Tekrar Tekrar İzlediğimiz 10 Güzel Film

Liste Manşet Serkan Baştimar

Bazı filmler vardır, tekrar izlemek için fırsat kollarız. Arşivin en yıpranmış DVD’leri onlardır. Bazıları kutusuna hasret kalmıştır. Ortalıktadır. İzlerken huzur, güven ve mutluluk verirler. Sizin de vardır böyle filmleriniz muhakkak. Biz çok uzatmadık listeyi, 10 filmle bıraktık. Eklemek istediğinizi yorum kısmına yazabilirsiniz.

(NOT: Aşağıdaki filmlerden izlemediğiniz varsa dünyanın en şanslı insanlarındansınız demektir.)

Şimdiden iyi seyirler.

V for Vendetta

V For Vendetta (2005)

“Remeber remember…”

Her defasında ilk defa izliyormuşçasına heyecan veren V For Vendetta distopik ancak olası bir düzeni anlatıyor.

Faşist bir düzenin egemen olduğu Büyük Britanya’da, çağ ötesi bir olay gelişir. “V” olarak bilinen bir özgürlük savaşçısı baskıcı topluma karşı savaşmak için terörist taktiklerini kullanmaktadır.
V, gizli polisten genç bir kadını kurtarır ve bu kadın beklenmedik bir şekilde onun müttefiki olacaktır.

___

Forrest Gump

Forrest Gump (1994)

“Neden ölüyorsun anne?”

Onu tekrar izlettiren Forrest’in masumluğu mu, Jenny’ye olan aşkı mı? Yoksa normal bir insanın onda birinin bile yaşayamayacağı maceraları mı? Forrest Gump başucu filmlerinin en güzellerindendir.

Forrest engelli bir çocuktur. Ancak bu engeli onun normal bir insan haline dönme arzusunu köreltmemiştir. Tam otuz yıl boyunca inanılmaz zorluklar yaşayan Forrest sonunda kendisini ülkesinin en sevilen futbol yıldızları arasında görmesini sağlamıştır. Bu çabaları o kadarla da kalmamış katıldığı Vietnam Savaşı’ndan bir kahraman olarak dönmüş ve Beyaz Saray’da şeref madalyası almış ama en önemlisi de dünyada en çok sevdiği şey olan sevgilisinin kalbini kazanıp onunla evlenmeyi başarmıştır. Çok akıllı biri olmasa da kalbinin neyi istediğini çok iyi bilen Forrest ona ulaşabilmek için olağanüstü bir çaba sarf ederek herkese istediğini elde edebileceği konusunda bir örnek teşkil etmiştir.

____

Black Swan

Siyah Kuğu (2010) Black Swan

“Mükemmellik baştan aşağı kontrol demek değildir. Ayrıca zincirleri gevşetmektir.”

Hem masumiyeti hem de kıskançlığı (ya da iyiyle kötüyü diyelim) kendi bünyesinde büyüten balerin kızımız Nina, ve onun sahne öncesindeki çalkantılı ruh hali bale ve klasik müzikle süslenince insan ister istemez bir kez daha izlemek istiyor Siyah Kuğu’yu.

Nina, New York’ta yaşayan çok yetenekli bir balerindir ve hayatında çoğu balerin için de olduğu gibi dans etmekten başka bir şey yoktur.

Eski bir balerin olan ve bu konuda çok hırslı olan annesi Erica ile yaşamaktadır. Oyun yönetmeni Thomas Leroy Kuğu Gölü’nün baş balerini Beth MacIntyre yeni sezonda değiştirmeye karar verir ve ilk tercihi de Nina’dır.

Balenin saf ve zarif Beyaz Kuğu ile şehvetin temsilcisi Siyah Kuğuyu aynı anda canlandırabilecek birine ihtiyacı vardır. Fakat Nina’yı bekleyen bir yeni bir rakip vardır, ve o da Leroy’u etkilemeyi başarmıştır. Nina Beyaz Kuğu rolüne her ne kadar uysa da Lily de Siyah Kuğu’nun tam karşılığıdır. İki genç dansçı arasındaki rekabet garip bir arkadaşlığa dönüşürken Nina da kendi karanlık tarafıyla haşır neşir olmaya başlamıştır…

____

İnce Kırmızı Hat

İnce Kırmızı Hat (1998)  – The Thin Red Line

“Bana bakın bu savaş anlamsız”

diye bağıran ve yaşamı, ve ölümü sorgulayan felsefi film. 

İkinci Dünya Savaşı sırasında Guadalcanal’da savaşan bir grup Amerikalı erkeğin değişmelerinin, acı çekmelerinin ve kendileriyle ilgili önemli keşifler yapmalarının öyküsü…

Film Pasifik adalarında Japonların ilerlemelerini durduracak olan, savaşta anahtar görevi görmüş çatışmalardan birini arkaplanına almış. Ama öykü, bunun ötesinde, hayatta kalmak için savaşan, korkunç stres altındaki insanların aralarında gelişen güçlü bağların arasında dolaşıyor…

____

The Shawshank Redemption

Esaretin Bedeli (1994) The Shawshank Redemption

“Korktukça tutsak, umut ettikçe özgürsün.”

Duvarların ardında, iki dostun mecburi misafirliği. Umut, sabır… 

Stephen King imzasıyla 7 dalda Oscar adaylığı olan Shawsank Hapishanesi; genç ve zeki bir bankacı olan Andy Dufresne (Tim Robbins), kendisini aldatan karısını ve O’nun sevgilisini öldürdüğü suçlamasıyla yargılanmaktadır. Tüm itirazlarına rağmen suçsuz olduğuna mahkemeyi inandıramaz ve ömür boyu hapis cezasına çarptırılır.

Andy cezasını çekmek üzere Shawshank Hapishanesi’ne götürülür. Burası hayatında görmediği kadar kötü bir yerdir. Burada bir çok hakaret ve saldırıya maruz kalacaktır. Andy tüm başına gelenlere rağmen hayata pozitif bakmayı bilen bir adamdır. Bu bakış açısıyla kendine bir çok dost edinir ve zamanla hapishanede sevilen biri olur. En iyi arkadaşı ise Red (Morgan Freeman) olmuştur. Red hapishane hayatında Andy’e bir çok konuda yardımcı olur. Andy ise Red’in hayata bakış açısını tamamen değiştirecektir.

___

Hababam Sinifi

Hababam Sınıfı (1975)

“Oturun diyor kendileri…”

Hepimize öğrencilik yıllarını anımsatan, repliklerini ezberimize aldığımız asla eskimeyen yapım!

Öğrencilik hayatları haylazlık ve tembellik üzerine kurulu olan bir sınıf dolusu matrak öğrencinin, Özel Çamlıca Lisesi’nde yaşadığı yer yer eğlenceli, yer yer de dokunaklı öyküleri anlatan film, Hababam Sınıfı serisinin ilk filmidir. Keskin zekaları sayesinde tüm öğretmenlerini avuçlarında oynatıp okul düzeni ve eğitim sistemini alaşağı eden bu birbirinden renkli karakterdeki öğrenciler hem okulun hem de sinemamızın en yaramaz sınıfı olma özelliğinde. Ancak bu hükümdarlık okula atanan yeni müdür muavinin gelişiyle sarsıldığında, Hababam Sınıfı daha önce hiç karşılaşmadığı türden bir disiplin anlayışına ve zekaya sahip olan Mahmut Hoca tarafından unutulmaz derslere tabi tutulur.

Hababam Sınıfı serisinin ilk filmi olan bu yapıt Rıfat Ilgaz’ın ölümsüz eseri Hababam Sınıfı romanından uyarlanmıştı.

___

Fight Club

Dövüş Kulübü (1999) Fight Club

“Dinleyin sürüngenler, sizler özel değilsiniz…”

Zekice yazılmış senaryo, şaşırtıcı final ve tüketim çağına yapılmış estetik bir eleştiri dili. Onlarca replik ve teknik. Fight Club bir filmden çok ötesi!

simsiz anlatıcı (Norton) uykusuzluktan muzdarip bir otomobil şirketinde çalışan birisidir. Doktor ona daha fazla ilaç vermeyi reddeder ve kendisine yardımcı olabilecek bir destek grubunu ziyaret etmesini önerir. Anlatıcı testis kanseri mağdurları için olan bir destek grubuna katılır ve orada Marla ile tanışır; o da anlatıcı genç adam gibi hasta olmamasına rağmen gruba katılmaktadır.

Bir iş gezisinden sonra evine döndüğünde bir patlama nedeniyle evinin tahrip olduğunu görür ve yolculuk esnasında tanıştığı, sabun satıcısı Tyler Durden’ı (Brad Pitt) arayarak onunla bir barda buluşur. İçtikleri birkaç biradan sonra dışarı çıkarlar ve Tyler, kahramanımızı kendisine vurması için kışkırtmaya başlar. Bu kavga kahramanımızın hayatını tamamen değiştirecektir.

___

Yıldızlararası

Yıldızlararası (2014) Interstellar

“Birey olarak değil, tür olarak düşünmeliyiz.”

Nolan’ın dahilik eseri. Her defasında yeni şeyler keşfettiğimiz başımızı göğe erdiren bilim kurgu!

Film, Kip S. Thorne’nin evrende ‘solucan deliklerinin’ gerçekten var olduğu ve bu sayede zamanda yolculuğun mümkün olabileceği teorisinden ilham alınarak çekilmiş. İnsanların tükettiği bir dünyadan kaçmanın ve yeni bir dünya bulmanın öyküsünü anlatan Interstellar, içimizdeki kaşifi uyandırıp dünyamıza sahip çıkmamız gerektiği mesajını da alttan alta veriyor.

____

Into the Wild

Özgürlük Yolu (2007) Into the Wild

“Para ve güç sadece illüzyondur.”

Özgürlük şehirde ya da ‘medeniyette’ değil! Bulunduğumuz koşulları, hayatımızı adadığımız saçmalıkları hatırlatan ve sorgulayan bir iç yolculuk filmi!

Into the Wild, bir metropolden vahşi hayata, kirlilikten saflığa ve temizliğe dönüş hikayesidir. Önemli bir üniversiteden dereceyle mezun olan Christopher McCandless aynı zaman başarılı bir atlettir de. Mezuniyet sonrası verilen bir davette ailesine istediği hayatın bu olmadığını, bir şeylerin eksik ve yanlış olduğunu söyler. Genç adam tüm mal varlığını hayır kurumuna bağışlayıp sahip olduğu her şeyi evinde bırakarak bambaşka bir hayata doğru uzun bir yolculuğa çıkar. Alaska’nın ıssız ormanlarında sona eren bu yolculuk esnasında ve sonrasında Christopher, hayatını kökünden değiştirecek bazı kişilerle tanışarak, hayatın anlamını ve ölümün kaçınılmazlığını en sert haliyle deneyimleyecektir.

Ünlü oyuncu Sean Penn’in yönetmenliğini üstlendiği, iki dalda Oscar’a aday gösterilen filmin başrollerinde Emile Hirsch ve Vince Vaughn bulunuyor.

___

Stalker

İz Sürücü (1979) Stalker

‘Bilinmezin’ verdiği rahatsız bir rahatlık. Her defasında ilk defa izleme hissi uyandıran bir yapım. 

Gri ve isimsiz bir kasabanın yakınında, askerler ve dikenli tellerle korunan Bölge bulunmaktadır. Karısının sayısız itirazlarına rağmen, karanlıkların içinden gelen bir adam çıkar. Bu adam İz Sürücü’dür. Sıra dışı zihinsel yetenekleriyle, insanları Bölge’nin içindeki, gizli dileklerin gerçek olduğu Oda’ya kadar rehberlik etmektedir. Bu kez, Bölge’ye yanında iki kişiyi götürmektedir; ilhamını kaybetmiş, alaycı ve yeteneğini sorgulayan bir yazarla, yolculuktan çok sırt çantasını önemseyen, sessiz bir profesör. Hiç kimsenin yaşamadığı Bölge’de, Oda’ya giden yol dolambaçlıdır. Oda’ya yaklaştıklarında, kurallar değişmeye başlar ve İz Sürücü kendini bir krizin içinde bulur.

____

Serkan Baştimar

Serkan Baştimar

Yayın Yönetmeni at Sinefesto
Serkan Baştimar

Latest posts by Serkan Baştimar (see all)

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up