Sonbaharda İzlenecek Filmler

Liste Manşet

Melankolik bir mevsim sonbahar. Yazın sarı mendili sallayıp veda ettiği, yaprakların rengini kedere büründüğü vakitler. Günışığı kederli, parklar, bahçeler kendine çekilmiş… Dışarıda bir dünya son nefeslerini verir gibi adeta… Sonbahar, en çok film izlenilen ikinci mevsim… Kış bu konuda hiç şüphesiz açık ara lider. Sonbaharda peki ne izlenir? Komedi mi? Şöyle sulu sepken bir aşk filmi mi? Ağır bir sanat filmi mi? Güzel bir animasyon ya da anime mi? Yoksa çok uzaklarda, çok uzun zaman önce yaşamış ve dünya denen düzene karşı çıkmış bir insanın biyografisi mi… Aslında hepsi. Biz izlediklerimizden ve daha önceki listelere koymadıklarımızdan bir ‘bukle’ sizler için sıralıyoruz. Mutlu sonbaharlar. (Not filmlerde mevsimin sonbahar olması şart değildir. ) (Not 2: Listede Amelie, New York’ta Sonbahar ya da Kasım’da Aşk Başkadır gibi bilinen filmlerin olmasını beklemeyin.)

resim

Beni Asla Bırakma (2010) Never Let Me Go

Ruth, Kathy ve Tommy çocukluklarını neredeyse cennetten çıkma bir İngiliz yatılı okulunda geçirir. Erişkinliğe adım attıklarında ise aralarındaki güçlü sevgiyi sindirmeye çalışırken bir yandan da onlardan gizlenen, kabullenmesi güç bir gerçeğe ve korkunç kaderlerine hazırlanmaları gerekmektedir. 28 Gün Sonra, Gün Işığı ve Halo’nun senaryo yazarı Alex Garland tarafından Kazuo Ishiguro’nun romanından sinemaya uyarlanan Beni Asla Bırakma hiç bilmediğimiz karanlık, alternatif bir dünyada geçiyor.

___

Adam

Adam (2009)

Adam yakışıklı; ama hayatı boyunca sığınmacı bir yaşam biçimini yürütmüş olan ikilemli genç bir adamdır; ta ki yeni komşusu ile tanışıncaya kadar… Beth hoş, açık görüşlü genç bir kadındır, onu dış dünyaya çekip çıkarması eğlenceli, dokunaklı ve tamamen beklenmeyen şekilde sonuçlanır.

Onların bu sözde yanlış ve muammalı ilişkileri, birbirine ne kadar uzak ve farklı gerçekliklerin insanları da olsalar olağanüstü bir bağla kenetlenebildiklerini gösterecektir.

___

Cennetimden Bakarken

Cennetimden Bakarken (2009) The Lovely Bones

Alice Sebold’un çok satan romanından uyarlanan filmin yönetmenliğini Oscar ödüllü yönetmen Peter Jackson üstlendi. Senaryosunu Peter Jackson, Fran Walsh ve Philippa Boyens’in yazdığı Cennetimden Bakarken, bir cinayete kurban gittikten sonra ailesini ve katilini bulunduğu cennetten izleyen küçük bir kızın intikam tutkusu ile ailesinin yaşadığı korkunç olayın etkilerinden kurtulmasını istemesi arasında bocalaması anlatılır.

____

Days of Heaven

O Güzel Günler (1978) Days of Heaven

Ağır sanayi işçileri Bill ve Abby güneye doğru daha iyi bir iş bulmak için yola çıkarlar. Yanlarında manevi kardeşleri saydıkları Linda da bulunmaktadır. İki kardeş olduklarını söyleyen Bill ve Abby büyük bir çiftlikte mevsimlik işçi olarak çalışmaya başlarlar. Toprak sahibinin Abby’ye olan duygularının farkında olan ve onun ölümcül bir hastalığa sahip olduğunu şans eseri öğrenen Bill, zengin olmanın yolunu bulduğunu düşünür. Gerçekten de kardeş gibi davranarak çiftlikte kalan ve ardından toprak sahibi ile evlenen Abby, bir süre sonra Bill ve eşi arasında kalmaya başlar. Abby’ye aşık olan Bill ise gün geçtikçe bu evlilikten rahatsızlık duyacak ve olmadık işlere başvuracaktır.

____

Angel-A

Angel-A (2005)

Angel-A içinizi ısıtacak kadar samimi ve çoğunlukla aksiyonu diyaloğa çeviren muhteşem bir film. Şehrin yarısına onbinlerce dolar borcu olan Andre, yeteneksiz bir dolandırıcıdır. Teknik olarak kendisini bir Amerikalı olarak gören Andre Amerikan elçiliğinden hiç bir yardım alamaz. Daha sonra kendi güvenliği için polisin kendisini hapse atmasını istemekte de başarısız olur. Kaderi tesadüfi bir şekilde rastladığı uzun bacaklı Angela’nın sorunlarının üstesinden gelmesine yardım etmesiyle yeni bir yol almaya başlar.

____

 

Prince Avalanche

Yolların Prensi (2013) Prince Avalanche

En hafif tabiriyle garip bir ikili diyebileceğimiz Alvin ve Lance, 1988 yazını şehrin karmaşasından uzakta geçiren iki otoyol işçisidir. Görevleri, bir orman yangında zarar gören otoyoldaki şerit çizgilerini tekrar çekmektir. Hem birbirleriyle hem arkalarında bıraktıkları eşleriyle anlaşmazlık içinde olunca, ıssızlık bir şanssızlıklar deryasına dönüşecektir.

___

Başka Söze Gerek Yok

Başka Söze Gerek Yok (2013) Enough Said

Evliliği sona eren Eva’nın hayattaki tek varlığı kızıdır ve onun hayatını idame ettirmek için yoğun bir tempoda çalışmaktadır. Masözlük yapan Eva, kızının yeni bir okula başlayacağı bu dönemde bu okulun masraflarını nasıl karşılayacağını kara kara düşünmektedir. Bu sıkıntılı dönemde Albert isimli iyi kalpli bir adamla tanışır. Albert, komik ve sevimli halleriyle Eva’yı etkiler ve ikili arasındaki ilişki zamanla daha romantik bir hal almaya başlar. Marianne ise Eva’nın en sevdiği müşterilerinden biridir ve sürekli eski eşinin arkasından konuşmakta, onu yerin dibine sokmaktadır. Bir süre sonra beklenmedik bir şekilde Marienne’in eski kocasının Albert olabileceği ihtimaliyle karşılaşan Eva, ilişkisini gözden geçirmek zorunda kalır.

____

Beyaz Tanrı

Beyaz Tanrı (2014) White God

Kornel Mundruczo’nun Macar yönetmen Miklos Jancso’ya ithaf ettiği altıncı uzun metrajı, alışılmadık bir insan-köpek macerası ya da vahşi bir devrim filmi olmakla beraber aynı zamanda ebedi bir dostluğu da anlatıyor. Filmin anti-kahramanı (kahverengi, kırma bir köpek olan) Hagen. Sahipleri onu sokağa attıktan sonra, 13 yaşındaki Lili dışında karşılaştığı tüm insanlarsa Hagen’ın ya düşmanı ya da ona zorluk çıkarıyorlar. Hagen şiddete ve saldırganlığa kayarken, kentteki bütün köpekler vahşi bir isyan çıkarmaktadır |

___

Güz Baharı

Güz Baharı (2001) Babí léto

Yaşına rağmen dinçliğini koruyan ve hayal dünyasıyla gerçek dünya arasında gidip gelen 75 yaşında bir emekli olan Fanda’nın trajikomik öyküsü. Fanda Hána ile eski dostu emekli oyuncu Eda, zamanlarını şaka yaparak geçirmekten hoşlanırlar. Fanda kah zenginmiş gibi davranır, kah bilet kontrolörlüğüne soyunur, kah Metropolitan Operası’ndan bir bilge kişinin kılığına girer, kah emlakçılara gidip kendisini pahalı malikanelerde gezdirtir. Fanda’nın 44 yıllık karısı Emilie, onun hayatta en büyük destekçisidir, ama aynı zamanda eğlencesinin bütün keyfini de kaçırır. Emilie, Fanda’nın yaşının getirdiği gerçekleri kabullenemediğini düşünmektedir; onun derdi bir huzurevine yerleşip cenazeleri için para biriktirmektir. Emilie, Fanda’yı gerçek hayata döndürmek için çok uğraşır, bir bakıma bunu başarır da. Ama “normal hayat”a dönmek Fanda’yı mahveder, en yakın dostu hastalanınca durumu daha da kötüleşir…

___

Ağlayan Çayır

Ağlayan Çayır (2004) The Weeping Medow

Theo Angelopoulos üçlemesinin ilk filmi olan Ağlayan Çayır’da, 1919-1949 arasında yaşanan bir trajik hayat hikayesi anlatılıyor.

Eleni, Odessa’da doğmuş fakat savaş döneminde annesi ve babasını kaybetmiştir. Eleni Alexis’in ailesi tarafından evlat edinilir ve aile Odessa’dan göç eder. Ağlayan Çayır, yeni bir kasabaya yerleşen aileyle beraber büyümeye başlayan çocukların, özellikle de Eleni’nin hikayesidir. Bu bir Yunan trajedisi diyen Angelopoulos, Eleni’yi (Troyalı Helen) bir simge olarak kullanmış. Bir kadının çocukluğundan başlayıp gençliğini, aşık oluşunu, sahip olduğu herşeyi kaybedip yeniden yalnız kalışını anlatıyor.

Angelopoulos bu filmle, 2004 yılında Avrupa Film Akademisi Ödülleri’nden Eleştirmenler Özel Ödülü’nü kazandı.

Theo Angelopoulos’un “Modern Yunanistan Üçlemesi”

2004 Trilogia I: To Livadi pou dakryzi | Ağlayan Çayır
2009 Trilogia II: I skoni tou Hronou | Zamanın Tozu
2012 L’altro mare | Öteki Deniz (Yönetmen üçlemenin son filminin çekimleri sırasında motosiklet kazasında ölünce üçleme tamamlanamadı.)

___

Istakoz

The Lobster (2015)

Çok da uzak olmayan bir gelecekten ilginç bir distopya öyküsü anlatıyor bize The Lobster. Yalnız kalmış, ilişkisi olmaya insanların tutuklandığı, alternatif bir gelecekte geçen öyküde, bekar insanlar korkunç bir otele yerleştirildikten 45 gün sonra, kendileriyle eşleşen kişiyle ilişkiye başlamak zorunda kalıyorlar. Eğer ki ilişkilerinde başarıyı yakalayamazlarsa, ölümün kol gezdiği bir ormana sürgüne gönderiliyorlar.

Dogtooth ile dikkatle üzerine çeken yetenekli Yunan asıllı yönetmen Yorgos Lanthimos’un kamera arkasına geçtiği film, alışılmışın oldukça dışında, ilginç bir distopya öyküsü sunuyor izleyiciye.

____

Anomalisa

Anomalisa (2015)

İngiliz Michael Stone, müşteri hizmetleri üzerine bir kitap yazar ve tanıtım için Amerika’ya gelir. Michael; insanlarla yakın ilişkiler kuramayan, ilgisiz ve heyecansız bir adamken; kaldığı otelde duyduğu ses, onu tekrar hayata bağlar ve o sesin peşinden koşar…

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up