Bizimle İletişime Geçin

Liste

2000’den Sonra Çekilmiş En İyi Western Filmleri

Sinemada düello yapan filmler…

Yayınlandı

tarihinde

Muhteşem Yedili

Muhteşem Yedili (2016) The Magnificent Seven Antoinne Fuqua

Sanayici Bartholow Bogue (Peter Sarsgaard)’un ölümcül kontrolü altındaki sakin Rose Creek kasabasının umutsuz halkı, kendilerini korumak için yedi kanun kaçağıyla anlaşır; ödül avcıları, kumarbazlar ve kiralık silahlı adamlardan oluşan bu grupta- Sam Chisolm Josh Farraday, Goodnight Robicheaux, Jack Horne , Billy Rocks, ve Red Harvest  yer
almaktadır. Gelecegini bildikleri vahşi hesaplaşma icin sehri hazırlarken, bu yedi paralı asker kendilerini paradan daha fazlası icin savaşırken bulurlar.

_____

Rango (Gore Verbinski, 2011)

Evet western filmlerinin liste başında ama sıralamanın sonunda bir animasyon var. Rango. Baş rolünü Johnny Depp’in canlandırdığı bu özgün animasyon komedi-macera, sinemaseverleri Vahşi Batı’da harika ve içten bir yolculuğa çıkartıyor. Film, kötü ve tatsız şeylerden hep korunmuş, sıradan bir evcil hayvan hayatı yaşayan bukalemun Rango’nun büyük bir kimlik bunalımı yaşarken başından geçen komik dönüşüm hikayesini konu ediyor. Sonuçta hayattaki tek amacınız kalabalığa uyum sağlamaksa hedefiniz ne kadar yüksekte olabilir ki? Rango kazara kendini gözü pek, eşkıyaların ve kanunsuzların olduğu, nüfusunu çölün en sahtekar ve üçkâğıtçı yaratıklarının oluşturduğu Toprak kasabasında bulunca, pek de cesur olmayan bu kertenkele dikkat çektiğini fark eder. Kasabanın uzun süredir beklemekte olduğu umudu olarak sevinçle karşılanan Şerif Rango, yeni rolünü her şeyiyle oynamaya mecbur kalır… Ta ki kendini aksiyon dolu durumlarda bulup, korkunç karakterlerle karşılaşana kadar. Rango, eskiden numarasını yaparken şimdi kahraman olmaya başlamıştır. Johnny Depp, Isla Fisher, Abigail Breslin, Alfred Molina, Bill Nighy, Harry Dean Stanton, Ray Winstone ve Batı Ruhu rolüyle Timothy Olyphant’ın da kadrosunda yer aldığı Rango; kendini ve zamanla da kasabayı kurtaran bilindik klasik yabancı western efsanesine heyecan verici yeni bir boyut katıyor.

_____

Open Range (Kevin Costner, 2003)

Charley Waite, Boss Spearman, ‘Button’ ve Mose Harrison geçmişlerinden kaçmaya çalışırlar ve sürülerini, kanunları doğanın koyduğu ve bir erkeğin sadece orada kendini özgür hissedebildiği açık araziye sürerler. Vahşi batının kanunlarıyla birbirine bağlı ve sadakat içindeki bu kovboylar, yaşamaya, gerçek değerleri ayakta tutmaya ve mümkün olduğunca şiddetten kaçmaya çalışırlar. Fakat zorbalığın ve korkunun hüküm sürdüğü bir sınır kasabası hayatlarını değiştirir, yeniden hareketli günlere dönmek zorunda kalırlar.Tüm bu kargaşanın içinde, daima yalnız olan Charley’nin hayatında, tüm kalbini ve ruhunu etkileyen, cesur bir kadın olan Sue Barlow’la tanışınca hiç beklenmedik bir dönüş olur. Bu cesur adamlar kasabadaki zorbalara karşı bir savaşa girişince, kendi içlerindeki şeytana karşı da direnmek zorunda kalırlar.

_____

3:10 to Yuma (James Mangold, 2007)

Kanun kaçağı Wade yakaladığında Evans, bu azılı katili mahkemeye götüremeye gönüllü olur. 3:10 Yuma trenine canlı olarak teslim etmek üzere hareket ettiklerinde, Evans ve Wade birbirlerine saygı duymaya başlarlar. Ancak, Wade’in çetesi ve her köşede bekleyen tehlikeler yüzünden, yolculuk kaderlerine doğru bir göreve dönüşür.

______

The Proposition (John Hillcoat, 2005)

Avustralya yapımı film tür olarak western drama. Avustralya’nın uçsuz bucaksız çöllerinde geçen bir intikam, kan davası hikayesi. kanun kaçağı burns kardeşlerin kasaba halkı ve polislerle olan mücadelesi ve bu mücadele sonunda bir polis şefinin hayatından kesitler anlatılmaktadır.

_____

The Good, the Bad, the Weird (Kim Jee-woon, 2008)

1930’ların kaos içindeki dünyasında Kuzeydoğu Asya’da, Kore Yarımadası Japon emperyalistlerinin eline düşmüştü, pek çok Koreli Çinle ülkelerini ayıran Mançurya’ya, atlarla dolu uçsuz bucaksız otlaklara ve vahşi topraklara kaçmıştı, ve bu acımasız yerde hayatta kalabilmek için bazıları kaçınılmaz olarak atlı haydutlara dönüşmüştü. Bir hırsız olan UTae-gu (Tuhaf) bir Japon subay trenini soymaya kalkışır, ancak işler karışır ve Japonlarla silahlı çatışmaya girer. Kurşun yağmurunun ortasında Qing Hanedanının Mançurya’da bir yere gömdüğü hazinenin yerini gösteren esrarengiz bir haritayı ele geçirir. Ancak soğukkanlı bir tetikçi olan Chang-yi de (Kötü) haritayı aramaktadır. Tae-gu sadece Japonlarla değil, aynı anda trene saldırmış olan Chang-yi ve adamlarıyla da savaşmak zorunda kalır. Mücadelenin sonunda, sanki gökten inmişçesine gizemli bir adam ansızın kurşun sağanağına dalar ve göz alıcı bir tabanca gösterisiyle Tae-gu’yu kurtarır. Savaştan sağ çıkan Tae-gu hayatını kurtaran bu yabancıya teşekkür ederken onun ödül için kendisinin peşine düşmüş ödül avcısı Do-won (İyi) olduğunu bilmemektedir. Ve bu üç adam Do-won (İyi), Chang-yi (Kötü) ve Tae-gu (Tuhaf) çok geçmeden uğruna savaştıkları bu haritanın Koreli direnişçileri, Çinli, Rus, Koreli dağ haydutlarını ve Japon ordusunu da bir mıknatıs gibi çektiğini keşfedeceklerdir ve kaçınılmaz olan son savaş geldiğinde trendeki yoğun kurşun yağmurunun hafif bir çisentiden başka bir şey olmadığını göreceklerdir.

___

The Three Burials of Melquiades Estrada (Tommy Lee Jones, 2005)

Batı Teksas’ta, bir adam vurularak öldürülür ve cesedi çarçabuk çölün ortasında gizli bir yere gömülür. Büyük bir çiftliğin başı olan Pete Perkins, ölen kişinin çok yakın dostu ve iş arkadaşıdır.  Dostunun katilinin peşine düşen Pete, sınır devriyesi olan Mike’tan şüphelenir. Onu kaçırarak cesedi, defnedildiği yerden zorla çıkarttırır. Amacı, arkadaşının en çok istediği şeyi gerçekleştirip cesedini Meksika’daki evinin bahçesine defnettirmektir. Pete, Mike ve Melquiades’in cesedi, Meksika sınırına doğru tehlikeli bir yolculuk gerçekleştireceklerdir.

_____

Django Unchained (Quentin Tarantino, 2012)

Amerikan İç Savaşı’dan 2 sene öncesinde, Güney bölgesinde geçen film Köle Django’nun Alman asıllı ödül avcısı Dr. King Schultz ile yolunun kesişmesiyle başlıyor. Django, eski efendisini ölü ya da diri ele geçirmek isteyen Schultz ile anlaşmaya varır ve özgürlüğü karşısında Brittle kardeşleri kendisine getirme sözü verir. Görev başarıyla tamamlanır ama ikilinin yolları ayrılmaz Schultz ve Django beraber Güney’in en çok aranan suçlularının peşine düşerler…

‘Avlanma’ hünerini her geçen gün geliştiren Django’nun artık tek bir hedefi vardır: Köle ticareti yüzünden kaybettiği eşi Broomhilda’yı bulmak ve onu kurtarmak… Bu hedef onları kötü şöhretli “Candyland” çiftliğine ve çiftliğin sahibi olan Calvin Candie’ye götürecektir…

Sinemanın dahi çocuğu, Oscarlı Quentin Tarantino’nun uzun süre üzerinde çalıştığı Spagetti Western türündeki projenin başrollerinde Jamie Foxx, Christoph Waltz yer alırken, Kerry Washington, Leonardo DiCaprio ve Samuel Jackson gibi yıldızlardan oluşan oyuncu kadrosu göz dolduruyor.

_____

True Grit (Joel and Ethan Coen, 2010)

Tarih 1870’ler, yer İç Savaştan çıkmış Amerika. Babası öldürülmüş ve bunun için adalet arayan 14 yaşındaki Mattie Ross, Kızılderili topraklarına izinsiz girmeden önce para için babasını öldürdüğü söylenen korkak Tom Chaney’in peşinden, onu bulmak için ailenin tek üyesi olarak Arkansas/Fort Smith’e gelir. Chaney’i cezalandırmak için ant içen Mattie, ülkenin en acımasız askeri olarak bilinen sarhoş ve sorumsuz Rooster Cogburn’ü, Chaney’i yakalaması için kiralar. Yolda karşılarına çıkan Texas polisi LaBoeuf de Chaney’i yakalayıp Texas’a götürmek istiyordur. Böylece bu üçlü kovalamacanın peşinde bir araya gelir. Her biri dediğim dedik, inatçı, kendi ahlâk değerlerinin izini süren bu ilginç ekip, öngörülemez bir hesaplaşmanın peşinde koşarken kendilerini birden bir efsanenin içine düşmüş olarak bulurlar: zalimlik ve kötülük, hayal kırıklığı ve cesaret, azim ve saf aşk.

_____

Meek’s Cutoff (Kelly Reichardt, 2010)

Todd Haynes’in yapımcılığını üstlendiği Kestirme Yol, 19. yüzyılda yaşamış deneyimli dağcı Stephen Meek’in yaşadıklarından uyarlanan bir western. Film, Cascade Dağları’nı aşmak üzere Meek’i rehber olarak tutup batıya doğru göç eden bir grubu takip ediyor. Hiçbir şey bilmemesine rağmen bir kestirme yol bildiğini iddia eden Meek onları çölün orta yerine sürükler. Grup kaybolur; kir pas içinde, aç, yorgun, susuz ve sabırsız… Yönetmen Kelly Reichardt bu filminde toplumsal cinsiyet, medeniyet, ırk, erkeklik gibi kavramları ve western türünün kendisini ustalıkla ele alıyor.

____

Slow West (John Maclean, 2015)

Slow West bizleri 19. yüzyıl Amerika’sındaki bir yolculuğa götürüyor. 17 yaşındaki genç, aşık olduğu kadını bulmak için yollara düşer, bu yolculukta ona gizemli yolcu Silas da eşlik edecektir. Genç oyuncu Kodi Smit-McPhee ile Michael Fassbender’in başrolleri paylaştığı filmin yönetmen ve senaristi, bu filmle birlikte ilk uzun metrajını çeken John Maclean.

____

The Hateful Eight (Quentin Tarantino, 2015)

Bölgede ‘Cellat’ olarak tanınan kelle avcısı John Ruth ve firari Daisy Domergue, Domergue’nin adalete teslim edileceği Red Rock kasabasına doğru ilerlemektedir. Yolda iki yabancı ile karşılaşırlar: eski bir askerden kötü şöhretli bir kelle avcısına dönüşen Binbaşı Marquis Warren ve kasabanın yeni şerifi olduğunu iddia eden güneyli bir asker kaçağı Chris Mannix. Kar fırtınası yüzünden yollarını kaybeden Ruth, Domergue, Warren ve Mannix, dağ geçidinde posta arabalarının durak yeri olarak kullandığı Minnie’nin Tuhafiye Dükkanı’na sığınırlar. Minnie’nin dükkanına vardıklarında dükkanın sahibi yerine dört yabancı adam ile karşılaşırlar; Minnie annesini ziyaret ederken dükkana bakan Bob ve fırtınadan kaçmak için dükkana sığınan Oswaldo Mobray, Red Rock kasabasının celladı Joe Gage ve Konfederasyon Generali Sanford Smithers. Fırtına, dağ eteğindeki mola yerini ele geçirdikçe, 8 yolcu Red Rock’a ulaşamayabileceklerinin farkına varırlar…

___

The Assassination of Jesse James by the Coward Robert Ford (Andrew Dominik, 2007)

Amerika’nın en ünlü kanun kaçağı hakkında sayısız kitap yazıldı, hikayeler anlatıldı; bu renkli ve büyüleyici öykülerin hepsi James’in halk arasındaki efsanevi kimliğine, cesur maceralarına odaklandı ve çoğu da nadiren gerçek şeylere değindi.

Soyduğu ve dehşet saçtığı insanlar ve öldürdüğünü söylediği kişilerin aileleri için sadece bir suçlu olabilir, ama 1870’lerde James’in çetesinin eylemlerini anlatan sansasyonel gazetelerde ve ucuz romanlarda, Jesse huşunun ve hayranlığın odağıydı. Bir çoğuna göre, o bir Robin Hood’du; yoksul çiftçileri sömüren demiryolu ve banka sahiplerini hedef alıyordu. Haksızlığa uğrayan ve yaralanan bir Konfederasyon (İç Savaş sırasında Güney eyaletleri adına savaşan) askeri olarak, hayatını mahveden Güney Birliği’ne saldırması için trajik bir nedeni vardı. Daha da önemlisi, gitgide daha çok şehirlere yerleşip, kurallara bağlı, sıradan hayatlar yaşamaya başlayan insanlar için, James vahşi batının son temsilcisiydi: Özgürlüğün ve Amerikan ruhunun temsilcisi, kanunu hiçe sayıp kendi kurallarıyla yaşayan bir asiydi yani her yönüyle, bir efsaneydi.
En büyük hayranlarının biri olan Robert Ford, hayatını günün birinde idolüyle yan yana at sürme umuduna adamış, idealist ve hırslı bir adamdı. Bir gün tarihin ona Jesse’yi sırtından vuran “adi küçük korkak” damgası vuracağını asla tahmin edemezdi.

1881 yılıdır ve Jesse 34 yaşındadır. Bir yandan sonraki büyük soygununu planlarken, bir yandan da kafasına konan ödülü almak ve onu yakalayan kişi olma onuruna erişmek isteyen düşmanlarıyla savaşmaya devam eder. Ama hayatına yapılan en büyük tehdit en çok güvendiklerinden gelecektir.

_____

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Dijital

Amazon Prime’da Kaçırılmaması Gereken 10 Dizi

En iyileri!

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Dünya genelinde toplamda 150 milyondan fazla abonesi bulunan ve geçtiğimiz aylarda ülkemizde de yayın hayatına başlayan köklü stream platformu Amazon Prime‘da seyretmeniz gereken 10 diziyi sizler için listeledik. Keyifli seyirler.

Community (2009–2015) IMDb 8,5

Jeff Winger, avukat olan genç bir adamdır. Ancak diplomasının sahte olduğu ortaya çıkınca Jeff’in avukatlık lisansı iptal edilir. Avukatlık lisansını tekrar kazanmak isteyen Jeff, bunun için sorunsuz bir şekilde mezun olabileceğini düşündüğü Greendale’a gider. Jeff bambaşka amaçlarla geldiği okulda kendisini farklı nedenlerle Greendale’de sıkışan uyumsuz bir grubun lideri olarak bulur.

Upload (2020– ) IMDb 8,0

2033, Brooklyn. Nora bir sanal gerçeklik (VR) şirketinde çalışmaktadır. Bu şirket müşterilerinin ölümden sonra istedikleri şekilde bir sanal gerçeklikte yaşamalarını sağlayan bir hizmet vermektedir. Los Angeles’lı ve partilemesiyle ünlü Nathan araba kazası sonucu hayatını kaybeder. Kız arkadaşı tarafından Nora’nın çalıştığı şirketin VR dünyasına yüklenen Nathan’ın yeni “hayatı” artık Nora’nın elindedir.

Counterpart (2017–2019) IMDb 8,1

Counterpant, çalıştığı şirkette paralel evrene açılan bir kapı olduğunu keşfeden bir adamın hikayesini konu ediyor. Howard Silk, Birleşmiş Milletler’e bağlı Berlin merkezli bir casusluk ajansında çalışmaktadır. Neredeyse 30 yıldır aynı şirkette çalışan Howard, tam olarak ne iş yaptığını bilmemektedir. Alt bir pozisyonda çalışan Howard, şirkette başka bir pozisyona terfi etmek istemektedir. Ancak o terfi beklerken bambaşka gerçeklerle yüzleşir. Howard, şirkette paralel bir boyuta açılan gizli bir kapıyı keşfettiğinde kendisini bilmediği tehlikeli bir dünyanın içerisinde bulur.

Fleabag (2016–2019) IMDb 8,7

Fleabag, Londra’da tek başına ayakları üzerinde durmaya çalışan bir kadının hikayesini konu ediyor. Dizide, 30’lu yaşlarındaki kadının aşk, aile ve iş hayatında yaşadığı gündelik olaylar ele alınıyor.

Carnival Row (2019– ) IMDb  7,9

Ünlü yönetmen Guillermo del Toro’nun yapım kadrosunda bulunduğu dizinin senaryosunu The 4400’ın yaratıcılarından Rene Echeverria kaleme aldı. Zaman olarak gelecekte geçen dizi, insanların ve diğer her türlü yaratığın bir arada yaşadığı Burgue isimli şehirdeki seri katil terörünü konu alıyor.

The Mentalist (2008–2015) IMDb 8,1

O, ne derseniz hafızasına atıyor ama gereksiz gördüğü bilgileri de anında siliveriyor. Zihnini boş yere meşgul edecek gevezeliklere onun kitabında yer yok. Patrick Jane, belki biraz kendini beğenmiş, ukala ama bu yönleri onun olağanüstü bir gözlem ve ikna yeteneğine sahip olduğu gerçeğini değiştirmiyor.

Simon Baker’ın derinlikli oyunculuğu ile hayat verdiği Patrick Jane dehası ile polisiye dizi severlerin yakın zamanda en çok sevdiği karakterlerden birine dönüştü. Kritik davaların üzerinde çalışan Kalifornia Araştırma Bürosu ekibine yetenekleri ile destek veren Patrick Jane, ekip ile başta uyum sorunları yaşa da zaman içerisinde, davalar çözüldükçe aradaki buz dağları da eriyor.

Muhteşem Bayan Maisel (2017– ) The Marvelous Mrs. Maisel IMDb 8,7

The Marvelous Mrs. Maisel 1960’lı yıllarda, New York City’de geçiyor. Şehrin lüks semtlerinden birinde eşi ve iki çocuğuyla birlikte yaşayan Miriam “Midge” Maisel hayatta istediği her şeye sahiptir. Ancak bir gün tesadüf eseri, hiç bilmediği bir yeteneğe sahip olduğunu keşfeder ve bu gelişme hayatını derinden sarsar.

The Americans (2013–2018) IMDb 8,4

Soğuk Savaş döneminde 1980’li yılların başlarında, Ronald Reagan’ın ABD başkanlık koltuğuna oturmasının hemen ardındaki zaman diliminde geçecek The Americans; Washington DC’de bir banliyöde çevreye iki Amerikalı görünümü veren, ebeveynlerinin gerçek kimliklerinden habersiz durumdaki iki çocuğa sahip ancak gerçekte iki KGB ajanı olan evli bir çift üzerine odaklanıyor.

Anlaşmalı evliliklerine rağmen, Soğuk Savaş dönemi daha yoğun ve hararetli bir hal aldıkça ikilinin birbirlerine olan bağlılıkları ve duyguları her geçen gün daha gerçekçi bir hal almaya başlayacaktır.

Hannibal (2013–2015) IMDb 8,5

Thomas Harris’in ünlü serisi Hannibal’dan uyarlanan dizi Red Dragon’a odaklanıyor. Hepimizin bildiği bu seri katil hikayesinde bu kez Bryan Fuller merkeze FBI Ajanı Will Graham ve onun akıl hocası Hannibal Lecter’ı alıyor. Bu iki adam arasındaki ilişkinin gelişme aşamalarını izleyeceğimiz Hannibal, NBC’nin ara sezonunda ekrana gelecek.

Mozart in the Jungle (2014–2018) IMDb 8,2

Blair Tindall’ın Mozart In The Jungle: Sex, Drugs and Classic Music isimli kitabından uyarlanan dizi, New York’ta yaşayan profesyonel bir obuacının yaşadığı çılgın hayatı ve müzik dünyasının perde arkasını anlatıyor.

Okumaya Devam Et

Liste

Umutsuzluğa İyi Gelen 10 Film

Motivasyon arttırır.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Cazcı kardeşler (1980) The Blues Brothers IMDb 7,9

Jake Blues hapisten çıkar çıkmaz kardeşi Elwood ile birlikte eski öğretmenleri Rahibe Mary Stigmata’ya koşar ve korkunç gerçeği öğrenir: birlikte büyüdükleri yetimhane yokolmaktan kurtarmak için tam 5000 dolara ihtiyaç vardır.

Jake ve Elwood bunun üzerine eski müzisyen arkadaşlarını bir araya toplayarak bir konser vermeye karar verirler. Bunu yaparken Şikago’nun altını üstüne getirecekler, peşlerinde tüm bir polis filosu ve naziler olduğu halde müthiş bir serüvene girişecekler.

Küçük Gün Işığım (2006) Little Miss Sunshine IMDb 7,8

Hoover ailesi, uzaktan bakılırsa oldukça sıradan ve modern bir Amerikan ailesidir. Ancak birbirlerine taban tabana zıt üyeleriyle ve çatışmalarıyla aslında hiç de öyle değildir. Küçük, akıllı ancak şişman kızları Olive’in tüm hayali ülkenin öteki yakasında düzenlenecek bir güzellik yarışmasına katılmaktır. Eski bir minibüse atlayarak yola çıkan aile, bu yolda bir aile olmanın ne demek olduğunu yeniden keşfedecektir.

Esaretin Bedeli (1994) The Shawshank Redemption IMDb 9,3

Esaretin Bedeli, Andy ve Red isimli iki mahkumun parmaklıklar ardında kurdukları dünyanın hikayesini anlatıyor. Andy Dufresne, genç ve başarılı bir bankerdir. Karısını ve karısının sevgilisini öldürmek suçundan yargılanır ve ömür boyu hapis cezası alır. Shawsank Hapishanesi’nde dayak, işkence, tecavüz, her türlü durum yaşanmaktadır fakat Andy gene de hayata bağlı ve iyimserdir. Bu tutumu etrafındakileri de etkiler. Andy umutlu bakış açısıyla çevresindeki tüm mahkumları, parmaklıklar arkasında bile özgür bir yaşam olabileceğine inandırır. Andy’nin bu çabalarına ortak olacak bir arkadaşı da olacaktır: Red.Bir Stephen King uyarlaması olan filmde Morgan Freeman ve Tim Robbins başrolde. Film, 1995’te, aralarında en iyi film adaylığı da olmak üzere tam 7 dalda Oscar’a aday gösterildi.

Bana Sevdiğini Söyle (1989) Say Anything… IMDb 7,3 

Lloyd Dobler, hobi olarak kick boks yapan, ortalama notlarla okulu bitirmiş bir öğrencidir. Çıkma teklif ettiği Diane Court ise aynı okulun birincisidir. Diane İngiltere’deki bir üniversiteden burs kazanmıştır ve yaz bitince oraya gitmenin planlarını yapmaktadır. Derslerindeki başarısını o güne kadar sosyal hayatına yansıtamamış olan Diane, Lloyd’un çıkma teklifi karşısında heyecanlanır ve onunla görüşmeyi kabul eder. Bunun ardından genç ikili, birbirlerini sıklıkla görmeye başlayacaklardır.

Yüksek Topuklar (1991) Tacones lejanos IMDb 7,1 

Bir televizyon kanalında haber sunuculuğu yapan Rebeca, çocukluğundan bu yana görmediği annesi Becky’i karşılamak için Madrid havalimanında son derece endişeli bir bekleyiştedir. Ünlü bir şarkıcı olan annesi, 15 yıl Meksika’da yaşamasının ardından İspanya’ya dönmektedir. Rebeca, annesini beklerken çocukluk anılarını hatırlamakta ve annesiyle yaşayamadığı her şeyi telafi etmenin hayalini kurmaktadır. Anne geri döndüğünde kızını eski sevgililerinden biriyle evlenmiş bir şekilde bulur ve işler gittikçe çığırından çıkmaya başlar. Yüksek Topuklar, ünlü İspanyol yönetmen Pedro Almodovar’ın imzasını taşıyor.

Tavşan Jojo (2019) Jojo Rabbit IMDb 7,9

Tavşan Jojo, annesinin evlerinde bir kızı sakladığını öğrenen bir gencin hikayesini konu ediyor. Hitler’in gençlik kamplarında yer alan Jojo Betzler adındaki bir çocuk, annesinin evlerinde Yahudi bir kızı gizlice misafir ettiğini öğrenir. Kız, evlerinin çatı katında kalıyordur. Tabii bu durum en yakın sırdaşı hayali arkadaşı Adolf Hitler olan Jojo’nun kafasında büyük bir karmaşaya yol açacaktır. Hayali arkadaşı olan Hitler, hiç de orijinalindeki gibi değildir. Jojo’nun bu korkunç ırkçılığa karşı gelmek için mücadele etmesi gerekmektedir.

Harry Sally’yle Tanışınca (1989) When Harry Met Sally… IMDb 7,6 

Bir yolculuk sırasında karşılaşıp tanışan Harry ve Sally isimli iki genç sohbetleri esnasında aynı üniversiteden mezun olduklarını, ancak daha önce hiç karşılaşmadıklarını fark ederler. Bu keyifli sohbet sırasında konu ikili ilişkilere gelir ve iki karşı cinsin arkadaş olup olamayacağı üzerine uzun uzun tartışırlar. Sonuç ise arkadaş olamadıkları yönündedir. New York’a vardıklarında ayrılırlar ve ikisi de ayrı ayrı kendi hayatlarını yaşamaya devam ederler. Ta ki kader yollarını tekrar birleştirine dek.

Frances Ha (2012) IMDb 7,5

Bir dans topluluğunda çıraklık yapan 27 yaşındaki Frances, pek de parlak bir kariyere sahip olmayan bir dansçıdır. Tam anlamıyla istikrarlı bir işe sahip olmayan Frances’in tek hayali çalıştığı bu şirketin daimi çalışanı olabilmektir. Öte yandan kendi jenerasyonundakiler gibi birçok farklı işe atılmakta ancak hiçbirinde tam anlamıyla başarılı olamamaktadır. Frances’i tam anlamıyla anlayan tek kişi ise aynı daireyi paylaştığı Sophie’dir. Ne var ki Sophie’nin hayallerindeki şehre taşınacak olması ilişkilerini sarsacak; Frances’in ‘gerçek hayat ve sorumluluklar’ gerçeğiyle tanışmasına neden olacaktır.

Senden Nefret Etmemin 10 Sebebi (1999) 10 Things I Hate About You IMDb 7,3

Bianca, okuduğu üniversitede herkesi kendine hayran bırakan güzeller güzeli bir kızdır. Ablası ise sürüp giden tüm hayatı boyunca nedense erkeklere hiç ilgi duymamıştır. Bianca’nın yaşamı da ablasının bu çekinik tercihleri tarafından şekillendirilmektedir. Zira ailevi kuralları vardır. Bu kurallara göre iki kardeşin aynı anda sevgilisi olmadığı sürece, kimsenin sevgilisi olmayacaktır. Bianca bu durumun içerisinde kendisine yarar sağlayabilecek planlar yapmaya koyulur.

Aşkın (500) Günü (2009) (500) Days of Summer IMDb 7,7

Alışılmamış türde bir romantik komedi olan film, aşkın gerçek olduğuna inanmayan bir kadın ve ona aşık olan bir adamın hikayesini anlatıyor.

Tom Hansen, hayatından tamamen çıktığına emin olduğu zaman Summer Finn ile tanıştığı ilk günü hatırlar. Tom, kıza ilk gördüğü anda aşık olur. Hayatının geri kalan kısmını bu kızla birlikte geçirmesi gerektiğini biliyordur. Ne var ki Summer ne aşka ne ilişkilere inanmamaktadır. Buna rağmen aralarında arkadaşlıktan öte farklı bir ilişki başlar. Birlikte geçirecekleri günler sıradışı, eğlenceli ve komik bir hikayeye tanıklık edecektir.

Okumaya Devam Et

Liste

Seyircinin Sabrını Zorlayan 10 Film

Sabrın sonu selamettir.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Sátántangó (1994) IMDb 8,4

1980’lerin kominizm sonrası Macaristan’ının tahrip olmuş küçük bir köyünde, hayat fiili olarak durmuştur. Güz yağmurları başlamıştır. O akşamüstü köylüler büyük bir ödeme beklemektedirler, sonrasında da, bazıları hakkettiğinden fazlasını alma planlarıyla oradan ayrılmayı düşünmektedirler.

Fakat o sırada iki yıl önce öldüğünü düşündükleri karizmatik Irimias’ın konuşmasını duyarlar, geri gelmiştir. Onlar da topluluğun devamlılığını koruma amacıyla Irimias’ın çevireceği tantanalı planla paralarını alacağı düşüncesiyle korkmuşlardır.

Film Irimias’ın köye dönüşünün etkisi ve sonuçları üzerinedir. Yönetmeni Tarr’ın bölünmeden seyredilmesini tavsiye ettiği filmi, başyapıt olarak kabul görmektedir.

Barry Lyndon (1975) IMDb 8,1

Barry Lyndon’da Redmond Barry’nin babası tartışmalı bir at pazarlığı sırasında öldürülür, annesi ise tüm yaşamını oğluna adar. Genç bir adam olduğunda kuzeni Nora’ya aşık olan Barry genç kadından beklediği karşılığı göremez. Fakirlikten kurtulmak için ailesi Nora’yı İngiliz bir kaptan olan John Quin’le evlendirmeye karar verir, Barry durumu kabullenemeyip Quin’i bir düelloda öldürür. Barry en az zamanın kendisi kadar hızlı yaşar zamanı… Yeni bir hayat sürmek için kasabadan kaçar, kendini acımasız bir savaşın tam ortasında buluverir. Bu savaştan bile sağ çıkar ve casusluk kariyeri başlar. Ancak işler bu kadarla da sınırlı kalmayacak, yaşam onu bambaşka maceralara sürükleyecektir.

Sinema dahisi Stanley Kubrick’in Thackeray’ın romanından uyarladığı filmi, yaptığı birbirinden kült filmler arasında kendine özel bir yer edinmiştir.

Saklı (2005) Caché IMDb 7,3

Karısıyla birlikte mutlu ve huzurlu bir hayat süren Georges, bir televizyon kanalında çalışmaktadır. Bu sıradan yaşamı bir gün kim tarafından gönderildiği belli olmayan bir paketle kabusa dönmek üzeredir. Paketten çıkan kaset Georges ve ailesinin gizlice çekilen görüntülerinden oluşmaktadır. Ardı arkası kesilmeyen bu paketler zamanla daha da gizemli hale gelmeye başlar, Georges’u geçmişiyle yüzleşmek zorunda bırakırlar.

Gerilim türünün usta isimlerinden biri olan Michael Haneke’nin imzasını taşıyan film, hem yönetmenin hem de sinema tarihinin başyapıtlarından biri.

Serüven (1960) L’avventura IMDb 7,9

Anna, sevgilisi Sandro ve en yakın arkadaşı Claudia’nın da dahil olduğu bir grupla beraber bir yat gezisine çıkar. Yat, Akdeniz’e doğru açılırken Anna sevgilisine karşı hissettiği duygularını sorgulamaya başlar. Yat bir adaya yaklaştıktan kısa bir süre sonra Anna gizemli bir şekilde kaybolur. Anna’yı arayamaya başlayan Sandro ve Claudia’nın arasında ise bir aşk başlar.

New York Yanılsamaları (2008) Synecdoche, New York IMDb 7,6

Hollywood’un ayrıksı, kendi kendiyle dalga geçebilen, komplekssiz senaristlerinden Kaufman, bu defa kamera arkasına geçiyor. Daha önce, özellikle “John Malkovich Olmak” ve “Eternal Sunshine of the Spotless Mind” gibi destansı filmlerde bir senarist olarak sıradışı yeteneğini izleyiciye ispatlayan yönetmen, New York Yanılsamaları adlı bu filmiyle de yönetmen kimliğiyle beğeni kazandı. Filmde, tiyatro yönetmeni olan Caden Cotard’ın dünyasına bir bakış atacağız. Cotard, bir yandan işiyle uğraşırken, bir yandan da hayatındaki kadınlarla cebelleşmektedir. Aklına son tiyatro oyunu için bir fikir gelen Cotard, bir deponun içerisine New York’un doğal büyüklükte olan bir kopyasını yaratır. Deneyimli oyuncu kadrosuyla merak uyandıran “New York Yanılsamaları”, Charlie Kaufman’ın ilk filmi.

Korkak Robert Ford’un Jesse James suikasti (2007) The Assassination of Jesse James by the Coward Robert Ford IMDb 7,5

Film, Jesse James’in kendisini idol olarak gören on dokuz yaşındaki Robert Ford ile karşılaması ile birlikte gelen son günlerini anlatır. 1881 yılıdır. Jesse James bir soygunun peşindedir ve aynı zamanda da onu ele geçirmenin sonucunda bu işte para kazanacak olanlara karşı savaş açmıştır. Ancak kimse güvenmesi gerektiği konusu aslında bir muammadır. Robert Hansen’in romanından uyarlanan film çok meşhur bir kanun kaçağının özel hayatına mercek tutmaktadır. Daha ziyade Western görünümlü dramatik bir film.

Aşk Irmakları (1984) Love Streams IMDb 7,8

Robert, hayatın uçlarında yaşayan, alkole, sigaraya ve tek gecelik aşkların kahramanı olduğu alemlere batmış bir yazardır. Sorumluluk duygusundan uzak, büyük bir savrulmuşluk içerisinde yaşadığı hayatı, kardeşi Sarah’ın, yanına taşınması ile farklı bir dönemece gelecektir.

Sarah da, uzun yıllar süren mutsuz evliliğini artık bitirmek üzeredir. Ama bu, onun için sinir krizleri ve buhranlarla geçen zor bir dönemdir. İki kardeşin, aynı evi paylaşırken hayatları ile kavga edercesine verdikleri mücadele, sinema tarihinin en eşsiz sonlarından biri ile noktalanacaktır.

Yönetmen ve aktör kimliklerini aynı çatı altında topladığı en başarılı çalışmalarından birini çıkaran John Cassavetes, yine eşi Gena Rowlands ile başrolü paylaşıyor. Filmin, Berlin Film Festivali’nde John Cassavetes’e Altın Ayı getirdiğini de belirtelim. Filmde Robert’ın evi olarak geçen mekanın da, John Cassavetes-Gena Rowlands çiftinin Los Angeles’da yaşadıkları evleri olduğunu da ekleyelim.

Bir Zamanlar Anadolu’da (2011) IMDb 7,9

Nuri Bilge Ceylan, bu filmiyle kentsel kaygılarını bir kenara bırakıp, tekrar taşranın sıkıntılı dünyasına ama bu sefer bir cinayet hikayesinin gerilimi ile dönüyor… Bir doktor ile bir savcının 12 saatlik gerilimli öyküsünün peliküle aktarıldığı filmin başrollerinde Muhammet Uzuner, Yılmaz Erdoğan ve Taner Birsel yer alıyor. Senaryoda Ebru ve Nuri Bilge Ceylan’ın yanı sıra Ercan Kesal’ın da imzası var. Yolların tek düzeliği ve kasabanın insana yeni bir şey sunmamasının sıradanlığını fona alan Bir Zamanlar Anadolu’da adıyla da klasiklere gönderme taşıyor. Bu sene Cannes’da Altın Palmiye için yarışan film, Nuri Bilge Ceylan’a Uzak ve Üç Maymun zaferlerinden sonra Cannes’da Büyük Jüri Ödülü’nü de kazandırdı.

Seppuku (1962) IMDb 8,6

1630 yılının Japonyası’nda yaşlı bir samuray harakiri yapabileceği uygun bir yer bulabilmek için Iyi şehrine gelir. Onurlu bir şekilde yaşamını sonlandırmak isteyen bu adamın önündeki tek engel, toprak sahibi lordun huzurunda bu isteğini belirtip, kendisinden izin alabilmektir. Ancak bu esnada kendisinden önce bu taleple gelen genç bir samurayla karşılaşması işleri değiştirecektir.

Japon kültürünün farklı geleneklerinden biri olan harakiriyi odağına alan film, yansıttığı feodalik toplum profili üzeirnden gurur, onur, asalet, ölüm ve yaşam kavramları üzerine önemli şeyler söylüyor. Japon sinemasının en önemli yapıtlarından sayılan filmin yönetmen koltuğunda korku ve gerilim türüne ‘Kaidan’ gibi gizli bir başyapıt armağan eden esrarengiz yönetmen Masaki Kobayashi bulunuyor.

Solaris (1972) Solyaris IMDb 8,1

Belirgin bir bilince sahip bir gezegendir Solaris. Oraya gelen dünya insanlarının zihinleri ile oynamak ise en büyük gücü ve yeteneğidir. İnsanların bilinçaltına süzülüp oraya müdahele ederek, hafızalarındaki şeyleri maddeleştirir. Burada olanları araştırmakla görevli olarak ilgili üsse gönderilen kişi de gezegenin gücünden payını alacaktır şüphesiz. Böylesi bir gizemle büyülenirken kendi geçmişi ile burun buruna gelecektir. Tarkovski’nin üzerinde çok durulan bu çalışması, bazı yerlerde Kubrick’in 2001’ine Rusya’nın verdiği yanıtı olarak değerlendirilmektedir. Ancak genel olarak bağımsız bir çalışmadır. Hatta bir roman uyarlaması olduğu halde özgünlüğünü koruduğu söylenebilir.

Taste Of Cinema

Okumaya Devam Et

Popüler