Tarkovsky Sinemasının Şiirsel Dili

Liste Manşet Serbest Kürsü

feyza yeşilyılmaz

Bu hafta sinemanın şairi, mistik bilge ve sanat sinemasına derin bir soluk getiren Andrei Tarkovsky’i ve filmlerini inceleyeceğiz. Usta yönetmen, sinema tarihine az ama öz birçok değerli sanat eseri kazandırmıştır.

Sinemayı çok dilli bir işleve dönüştürmüştür o. Fimlerinde şiir, resim, edebiyat ve derin bir felsefe vardır. Tarkovsky’nin filmleri aynı zamanda otobiyografik özellik taşır. Tarkovsky sinemasında bize anlatılmak istenen imgeler oldukça açıktır. Çünkü Tarkovsky “kişisel olmayan bir film yapılabileceğine inanmıyorum der.” Sanatçının derdi vardır. Derdini kendi hayat tecrübesi ve birikimleri ile sanatını kullanarak yansıtır. Onun sanatsal yaratımı sadece sinema seyircilerini değil, kendinden sonra gelen ve çağdaşı birçok sinemacıyı da etkilemiştir. Semih Kaplanoğlu “Tarkovsky yönetmenler için film yapan biri. Bazı yönetmenler öyledir. Yönetmenler için film yapar der.” Ve sözümüzü tasdikler. Tarkovsky bir insan mühendisi olarak insan derinliklerine iyi bir işçilik yapmıştır.

8. Uluslararası Tarkovskiy Film Festivali Devam Ediyor

Ünlü yönetmen Ingmar Bergman “Hayatın bir yansımadan ve rüyadan ibaret olduğunu betimleyerek yeni bir dil icat eden Tarkovsky benim için büyük yönetmendir.” der. Sinemasını rüya kavramı ile kutsal bir hakikat arayışına çevirmiştir. Yepyeni bir film dili ve soluk getirmiştir. Onun sineması sanat üzerine inşa edilmiştir. Ve sanatında kullandığı bütün araçları da hakikati ve kendi benliğimizi anlamaya itmiştir. Şimdi hikmete, rüyalara ve çağrışımlara açılan sinema filmlerini inceleyelim.

10391790_1196193143725987_7159476467528708376_n

Ivan’ın Çocukluğu (1962)

– Eğer bir kuyu derinse gündüz gözüyle bile içinde bir yıldız görebilirsin.
+ Hangi yıldız?
– Herhangi bir yıldız.
+ Görüyorum anne!
– Evet, işte orada.
+ Neden parlıyor?
– Çünkü yıldız için gece vakti. Bu yüzden parlıyor.
+ Gerçekten gece mi şimdi?
– Hayır gündüz. Senin ve benim için gündüz ama yıldız için gece…

Babası savaşta olan Ivan, annesiyle birlikte yaşadığı köyün Naziler tarafından basıldığına şahit olur. Köyü talan eden Nazi askerleri, Ivan’ın annesini küçük çocuğun gözleri önünde öldürürler. Bu korkunç olaya şahitlik eden Ivan, Sovyetler Ordusu’ndan Yüzbaşı Kholin’in koruması altına alınır. Bu filmde savaşın psikolojik etkilerinin üzerinde durulmuştur. Ivan bütün o acımasızlığın içinde masumiyeti simgeler. İşin ilginç tarafı bir savaş filmi olmasına ragmen savaş sahneleri yoktur. Savaşın verdiği hasar ve yıkımı biz Ivan’ın gözünden görür ve yaşarız. Tarkovsky rüya sinemasının kapılarını açmıştır. Ivan rüyalarında vefat eden annesi ve kız kardeşiyle mutlu bir alemde iken, gerçekte bakışlarındaki derin keder ve mutsuzluk, yaşadığı olayın tahribatı ile yaşından çok büyük bir tavırla karşımıza çıkar. Rüya sahnelerinde birçok kıssadan etkilenilmiş. Ve sembolik bir sinema dili kurulmuş. Ivan’ın annesi ile olan sahnesinde bir kuyu’nun başında görürüz. Burada Yusuf peygamberinde kuyuda kaldığı gibi  şimdi de Ivan’ın hayatınında öyle olduğu mesajı veriliyor. Kız kardeşi ile olan elmaların içerisinde olduğu sahnede Adem’in yasaklı elmayı şeytana uyarak alıp günah işlemesi ve dünya hayatına atılması filmde de dünya hayatında Ivan’ın savaşın bedelini ödeyen bir tarafı verilmiştir. Kuyu ve elma metafor olarak kullanılmıştır. Ve böylece olayları daha derinden anlamamız sağlanmıştır. Bu film Venedik Film Festivalinde Altın Ayı ödülünü kazanmıştır.

maxresdefault

Andrei Rublev (1969)

“Bilgeliğin arttığı yerde keder de artar ve bilgisini arttıran, derdini de arttırır.”

Film, temel olarak 15. yüzyılın ünlü kilise ressamı, ikon ve duvar freski sanatçısı Andrei Rublev üzerine kuruludur. Filmde ressam Andrei Rublev ile arkadaşı Kirill, Theophanes’den bir iş teklifi alıyorlar. Bu teklifi ikisi de kabul ediyor ancak Kirill, Rublev’e duyduğu kıskançlık duygusunun ağırlığı ile ikisinin de bağlı bulunduğu cemaatten ayrılıyor. Kirill, günümüz insanındaki kibrini, egosunu temsil ediyor. Sadece kiliseden değil, inancından da uzaklaşıyor. Kirill’de şeytana biçilen kibri görüyoruz. Allahın huzurundan uzaklaşmak belki de. Sonrasında Rublev’ın olduğu yerde bir Tatar saldırısı halkın büyük bir kısmının ölümüne yol açıyor. Bu işgal sırasında Rublev de bir Tatar’ın bir kadına tecavüz etmesine müsaade etmemek için bir Tatar’ı öldürüyor. Bu ölüm, Rublev’in sessizlik yemini ederek, işlediği günahın kefaretini ödemesine yol açıyor. Hem sanatçı hem de dindar bir insan olduğu için hassas yapısı ruhunda derin yaralar açıyor. Mesleğini icra edemeyecek duruma geliyor. O sırada filmde gerçekte bir çan’ın yapımını görüyoruz. Çan yapılana kadar Rublev suskunluğunu bozmuyor. Çandan gelen ses sanki Rublev’a yeni bir soluk, diriliş getiriyor. Rublev’a çan ilahi bir çağrışım yapmıştır

tumblr_ml4aq203ZI1s95oy9o2_400

Solaris (1972)

“Utanç insanlığı kurtaracak olan duygu.”

Solaris, Stanislaw Lem’in aynı isimli romanından uyarlanmıştır. Doktor Kris Kelvin, gönderilen bilim insanlarının geri dönmediği Solaris gezegenine gider. Burada olup bitenleri anlamaya çalışan Doktor, kısa bir süre sonra gezegenin sırrını anlayacak ve büyük bir vicdan muhasebesi yaşayacaktır. Filmde bir bilim kurgu türü olarak geçmesine ragmen, metafizik konulara daha fazla eğimin olduğunu görüyorum. İnsanın bilinçaltı üzerine kurulu bir filmdir. Kris’in Hari aracılığıyla derin bir yüzleşme ve kendiyle hesaplaşma sürecine girer.Filmde bu yüzleşmeler ve vicdan azaplarının Kris’i nasıl değiştirdiğini görürüz.

64283_1500437876901831_7367197256884455564_n

Zerkalo (1975)

Buluşmamızın her anını
Biz bir mucize gibi coşkuyla kutlardık
Yeryüzünde yalnızca ikimiz vardık
Mucizevi şehirler önümüzde bir serap gibi dağılırdı.
Kaderimiz, elinde ustura olan
Bir deli gibi arkamızdan kovalarken

Arseny Tarkovsky

Tarkovsky’nin en otobiyografik içerikli filmidir. Kendi hayatını bir aynadan seyrederiz. Filmde şiirsel bir atmosfer oluşturmuştur. Filmde Tarkovsky’nin bilinçaltını irdelediğini sezinleriz. Çocukluk dönemlerine fazlaca yer verildiğini görüyoruz. İnsan hayatının en şekillendirici sürecinin bu dönem olması rastlantısal olmasa gerek. Burada rüyalarda çocukluğa duyulan özlemin ya da kopmaların yansımalarını görürüz. Rüyalardan yola çıkarak bir aile hayatının çöküşünü izleriz. Sinema ve şiirin iç içe geçtiği bir çok görüntü ile karşılaşırız. Filmin bir sahnesinde önde baba, arkada anne en arkada çocuk sahnesi çıkar.Ve babanın önünde yangın şeklinde ev vardır. Burada evlerinin yıkıldığı, hayatlarının darmadağın olduğu ve giden babadan sonra anne ve oğulun yalnızlığı ve hüznü göze çarpar. Rüya sahnelerinde genel olarak Tarkovsky’nin şair babasının şiirleri geçer. Şiir sadece görsel olarak değil, kelimelerle de filmde yer edinir. Rüyalarda ayna metaforu bir hakikati görme arzusu üzerine kurulmuştur.

tumblr_mqiej3BXzH1ramopao5_500

“Dünya kesin kanunlarla yönetiliyor ve çok sıkıcı…”

Belirsizliklerle dolu zone adı verilen bir mekana biri profesör, biri yazar ve izsürücü olmak üzere 3 kişi gitmeye karar verir. O sahneye kadar renk dili üzerinden film anlatılır. Filmde bölgeye geçince renkte canlılık olur. Belki de hakikate gidilen yolun olduğu mesajını vermek için yapılmıştır. Bölgeyi özel kılan taraf ise gidenlerin bir daha asla geri dönmediğidir. Bu filmin durağan hikayesine bir hareketlilik getirir. Profesör akli yönü, yazar ise sezgiyi temsil eder. Yol gösterici ise iz sürücüdür. Ve odaya gelirler. Vizörde hem profesörün hem de yazarın kaygılı olduğunu görürüz. Çünkü soru işaretleriyle dolu zihinlerinin yansımalarını görürüz. İnsanlık için umut kapısı olan bu yer aydınların zihnini allak bullak etmiştir. Bir hakikate yolculuk etmenin bedeli ne olabilir? Bu üçlü, kapıyı açtıklarında dünya üzerinde hiçbir yerden farkı olmayan bir yerde kendilerini bulurlar. Aslında zone bir hakikate anlam yüklemenin yeridir. Bir nesne vardır ama ona şekil veren, ruh veren bizim biçtiğimiz anlamlardır. Aslında öyle bir mekan yoktur. Mekana anlam biçimleyen bizlerizdir.

Nos-3

Nostalgia (1983)

“Deli bir adam size kendinizden utanmanızı söylüyorsa ne biçim bir dünyadır burası!”

Sürgün hayatının, insan hayatı üzerindeki bunalımlarını başka hangi film bu kadar iyi anlatabilirdi? Tarkovsky’nin İtalyada sürgünde yaşadığı dönemde film çekilir. Filmde Garkaçov, Tarkovsy’nin bir alter egosu konumundadır. Garkaçov hayatının anlamını sorgulayan başka bir Tarkovsky karakteridir. Filmimizin diğer kahramanı ise; Domenico, dünyanın sonunun geleceği düşüncesi ile seneler boyu ailesini hapsetmiştir. Ve ailesi onu terk edince ciddi buhranlar yaşamıştır. Herkesin önyargılarla baktığı bu adama Garkaçov öyle bakmaz. Adeta kendi hayatıyla ve kişiliği ile özdeşim kurar. Domenico’nun gözünden dünyaya, hayata bakar. Film özlemle kayıtsızlık arasında gidip gelenlerin hikayesidir.   Filmin en etkili sahnesi Domenico’nun insanlığa yakarış sahnesidir. Belki de sinema tarihindeki en etkileyici monolog sahnelerindendir. Domenico insanlığa ibret olacak sözler sarf eder. Ve kendini yakarak hayatına son verir. Belki de bu içsel bir arınmanın göstergesidir. Filmde kamera hareketleri oldukça durağandır. Karakterler ise içlerinde derin çıldırışlar yaşamaktadır. Sinematografik olarak zıt bir anlatım dili kurulmuştur.

tumblr_mvpaxapvmQ1sjx182o3_500

Offret (1986)

Bir adam, küçük oğlu ve kurumuş bir agaç üzerinden dönen bir film. Alexander ateist  bir oyuncu, düşünür ve yazardır. Genç karısı da kendisi gibi bir oyuncudur. Bu filmi izlerken Yunus Emre’nin “bana seni gerek seni dizeleri” hep aklıma gelmiştir. Alexander evinden, eşinden ve evladından uzaklaşarak onları kurban eder. En sevdiğin şeyden verirsen Allah’a olan yakınlığın olur. Kurbanın manevi anlamıda budur. Ve sen zincirlerini kırıp özgürleşirsin. Bu filmde İbrahim kıssasına büyük atıflar vardır. Alexander’ın yaptığı şeyleri gördüğümüzde Hz. İbrahim’in imtihan süreçlerinden geçtiğini görürüz. Kurumuş bir ağacın etrafında yakarışını görürüz. Her şeyden vazgeçtiği evini yaktığı sahneden anlıyoruz. Sonrasında yaptığı şeyin irrasyonel olduğu görülür ve akıl hastanesine kaldırılır. Dilsiz oğlu ise filmin başındaki kurumuş ağaça gider ve sular, güneşte doğmuştur. Umutlu bir tabloya bağlanılmış. İsmail’in dirilişi de diyebiliriz

______

tarkovsky-banner-2

tarkovsky-banner

Sinefesto

Sinefesto

Admin at Sinefesto
Sinefesto 2011 yılında kurulan, Türkiye'nin en güncel sinema haber sitesidir.
Sinefesto

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up