Stajyer: Tecrübe Eskimez

Serbest Kürsü Türkiye


yazar_serkanbastimar_
Çağ değişiyor. Kadın ve erkek arasındaki dengeler, iş dünyasında, evde, sokakta yani hayatın her evresinde dönüşüyor.  Farklılaşıyor. Yalnızca ilişkiler değil elbet, ilişkilerin aktör-aktrisleri de büyük bir değişim geçiriyor. Nancy Meyers‘in yönettiği Stajyer (The Intern) de bir ‘sektör-yaş’ kuşak ilişkisi ve aile kurumunun değişimini anlatıyor.
Robert DeNiro ve Anne Hathaway‘ın başrolleri paylaştığı Stajyer, şeklen komik ama aslında dramatik pozisyonları perdede sahneliyor.

Stajyer, internet üzerinden ‘moda’  satışı yapan bir firmanın ’emekli stajyerlik’ projesini hayata geçirmesi ile başlıyor. Daha sonra ise firmanın sahibi genç kadın ile ihtiyar ‘stajyer’ arasındaki hikayeye dikkatlerimizi çekiyor.

stajyer

Baş karakterlerimiz biri 70’inde Ben Whitaker (Robert DeNiro), diğeri henüz epeyce genç Jules Ostin (Anne Hathaway). İkilimiz ya ofiste ya da bir otomobilin içinde birbirlerinin hayatına tanıklık ediyor. Elbette ki kız tarafımız biraz daha kırılgan. İkilinin odak noktası Jules oluyor. Zira sahibi olduğu şirkete bir CEO, eve ise bir anne-eş lazım. Kariyer ve evlilik arasında bocalayan Jules, hem çocuğunu hem de eşini ihmal edince hayatı anlamsızlaşıyor. Sonrasında eski toprak Ben, ona duygusal rehberlik ederek bu bunalımdan çıkması için el atıyor.
Stajyer, bir modern zaman eleştirisi. İş dünyasına kadının atılması ile erkeğin ev hanımı pozisyonuna geçmesi, aile denen kurumun ‘para ve kariyer’ için heba edilmesini anlatıyor. Stajyer‘de tüm zamanını şirketine harcayan Jules, kocası tarafından aldatılıyor. Ağırına gitse de durumu düzeltmek için çabalıyor. Kocasını geri kazanmak için şirketi başka ellere teslim edeyim derken iyiden iyiye boşluğa düşüyor. Anne-babasını da ihmal eden Jules, teselliyi Ben’in babacan danışmanlığında buluyor.

Moda, kadın-erkek ilişkileri, yeni çağ ticareti ve kuşak farklarının fonda zaman zaman kendini gösterdiği Stajyer‘de emekli bir ihtiyarın yeni nesle kendi üslubunca ayar vermesini görüyoruz. 65 yaşındaki yönetmen Nancy Meyers, bir nevi kendi kuşağının ‘klasını’ konuşturuyor.

stajyer

Robert DeNiro, yaşının ve kalıbının adamı vesselam. Hem oyunculuğunu hem de kendi kuşağının klasını konuşturup iyi bir performansa imza atıyor. Daha önce de Şeytan Marka Giyer‘de moda sektöründe gördüğümüz Anne Hathaway ise en başta seçilmiş güzel kıyafetleri ve hırslı oyunculuğu ile göz dolduruyor.

Aşkta Her Şey Mümkün (Somethings Gotta Give), Kadınlar Ne İster(What Women Wants), İlişki Durumu Karmaşık (İt’s Complicated) ve Tatil (Holiday) gibi filmlerden tanıdığımız Nancy Meyers  bu defa aşk değil tecrübe üzerinden iki insanı bir araya getiriyor. The Intern’in senaryosu da yine Meyers’e ait.

Stajyer‘de verilen mesaj çokça. Üstelik didaktik değil. Tek kusuru evlilikte ihanet, sevgisizlik ve ilgisizliğin ‘normalmiş’ gibi gösterilmesi. Doğru mesajı alabiliyorsanız, film gayet başarılı.

 

 

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up