Tarantino ile Aramızdaki Mesafe

Eleştiri Fatih Mutlu Manşet

 

İtalyan asıllı Amerikalı yönetmen Quentin Tarantino’nun filmografisini tek kelimeyle özetle derseniz, “Şiddet” derim. İki kelimeyle özetle derseniz, “Şiddet, şiddet” derim. Üç kelime isterseniz, “Şiddet, şiddet, şiddet” derim. Böyle gider ve bu bizim için hiç de iyi değil.

Malumunuz, her sene çıkan bir şayia vardır, “Mel Gibson Müslüman olmuş” diye. En son böyle bir rivayeti aktaran arkadaşıma, “Müslüman olmasına seviniriz tabi de, film yapmasa iyi olur” demiştim. Halen de hissiyatım bu. Çektiği filmlerde (bazı oynadıklarında da) sinemada şiddetten hazzettiğini açıkça belli eden bir Müslüman’ın film yapmasını istemem. Tevbe eder, kendine çeki düzen verir, sonra bakarız.

Biz iyiliği, güzelliği severiz, sevmekle mükellefiz. Bu yüzden anlatırken olduğu gibi dinlerken de bir hikayenin iyi, güzel olmasına özen göstermeliyiz. Seçici olmalıyız yani. Cümlenin tam manasıyla “Biz seçilmeyiz, seçeriz” diyebilmeliyiz.

Mesela bir sanat ürünündeki müstehcenliğe dair hassasiyetimiz, çoğu zaman nedense şiddet meselesinde ortalarda pek görünmüyor. “Filanca filmde cinsellik ön planda; aman ha!” diye birbirimizi uyarıyoruz ama iki kişinin oluk oluk kan akıtarak ve bundan zevk alarak birbirlerini öldürdüğü filmlerle ilgili hemen hiç uyarımız olmuyor.

Bunları aklıma getiren, İtalyan asıllı Amerikanlı yönetmen Quentin Tarantino’nun yeni filmi.

Filmi izlemedim. Hiç izlemek istemediğimi de biliyorum. Karşılaşacağım manzaraları az çok tahmin edebiliyorum çünkü.

Tarantino imzalı Reservoir Dogs-Rezervuar Köpekleri (1992) iyi bir filmdi, Pulp Fiction-Ucuz Roman (1994) çığır açıcı ve sinemaya yön veren bir işti, Jackie Brown (1997) da bunların tekrar gibiydi. ‘Çoluk çocukken’ bu üç filmle de heyecanlandığımı hatırlıyorum. Fakat şu var ki, her üç film de şiddetin, vahşetin, en soğukkanlı türden psikopatlığın kitabını yeniden yazmıştı. Sinek öldürür gibi adam öldürmeler, katilin üzerine sıçrayan ‘beyin’ parçacıklarıyla dalga geçmeler, otoparkta dırdır eden arkadaşını dan diye yere sermeler, neler neler…

Sonrasında ‘Tarantino şiddeti’ artarak devam etti. İki filmlik (ki, Tarantino’nun aslında tek film olarak çekip süre uzayınca ikiye böldüğü ve bu yüzden “Bize tek film parası ödendi ama çekilen işten iki film çıktı” diyen oyuncuların, yapım ekibinin isyan ettiği) Kill Bill (2003, 2004), Death Proof-Ölüm Geçirmez (2007) ve Inglourious Basterds-Soysuzlar Çetesi (2009), adeta Tarantino’nun manyaklık galerisini ‘zenginleştirmeye’ adanmıştı.

Şiddet meselesi bir yana, şu da var: Reservoir Dogs ve Pulp Fiction evet, sinema adına yeni, epeyce farklı, oldukça cüretkar işlerdi ve hak ettiği ilgiyi gördü; ancak sonrasında Tarantino yeni, ilginç, farklı, ‘zekasına’ yaraşır bir film koyamadı ortaya. Hep düşünmüşümdür, mesela Kill Bill’i bir “ilk film” olarak ben çekseydim, sinema kamuoyunda şimdiki kadar ilgi/beğeni ile karşılanır mıydı? Kill Bill gerçekten iyi bir film mi, yoksa Tarantino imzası taşıyor diye otomatikman iyi mi sayılıyor? Daha beter ihtimal: Kill Bill’den itibaren, Tarantino gerçekten film mi yapıyor, yoksa sadece kendi kişisel zevklerini (manyak manyak sahneler çekme zevki dahil) tatmin etmek için mi yapıyor ne yapıyorsa?

İşbu nedenlerle -şiddetten duyduğu müthiş hazzı her fırsatta ‘ispatlamaya’ çalıştığı ve sinema için değil sadece ama sadece kendisi için film çektiği aşikar olduğundan- Tarantino’nun “Django”sunu da izlemedim, son filmini de izlemem.

Tarantino meselesini soran, soracak olan, merak eden dostlara naçizane tavsiyem, sinema tarihindeki yerleri açısından Reservoir Dogs ile Pulp Fiction’a -tamamen teknik bir gözle- bakmalarıdır. Geri kalan filmlerini izlemediğinizde hiçbir şey kaybetmeyeceğinizi, hatta insanlığınızı müdafaa açısından bazı şeyler kazanabileceğinizi garanti ederim. Bu çerçevede, bahsi geçen iki filmi de izlemeseniz sorun yok.

Tarantino ile aramızdaki mesafe az buz değil, velhasıl.

________

Yorumlar

 
Fatih Mutlu, TRT Okul için hazırlanan 22 bölümlük 'Çek Bir Film' projesinin editörlüğünü yaptı. Çeşitli dergi ve gazetelerde sinema yazıları yazdı. Şimdilerde senaryo doktorluğu yapıyor.

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up