2000’den Sonra Çekilmiş En İyi Belgeseller

Keşfet Liste

king-of-kong

The King of Kong (2007)

Billy Mitchell, Seksenli yıllarda, oyun dünyasını kasıp kavuran büyük bir atari oyuncusu olup, Donkey Kong gibi tüm zamanların en zor oyunlarından bir tanesinin rekorunu da elinde tutmaktadır. Yirmi beş yıllık rekoru, Steve Wiebe isimli iş arayan bir öğretmen tarafından kırılır. Bu rekoru daha sonra, o dönem rekorları hesaplamada ve tutmada hakemlik yapan Walter Day’in ve halkın önünde de yeniler. Ancak Mitchell, rekoru geliştiren ve tartışmalara sebep olan bir video yollayıp rekoru yeniden ele geçirir. Wiebe, 2007 Guinness Rekorlar Kitabı için düzenlenecek yarışmaya katılmak üzere yola çıkarken, Mitchell’ın da orada olup, kendisiyle yüzleşmesini ummaktadır. İkili kozlarını paylaşabilecek midir? Nihayetinde rekorlar kitabına kimin adı geçecek?

____

237 Nolu Oda

237 Nolu Oda (2012) Room 237

Bir çok kült filmin radikal yorumları vardır ama hiç birisi bu konuda Stanley Kubrick’in Stephen King uyarlaması Cinnet’inin (1980) eline su dökemez herhalde. 237 No’lu Oda, Kubrick’in belki de en çok tartışılan filminin altında yatan gizli anlamları, tuhaf sembolleri ve şifreleri çözdüğünü iddia eden bir grup (belki biraz kaçık ve fazlasıyla meraklı) sinefille tanıştırıyor bizi.

Cinnet’i baştan sona didik didik eden, onu hiç akla gelmeyecek biçimlerde yeniden düşünmeye sevk eden 237 No’lu Oda bizi hem ikna edici, hem de kışkırtıcı ve tuhaf teorilerle başbaşa bırakıyor. Rodney Ascher, Cinnet’ten aldığı parçalarla bu teorileri ustaca bir araya getirirken bir yandan da günümüzün sinefil kültürünün muhteşem bir portresini çiziyor. 237 No’lu Oda hiç abartısız senenin en keyifli, en kült olmayı hakeden seyirliklerinden birisi. İşin en garip tarafı, bu filme hayran olmak için Cinnet’i izlemiş olmanız bile gerekmiyor.

____

A Band Called Death

A Band Called Death (2012)

A Band Called Death, Bobby, David ve Dannis Hackney adlı üç Detroit’lu kardeşin kurduğu Death adlı punk grubunun hikayesini anlatıyor. Yıllar boyu yokluğa karışan grubun 1974′te kaydettiği bir demonun bulunması filmin çekimine öncü olmuş.

____

Benim Cici Silahım

Benim Cici Silahım (2002) Bowling for Columbine

Amerika’da son yıllarda küçük çocukların saçtığı dehşetle birlikte boyutlarını görmeye başladığımız silah kültürünü inceleyen sıradışı bir belgesel. Moore film için, silahların Amerikan kültürünün bir parçası olduğunu savunan ve silah fetişisti bir kuruluşun başkanlığını yürüten, eski oyuncu Charlton Heston ve dehşet saçan çocuklara ilham verdiği iddia edilen Marilyn Manson gibi isimlerle hassas konuyu masaya yatırıyor. Michael Moore’un gösterildiği festivallerde büyük beğeni toplayan ve bolca ödül toplayan yapımı, tüm zamanların en iyi belgeseli seçildi. Yönetmen Roger ve Ben’in ardından bir kez daha esprili ve aydınlatıcı belgesel sinemasına geri dönüyor.

____

Ayı Adam

Ayı Adam (2005) Grizzly Man

Amatör boz ayı uzmanı ve doğa eylemcisi Timothy Treadwell, kız arkadaşı ile birlikte Alaska’daki bir ulusal parkta ayıların arasında ve herhangi bir korunmadan yoksun olarak 13 yaz boyunca yaşadı. Fakat bir gün, her ikisinin de cesedi ayılar tarafından parçalanmış olarak bulundu.

Yönetmen Werner Herzog, belgesel formatındaki Ayı Adam’da bu ölümün ardındaki gerçekler ile doğa ile insan arasındaki ilişikinin düzeyini sorguluyor.

____

Canım Babacığım

Canım Babacığım (2003) Capturing the Friedmans

Belgeselci Andrew Jarecki’nin kamerasından Friedmanların şok edici öyküsü…

Baba saygıdeğer bir öğretmen. Anne kendisini çocuklarına adamış bir kadın. Üç çocuğun her biri örnek öğrenci. 80’lerin tipik bir Amerikan ailesi olan Friedmanlar, Long Island’da saygıdeğer bir orta sınıf yaşantısı sürmektedirler. Ancak mutluluk bir sonsuza dek sürmez. Ailenin babası Arnold çocuk pornosu alıp satmakla suçlandığında şok edici sosyal dönüşüm başlar.

___

İsa'nın Yaz Kampı

İsa’nın Yaz Kampı (2006) Jesus Camp

‘Kids on Fire’ adlı bir kampta, çocuklar oyun oynamak, yüzmek, ateş etrafında birbirlerine öyküler anlatmak yerine, gerçek birer ‘Hıristiyan savaşçısı’ olmayı öğreniyor.

____

The Queen of Versailles

Versay Kraliçesi (2012) The Queen of Versailles

Versailles Kraliçesi, Amerikalı devre mülk milyarderi David Siegel’in grotesk hikâyesini anlatıyor. Karısı Jackie ve sekiz çocuklarıyla mutlu bir hayat sürdüren Siegel ailesi, Versailles sarayından esinlenilerek yapılan ve Amerikan tarihin en pahalı aile evi olarak anılacak yeni evlerine geçmek üzeredirler. Herşey tıkırındadır. Siegel para kazanmayı sürdürmekte; Jackie ve çocuklar da hiç çekinmeden harcamayı. Sonra, belgeselin yönetmeni de dahil, kimsenin öngörmediği bir şey olur: ekonomik kriz. Siegel’ler bir anda dibe vururlar, bütün paralarını kaybederler ve tuhaf bir şekilde Jackie hiç bozuntuya vermeden eski yaşamını sürdürmek ister. Lauren Greenfield’in Jackie Siegel’in portresi olarak başladığı belgeseli, bir anda ekonomik krizi ve Amerikan rüyasını daha önce hiç duymadığımız ve görmediğimiz groteskliğiyle bize anlatan muhteşem bir hicve dönüşüyor.

____

Searching for Sugar Man

Bir Şarkının Peşinde (2012) Searching for Sugar Man

70’li yılların başlarında farkında olmadan bir müzik efsanesine dönülen Detroitli bir yerel müzisyenin hikayesini ele alan belgesel, Sixto Rodriguez’in efsaneleşme ve ortadan kaybolma sürecini işliyor. Rodriguez, kısa süreli amatör kariyeri boyunca iki adet satmayan albüm kaydeder ve ilk albümün ardından Güney Afrika’da bir efsaneye dönüşür. İlk albümün ardından bir araya gelen iki Güney Afrikalı hayranı, bu kıtada neredeyse John Lennon’a dönüşen bu müzisyenin peşine düşerler. İşin ilginç yanı ise Rodriguez’in bu şöhretten haberi olmamasıdır.

Malik Bendjelloul’un yönetmenliğini yaptığı ve Akademi Ödülleri’nde En İyi Belgesel Oscar’ını kazanan film, iki hayranın yolculuğunu ve Rodriguez ailesine ulaşmasını konu alıyor.

___

Senna

Senna (2010)

34 yaşında ölümünden önce 3 kez Formula 1 şampiyonluğu elde etmiş Brezilyalı efsanevi yarışçı Ayrton Senna üzerine kurulu bu belgesel, Senna’nın 80’lerin ortasında başladığı Formula 1 kariyerini ve en güçlü düşmanı Fransa Dünya Şampiyonu Alain Prost ile mücadelesini anlatırken siyasetin spora getirdiği zorluklara da değinmektedir.

Senna, rakiplerini tek tek alt edip Formula 1’i fethederken uluslararası bir süperstar haline gelir. Özel hayatında ise alçakgönüllü, biraz utangaç ve memleketi Brezilya’ya milyonlar bağışlayacak kadar vatanseverdir. 1994 yılında yarış esnasında virajı dönemeyip beton duvara çarpan Senna, direksiyon milinden kopan bir kaynak parçasının kaskı delerek başına saplanması sonucu 34 yaşında hayatını kaybetti. Senna, tüm zamanların en iyi yarış pilotu olarak gösterilmektedir.

____

Listen to Me Marlon

Bonus: Listen to Me Marlon (2015)

Steven Riley’in yönetmenliğini üstlendiği film, efsane aktörün hayatının dönüm noktalarını perdeye taşıyor. Marlon Brando’nun daha önce hiç bir yerde yayınlanmamış arşiv görüntülerine, yüzlerce saatlik kaynaklardan derlenmiş ses kayıtlarına ve aktörün haytanı olan pek çok insanın ilk defa tanık olacağı olaylara yer veriyor. Marlon Brando sevenler için hazine niteliğinde tekrar tekrar izlenecek bir belgesel!

Bunları da gözden kaçırmamak gerek:

Amy (2015)

The Devil and Daniel Johnston (2005)

The Kid Stays in the Picture (2002)

Dark Days (2000)

Joan Rivers: A Piece of Work (2010)

Boys of Baraka (2005)

The Devil’s Playground (2002)

Jonestown: The Life and Death of the People’s Temple (2006)

____

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up