The Revenant Tarihsel Olarak Ne Kadar Doğru?

Bilal Turan Keşfet Manşet

Bu yazı spoiler içermektedir.

Hugh Glass, 19. Yüzyılın başlarında Missouri Nehri’nin yukarı kısmında çalışan bir sınır adamıydı. 1823’te kürk bulabilmek için kurulmuş tuzakları kontrole çıkılan bir seferde, biz boz ayının saldırısına uğrar ve ciddi şekilde yaralanır.

ŞİDDET

Hugh Glass (Leonardo DiCaprio) yabanda bir kürk tuzağı kontrol seferi yapan balıkçılar grubundaki biridir. Grup, Ree (Arikara) savaşçılarının saldırısına uğrar. Çat! Gruptan birine mızrak saplanır. Bam! Biri atının üzerinden bir kurşun yarasıyla düşer. Çatırt! Birilerinin kemikleri kırılır. Surata atılan uçak tekme, bir atın suratından vurulması, bir okun bir insanın suratını parçalaması gibi bazı gözü kara sahnelerin yakın çekimleri var. Bu sahnelerin hepsinin koreografisi çok başarılı ve en az koreografileri kadar başarı bir şekilde film edilmiş.

the revenant

Bu sahne gerçek hayatta yaşanmış bir sahne: William H Ashley ve Andrew Henry (ikinci karakter Domhnall Gleeson tarafından canlandırılmış) Rocky Dağı Kürk Fabrikasını 1822’de kurdular. Haziran 1823’te, Ashley’nin yaklaşık 70 adamdan oluşan ekibi, tahminen 600 Arikara savaşçısının saldırısına uğradılar. Ancak filmde bu savaşçılar 20-30 kişi gibi gösterilmiş. Birçok farklı hesaba göre Ashley’in 12-18 adamı öldürüldü.

KARAKTERLER

Filmde 10 adam kaçmayı başarıyor. Bunların arasında Kaptan Henry, Glass, Glass’ın oğlu Hawk (Forrest Goodluck) ve 2 tuzakçı John Fitzgerald (Tom Hardy) ve Jim Bridger (Will Poulter) var. Hepsi beraber bir konuşma yapıyorlar. Ama bu konuşma aşırı bir geveleme şeklinde yapıldığı için neler olup bittiği anlaşılmıyor. Fitzgerald, kavgacı ve ırkçı, yani kötü adamımız o. Glass ise iyi adam, çünkü çok aksi ve eleştirel bir şekilde, erkekçe, Pawnee kanı taşıyan oğlunu seviyor. Glass Pawnee kadına karşı duyduğu sevgi ise tamamen kurgu. Glass’ın böyle bir ilişki yaşadığı düşünülüyor ama bu konudaki kanırlar sağlam değil. Ayrıca bir çocukları olduğuna dair herhangi bir kanıt ya da kayıt yok.

VAHŞİ YAŞAM

Karakterlerimiz ormanda ilerlerken, Glass iki bebek ayı ve onların sinirli anneleriyle karşılaşıyor. Eğer ki ilk sahnelerde betiniz benziniz attıysa, kolonya koklamaya hazırlanın. Vurmalar, hırıldamalar, kükremeler ve sarsıntılar… Ayı ölüp ölmediğini anlamak için Glass’ın bedenini kokluyor ve sonra Glass’ın sırtında bir aşağı bir yukarı zıplamaya başlıyor. Yırtılmalar, kopmalar, parçalanmalar… Glass ayıyı vuruyor. Ve bu durum ayıyı tamamen çileden çıkartıyor. Glass’ın boğazını parçalamaya çalışıyor. Glass ayıyı boynundan bıçaklıyor. Ayı Glass’ın üstüne bütün ağırlığıyla düşerek ölüyor ve Glass’ı bir kan gölüne sıkıştırıyor.

revenant4

Sinema izleyicisi bu noktaya kadar gülüyor. Yarısı korkuyla, yarısı sahnenin çok uzaması sebebiyle komediye dönüştüğünü düşünerek. Her neyse, tarihçiler detaylar hakkında kesin bilgilere sahip olmasa da, ağustos 1823’te Glass gerçekten de bir ayıyla dövüşmüş.

CİNAYET

Gruptakiler Glass’ı yarı ölü bir halde bulurlar. Kaptan Henry Fitzgerald, Bridger ve Hawk’a Glass’ın kaçınılmaz ölümü ve gömülmesine kadar onun başında beklemeleri için ödeme yapar. Kaptan gidince, Fitzgerald, Glass’ı öldürmeye karar verir. Hawk bunu engellemeye çalışır ve bunun üzerine Fitzgerald Hawk’ı öldürür. Bu gerçek hayatta olmadı çünkü Hawk gerçekte hiç yaşamadı. Ama filmde, ölüm döşeğindeki Glass, Fitzgerald’ın oğlunu öldürmesini izlemek zorunda kalır, ki bu durum ona intikam almak için hayatta kalması için onu motive eder. Fitzgerald Bridger’ı Glass’ı canlı canlı gömüp onu ölüme terk etmeye ikna ettiği an, Glass’ın sessiz sakince ölmeyeceğini anlıyorsunuz.

The_revenant_

HAYATTA KALMA

Gerçek Glass, terk edilişinden, ezilmiş bedenini kendini ölüme terk eden adamların izinden kilometrelerce sürükleyerek kurtulmuştur. Okuma yazma bilmesine rağmen, Glass bu hikayesini asla kendi yazmamıştır. Hikaye ilk defa bir Philedelphia Gazetesi olan The Port Folio’da 1825’te başka bir yazarın kaleminden yayımlanmıştır. O tarihten beri de defalarca güzel bir şekilde süslenmiş.

ZORLUK

Filmde Glass için bazı ekstra zorluklar oluşturulmuş: gerçek hikaye Ağustos-Eylül ayları arasında geçerken, filmin başından sonuna kadar kar yağışı var. Arikara savaşçıları Glass’ın izini sürüp onu bir ağaca kovalıyorlar ve o noktada Glass ölü bir atın karnını yarıp içine girerek kendine bir uyku tulumu yapıyor ve savaşçılardan kuruluyor. Harika çekilmiş bir film, ancak karakterizastonlar ve diyaloglar, görselliğin sofistikeliğinin yanından bile geçemiyor. Dahası, o sofistike görseller, ikinci yakın çekim gözü ya da altıncı tüm gökyüzünü ve yeryüzünü alan inanılmaz peyzaj çekiminden sonra, tekrara düşmüş hissi veriyor. Filmin sonuna gelirsek, çok belli bir noktada değiştirilmiş: gerçek hikayede kimse öldürülmedi.

KARAR

The Revenant, Glass’ın gerçek hayat hikayesinden esinlenilmiş çok etkileyici bir film, ancak çok abartılmış ve sonu inanılmaz bir şekilde sakin. Film hızlandırılmış iki dakikalık bir youtube videosu olmak için yalvarıyor adeta.

Kaynak: The Guardian

Çeviri: Dilara Ekşi

Yorumlar

 
Sinefesto 2011 yılında kurulan, Türkiye'nin en güncel sinema haber sitesidir.

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up