Tekrar Tekrar İzlediğimiz 10 Güzel Film (3)

Liste Manşet Serkan Baştimar

Bazı filmler vardır, tekrar izlemek için fırsat kollarız. Arşivin en yıpranmış DVD’leri onlardır. Bazıları kutusuna hasret kalmıştır. Ortalıktadır. İzlerken huzur, güven ve mutluluk verirler. Sizin de vardır böyle filmleriniz muhakkak. Daha önce böyle listeler yapmıştık, bu da devamı.

İyi seyirler.

Terminator 2: Judgment Day

Terminatör 2: Mahşer Günü (1991) Terminator 2: Judgment Day IMDb 8.6

“Bilim kurgunun ve görsel efektin babası. Serinin en iyisi.”

1997 Ağustos’unda yaşanan ve 3 milyarı aşkın insanın ölümüne neden olan olayın üstünden yıllar geçmiş ve 2029 yılına gelinmiştir.

John Connor makinelere karşı insan direnişinin lideri konumundadır. Onu 2029 yılında yok edemeyen makineler şimdi yok edemedikleri düşmanlarını geçmişte yok etmeyi denemeye karar verirler ve John’un 10 yaşında olduğu döneme bir yok edici makine yollarlar. Buna karşılık John da o dönemde kendisini korumak için daha önce annesini öldürmek göreviyle geçmişe yollanan yok edici makinenin daha üst bir modelini geçmişe yollar.

İki yok edici makine arasında John Connor için büyük bir mücadele başlar. Bu arada henüz yaşanmayıp 1997 Ağustos’unda yaşanacak olan felaketin mimarı olan Skynet adlı sistem de yavaş yavaş faaliyetlerini artırmaya başlamıştır.

John ve onun koruyucu makinesi John’un annesini akıl hastanesinden kaçırıp Skynet’i durdurmak için işbirliğine girişirken diğer yok edici makine de John’u yoketmek için onların peşinden gitmektedir.

Terminator 2, 25 Ağustos’ta yenilenmiş olarak tekrar vizyona girecek. Detaylar için tıklayın.

___
Dünyada Bir Gece

Dünyada Bir Gece (1991) Night on Earth IMDb 7.8

5 muazzam öykü. Jarmusch’un insan hikayeleri.

Eş zamanlı beş farklı taksi şoförünün, beş farklı şehirde, yolcularıyla beraber yaşadıklarından küçük birer kesit izliyoruz bu filmde. Jim Jarmusch yine tarzı gereği son derece yalın ve minimalist bir şekilde ele alıyor tüm karakterlerini.

Sırasıyla Los Angeles, New York, Paris, Roma ve Helsinki’ye kamerasını uzatan Jarmusch; hayatın ayrıntılarıyla güzel olduğunu vurguluyor birkez daha. Her karakterinin başka bir derdi ve yaşama amacı olan filmde, önemli oyuncularda boy gösteriyor.

Winona Ryder’ın taksici rolündeki müthiş performansıyla ve ikinci öyküdeki karakterlerin doğallığı ve sempatikliğiyle filmin büyüsüne kapılıp; son öykünün vuruculuğuyla da mest olmuş halde filmi hafızanıza kazıyorsunuz.

___

Pardon

Pardon (2005) IMDb 8.2

Türk sinemasının en komik filmlerinden.

Üç yakın arkadaşın hayatları, içlerinden biri yüzünden tamamen değişecektir. Her zamanki gibi akıp giden günler artık hiçbir zaman eskisi gibi olmayacaktır? İbrahim( Ferhan Şensoy) ve Bülent Kayabaş’ın sorgulama sahnesi ile başlayan filmin devamında ne tarz gülünç olaylarla karşılaşacağımızın sinyali verilmekte ve içinde bulunduğumuz mevcut düzenin -adalet özelinde- eleştirisi yapılmaktadır.

Vaktinden çok sonra askerliğini yapan İbrahim nerede bir resmi kıyafet görse hemen oradan kaçar olmuştur. Sadece masum bir korku gibi gözüken bu fobisi yüzünden sevdiği arkadaşları ve kendisinin başına gelmeyen kalmaz. Arkadaşlarıyla beraber kendini mahkeme salonlarından, hapishaneye kadar uzanan bir yolculukta bulur.

Neler olup bittiğini anlamadan cezaevine düşen, üç arkadaşın akılları hep dışarıdadır. Ama geride kalanlar yavaş yavaş kendi yollarını çizmektedir. Fakat geçen zaman ümitlerini yavaş yavaş mağlubiyete sürükler ve tam da kaderlerini kabullendiklerini sırada, ömürlerinden boş yere alınan altı yıl üçer ay da devlet tarafından bir “Pardon” ile telafi edilir.

__

Zincirsiz

Zincirsiz (2012) Django Unchained IMDb 8.4

Tarantino’nun ustalık işlerinden.

Amerikan İç Savaşı’dan 2 sene öncesinde, Güney bölgesinde geçen film Köle Django’nun Alman asıllı ödül avcısı Dr. King Schultz ile yolunun kesişmesiyle başlıyor. Django, eski efendisini ölü ya da diri ele geçirmek isteyen Schultz ile anlaşmaya varır ve özgürlüğü karşısında Brittle kardeşleri kendisine getirme sözü verir. Görev başarıyla tamamlanır ama ikilinin yolları ayrılmaz Schultz ve Django beraber Güney’in en çok aranan suçlularının peşine düşerler…

‘Avlanma’ hünerini her geçen gün geliştiren Django’nun artık tek bir hedefi vardır: köle ticareti yüzünden kaybettiği eşi Broomhilda’yı bulmak ve onu kurtarmak… Bu hedef onları kötü şöhretli “Candyland” çiftliğine ve çiftliğin sahibi olan Calvin Candie’ye götürecektir…

Sinemanın dahi çocuğu, Oscarlı Quentin Tarantino’nun uzun süre üzerinde çalıştığı Spagetti Western türündeki projenin başrollerinde Jamie Foxx, Christoph Waltz yer alırken, Kerry Washington, Leonardo DiCaprio ve Samuel Jackson gibi yıldızlardan oluşan oyuncu kadrosu göz dolduruyor.

___

Det sjunde inseglet

 Yedinci Mühür (1957) Det sjunde inseglet IMDb 7.9

Ölümle satranç...

Savaştan bıkmış bir Orta Çağ şövalyesi, yanında bayraktarı ile Haçlı Seferi’nden dönmektedir. Vebanın kasıp kavurduğu Avrupa’yı gördükçe Tanrı’dan kuşku duymaya ve onun yolundan sapmaya başlayan şövalye, çok geçmeden ölümün eşiğine gelir. Ancak ölüme meydan okuyarak Ölüm’ü satranç oynamaya davet eden şövalye, kaybederse canını vermeye razıdır.

___

Akıl Oyunları

Akıl Oyunları (2001) A Beautiful Mind IMDb 8.2

Bir dahinin delilikle sınavı…

John Forbes Nash Jr., genç yaşında oyun teorisi üzerine geliştirdiği kuramlarla matematik dünyasının bir numaralı ismi haline gelir. Fakat kısa süre içerisinde bencilliği ve kendine olan aşırı güveni sonucunda oluşan kişisel problemleri ile baş edemez duruma düşer. Dahilik ile delilik arasındaki ince çizgide,delilik tarafına doğru sürüklenir. Uzun süre şizofreni ile mücadele eden matematikçi,yıllar sonra adeta yeniden doğarak Nobel ödülünü kazanır.

___

Kuzuların Sessizliği

Kuzuların Sessizliği (1991) The Silence of the Lambs IMDb 8.6

Aristokrat psikopat.

Yazar Thomas Harris’in aynı adlı romanından beyaz perdeye aktarılan, yönetmenliğini Jonathan Demme’nin yaptığı, 1991 yapımı psikolojik gerilim türünde bir film.

Thomas J. Harris’in romanınının bu nabızları zorlayan uyarlamasında, FBI’daki eğitimi devam eden Clarice Starling (Jodie Foster) yüksek güvenlikli bir tımarhaneye girerek bir psikiyatristken yamyamlık yapan bir kitle katiline dönüşen Hannibal Lecter’in (Anthony Hopkins) hastalıklı zihninin derinliklerine inmeye çalışmaktadır. Starling’in bir seri katili yakalamak için ipuçlarına ihtiyacı vardır. Ancak ne yazık ki, Lecter ile yaşadığı Faustiyen ilişki sonunda onun kaçışına sebep olur ve artık iki ayrı seri katil karanlıklarda serbest dolaşır.

1992 yılında 7 dalda Oscar’a aday olan film, yönetmenine ve başrol oyuncularına altın heykelciği getirirken; en iyi film ve en iyi senaryo uyarlaması dalında da ödüle layık görülmüştü. Filmde başrol oynayan Jodie Foster 30 yaşına gelmeden iki oscar kazanan nadir oyuncular arasına girdi. Anthony Hopkins, bu filmdeki toplam 16 dakikalık performansıyla en iyi erkek oyuncu Oscar’ını kazandı. Ki bu süre, bir oyuncunun bir filmde gözüktüğü en kısa süredir. En iyi film Oscarını alan tek korku filmidir.

Devam filmi niteliğinde olan Hannibal, 2001 yılında Ridley Scott tarafından filme çekilmiştir.

____

Cennet Sineması

Cennet Sineması (1988) Nuovo Cinema Paradiso IMDb 8.5

Bazı filmler anılarımızda daha güzel.

Artık ünlü bir yönetmen olmuş Salvatore, 30 yıl sonra bir arkadaşının öldüğü haberi üzerine doğduğu kasabaya geri döner. Kasabaya geldiğinde eski anıları canlanan Salvatore, Cinema Paradiso isimli sinemada projeksiyoncu olarak çalışan Alfred ile ilişkilerini hatırlar.

Küçük bir çocuk olan Salvatore, günlerini Alfred’in yanında geçirmekte, filmlerle ilgili konuşmakta ve Alfred’in sinema konusunda deneyim ve bilgilerinden yararlanmaktadır. Babacan tavırlarıyla Salvatore’nin hayatında önemli bir yere sahip olacak Alfred sayesinde sinemaya olan aşkını ve tutkusu keşfedecektir.

Sıcaklığı ve anlattığı yazlık sinema kültürüyle de Türk sinema kültürüne yakın bir noktada duran Giuseppe Tornatore’un başyapıtı Cennet Sineması, 1989 Cannes Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü’nü kazanmasının ardından Yabancı Dilde En İyi Film Oscarı’nı da ülkesine götürmüştü.

____

Akıl Defteri

Akıl Defteri (2000) Memento IMDb 8.5

Polaroid hafıza…

Leonard Shelby ucuz otel odalarında konaklayan, sadece nakit para kullanan ama şık giysiler giyen, Jaguar kullanan iş adamı görüntüsünde biridir.
Fakat aslında hayatını karısına tecavüz edip öldüren kişiyi bulmaya adamıştır. Leonard’ın bu yolda ciddi bir engeli vardır; çok ender rastlanan ve tedavi edilemeyen bir tür hafıza kaybı.

Her ne kadar hayatının “kaza”‘dan önceki dönemlerini hatırlayabiliyorsa da, bazen 15 dakika öncesinde nereye gittiğini ve nerede olduğunu unutabilmektedir.

___

Masumiyet

Masumiyet (1997) IMDb 8.4

Demirkubuz sinemasının en iyilerinden.

On yıllık mahkumiyeti biten Yusuf tahliye zamanı gelince, kalan ömrünü cezaevinde geçirmek istesede dışarı çıkmak zorunda kalır. Elinde yıllardır görmediği, müebbet mahkumu bir ardaşının verdiği adres ile bir namus davası yüzünden aşığını öldürüp, kendisini sakat bıraktığı ablasını görmek için İzmir’e gelir. Ablası ve eniştesinin evinde ‘gördüklerinden’ kaçıp, ucuz bir otele yerleşir. Burada ‘bir iyilik’ nedeniyle tanıştığı üç kişi ile ne yapacağını ve nereye gideceğini bilmeden beklemeye başlar.

____

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up