“Temmuzda”

Genel

Bir yol filmi diyebileceğimiz “Temmuzda” Avrupa’da çekildiği için Amerika yapımı yol filmleri ile büyük farklılık gösteriyor. “Temmuzda” filminin mekânı olarak Avrupa seçilmesi Amerika da geçen bir filmden çok daha renkli bir yol filmi yapmaya yetiyor. Çünkü Amerika’da 1.000.000 km gitseniz bile hala Amerika’dasınızdır. Ama Avrupa’daysanız en geç bir gün sonra başka bir ülkeye varırsınız. Başka dilden başka düşünceden bin bir çeşit insanla karşılaşırsınız.

Avrupa demişken film Almanların soğuk insanlar oldukları klişesinden kurtulmak istercesine o zamana kadar duyguları hakkında çok kafa yormayan duyduğu ilk güzel içli şarkının peşine takılan, ilk gördüğü tılsımın arkasından giden ve giderken de yanlış yollara sapan Daniel’in aşkını anlatıyor. Biz de Daniel ve Juli ile soğuk Almanya’dan geçip yavaş yavaş daha sıcak memleketler görerek Türkiye’nin denizlerine ve aşka kavuşuyoruz.

Âşık olmak için veya kime âşık olduğunu anlamak için sıcak bir memleket gerekir mi bilmem. Ama Daniel aşkın yanı başında iken aşkın peşinden koşması ironisinin son bulması için kendini yeniden keşfetmesi, dayak yemesi, baştan çıkarılması, soyulması,  uyuşturucu kullanması ve Türk sınır güvenlik görevlileri tarafından tutuklanması gerekiyor.

Filmin en sevdiğim sahnesi ise Hollywood’un araba ile Meksika sınırını geçmesi klişesi ile ilgili sahne.  Daniel yani arabasız yola devam etmeyi düşünemeyen garantici bir âşık arabası ile sınırı geçmek için fizik bilgisinden faydalanmayı düşünürken; aklıma hep “Hocam bu bizim günlük hayatta ne işimize yarayacak?” diye sorduğum zamanlar geliyor. Sonucu ise maalesef filmi izleyip görmeniz gerekmekte.

Fatih Akın’ın “Duvara Karşı” filminin dramatik özelliklerinin daha çok ön plana çıktığını düşünürsek; Fatih Akın’ın en sevdiğim filmi olan “Temmuzda” onun en romantik filmi.  Ama bende bu hissi uyandırmasında İdil Üner’in güneşim, ayım diye başladığı muhteşem şarkısının etkisi çok büyük. O güzel şarkıyı dinlemek için filmi kaç kez döndürüp döndürüp izlediğimi bilmiyorum.  Size de şiddetle tavsiye ediyorum.

Sonuç olarak, hâlâ şansa inananların olduğu romantik bir film “Temmuzda”… Çünkü şansa inanmak modern zamanda sadece romantik.  Aşkın bahanesi kimine göre son şans kimine göre tesadüfler olsa da aşk da aslında yüce hikmetten bağımsız değil o da yaşadığımız her şey gibi sadece kader.

Şaziye Ayaş
twitter.com/muzminogrenci 

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up