Son Kuşlar Son Dokunuşlar

Eleştiri Serbest Kürsü

yazar_serkanbastimar

Günümüz görüntü yönetimi anlayışında hafif bir yanılsama var. Film çekmek isteyenler genellikle iyi manzaralı mekanları tercih ederek filmin görselliğinin de iyi olacağını düşünüyorlar. Bir yere kadar doğru olabilir bu ama esas görüntü yönetimi manzarada saklı değil. Kameranın ustaca konumlandırılması, duyguyu en düzgün şekilde verecek kadrajlar, simetrik ya da asimetrik planlar vesaire. Bazen bir odada bile görüntü yönetimi dört dörtlük bir şekilde yapılabilir. Işık, kadraj, oyuncuların mimikleri ve vücut dilleri bir araya geldiğinde enfes şeyler ortaya çıkabilir.

Sözü buradan Bedir Afşin’in yönettiği Son Kuşlar’a getirmek istiyorum. Afşin’in TRT Tv Filmleri tarafından desteklenen filmi bir kır hikayesi. Yıllar sonra köyüne dönen esnaf Bekir’in avcılık hevesi ve bunun paralelinde yaşananları anlatıyor. Afşin, bir yerde didaktik bir kıssaya dönebilecek olan filmi iyi kotarmış. Yönetmen, bir av hikayesi üzerinden sınıf çatışmasını ya da şehirli-köylü hassasiyetlerinin farklılığını anlatmış. Üstelik bu öyküyü de birbirlerine güzel şekilde zincirlenmiş olaylarla süslemiş. Doğanın dilini bilen ve doğayla iyi geçinerek geçimini sağlayan kır insanının ‘batıl’a kayan inanışlarını, şehirli insanın vurdumduymaz ve keyifçi tavırları ile sınayan, tartan Son Kuşlar yer yer anlatımını masala ya da mitlere öykünerek anlatsa da genel olarak iyi bir film. Filmden çıkarılacak bir ders varsa, doğaya saygı duymamız gerektiğidir. Bu açık. Son Kuşlar bu temel dersin yanı sıra insanın insana yabancılaşmasını, kırsal ile şehir arasındaki uçurumun gittikçe büyüdüğünü de gözler önüne seriyor.

Sakin bir anlatım, yer yer Semih Kaplanoğlu ve Nuri Bilge Ceylan izleri taşıyan yapım, ilk paragraftaki anlattığım yanılsamaya bazı noktalarda düşmüş. Yönetmenler artık kamerayı toplayıp Karadeniz’in yükseklerine gidip film çekiyor. Hakeza son olarak Rüzgarın Hatıraları’nda da bunu görmüştük. Bu iki filmi kıyasladığımızda Rüzgarın Hatıraları görselliğini yalnızca manzaraya yaslamayan, kamera kullanımı oldukça üst sınıf bir işti, Son Kuşlar görüntü yönetiminde bu yönden sınıfı minimum notla geçmeyi başarıyor. Birkaç güzel dokunuşun dışında vasatın üzerine çıkamıyor.  Ben bunu biraz teknik ve maddi eksikliklere dayandırıyorum.

Türkiye’de film çekmek -daha doğrusu istediğin bir filmi çekmek- zor iş. Yapımcıların gişe merakı yüzünden kalitesiz işlerle sinema geçmişimiz kirleniyor. Salonlarda içi boş, sulu komediler voliyi vururken sanat için çabalayanlar aç kalmaya devam ediyor. Bu sarmal ya da açmaz böyle böyle gittikçe daha da büyüyor. Bedir Afşin, kafasındaki hikayeyi anlatma fırsatı bulan bir isim. Filmi de güzel. Ancak filmin oyunculuk kısmı özellikle yan rollerde biraz zayıf kalmış. Metinden okuyan figüranlar filmin samimiyetine öğlenin 12’sinde bile gölge düşürüyor.

Son Kuşlar, piyasa dışı olması, dinginliği, masalsılığı ve atmosferi ile izlenecek bir film olmuş. Festival programında izleyecek bir film arıyorsanız, listenize alın derim.

twitter.com/SerkanBastimar

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up