2000’den Sonra Çekilmiş En İyi Western Filmleri

Liste

Muhteşem Yedili

Muhteşem Yedili (2016) The Magnificent Seven Antoinne Fuqua

Sanayici Bartholow Bogue (Peter Sarsgaard)’un ölümcül kontrolü altındaki sakin Rose Creek kasabasının umutsuz halkı, kendilerini korumak için yedi kanun kaçağıyla anlaşır; ödül avcıları, kumarbazlar ve kiralık silahlı adamlardan oluşan bu grupta- Sam Chisolm Josh Farraday, Goodnight Robicheaux, Jack Horne , Billy Rocks, ve Red Harvest  yer
almaktadır. Gelecegini bildikleri vahşi hesaplaşma icin sehri hazırlarken, bu yedi paralı asker kendilerini paradan daha fazlası icin savaşırken bulurlar.

_____

Rango (Gore Verbinski, 2011)

Evet western filmlerinin liste başında ama sıralamanın sonunda bir animasyon var. Rango. Baş rolünü Johnny Depp’in canlandırdığı bu özgün animasyon komedi-macera, sinemaseverleri Vahşi Batı’da harika ve içten bir yolculuğa çıkartıyor. Film, kötü ve tatsız şeylerden hep korunmuş, sıradan bir evcil hayvan hayatı yaşayan bukalemun Rango’nun büyük bir kimlik bunalımı yaşarken başından geçen komik dönüşüm hikayesini konu ediyor. Sonuçta hayattaki tek amacınız kalabalığa uyum sağlamaksa hedefiniz ne kadar yüksekte olabilir ki? Rango kazara kendini gözü pek, eşkıyaların ve kanunsuzların olduğu, nüfusunu çölün en sahtekar ve üçkâğıtçı yaratıklarının oluşturduğu Toprak kasabasında bulunca, pek de cesur olmayan bu kertenkele dikkat çektiğini fark eder. Kasabanın uzun süredir beklemekte olduğu umudu olarak sevinçle karşılanan Şerif Rango, yeni rolünü her şeyiyle oynamaya mecbur kalır… Ta ki kendini aksiyon dolu durumlarda bulup, korkunç karakterlerle karşılaşana kadar. Rango, eskiden numarasını yaparken şimdi kahraman olmaya başlamıştır. Johnny Depp, Isla Fisher, Abigail Breslin, Alfred Molina, Bill Nighy, Harry Dean Stanton, Ray Winstone ve Batı Ruhu rolüyle Timothy Olyphant’ın da kadrosunda yer aldığı Rango; kendini ve zamanla da kasabayı kurtaran bilindik klasik yabancı western efsanesine heyecan verici yeni bir boyut katıyor.

_____

Open Range (Kevin Costner, 2003)

Charley Waite, Boss Spearman, ‘Button’ ve Mose Harrison geçmişlerinden kaçmaya çalışırlar ve sürülerini, kanunları doğanın koyduğu ve bir erkeğin sadece orada kendini özgür hissedebildiği açık araziye sürerler. Vahşi batının kanunlarıyla birbirine bağlı ve sadakat içindeki bu kovboylar, yaşamaya, gerçek değerleri ayakta tutmaya ve mümkün olduğunca şiddetten kaçmaya çalışırlar. Fakat zorbalığın ve korkunun hüküm sürdüğü bir sınır kasabası hayatlarını değiştirir, yeniden hareketli günlere dönmek zorunda kalırlar.Tüm bu kargaşanın içinde, daima yalnız olan Charley’nin hayatında, tüm kalbini ve ruhunu etkileyen, cesur bir kadın olan Sue Barlow’la tanışınca hiç beklenmedik bir dönüş olur. Bu cesur adamlar kasabadaki zorbalara karşı bir savaşa girişince, kendi içlerindeki şeytana karşı da direnmek zorunda kalırlar.

_____

3:10 to Yuma (James Mangold, 2007)

Kanun kaçağı Wade yakaladığında Evans, bu azılı katili mahkemeye götüremeye gönüllü olur. 3:10 Yuma trenine canlı olarak teslim etmek üzere hareket ettiklerinde, Evans ve Wade birbirlerine saygı duymaya başlarlar. Ancak, Wade’in çetesi ve her köşede bekleyen tehlikeler yüzünden, yolculuk kaderlerine doğru bir göreve dönüşür.

______

The Proposition (John Hillcoat, 2005)

Avustralya yapımı film tür olarak western drama. Avustralya’nın uçsuz bucaksız çöllerinde geçen bir intikam, kan davası hikayesi. kanun kaçağı burns kardeşlerin kasaba halkı ve polislerle olan mücadelesi ve bu mücadele sonunda bir polis şefinin hayatından kesitler anlatılmaktadır.

_____

The Good, the Bad, the Weird (Kim Jee-woon, 2008)

1930’ların kaos içindeki dünyasında Kuzeydoğu Asya’da, Kore Yarımadası Japon emperyalistlerinin eline düşmüştü, pek çok Koreli Çinle ülkelerini ayıran Mançurya’ya, atlarla dolu uçsuz bucaksız otlaklara ve vahşi topraklara kaçmıştı, ve bu acımasız yerde hayatta kalabilmek için bazıları kaçınılmaz olarak atlı haydutlara dönüşmüştü. Bir hırsız olan UTae-gu (Tuhaf) bir Japon subay trenini soymaya kalkışır, ancak işler karışır ve Japonlarla silahlı çatışmaya girer. Kurşun yağmurunun ortasında Qing Hanedanının Mançurya’da bir yere gömdüğü hazinenin yerini gösteren esrarengiz bir haritayı ele geçirir. Ancak soğukkanlı bir tetikçi olan Chang-yi de (Kötü) haritayı aramaktadır. Tae-gu sadece Japonlarla değil, aynı anda trene saldırmış olan Chang-yi ve adamlarıyla da savaşmak zorunda kalır. Mücadelenin sonunda, sanki gökten inmişçesine gizemli bir adam ansızın kurşun sağanağına dalar ve göz alıcı bir tabanca gösterisiyle Tae-gu’yu kurtarır. Savaştan sağ çıkan Tae-gu hayatını kurtaran bu yabancıya teşekkür ederken onun ödül için kendisinin peşine düşmüş ödül avcısı Do-won (İyi) olduğunu bilmemektedir. Ve bu üç adam Do-won (İyi), Chang-yi (Kötü) ve Tae-gu (Tuhaf) çok geçmeden uğruna savaştıkları bu haritanın Koreli direnişçileri, Çinli, Rus, Koreli dağ haydutlarını ve Japon ordusunu da bir mıknatıs gibi çektiğini keşfedeceklerdir ve kaçınılmaz olan son savaş geldiğinde trendeki yoğun kurşun yağmurunun hafif bir çisentiden başka bir şey olmadığını göreceklerdir.

___

The Three Burials of Melquiades Estrada (Tommy Lee Jones, 2005)

Batı Teksas’ta, bir adam vurularak öldürülür ve cesedi çarçabuk çölün ortasında gizli bir yere gömülür. Büyük bir çiftliğin başı olan Pete Perkins, ölen kişinin çok yakın dostu ve iş arkadaşıdır.  Dostunun katilinin peşine düşen Pete, sınır devriyesi olan Mike’tan şüphelenir. Onu kaçırarak cesedi, defnedildiği yerden zorla çıkarttırır. Amacı, arkadaşının en çok istediği şeyi gerçekleştirip cesedini Meksika’daki evinin bahçesine defnettirmektir. Pete, Mike ve Melquiades’in cesedi, Meksika sınırına doğru tehlikeli bir yolculuk gerçekleştireceklerdir.

_____

Django Unchained (Quentin Tarantino, 2012)

Amerikan İç Savaşı’dan 2 sene öncesinde, Güney bölgesinde geçen film Köle Django’nun Alman asıllı ödül avcısı Dr. King Schultz ile yolunun kesişmesiyle başlıyor. Django, eski efendisini ölü ya da diri ele geçirmek isteyen Schultz ile anlaşmaya varır ve özgürlüğü karşısında Brittle kardeşleri kendisine getirme sözü verir. Görev başarıyla tamamlanır ama ikilinin yolları ayrılmaz Schultz ve Django beraber Güney’in en çok aranan suçlularının peşine düşerler…

‘Avlanma’ hünerini her geçen gün geliştiren Django’nun artık tek bir hedefi vardır: Köle ticareti yüzünden kaybettiği eşi Broomhilda’yı bulmak ve onu kurtarmak… Bu hedef onları kötü şöhretli “Candyland” çiftliğine ve çiftliğin sahibi olan Calvin Candie’ye götürecektir…

Sinemanın dahi çocuğu, Oscarlı Quentin Tarantino’nun uzun süre üzerinde çalıştığı Spagetti Western türündeki projenin başrollerinde Jamie Foxx, Christoph Waltz yer alırken, Kerry Washington, Leonardo DiCaprio ve Samuel Jackson gibi yıldızlardan oluşan oyuncu kadrosu göz dolduruyor.

_____

True Grit (Joel and Ethan Coen, 2010)

Tarih 1870’ler, yer İç Savaştan çıkmış Amerika. Babası öldürülmüş ve bunun için adalet arayan 14 yaşındaki Mattie Ross, Kızılderili topraklarına izinsiz girmeden önce para için babasını öldürdüğü söylenen korkak Tom Chaney’in peşinden, onu bulmak için ailenin tek üyesi olarak Arkansas/Fort Smith’e gelir. Chaney’i cezalandırmak için ant içen Mattie, ülkenin en acımasız askeri olarak bilinen sarhoş ve sorumsuz Rooster Cogburn’ü, Chaney’i yakalaması için kiralar. Yolda karşılarına çıkan Texas polisi LaBoeuf de Chaney’i yakalayıp Texas’a götürmek istiyordur. Böylece bu üçlü kovalamacanın peşinde bir araya gelir. Her biri dediğim dedik, inatçı, kendi ahlâk değerlerinin izini süren bu ilginç ekip, öngörülemez bir hesaplaşmanın peşinde koşarken kendilerini birden bir efsanenin içine düşmüş olarak bulurlar: zalimlik ve kötülük, hayal kırıklığı ve cesaret, azim ve saf aşk.

_____

Meek’s Cutoff (Kelly Reichardt, 2010)

Todd Haynes’in yapımcılığını üstlendiği Kestirme Yol, 19. yüzyılda yaşamış deneyimli dağcı Stephen Meek’in yaşadıklarından uyarlanan bir western. Film, Cascade Dağları’nı aşmak üzere Meek’i rehber olarak tutup batıya doğru göç eden bir grubu takip ediyor. Hiçbir şey bilmemesine rağmen bir kestirme yol bildiğini iddia eden Meek onları çölün orta yerine sürükler. Grup kaybolur; kir pas içinde, aç, yorgun, susuz ve sabırsız… Yönetmen Kelly Reichardt bu filminde toplumsal cinsiyet, medeniyet, ırk, erkeklik gibi kavramları ve western türünün kendisini ustalıkla ele alıyor.

____

Slow West (John Maclean, 2015)

Slow West bizleri 19. yüzyıl Amerika’sındaki bir yolculuğa götürüyor. 17 yaşındaki genç, aşık olduğu kadını bulmak için yollara düşer, bu yolculukta ona gizemli yolcu Silas da eşlik edecektir. Genç oyuncu Kodi Smit-McPhee ile Michael Fassbender’in başrolleri paylaştığı filmin yönetmen ve senaristi, bu filmle birlikte ilk uzun metrajını çeken John Maclean.

____

The Hateful Eight (Quentin Tarantino, 2015)

Bölgede ‘Cellat’ olarak tanınan kelle avcısı John Ruth ve firari Daisy Domergue, Domergue’nin adalete teslim edileceği Red Rock kasabasına doğru ilerlemektedir. Yolda iki yabancı ile karşılaşırlar: eski bir askerden kötü şöhretli bir kelle avcısına dönüşen Binbaşı Marquis Warren ve kasabanın yeni şerifi olduğunu iddia eden güneyli bir asker kaçağı Chris Mannix. Kar fırtınası yüzünden yollarını kaybeden Ruth, Domergue, Warren ve Mannix, dağ geçidinde posta arabalarının durak yeri olarak kullandığı Minnie’nin Tuhafiye Dükkanı’na sığınırlar. Minnie’nin dükkanına vardıklarında dükkanın sahibi yerine dört yabancı adam ile karşılaşırlar; Minnie annesini ziyaret ederken dükkana bakan Bob ve fırtınadan kaçmak için dükkana sığınan Oswaldo Mobray, Red Rock kasabasının celladı Joe Gage ve Konfederasyon Generali Sanford Smithers. Fırtına, dağ eteğindeki mola yerini ele geçirdikçe, 8 yolcu Red Rock’a ulaşamayabileceklerinin farkına varırlar…

___

The Assassination of Jesse James by the Coward Robert Ford (Andrew Dominik, 2007)

Amerika’nın en ünlü kanun kaçağı hakkında sayısız kitap yazıldı, hikayeler anlatıldı; bu renkli ve büyüleyici öykülerin hepsi James’in halk arasındaki efsanevi kimliğine, cesur maceralarına odaklandı ve çoğu da nadiren gerçek şeylere değindi.

Soyduğu ve dehşet saçtığı insanlar ve öldürdüğünü söylediği kişilerin aileleri için sadece bir suçlu olabilir, ama 1870’lerde James’in çetesinin eylemlerini anlatan sansasyonel gazetelerde ve ucuz romanlarda, Jesse huşunun ve hayranlığın odağıydı. Bir çoğuna göre, o bir Robin Hood’du; yoksul çiftçileri sömüren demiryolu ve banka sahiplerini hedef alıyordu. Haksızlığa uğrayan ve yaralanan bir Konfederasyon (İç Savaş sırasında Güney eyaletleri adına savaşan) askeri olarak, hayatını mahveden Güney Birliği’ne saldırması için trajik bir nedeni vardı. Daha da önemlisi, gitgide daha çok şehirlere yerleşip, kurallara bağlı, sıradan hayatlar yaşamaya başlayan insanlar için, James vahşi batının son temsilcisiydi: Özgürlüğün ve Amerikan ruhunun temsilcisi, kanunu hiçe sayıp kendi kurallarıyla yaşayan bir asiydi yani her yönüyle, bir efsaneydi.
En büyük hayranlarının biri olan Robert Ford, hayatını günün birinde idolüyle yan yana at sürme umuduna adamış, idealist ve hırslı bir adamdı. Bir gün tarihin ona Jesse’yi sırtından vuran “adi küçük korkak” damgası vuracağını asla tahmin edemezdi.

1881 yılıdır ve Jesse 34 yaşındadır. Bir yandan sonraki büyük soygununu planlarken, bir yandan da kafasına konan ödülü almak ve onu yakalayan kişi olma onuruna erişmek isteyen düşmanlarıyla savaşmaya devam eder. Ama hayatına yapılan en büyük tehdit en çok güvendiklerinden gelecektir.

_____

Sinefesto

Sinefesto

Admin at Sinefesto
Sinefesto 2011 yılında kurulan, Türkiye'nin en güncel sinema haber sitesidir.
Sinefesto

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up