Bizimle İletişime Geçin

Uncategorized @tr

Süpermen’ den Neyim Eksik?

Yayınlandı

tarihinde

saziye-ayas

” Ben gidiyorum dediğimde, ‘gitme’ diyen birini değil, Ben de geliyorum, yalnız gidemezsin! diyen birini istiyorum… “

Neredesin Süpermen, hayatın acı gerçeklerini trajikomik bir dille vermesinin yanında günümüz çocuklarına hayal kahramanların asıl yüzünü gösterebilmemiz için izletilmesi gereken süper:) bir film…
Ve Saddam’dan kurtuluşu Amerika’ya gidip Süpermen’i memlekete transfer etmekte bulan Zana ve Dana isimli iki yetim kardeşin hikâyesini anlatıyor.  Yönetmenliğini Karzan Kader’in yaptığı Neredesin Süpermen ayrıca Eurimages’ dan destek alarak çekilmiş bir yapım olması dolayısıyla  da ilk dakikalardan filme daha derinlemesine bakmamız gerektiğini fısıldıyor bizlere.
Kürt Sineması’nın en güzel örneklerinden birini veriyor.

Çekimlerin titizliği, Amerika ve Allah ‘ın onları izlediği izlenimi veren planlar, teknik açıdan yetkin olduğunu gösteriyor. Ancak eğer üzerine düşünülmezse ve durumların arkasındaki mesajlar es geçilirse, popüler bir film zannedilme riski ile yüz yüze kalıyor. Sanat filmi olarak lanse edilmesinin yanında popüler olmak yönetmenin bilinçli bir tercihi mi bilinmez ama bazı aklı evvellerin Amerika propagandası yaptığını sanmasına sebebiyet veriyor.   Hâlbuki seyirciler biraz dikkatli bakmaya ve ince düşünmeye çalışsalar görecekler ki; film Zana ve Dana ‘nın temelinde Irak’taki çocuklaştırılmış halkın gözünden Irak- Amerika ilişkilerini eleştirel biçimde anlatıyor. Irak halkının daha yerini bile bilmediği deniz aşırı bir memleketten gelecek Süpermen -nam-ı diğer Amerika- tarafından kurtarılmasının saçmalığını absürt komediyi kullanarak çok güzel veriyor.

558413_jpg-r_640_600-b_1_D6D6D6-f_jpg-q_x-xxyxx

Zana daha saf –masum Iraklı’yı temsil ederken,  abisi Dana bildiği halde bilmiyormuş gibi davranan yetişkinleri sembolize eder. Dana’nın Amerika’ya gitme isteğinin nedeni kurtuluşu Amerika’ya gitmekte bulan Iraklı aileleri taklit etmesidir. O ailelerden birinde sevdiği kız vardır yani aslında gönlün sevdiği neredeyse orası Amerika’dır.

Anne babası öldügu için ailenin eksikliğini çeken Zana ve Dana’ya sahip çıkan tek insanın Halit Baba’nın da ölmesiyle birlikte Amerika’ya gitme işine hız veren kardeşler tam anlamıyla denize düşüp yılana sarılır ve Amerika’ya doğru yola çıkarlar. Dana ve Zana Irak halkının ayarları ile oynayan Hollywood yapımı Süpermen benzeri filmlerin etkisiyle kurtuluşu Amerika’da bulup Amerika’ya doğru BMW marka Michael Jackson isimli bir eşekle yola koyulurlar.

eş

Zana ‘nın eşeğe Amerika’nın hor gördüğü siyahi ırktan birinin adını vermesi dikkat edilmesi gereken bir ayrıntıdır ve Amerika düşüncesinin bilinçaltına işlediğinin göstergesi sayılabilir. Amerika yolculuğuna Michael Jackson ile başlayan kardeşlerin yolda gördükleri ilk şeyin coca- cola kamyonu olması da bir tesadüf değildir. Ama coca-colanın içeriği ile dalga geçen Zana `nın kamyon altında sürüklendiği sahne, tek başına filmin Amerika`ya karşı yapılmış en büyük eleştirilerden biri olduğunun ispatıdır.( spoiler olmasın diye ayrıntı vermekten kaçınılmıştır. Doya doya gülmek icin izle sayın okuyucu az izleyici ol:)

Zana ve Dana yola devam ettikçe yani Amerika`ya yaklaştıkça coca-cola dan sonra uydu antenlerle karşılaşırlar. Günaha girerim diye uyduları görmemek için gözlerini kapatan yaşlı adam ile Zana ve Dana arasında düşünce olarak pek fark olmaması bizim bir kez daha bilgilendirilmeyen halkın gerçek yüzünü görmemizi sağlar.

Son olarak üçüncü adımda kardeşlerin karşısına mayınlar ve savaş harabelerini andıran hurdalar çıkar. Dana da bu mayınlardan birine basar. Zana abisini kurtarmak için bir pazar yerine giderek insanlardan yardım dilenir.

Ve o an anlarız ki; kardeşlerin bir süpermen arayışları boşa değildir. Etraflarındaki kimse onlara yardım etmediği için onların çocuk akılları ile beyaz perdedeki bir hayali kahramana kapılmaları gayet normaldir. Bir suçlu varsa bu Amerika değil o çocukları sahipsiz bırakan toplumdur.
ve o toplum hergün yolda evsiz aç kimsesiz Suriyeli çocuklar görüp de onlar için hiçbir şey yapmamaya görmezden gelmeye devam ettikçe de suçlu kalmaya devam edecektir.

ss
Amerika bozuyor biz mi düzelteceğiz ?

Evet birlik olmayı öğrenene kadar yıkılıp yıkılıp yeniden birleşeceğiz. Şimdi ütopik görülse de Amerika ` nın oyununu Allah` ın izniyle bozacağız.

Çünkü Allah size destek çıkarsa sizi yenecek hiçbir güç yoktur.( Muhammed 7) 
Hepimiz farkında olmadan gözümüzde büyüttüğümüz Süpermen olabiliriz. Süpermenden neyimiz eksik?
Zulüme karşı yanımızda Allah oldukça sırtımız yere gelmez. Çünkü insanların eliyle gelmiş olsa bile cefa da Allah’tandır.

“Allah’ı tanımak istersen zarar ve yarar konularında insanlara biçtiğin gücü kalbinden at. Çünkü sen Allah’ı ancak böyle tanıyabilirsin.” (El-Fethu’r Rabbânî, syf 241)

ve Amerika diye putlaştırdığımız düşmanı ancak böyle yenebilir ve böylece gerçek bir inanç ve imanla dolabilirsiniz.

Güzel seyirler güzel kalpli okuyucu/izleyici…

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Günün Haberi

93. Oscar Ödül Töreni Tren Garında Düzenlenecek

Tören 25 Nisan’da!

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

93. Oscar Ödül Töreni Tren Garında Düzenlenecek

Adayları geçtiğimiz gün belli olan 93. Oscar Ödülleri’nin merakla beklenen ödül töreni tren garında düzenlenecek.

Geçtiğimiz haftalarda seyirci katılımıyla düzenleneceği açıklanan 93. Oscar Ödül Töreni‘nin bir kısmı tren garında gerçekleşecek. 25 Nisan tarihinde düzenlenmesi planlanan töreninin, COVID-19 önlemleri kapsamında bu karara varıldığı da yapılan açıklamalar arasında.

Törenin geleneksel olarak yapıldığı Dolby Tiyatrosu‘nun yanında Los Angeles şehir merkezindeki geniş tren garında (Union İstasyonu) düzenleneceği, Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi Başkanı David Rubin tarafından e-posta ile açıkladı.

Salgın hastalıktan korunmak için geniş boşlukları ve mekanları mercek altına alan akademi, seyirci katılımı ile gerçekleşecek olan törenin detayları hakkında henüz açıklamada bulunmadı.

Okumaya Devam Et

Film

Emma Corrin’in Yeni Projesi Belli Oldu

Laure de Clermont-Tonnerre yönetecek.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Emma Corrin'in Yeni Projesi Belli Oldu

The Crown’ın 4. sezonunda hayat verdiği Prenses Diana rolüyle parlayan Emma Corrin’in gelecek projesi belli oldu.

Son zamanların dikkat çeken oyuncularından Emma Corrin‘in yeni projesi belli oldu. Konuşulan isim, D. H. Lawrence tarafından 1928 yılında yayınlanan Lady Chatterley’s Lover kitabının film uyarlamasında başrolü üstlenecek. Pennyworth dizisi ile güzel bir çıkış yakalayan Emma Corrin, Netflix’in çok sevilen ödüllü dizisi The Crown’ın 4. sezonunda hayat verdiği Prenses Diana rolüyle parladı.

Daha önce bir kere sinemaya, bir kez de diziye uyarlanan kitabın yeni film uyarlamasını, Laure de Clermont-Tonnerre yönetecek. Filmin senaryosunu ise Life of Pi’nin senaristi David Magee kaleme alacak.

Detaylı bilgilerin henüz açıklanmadığı film, doğuştan varlıklı bir aileden gelen talihli Lady Chatterley adındaki genç bir kadının yaşadıklarına odaklanacak. Şimdiden meraklandıran film, evlendiği adama evlendikten sonra aşık olan Lady Chatterley’nin avcı bir adamla yaşadığı aşkı ekranlara taşıyacak.

Okumaya Devam Et

Liste

Amazon Prime’da Kaçırılmaması Gereken 10 Dizi

En iyiler!

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Dünya genelinde 150 milyon abonesi olan, köklü stream platformu Amazon Prime’da kesin izlemeniz gereken 10 diziyi listeledik. İyi seyirler!

Community (2009–2015) IMDb 8,5

Diplomasının sahte olduğu ortaya çıkan Jeff Winger üniversiteye geri gönderilir ve burada en az kendisininki kadar şüpheli geçmişe sahip öğrenci ve öğretmenlerle tanışır. Lisans diploması iptal edilen avukat Jeff Winger, üniversiteye geri döner ve burada birkaç tuhaf tiple bir çalışma grubu kurar

Upload (2020– ) IMDb 8,0

Upload konusu, yakın geleceği ele alıyor. Dizide sanal gerçeklik hizmeti veren şirketin müşteri hizmetlerinde çalışan Nora ve arkadaşı Nathan’ın yaşadıklarını anlatılıyor.

Yakışıklı ve parti sever Nathan, kendi sürdüğü arabanın kaza yapması sonucu ağır yaralanır. Nathan’ın kız arkadaşı Nathan’ı ölümden sonra yaşamı deneyimlemek için Nora’nın çalıştığı sanal gerçeklik şirketindeki sanal gerçeklik dünyasının içine gönderir.

Counterpart (2017–2019) IMDb 8,1

Counterpant, çalıştığı şirkette paralel evrene açılan bir kapı olduğunu keşfeden bir adamın hikayesini konu ediyor. Howard Silk, Birleşmiş Milletler’e bağlı Berlin merkezli bir casusluk ajansında çalışmaktadır. Neredeyse 30 yıldır aynı şirkette çalışan Howard, tam olarak ne iş yaptığını bilmemektedir.

Fleabag (2016–2019) IMDb 8,7

Fleabag dizisinin temelini genç bir kadının insanlar ile olan ilişkilerini anlatması oluşturuyor. Takma isim olarak Fleabag adını kullanan genç bir kadının 30’lu yaşlarını sürdürürken hayatında gerçekleşen olayları aktaran bu dizi Londra’da geçmektedir.

Carnival Row (2019– ) IMDb  7,9

Carnival Row, Pact ve Burgue isimlerindeki iki ülkenin Peri Diyarı’nın hakimi olabilmek için verdiği savaş ile başlıyor. Savaşın kazananı Pact olduktan sonra da periler için zulümle dolu bir yönetime geçiliyor. Mitolojik canlıların insanlardan korktukları için temel özgürlükleri kısıtlanıyor

The Mentalist (2008–2015) IMDb 8,1

Kaliforniya Araştırma Büro’sunda (CBI), Lisbon’ın (Robin Tunney) önderliğinde ve gizemli cinayetleri çözmeye çalışan bir ekibe dahil olur ve kabiliyetini CBI’a verilen davaların sonuca ulaştırılması için kullanır. Fakat artık hayattaki tek amacı, karısı ve kızını öldüren Red John’dan intikamını alabilmektir.

 The Marvelous Mrs. Maisel (2017– ) IMDb 8,7

The Marvelous MrsMaisel 1960’lı yıllarda, New York City’de geçiyor. Şehrin lüks semtlerinden birinde eşi ve iki çocuğuyla birlikte yaşayan Miriam “Midge” Maisel hayatta istediği her şeye sahiptir. Ancak bir gün tesadüf eseri, hiç bilmediği bir yeteneğe sahip olduğunu keşfeder ve bu gelişme hayatını derinden sarsar.

The Americans (2013–2018) IMDb 8,4

The Americans; Soğuk Savaş döneminde 1980’li yılların başlarında, Ronald Reagan’ın ABD başkanlık koltuğuna geçmesinin hemen ardından; Washington, DC’de bir banliyöde çevreye iki Amerikalı görünümü veren ancak gerçekte iki KGB ajanı olan evli bir çiftin hikâyesini anlatıyor

Hannibal (2013–2015) IMDb 8,5

Dr. Hannibal Lecter’ın çaylak FBI ajanı Clarice Starling’in büyük hatası sonucu hücresinden kaçışının üzerinden yedi yıl geçmiştir. Dr. Lecter, bu kaçışının ardından Floransa’ya gidip yerleşmiş hayatın tadını çıkarmaktadır; fakat Clarice Starling hala Dr. Lecter ile yedi yıl önce en yüksek güvenlik önlemlerinin olduğu tehlikeli deliler koğuşunda yaptığı görüşmeyi unutmamıştır.

Dr. Lecter’ı unutmayan biri daha vardır: Mason Verger. Dr. Lecter’ın eski bir kurbanı olan Mason Verger onun elinden güçlükle kurtulmuştur. Verger domuz besiciliğiyle kendine bir imparatorluk yaratmıştır ve de Dr. Lecter’dan intikam alma duygusuyla yanıp tutuşmaktadır. Dr. Lecter yüzünden bir soluk makinesine bağlı yaşamak zorunda kalan Verger’in zenginliği sayesinde elinde çok geniş imkanlar vardır ve kendi kurduğu dünyada en ufak bir hareketi bile hissetmektedir. Mason Verger sonunda Dr. Lecter’ı nasıl tuzağa düşüreceğini bulur. Dr.Lecter’a onun için dünyanın en değerli ve en zarif yemini sunacaktır. Verger’in bu yemi Dr. Lecter’a sunmasında Clarice Starling’i kendinde bir saplantı haline getiren FBI başmüfettiş yardımcısı Paul Krendler da ona yardım edecektir.

Mozart in the Jungle (2014–2018) IMDb 8,2

Mozart in The Jungle’ın konusu New York Senfoni Orkestrası’nın emektar Şefi Thomas’ın yerine dönemin en başarılı, genç şefi Rodrigo’yu getirmesi üzerine şekilleniyor. … Bunların yanında New York Senfoni Orkestrası’nda yer almak için can atan obuacı Hailey’in hayatı dizide anlatılıyor.

Okumaya Devam Et

Popüler