Tebrikler Kazandınız!

Genel

saziye-ayas

Tina Fey ve Paul Rudd ‘un başrollerinde olduğu, Amerika ‘nın en prestijli 2. üniversitesi Princeton’ ın

öğrenci  seçme sürecini anlatan  Kabul filmi bu hafta vizyona giriyor.

Daha önce  çocuk sahibi olmak için taşıyıcı anne kiralayan bir kadının hikâyesinin anlatıldığı Baby Mama ‘da

rol alan Fey, şimdi Kabul filminde çocuğunu evlatlık vermek zorunda kalmış bir anneyi canlandırıyor.

Yani 30 Rock dizisi ile gönüllere taht kuran Fey, modern Amerikalı kadınların çocuk  problemlerini mizahi

bir dille anlatma işini  kendine vazife edinmiş durumda.

Ayrıca Fey , Portia ‘nın gençken verdiği kararın hüzünlü sonunu aktarırken, Paul Rudd ve Michael Sheen’le

olan ilişkisi ile de  filmin romantik yanını tamamlıyor.

Admission   baby_mama05

Varoluşsal problemleri olan, kaderden ve tesadüften de dem vuran Kabul , popüler olmayı hedefleyen bir

film olsa da insanı ihtimaller üzerine düşündürerek  diğer popüler içi boş komedilerden ayrılıyor.

Kaderin insan hayatındaki önemini göstermesi bakımdan bana ülkemizde de uyarlanan I’m sorry I love You

(Bir Aşk Hikâyesi)  dizisini anımsatıyor. Bir Aşk Hikayesin’de gördüğümüz anne-oğul ilişkisine benzeyen

yanıyla küçücük bir bebeğin tüm hayatının  ve kaderinin  annesinin ellerinde olduğunu gösteriyor.

Ailemizin yaşantılarımızdaki etkisinin,  yetiştirilme biçimimizin bizi birbirimizden ayıran en büyük etkenlerden

biri olup olmadığı  sorgulanıyor. Böylece düşündüren ve keyiflendiren bir Kabul filmi ortaya çıkıyor.

ll

***

Amerikalılar’ın üniversiteye mülakatla girmesi,  bizim gibi ÖSS ve türevleri ile boğuşup tek  üniversite

yetkilisi  ile görüşmeden okul kazananlara uzak ve yabancı gelse de bu durumun değişik bir versiyonuyla

yüksek lisans sürecinde  mecburen karşılaşıyoruz.

Daha önce deneyimlemediğimiz   için mülakat sınavı bizi tedirgin  ediyor, ne yapacağımızdan emin olamıyor

bir bilene  danışmak istiyoruz. Ama maalesef herkes bu konuda bilgili birini bulabilecek kadar şanslı olmuyor.

İnternette yaptığımız araştırmalarda da bölüm gözetmeden yapılan  genel yorumlara , nasıl davranmanız

gerektiğini söyleyen, kâbuslarını anlatan insanlara rastlıyor veya seçme işini üstlenenlerin taraflı olduğuna dair şeyler duyuyor, ,

daha da korkuyoruz.

Sorularımızı  cevaplaması için Tina Fey’ in canlandırdığı karakter Portia Nathan gibi yetkili birini

bulduğumuzda hemen gizli  formülü soruyoruz.  Ama Portia da herkes gibi kendin ol veya bir formülü var ama onu sen bulmalısın gibi

cümleler kuruyor.

Elbette ki bilgi düzeyi birbirine yakın 200 kişinin başvurduğu bir yere 20 kişi alınacağında ister istemez işin

içine mülakatta sakin olmak ve sorulan sorulara kendinden emin  cevap vermek vb. faktörler devreye giriyor.

Ama diğer alanlarda olduğu gibi sinemada yüksek lisans yapmak isteyenlerin de sorduğu daha lokal sorular var.

Bu sorulardan birkaçına kısaca cevap vermeye çalışalım;[1]*

marmara_universitesi_logosu_amblemi

Marmara Üniversitesi baz alınarak anlatılmıştır.

Alan dışı yüksek lisans yapmak zor mudur?

Alan dışı yüksek yapmak isteyen herkesin bir çekincesi vardır ama sinema bölümü konusunda bu korku

gereksizdir.Çünkü sinema her alandan insana ihtiyaç duyan her tür bakış açısına önem veren bir daldır.

Önemli olan daha önce okuduğunuz bölümü sinema ile bütünleştirmeyi başarabilmektir.

Her bulduğum filmi izliyorum,  bu sinemada yüksek lisans yapmama yeter mi?

Her bulduğu filmi izleyen insana ancak sinefil diyebiliriz. TV den izlediğimiz , gazetelerin verdiği ya da

internetten yasal  veya yasal olmayan sitelerden indiğimiz filmler bizi sinema hakkında bilgi sahibi yapmaz

sadece çok film izlemiş bir seyirci yapar.

Filmleri okuduğumuz kitaplarla birlikte yorumlayabilmeliyiz. Örneğin; Baudrillard’ dan ayrı bir Matrix

incelemesi oldukça eksik kalacaktır.Bilimkurgu reel dünyayı eleştirebilmek için, onun algılama biçimine

ve onun etiğini- kültürünü inşa eden diline kendini yabancılaştıran ve insanca bir dünyaya erişmeyi

tasarlayan bilişsel bir yaklaşımın egemen olduğu kurgusal bir anlatıma sahiptir[2]

ve bu şekilde yorumlandığı zaman bilimsel bir nitelik kazanır.

Neler okumalıyım?

Mülakatta sorulacak ilk şeylerden biri  en son hangi kitabı okuduğumuzdur. Bu da bizi ” Hangi sinema

kitaplarını okumalıyız?” sorusuna götürür.  Bu da elbette ki  para tuzağından başka birşey olmayan

Acelesi Olanlar için 99 film gibi kitaplar değildir.

Sinema hakkında hap diye tabir edebileceğimiz özet niteliği taşıyan, nerdeyse sinemayı incelemek için

formüllerin bulunduğu bazı kitaplar var. Ama yine de yüksek lisans yapmak istediğiniz okuldaki

hocaların yazdıkları öncelikli olmak üzere okumaya başlamak en iyisi.

Bahsettiğimiz nitelikteki kitaplardan bir liste yaparsak;

1-       Sinemada Akımlar- Esra Biryıldız

2-       Sessiz Sinema- Nilgün Abisel

3-       Sinema Nedir? A. Bazin

4-       Türk Sinemasının Kilometre Taşları- Şükran Esen

5-       Büyük Sinema Kuramları- D. Andrew

6-       Kültürel Çalışmalar ve Sinema- Serpil Kırel

7-       Sinemada Anlam Yaratmak- Seçil Büker

8-       Film Eleştirisi- Esra Biryıldız/ Zafer Özden

9-       Üçüncü Sinema ve Üçüncü Dünya Sineması – Esra Biryıldız- Zeynep Çetin Erus

10-   Seçtiğiniz bir yönetmen veya ülke sineması ile ilgili kitap/lar

11-    Bilim Kurgu Sinemasını Okumak ve Göstergebilimsel Yaklaşım N. KAPLAN,  G. ÜNAL

 

Yüksek Lisans okurken sinema alanında pratik kazanabilir miyim?

Yüksek Lisans bu konuda size sadece sinema ile ilgilenen(film çeken) arkadaşlar sağlamak konusunda katkı

sağlayabilir. Teknik bir eğitim görmek istiyorsanız yüksek lisans yapmak işinize yaramayacaktır. Daha

önceden teknik işlere bulaşmış ama şimdi de işin teori kısmını öğrenmek istiyorsanız

yüksek lisans yaptıktan sonra  çektiğiniz filmlere bakışınız değişebilir ve insanların tepkilerini önceden

kestirebilmeniz kolaylaşır ama teknik olarak bir şey öğrenmezsiniz; dersler daha çok teoriktir.

Yüksek Lisans okumak bazen sizi film izlemenin zevkinden mahrum bırakabilir. En güzel filmleri bir iş

gibi izlemek zorunda kalabilirsiniz. Sinema bilginizin yanında Baudrillard, Lacan, Foucoult, Chomsky,

Adorno,Benjamin, Mulvey, Negri gibi kuramcı ve düşünürler hakkında da bilgi sahibi olmalısınız.

Bundan sonrasıysa …

Sizi korkutmak istemem ama filmde de görüldüğü gibi kabul edilip edilmemeniz 1-2 kişinin ağzından çıkacak

ufacık  söze, kalkıp kalkmayacağı belli olmayan bir ele ve bir kağıdın üzerindeki küçük bir çiziğe bağlı.

Kabul edildiniz ya da kabul edilmediniz.

Umarım kazandığınızı bir daha bir daha görüp sevinmek için internet başından ayrılamayanlardan olursunuz.

Admission


  • Marmara Üniversitesi baz alınarak anlatılmıştır.

[2] KAPLAN; Neşe; TEREK ÜNAL, Gülin, “Bilim Kurgu Sinemasını Okumak ve Göstergebilimsel Yaklaşım” Derin Yayınları, 2011, İstanbul, syf 47

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up