Bizimle İletişime Geçin

Uncategorized @tr

Tears of Gaza… Is (our) life really hard?

Yayınlandı

tarihinde

husna-karanfil copy

TearsOfGaza_header8

Tears of Gaza… Is (our) life really hard?

Gazze, Palestine, Middle East… ever since we could remember it is the geography never lacks cruelty, blood and tears.

In a manner, we are aware of what is being lived there, sometimes we respond in our own ways… But unfortunetly, mostly we behave as if we got used to it, we loose our sensibility, and our reactions remain few.

However, only an influential event, news or a production, which is to awake us from our blindness, hits like a slap in our face. Only then, we wake up and remember our brothers there.

Here it is, “Tears of Gaza” is too one of them: An outlook on Gazza from the far end of Europe, The Norwegian director, Vibeke Lokkeberg could not keep quiet about the inhumane cruelty in Gazza, and despite all the probable reactions and threats against his work he bravely created this impressive and striking documentary film. A documentary film, which cannot be deaf to, which will lead humans to question their blindness, and which will emberrass them.

It was released in Europe, US and even in Israel in a way, altough it got many reactions and faced various preventions as being regarded as a ‘production of propaganda’. However unfortunately, this production has been ignored by our national cinema sector and even by national tv channels. The documentary tells only a small part of occupant Israeli attacks to Gazza -just-  in 2008  through the life story of  three children who have become homeless and orphan: Yahya, Rasmia and Amira…  We face a heart wrenching human tragedy while they are telling what they have witnessed, the attacks they have been exposed to, the bombs, their lost family and home…

The three children time to time try turning back to their normal lives: a wedding, a tour on the coast, shopping… However, with endless planes and helicopters on top of them flying and abusing like a black nightmare… With the impact of their loss and the terror they got through, all three kids have almost lost their dreams and their hopes for future. But on the other hand, they are mature enough to be concious of the neccessity that they should contribute to the future of this land if there will be any.

Their noteworthy faith and resignation is like a proof of why ocupants are not successful despite all their power and cruelty. Still the words of the kids tear the hearts out and cause a lump in the throats.

‘Whenever I wake up, I ask to myself: why did I wake up? (…) I remember my brothers. They were gone to bring an ambulance for me and dad. Israeli soldiers saw them running and shot them. I wish I was gone with them.’

Both Yahya and Amira affects the audience both with their tristful stand and words, but the main blow is by Rasmia: With her tiny head says she ‘Life is hard, really hard’, leaving nothing for us to say. Yet, we look at our lives after this word of the little girl, rethink about the conditions in our country and environment which we are not pleased and which we describe as ‘hard’ and complain about. And then we are embarrased of our thanklessness to God.

Yahya (1)

An obligatory note: The documentary film contains many traumatic scenes since it tells true stories with all the realities. The matter of life and death after the destruction of phosphor bombs, the tiny bodies  taken out from the ruins and the heart-rending struggle for life in the hospitals… It really takes a lot of nerve to watch.

The soundtrack of the documentary is composed by Lisa Gerrard and Marcello De Francisci.  Lisa Gerrard  deserves a hearthy appriciation because of her efforts on such a documentary film’s fund.

In addition: Besides this documentary film, it is also good to look at the comic strip named ‘The footnotes of Gazza’ by Joe Sacco. Although the time in hand is already past, there in the frames are again the terror, sorrow and genocide that Gazza was exposed to. In a word, the history in this land repeats unfortunately itself. At least till the time that this cruelty gets the reaction as required and till it is ended!

husna.karanfil@sinefesto.com

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Festivaller

Selda Alkor ve Engin Ayça’ya 4. Uluslararası Kızılay Dostluk Kısa Film Festivali’nden Onur Ödülü

Festival, 2-5 Aralık tarihleri arasında gerçekleşecek.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Selda Alkor

4. Uluslararası Kızılay Dostluk Kısa Film Festivali’nin Onur Ödülü, Selda Alkor ve Engin Ayça’ya layık görüldü.

Geçtiğimiz yıllarda Reis Çelik, Biket İlhan, Süleyman Turan, Mevlüt Koçak, Gülsen Tuncer ve Necip Sarıcı‘ya takdim edilen festivalin geleneksel ödüllerinden olan “Dostluk Onur Ödülü” bu yıl oyuncu Selda Alkor ve yönetmen Engin Ayça’ya takdim edilecek.

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’ün destekleriyle Balkon Film’in organize ettiği ve Türk Kızılay’ı çatısı altında 2-5 Aralık tarihleri arasında gerçekleşecek olan 4. Uluslararası Kızılay Dostluk Kısa Film Festivali’nde ödüller, açılış töreninde sahiplerine teslim edilecek. Bu yıl Hacı Bektaş-ı Veli anısına düzenlenen festivalde “Dostluk Onur Ödülleri” oyuncu Selda Alkor ve yönetmen Engin Ayça’ya Türk sinemasına yaptıkları katkılardan dolayı verilecek.

“Festivalin Anadolu Dostluğunu Geliştiren İsimler Anısına Yapılması Çok Anlamlı”

1965 yılında Yeşilçam ile tanışan, “Senede Bir Gün”, “Buzlar Çözülmeden”, “İlk ve Son”, “Erikler Çiçek Açtı” gibi sinemanın klasikleri arasında yer alan pek çok filmde rol alan sinemanın “Çiçekçi Kız”ı usta oyuncu Selda Alkor, kişilerin yeniden dostluk duygularını öne çıkarmak amaçlı yapılan Uluslararası Kızılay Dostluk Film Festivali’nden dostluk ödülü almanın çok gurur verici olduğunu ifade etti. Kaybolan değerlerden dostluğu halka filmler, şiirler ve müzikler vasıtasıyla ile buluşturmanın çok değerli olduğunun da altını çizen Alkor, festivalin her sene büyük şairlerin, düşünürlerin yıllar önce Anadolu dostluğunu geliştiren isimler anısına yapılmasının çok anlamlı olduğunu dile getirdi.

“Dostluk Toparlayıcı Bir Unsur”

Festivalde “Dostluk Onur Ödülü” alacak bir diğer ise 1987’de ilk uzun metrajlı filmi “Bez Bebek” ile 1. Ankara Film Festivali’nde En İyi 2. Film ve En İyi Senaryo Ödüllerini alan usta yönetmen Engin Ayça. 1990’da “Soğuktu ve Yağmur Çiseliyordu” adlı ikinci filmiyle 28. Antalya Film Festivali’nde En İyi 3. Film seçilen usta yönetmen, son olarak 2007 yılında “Suna” filmini yönetti.

Dostluğun hepimiz için bir panzehir olduğunu, hayatı devam ettirmek için toparlayıcı bir unsur olduğunun altını çizen Engin Ayça ‘dostluğun’ işlendiği bir film festivalden onur ödülü almaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi.

T.C Kültür ve Turizm Bakanlığı, Sinema Genel Müdürlüğü, Beyoğlu Belediyesi, Zeytinburnu Belediyesi, Yunus Emre Enstitüsü gibi birçok kurum iş birliğiyle düzenlenen 4. Uluslararası Kızılay Dostluk Film Festivali direktörlüğünü Faysal Soysal, Onursal Başkanlığını Kızılay Genel Başkanı Dr. Kerem Kınık yapacak. 

Okumaya Devam Et

TV'de Sinema

Bu Akşam Televizyonda Hangi Filmler Var?

6 Kasım 2021 Cumartesi akşamı televizyon filmleri.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

6 Kasım 2021 Cumartesi akşamı televizyon filmleri.

Sherlock Holmes: Gölge Oyunları (Sherlock Holmes: A Game Of Shadows) – Beyaz TV Saat: 19.30

Serinin devam filminde Sherlock ve ortağı bu kez Londra dışındadırlar. Sherlock, bu kez suç dehası Profesör Moriarty’in peşindedir.

İntikam Yolu (Drive Angry) – Beyaz TV Saat: 21.45

Kızının sapkın bir tarikat tarafından vahşice öldürüldüğünü ve torununun yine aynı adamlar tarafından şeytana kurban edilmek üzere kaçırıldığını öğrenen Milton, cehennemden kaçarak intikam almak için dünya üzerine gelir.

Yaz Saati (Summer Hours) – TRT 2 Saat: 22.00

Olivier Assayas imzalı film, üç kardeşin, ölen annelerine ait ev ve sanat koleksiyonunun akıbeti konusunda düştükleri durumu konu ediniyor. “Summer Hours” (Yaz Saati), bu akşam 22.00’de TV’de ilk kez TRT 2’de.

Okumaya Devam Et

Uncategorized @tr

“Lightyear”dan Teaser Yayınlandı

Film, 17 Haziran 2022’de gösterime girecek.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Pixar animasyonu “Lightyear” filminden teaser yayınlandı. Filmde Buzz Lightyear karakterini ünlü oyuncu Chris Evans seslendiriyor.

Yönetmen koltuğuna Kayıp Balık Dory (Finding Dory) filminin ortak yönetmenlerinden Angus MacLane‘in oturduğu “Lightyear“dan teaser yayınlandı. Toy Story serisinde yer alan oyuncaklardan Buzz Lightyear’ın maceralarına odaklanan film, 17 Haziran 2022‘de gösterime girecek.

Işıkyılı, son model bir oyuncak olan Buzz-lightyear’ın hikayesini konu alan Pixar animasyonu Lightyear‘da Buzz Lightyear karakterini ünlü oyuncu Chris Evans seslendiriyor.

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik

Popüler