de ülkemizde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde kadınların Mor Cepken giyerek konuya daha da dikkat çekmeleri gerekliliği olduğunu söylüyor.

Mor Cepken deyip geçmeyin! Yörüklerde kadın haklarını koruyan, esirgeyen ve kollayan toplumsal ve sosyal bir gelenektir. Dileğimiz odur ki her sandıkta bir Mor Cepken olsun fakat hiçbir kadın giymek zorunda kalmasın!

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik

Popüler