Bizimle İletişime Geçin

Festivaller

Türk Sineması Cannes Film Festivali’nde

Türkiye sineması Cannes’da tanıtılıyor.

Yayınlandı

tarihinde

Türk Sineması, bu yıl salonlara geri dönen Cannes Film Festivali’nde Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) ve Boğaziçi Kültür Sanat Vakfının iş birliğinde organize edilen Türkiye standında tanıtılıyor. Semih Kaplanoğlu’nun Bağlılık üçlemesinin ikinci filmi olan “Bağlılık Hasan”ın “Belirli Bir Bakış Bölümü”nde yarıştığı 74. Cannes Film Festivali, bu yıl 6 – 17 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşecek.

Dünyanın en prestijli film festivali olarak kabul edilen ve geçtiğimiz yıl Kovid-19 nedeniyle gösterimleri iptal edilen Cannes Film Festivali, açılış filmi olan Leos Carax’ın “Annette” filminin gösterimi ile başladı.

Geçtiğimiz sene seçkisini açıklamış olmasına rağmen film gösterimlerini iptal eden Cannes Film Festivali, Fransa’nın sinema salonlarını açma kararıyla birlikte bu yıl Temmuz ayına ertelenmişti.

Sosyal mesafeli ve küresel salgın koşullarına uygun olarak gerçekleşen 74. Cannes Film Festivali, yarışma, yarışma dışı seçkiler ve film marketiyle sinemaseverlerle sektör profesyonellerini ağırlayacak.

Marché du Film’de “Filming in Turkey” Tanıtılacak

Marché du Film kapsamında bu yıl Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) ve Boğaziçi Kültür Sanat Vakfının iş birliğinde organize edilen Türkiye standında Türk Sinemasının uzun metraj, kısa metraj ve belgesel türlerindeki en yeni ve geliştirme aşamasında olan projeleri tanıtılırken Türk filmleri uluslararası arenada görücüye çıkacak.

Festivalde bilgi ve teknoloji aktarımı, yerel fon kaynaklarına erişim, potansiyel pazarlar oluşturulması ve tanıtım faaliyetlerinin gelişmesi gibi sebeplerle sinema sektöründe oldukça önemli hale gelen ortak yapım ve proje imkanları da görüşülecek.

Cannes Film Festivali’nde ayrıca yeni sinema yasası ile yürürlüğe giren, yabancı film yapımcılarına uzun metraj film, belgesel ve televizyon dizileri için Türkiye’de harcadıkları tutarın yüzde 30’una kadar iade edilebilmesine imkân sağlayan “Yabancı Film Tapım Desteği” uluslararası film yapımcılarına anlatılacak.

Destek ile doğal plato özelliğine sahip Türkiye’nin bu alandaki rekabet gücünün artacağı ve önemli film çekim merkezlerinden birisi olacağı öngörülüyor.

Semih Kaplanoğlu Bağlılık – Hasan ile “Un Certain Regard / Belirli Bir Bakış” Seçkisinde

“Yumurta” filmi ile 2007’de festivalin “Quinzaine de Realisateurs” seçkisinde yer alırken yine aynı yıl “Süt” filmiyle festivalin proje geliştirme bölümü L’Atelier’de yer alan Semih Kaplanoğlu Bağlılık üçlemesinin ikinci filmi Bağlılık – Hasan ile Türkiye’yi Cannes Film Festivali’nde temsil edecek.

Festivalin en prestijli bölümlerinden biri olan “Un Certain Regard / Belirli Bir Bakış” seçkisinde bu yıl 20 film yarışacak.

Seçkinin jüri başkanlığını İngiliz yönetmen ve senarist Andrea Arnold üstlenirken; jüride yönetmen ve yapımcı Mounia Meddour, oyuncu Elsa Zylberstein, yönetmen, yapımcı ve senarist Daniel Burman ile yönetmen, yapımcı ve oyuncu Michael Covino yer alacak.

Türkiye’yi temsil edecek bir diğer isim de bu yıl yeni projesi Idea ile Cinefondation L’Atelier film geliştirme bölümünde yer alacak olan Tayfun Pirselimoğlu olacak.

Ana Yarışmada 24 Film

Küresel salgın süresince 6 – 17 Temmuz tarihleri arasında ilk kez gerçekleştirilecek olan festivalin ana yarışmasının jüri başkanlığını Amerikalı yönetmen Spike Lee üstleniyor.

Bu yıl 24 filmin Altın Palmiye için yarıştığı ana yarışmada Ashgar Farhadi’nin “A Hero”, François Ozon’un “Tout s’est bien passé”, Wes Anderson’un “The French Dispatch” filmlerinin yanı sıra Sean Penn, Mia Hansen-Løve, Paul Verhoeven gibi yönetmenler de yeni filmleri ile heyecan uyandırıyor.

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Festivaller

“Stiletto” İlk Kez Londra ve Antalya Film Festivallerinde

Can Merdan Doğan’ın yazıp yönettiği “Stiletto” festival yolculuğunda!

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Stiletto

Oyun ve film yazarı Can Merdan Doğan’ın yazıp yönettiği “Stiletto”, uluslararası prömiyerini 6-17 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek 65. BFI Londra Film Festivali’nde yaparken, Türkiye’de ilk kez 58. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde seyirciyle buluşacak.

Oyun ve film yazarı Can Merdan Doğan’ın yazıp yönettiği “Stiletto” adlı kısa film, Ekim ayında 65. BFI Londra Film Festivali’nde uluslararası prömiyerini, 58. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde de Türkiye prömiyerini yapacak.

Yapımcılığını Erkan Taşkıran’ın üstlendiği kara komedi türündeki film, Birleşik Krallık’ta düzenlenen ve dünyanın en önemli film etkinliklerinden sayılan BFI Londra Film Festivali’nin Kısa Film Yarışması’nda Türkiye’yi temsil ederken, 2-9 Ekim tarihlerinde gerçekleşecek Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde de Ulusal Kısa Film Yarışması’nda jüri karşısına çıkacak.

Kuir ihtimallerin, neşenin ve hoşgörünün peşinde

Can Merdan Doğan’ın ilk filmi de olan “Stiletto”, arzuları ve toplum değerleri arasında seçim yapmaya zorlanan taksi şoförü Hasan’ın yaşadıklarını anlatıyor. Geceleri taksicilik yapan 45 yaşındaki Hasan’ın sabah eve dönerken stiletto giymiş genç bir kadın görmesi ve uyanan arzularının peşinde giderken eşi Aysel ve oğullarıyla birlikte yaşadığı çatışmayı konu alan film, kuir ihtimallerin, neşenin ve hoşgörünün peşinde ters köşelerle dolu bir hikâye kurguluyor.

Filmde Hasan rolünü; Dostlar Tiyatrosu, İstanbul Devlet Tiyatrosu ve Tiyatro Stüdyosu’nun oyunlarında izlediğimiz, “İki Aile”, “Baba Ocağı”, “Keşanlı Ali Destanı”, “Terapist” ve “50m2” gibi televizyon dizilerinde ve Made in Europe (2007), “Bornova Bornova” (2009), “Bir Zamanlar Anadolu’da” (2011), “Yük” (2012), “Albüm” (2016) ve en son Boğaziçi Film Festivali’nde En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü aldığı “Kumbara” filmleriyle tanıdığımız Murat Kılıç canlandırıyor.

Aysel rolünde ise; tiyatro sahnelerinde “Kurusıkı”, “Antabus” oyunlarındaki performansları kadar televizyonda “Avrupa Yakası”, “Beş Kardeş”, “Kırmızı Oda” dizilerinde ve sinemada “Kurtuluş Son Durak” (2012), “Araf” (2012), “Yeraltı” (2012) gibi ödüllerle karşılandığı filmlerle çok sevilen Nihal Yalçın’ı izliyoruz.

Stilettonun görüntü yönetmenliğini Fırat Lita Sözbir üstlenirken; kurgusunu Çisem Baydar, sanat yönetmenliğini Elif Taşçıoğlu, kostüm tasarımını ve uygulayıcı yapımcılığını ise Selda Durna yaptı. Filmin özgün müziklerinde ise genç müzisyen Uran Apak’ın imzası bulunuyor.

Can Merdan Doğan’ın yönettiği “Stiletto” ile ilgili gelişmeleri filmin resmî Facebook ve Instagram hesaplarından takip edebilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Festivaller

Altın Koza’da Fatoş Güney İle “Umut” Yolculuğu

Yılmaz Güney’in “Umut” filmi gösterimi, Fatoş Güney’in katılımıyla gerçekleşti.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Adana Büyükşehir Belediyesi Zeydan Karalar’ın başkanlığındaki 28. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali, film gösterilerinin yanı sıra etkinliklerle de sinemaseverlere beyaz perdenin büyülü atmosferinde farklı yolculuklara çıkarmaya devam ediyor.

Yılmaz Güney’in ‘Umut’ filmi gösterimi, filme ev sahipliği yapan, başlama sahnesinin çekildiği Adana Tren İstasyonu’nda Fatoş Güney’in katılımıyla gerçekleştirildi. Etkinlikte Festival Yürütme Kurulu Üyesi Nebil Özgentürk’ün hazırladığı Yılmaz Güney belgeseli yayınlandı.

Adana Büyükşehir Belediyesi Başkanı Zeydan Karalar’ın açılış konuşmasıyla başlayan etkinlikte Karalar, “Yılmaz Güney Bütün Adanalıların hem yüreğinde, hem kalbinde. Aynı zamanda bütün Türkiye’nin ve dünyanın kalbinde. O kadar değerli bir insan ve o kadar değerli bir sanatçı ki; ‘Ben Yılmaz Güney’i sevmiyorum, takdir etmiyorum’ diyen tek Adanalıya rastlamadım. Bunu da fazlasıyla hak ediyor tabii” dedi.

Umut filmiyle ilgili de hatıralarını anlatan Başkan Zeydan Karalar, “12 ya da 13 yaşındaydım. Yavaş yavaş bilinçleniyoruz, palazlanıyoruz. Yaşar Kemal’den, Yılmaz Güney’den, Orhan Kemal’den etkilenmemek mümkün değil. Yaşar Kemal’in, Yılmaz Güney’i sinemaya teşvik eden, dünya çapında bir yazar olarak bizim karakterimizin oturmasında, Yılmaz Güney’le birlikte çok önemli yeri var. Umut’u seyrettiğimizde, film hüzünlü bir sona sahip olmasına rağmen, bizlere mücadele duygusunu, hırsını, kararlılığını verdi. Bütün olumsuzluklara, baskılara, haksızlığa, hukuksuzluğa ve kötülüğe rağmen direnmeyi öğretti. Kazanma umudunu hiç kaybetmemeyi öğretti. Ben o yıllardan bu yana öyle yaşadım ve mücadele ettim. Ben de hep halkıma güvendim. Yılmaz Güney’in hemşerisi olmaktan büyük onur duyuyorum” diye konuştu.

Fatoş Güney ise ‘’Şu anda çok duyguluyum. Bu atmosfer bana 1970 yılını ve Yılmaz’la Umut’u çekmek için Adana’ya ilk gelişimizi hatırlattı. İçimi cız ettirdi. ‘’Umut’’ filmi Yılmaz’ın babasının hikayesiydi. Gerçek yaşadığı bir olaydan çıkmıştı. Mucize bir filmi diye nitelendiriyorum. En ilkel şartlarda, en zor şartlarda, negatiflerin çok az olduğu, baskıyla çekilmiş bir film. Tük Sineması’nda bir mihenk taşıdır. Böyle etkinliklerde onu çok yakınımda hissediyorum. Halkının bağrına bastığını ve yaşattığını hissediyorum’’ dedi.

Film gösterimine, Yılmaz Güney’in kardeşi Yaşar Pütün ve Güney’in filmlerinin yapımcısı, yakın dostu Abdurrahman Keskiner de katıldı.

Okumaya Devam Et

Festivaller

Altın Koza’da “Gondolda Sinema” Keyfi 

Seyhan Nehri üzerinde “Gondolda Sinema” gösterimleri devam ediyor.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Gondolda Sinema

Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali kapsamında Seyhan Nehri üzerinde “Gondolda Sinema” gösterimleri devam ediyor. Gondollara sığmayan Adanalıların bir bölümü de film gösterimini Seyhan Nehri kıyısına kurulan platformlardan izledi.

Adana’da merkez ve ilçelerde tüm yoğunluğuyla devam eden Altın Koza Film Festivali etkinliklerinde, ilki geçtiğimiz yıl yapılan ve uluslararası basının dahi ilgisini çeken “Gondolda Sinema” gösterimlerine Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar eşi Nuray Karalar ile katıldı. Lütfi Ömer Akad’ın 1968 yapımı, başrollerini Türkan Şoray, İzzet Günay ve Ayfer Feray’ın paylaştığı Vesikalı Yarim filmini halkın içinde izleyen Başkan Karalar, eşiyle birlikte, yazlık sinemalara gittikleri döneme, çocukluklarına döndüklerini söyledi.

Adana’ya Ve Adanalılara Has Özelliklerde Sinemanın Etkisi Var

Festivalin başladığı günden itibaren büyük ilgi gören “Gondolda Sinema” etkinliğini ve Altın Koza Film Festivali’ni değerlendiren Başkan Zeydan Karalar, “Şimdi eşim Nuray hanım elinde çekirdek, çerez, mısır, gazoz, ‘Çocukluğuma döndüm’ dedi. İşte bizim de Altın Koza’da arzuladığımız buydu. İnsanlarımızı geçmişine, çocukluğuna döndürmek istedik.  Adana 1900’lü yılların başında sinemayla tanışmış, geçmişte 200’e yakın yazlık sineması olan ve binlerce, yüzbinlerce insanın sinemaya gittiği bir şehirdir” dedi.

Adana’daki özgürlük, aydınlık ve kardeşlik ortamının oluşmasında sinema sanatının ve sinema geçmişinin büyük etkisi bulunduğunu ifade eden Başkan Zeydan Karalar, “Aslında Adana’nın özgürlüğünde, herkesi barış ve kardeşçe yaşatmasında, yüzünün uygarlığa, aydınlığa dönük olmasında sinemanın çok büyük etkisi var. Bizim de amacımız buydu. Altın Koza’yı eski günlerdeki gibi muhteşem şekilde kutlarken, etkinlikleri halkın ayağına götürdük. İlçelerde, mahallelerde, beldelerde; 30’a yakın yerde film gösterimleri yapıyoruz. Gondolda Sinema geçen sene başladı, çok ciddi rağbet gördü, uluslararası basında yer aldı. Bu sene tekrar ettik. Çok beğenilen işleri yapmaya devam edeceğiz ve her sene yenilikler katacağız. Çok güzel gidiyor, her şey Adana için” diye konuştu.

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik

Popüler