Bizimle İletişime Geçin

Liste

2000’den Sonra Çekilmiş En İyi 15 İtalyan Filmi

Pizzadan önce enfes filmler…

Yayınlandı

tarihinde

Le quattro volte

Dört Defa (2010) Le Quattro Volte

“Bu, yazıdan çıkan bir sinema değil, mekânlardan ve bedenlerin varlığından çıkan bir sinema.” Michelangelo Frammartino

Yaşam ve kaçınılmaz yok oluş ve yenilenme döngüsü üzerine, ironik biçimde hayatın acelesiz ilerlediği bir köyde geçen bir hikâye.

____

Il divo: La spettacolare vita di Giulio Andreotti

Il Divo (2008)

Son elli yılın en önemli İtalyan siyasetçilerinden Giulio Andreotti’nin yolsuzluk dolu meslek yaşamını ele alan film, aynı zamanda İtalya’daki siyasi ortamın keskin ve sıradışı bir portesini çiziyor…

7 kere başbakanlık yapan, yaşam boyu senatör Andreotti’nin dev şirketler, Vatikan ve suç örgütleriyle olan bağlantıları, sonunda tüm şimşekleri üzerine çekmişti. Esprileri, Dövüş Kulübü’nü anımsatan kamera kullanımı, çılgın montajı ve müziğiyle, kırk yıllık bir zaman dilimine yayılan Il Divo, kesinlikle görmeye alıştığımız özgeçmiş filmlerinden değil…

____

Gomorra

Gomorrah (2008)

Güç, para ve kan… İtalya’nın Napoli ve Caserta bölgesinde halkın her gün yüzleştiği “değerler” bunlar. “Sistem”in, yani Camorra’nın kurallarına boyun eğmeye zorlanıyorlar ve başka hiçbir seçenekleri yok. Normal bir yaşam sürmeyi içlerinden ancak birkaç şanslı kişi hayal edebilir…

Görünürde kurmaca olsa da kökleri gerçeklikte yatan ve bu acımasız dünyada yaşanan beş öykü, bu sert senaryoda iç içe geçti.

Don Ciro, nam-ı diğer “Denizaltı”… Bölgede tartışılmaz bir hakimiyeti olan çeteyle bağlantılı mahkumların ailelerine düzenli olarak yapılan ödemelerden sorumlu. Zeki, ketum ve olaylara müdahil olmadan sadece işini yapan biri. Ancak çetenin dağılmaya başlamasıyla birlikte, emirlerini kimden alacağı belirsizleşiyor ve o da kendi hayatta kalma savaşını vermeye başlıyor.

Totò, 13 yaşında ve bir an önce büyümek için can atan bir çocuk. Hayat okulunda adım adım eğitimini alıyor. Ta ki günün birinde geri dönüşü olmayan bir seçim yapana kadar.

Marco ile Ciro, bir Brian De Palma filminde yaşadıklarını zannediyorlar. Ama sistemin gözünde onlar sadece iki başıboş köpek ve kabadayılıkları ile sektörün rutin ilerleyişini sekteye uğratıyorlar.

Roberto, çalışmak isteyen bir üniversite mezunu. Franco ona iyi kazanç sağlayacağı düzenli bir iş fırsatı sunuyor: Zehirli atık yönetimi alanında bir iş. Ama bu mesleğin gerçekleri, Roberto’nun vicdanını rahatsız edecek cinsten…

Pasquale, kişiye özel hazırlanmış (haute couture) giyim sektörüyle sözleşmeli olarak çalışan küçük bir kuruluşun kayıtdışı olarak görev yapan yetenekli terzisi. Çinli bir rakip firma, ona mesleğinin püf noktalarını kendi çalışanlarına öğretme fırsatı sunuyor. Bu cazip davet karşısında aklı çelinen Pasquale, hayatını tehlikeye atma pahasına teklifi kabul ediyor.

_____

Muhteşem Güzellik

Muhteşem Güzellik – La grande bellezza (2013)

65 yaşına yeni girmiş başarılı bir yazar olan Jep Gamberdella bir dergide röportaj yaparak hayatını sürdürmektedir. Jep, Roma’da zengin bir hayat sürmektedir. Zenginliğini ve kariyerini gençken yazmış olduğu “The Human Camera” isimli kitabına borçludur. Jep yaşlandıkça gençliğini özlemektedir. Çünkü yıllar geçtikçe etrafındaki insanların ikiyüzlülüklerine şahit olmuştur. Bu durum onu gençliğine daha çok özendirir ve yeni bir kitap yazmaya karar verir.

Filmin yönetmen koltuğunda Paolo Sorrentino oturuyor. Sorrentino Muhteşem Güzellik isimli filminde “Gecenin Sonuna Yolculuk” isimli kitaptan da bazı alıntılar yapmakta.

____

Aşkın Getirdikleri

Aşkın Getirdikleri (2004) Le conseguenze dell’amore

Bir sırrı en fazla ne kadar saklayabilirsiniz? Herkeslerden sakladığı sırrı uğruna, kimselerin bilmediği bir yerde, ismi dahil kendi kimliğine ait olan herşeyi bir kenara bırakarak yaşayan Titta, on yıla yakın bir zaman boyunca kendisini sigara dumanına ve rutinleşmiş bir bekleme haline mahkum etmiştir. Bütün bu süre boyunca kendi duygularını ve çevresindeki herkesi topyekün yok sayarak yaşamış ve neyi beklediğini bilmediğimiz bir durumun içinde kendisini bir otel odasına hapsetmiştir.

Bir gün beklenmedik bir şekilde kendi kurallarını yıkan Titta, otelde çalışan Sofia ile diyalog kurmaya başlar ve geçmiş on yılındaki boşluğun acısını çıkarırcasına hayatı bir anda, aşk, tutku, şiddet ve ölüm ile dolacaktır.

2004 yılında Altın Palmiye için Cannes’da yarışan Aşkın Bedeli, 1970 doğumlu İtalyan yönetmenin en başarılı çalışması olarak dikkat çekiyor.

_____

Karşı Pencere

La finestra di fronte (2003) (Karşı Pencere)

Film, dokuz yıldır evli ve iki çocuklu genç bir kadın olan Giovanna ile kocası Filippo’nun tesadüfen yolda yaşlı bir adamla karşılaşmalarıyla başlıyor. Hafızasını kaybeden yaşlı adamın hayatlarına girmesiyle genç kadının da yaşamı değişmeye başlıyor. Evliliği pek yolunda gitmeyen genç kadının karşı pencereden gözlediği komşusuna duyduğu platonik aşk ve yaşlı adamın geçmişten yansıyan kırık aşk hikayesi ikisinin de yaşamlarını etkilemeye başlıyor.Genç kadın için artık yaşamını sorgulama zamanıdır. Acaba karşı pencerelerden bize görünen yaşamlar neden cazip gelir, kendi yaşamlarımızı değiştirmek o kadar zor mudur?

Ferzan Özpetek bu dördüncü filmde, hafıza, aşk ve yaşam üzerine duygusal bir sorgulamaya giriyor.

___

Malèna

Malena (2000)

Sicilya kıyısında güneşli ve durgun bir kasaba olan Castelcuto, güzel Malena’nın gelişiyle birlikte hareketlenir. Cepheye gönderilen eşinden uzakta olan Malena’nın her gezintisi kasabada olay olmakta, erkekler onu arzu dolu bakışlarla izlerken, kadınlar öfke ve nefretle kınamaktadır. Kasabanın yeni yetme gençleriyse onu her gittiği yerde takip etmektedirler. 13 yaşındaki hayalperest Renato Amoroso da bunlardan birisidir ve Malena’ya karşı hissettikleri giderek saplantı boyutuna ulaşmaktadır. Bunun farkına varan ailesi ise oğullarının bu günahkar eğilimini engelleyebilmek amacıyla bir rahibe, şeytan çıkarıcıya hatta ve hatta bir fahişeye bile başvururlar. Oysa Renato emellerinden aslı vaz geçmeyecek ve en zor anında Malena’nın yanında olacaktır…

____

Gençliğin En İyisi

Gençliğin En İyisi (2003) La meglio gioventù

İki kardeşin yaşamından aktarılan İtalya’nın son 40 yıllık tarihi…

1966’da üniversite çağında olan Nicola ve Matteo, akıl hastanesinde kötü muamele gören Giorgia ile karşılaştıklarında, hayatlarının dönüm noktasına gelmişlerdir. Genç kız için yapılacak fazla bir şey yoktur ve her ikisi de bu adaletsizliğe karşı kızgındır. Nicola düzene karşı çıkarak önce hippilerin arasına karışır ve ardından Giorgia gibilere yardım etmek için psikoloji okumaya karar verir. Matteo ise eşitsizlikleri giderebilmek için yasa adamı olma yolunu seçer ve önce orduya ardından da polis akademisine kaydolur.

____

Benim Adım Aşk

Benim Adım Aşk (2009) Io sono l’amore

Milan’ın ileri gelenlerinden olan Recchi ailesi için her şey, sahip oldukları şirketin hisselerini Tancredi ve oğlu Eduordo Jr. arasında bölüşme kararıyla başlar. Eduordo’nun aslında başka planları vardır, yetenekli bir şef olan Antonio ile birlikte bir restoran açmayı düşünmektedir. Tancredi’nin eşi ve Eduordo’nun annesi Emma’nın hayatı dolaylı olarak bu kararla değişir. Bir Rus göçmeni olan ve İtalya’daki yaşama uyum sağlamaya çalışan Emma’nın tüm düzeni, Antonio’ya aşık olması ile bozulur. Bu tutkulu aşk hikayesi, tüm ailenin dengelerini alt üst edecektir.

____

Hiç Korkmuyorum

Hiç Korkmuyorum (2003)  Io non ho paura

İtalyan yönetmen Gabriele Salvatores’in pek çok festivalden ödülle dönen, gerilim konusunda Hollywood filmlerine ders verir nitelik taşıyan filmi, Michele’nin terk edilmiş kulübenin altında yaralı bereli bir çocuk bulmasıyla başlayan gizemli olayları anlatır. Güney İtalya’nın müthiş manzaralarını kartpostal gibi görüntülerle veren, yerinde kullanılan müziklerle temiz ve dokunaklı yapısını güçlendiren film, çocukların dünyası ile yetişkinlerin şiddet içeren dünyası arasında gidip gelmeler yaşatır. Özellikle çocuk oyuncuların başarılı performansıyla samimi bir his uyandıran yapıt, yönetmenin korkutma kaygısı gütmeden yarattığı gerilimle seyirciyi sürpriz bir sona hazırlar.

_____

Sen Dünyaya Gelmeden

Sen Dünyaya Gelmeden (2012)  Venuto al mondo

Gemma ve Diego Saraybosna’da tanışmışlardır. Gemma’nın hayatı Diego’ya aşık olması ile beklenmedik şekilde değişmiştir. Fakat Diego, Bosna savaşı sırasında hayatını kaybeder, Gemma ise başka bir ülkeye savrulur. Savaş bittikten yıllar sonra Gemma oğulunu da yanına alarak Diego’nun öldüğü topraklara geri döner. Geçmişte yaşananları ve Diego’nun izlerini Saraybosna’da arar…
Film, aşkının peşinden savaşın ortasına giden Gemma ile savaşın en gerçekçi acılarını yaşayan Diego’nun tutkulu aşkları konu ediniyor. Margaret Mazzantini ‘nin romanından uyarlanan filmin yönetmenliğini ise Sergio Castellitto üstleniyor. Başrollerini ise Penélope Cruz, Emile Hirsch ve Mira Furlan paylaşıyor. Saadet Işıl Aksoy’un da ana karakterlerden birini canlandırdığı filmin ülkemizde de vizyona girmesi bekleniyor.

_____

Kar Ve Kaplan

Kar Ve Kaplan (2005) La tigre e la neve

Roberto Benigni, takıntılı olduğu meseleleri beyazperdeye kendine has üslubuyla aktarmayı, bunu yaparken de çoğu zaman şairane bir biçimde ele almayı seven bir oyuncu-yönetmen. Bu filminde ise sorduğu soru şu: “Umutsuzluk ölümden bile kötüdür, aşk ise ölümsüz müdür? Kar ve Kaplan, yer yer sürrealizme varacak sulara yelken açan, ancak yine de kendini izlettiren bir film…

____

Non ti muovere

Kal, Gitme (2004) Non ti muovere

Baş cerrah olarak çalıştığı hastanenin bekleme odasında, talihsiz bir kaza geçiren ve hayatta kalma mücadelesi veren kızı için dua eden Doktor Timoteo, istemsiz bir şekilde on beş yıl öncesinin hatıralarına gider ve Italia ile olan tutkulu ilişkisini hatırlar. Italia ile sert ve şiddet dolu bir şekilde başlayan ilişkisi, sürpriz bir şekilde tutkulu bir aşka dönüşerek mutlu bir evliliği olan Timoteo’nun duygusal dengesini alt üst eder. Gençliğin verdiği korkusuzlukla kendini tutkunun pençesine bırakan Timoteo, şimdi yapayalnız olduğu bekleme odasında, geçmişle farklı bir hesaplaşma içine girmekten kaçamayacaktır.

Sergio Castellitto’nun yönetmen koltuğunda oturmanın yanı sıra başrolde de yer aldığı “Kal, Gitme”, karşımıza sefil bir görünüme sahip, oldukça farklı bir Penélope Cruz çıkarıyor.

_____

Abim Evin Tek Çocuğu

Abim Evin Tek Çocuğu (2007)  Mio fratello è figlio unico

Accio alıngan, çabuk sinirlenen ve belalı bir tiptir. Her olaya sanki bir savaşa girermiş gibi yaklaşır ve ailesi kendisinden umudu kesmiştir. Kardeşi Manrico ise yakışıklı, karizmatik ve herkes tarafından sevilen, fakat aslında derinlerde kardeşi kadar tehlikeli birisidir.
Mio fratello è Figlio Unico filmi, 1960’lar ve 70’ler İtalya’sında, bu iki tutkulu kardeşin politika ve aynı kadın üzerine verdikleri mücadeleleri konu alan maceralarını anlatır. Şimdi zaman kaçma, geri dönme, ne zaman savaşılacağını bilme ve büyüme zamanıdır. Onbeş yıllık İtalya tarihi arka fonu oluştururken, kardeşler de tüm farklılıklarına karşın aslında ne kadar da benzer olduklarını kavrarlar.

_____

Cesare deve morire

Sezar Ölmeli (2012) Cesare deve morire

Yüksek güvenlikli Rebibbia Hapishanesi’nin mahkumlarından oluşan oyuncu kadrosu ile endişe, umut ve sanattan geçen bir yolu takip eden Sezar Ölmeli, hapishanede Shakespeare’in Jül Sezar oyununu başarıyla ortaya koyan mahkumların yaşamını gözler önüne seriyor. Sanatsal performansı gerçekleştirmek için biraraya gelen mahkumların günlük hapishane yaşamları ve onların iç dünyalarını ortaya çıkartmayı başaran Taviani Kardeşler, başarılı ve yaratıcı bir filme imza atıyorlar.

Sezar Ölmeli, 31. İstanbul Film Festivali’nde Yıllara Meydan Okuyanlar bölümünde ülkemizde de seyirciyle buluşmuştu.

______

Nefes Alıyorum

Bonus: Nefes Alıyorum (2002)  Respiro

Lampedusa Sicilya’nın güneyinde gözlerden uzak bir ada. Genellikle balıkçılık yapan erkekleri, ağları temizleyen kadınları, biribiriyle dövüşen çocuk çeteleri, sadece Cumartesi gecelerine indirgenmiş bir eğlencesinin yanısıra masmavi bir gökyüzü ve deniziyle birlikte hem bir cennet hem de bir cehennem olabilmektedir.

Üç çocuk annesi Grazia özgür ruhlu, hayat dolu ve çocuklarıyla da neşesini paylaşan bir kadındır. Şarkılar söyler, kendini dışa vurur. Ne yazık ki onun bu özgür ruhu tutucu kasaba halkının derdi oluverir. Arkasından konuşup pervasız tavırlarını eleştirirler. Sonunda kocasının ailesi genç kadının Milano’ya gönderilip tedavi edilmesini gerektiren bir hastalığı olduğuna karar verir. Öte yandan 13 yaşındaki afacan oğlu Pasquale muhteşem birlikteliklerinin devamını sağlayacak bir formülle çıkagelir!

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Liste

Metafor Dolu 10 Film

Anlam karmaşası içerisinde beyaz perde.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Sinema duyguların dışa vurumlarından oluşan; insanı insana, insanla anlatan sanat dallarından biridir. Hal böyleyken bazı yapımlar yansıtmak istediği duygu ve düşünceleri seyircinin kucağına bırakıp kaçarken, kimi filmler metafor aracılığıyla temellendirmelerini yapar. İşte etkisinden çıkmayacağınız ‘Metafor Dolu 10 Film‘ sizlerle. İyi seyirler.

İz Sürücü (1979) Stalker IMDb 8,2

Uzak bir gelecekte, bambaşka bir yaşam düzeni içerisinde, ismi olmayan bir ülkede, dünyaya düşen dev göktaşı yaşamı yerle bir ederken Zone adında esrarengiz, yeni bir bölge oluşmuştur.

Bu bölgeden içeriye girebilen insanların tutkularının gerçekleşeceğine dair söylentiler vardır. Askerler tarafından korunan Zone bölgesine sadece gerekli olgunluğa erişmiş cesur Stalker’lar girebilmekte, bölgeye giren insanlara eşlik etmektedirler. Kahramanımız Stalker, ailesinin tüm itirazlarına rağmen bölgeye girmek isteyen bir bilim adamına ve bir yazara eşlik etmeye karar verir.

Stalker, dev bir göktaşının yaşamı alt üst etmesinin akabinde oluşan esrarengiz Zone bölgesi ve buraya girmek isteyen bir bilim insanı ile yazara eşlik eden bir Stalker’ın hikâyesini anlatıyor.

İhtiyarlara Yer Yok (2007) No Country for Old Men IMDb 8,1

Llewelyn Moss, bir olay yerinde bulduğu çantayı alır ve başını hiç ummadığı bir belaya sokar. Artık peşinde bir kiralık katil vardır. Moss bir Vietnam gazisidir ve bir şekilde uyuşturucu olaylarının ortasında soruna dönüşen bir meseleye karışır. Peşindeki katil Anton Chigurh planı konusunda kararlıdır çünkü işini yarım bıramak niyetinde değildir. İşin için çok sayıda masum insanın ve suçluların da karışacağı soluk soluğa bir takip başlayacaktır.

Bugün Aslında Dündü (1993) Groundhog Day IMDb 8,0

Hava durumu spikeri olan Phil Connors Pennsylvania’daki bir kasabaya geleneksel Groundhog Day şenliklerini görüntülemek için gönderilir. Kendini beğenen ve kibirli biri olan Phil, kasabadaki bu basit ve sıradan insanlarla bir arada olmaktan hiç hoşlanmaz. Berbat bir gün geçirir ve kar fırtınasından dolayı yollar kapandığı için orada sabahlamak zorunda kalır. Tek istediği bu ortamdan bir an önce kurtulmaktır ama sabah uyandığında anlamakta zorlanacağı bir şeyle karşılaşır. Zaman döngüsüne yakalanmış ve o nefret ettiği günü her gün yeniden yaşamak zorundadır. Tek çaresi gününü güzel geçirmeyi sağlayacak şeyler bulmak olan Phil her gün aynı şeyleri yaşıyor olmanın da avantajını kullanmaya başlar. Bill Muray’ın kendisine hayran bırakacağı Harold Ramis imzalı bu film eğlenceli bir klasik.  

Persona (1966) IMDb 8,1

Persona, Bergman filmografisinin en şaşırtıcı ve en aykırı parçası. Yönetmenin ustalığının ve modern sinemayı etkilemekle kalmayıp onu nasıl büyük ölçüde kendinden çıkardığının en güzel kanıtlarından biri. Sinamotografisinin ustalığını bir yana bırakırsak, buradaki sinema dilinin günümüzdekinden geri kalan yanı yok. Sinematografi de işin içine girdiğinde Bergman fersah fersah öteye gidiyor. Kuralları kim koydu diye merak ediyorsanız işte size Bergman, sinemanın gerçek babası. Örneğin Lynch Mulholland Çıkmaz’ını yazarken bu filmi en az on kez izlemiş olmalıdır.

Solaris (1972) Solyaris IMDb 8,1

Ağır işleyen filmlerindeki muhteşem görsellikle sinema tarihinde önemli bir yere sahip olan Rus yönetmen Andrey Tarkovskiy’nin yönetmenliğini yaptığı sinema filmi “Solyaris”, Tarkovsky’nin en önemli yapımları arasında yer alır. İnsanlığın sadece utanç duygusuyla kurtulabileceğine inanan yönetmen, Solaris gezegeni bölgesine kurulu olan bir uzay istasyonunda iki bilim adamının yaşadığı insanlık deneyimini aktarıyor.

Doktor Kris Kelvin, gönderilen bilim insanlarının geri dönmediği Solaris gezegenine gider. Burada olup bitenleri anlamaya çalışan Doktor, kısa bir süre sonra gezegenin sırrını anlayacak ve büyük bir vicdan muhasebesi yaşayacaktır.

İlkbahar, Yaz, Sonbahar, Kış ve İlkbahar (2003) Bom Yeoreum Gaeul Gyeoul Geurigo Bom IMDb 8,0 

Mevsimler ve doğanın o kusursuz çağrısı, yarattığı teslimiyet arzusu belki de başka hiçbir şeyde benzeri olmayan. Yüzen bir ev ki doğaya dair ne varsa muhteşem olan onu çevrelerken o göl ortasında yüzmekte. Yaşlıca bir rahip ve kendisine refakat eden diğer genç-çocuk rahip adayı.Yaşlı rahip, ona her şeyi bilgelikle ama bir o kadar da doğal bir akış içinde öğretir. Bu şekilde geçip giden mevsimler ile büyüyen çocuğun geçirdiği evrim, son derece doğal bir ahenk içinde ilerlerken sıra artık büyümüş olan çocuğun öğrendiklerini gerçek hayata nasıl yansıtacağını görmeye gelir. Ufak yaştan beri öğretilen erdemlere rağmen asıl öğretimin hayatın kendisi tarafından yapıldığının farkında olan bilge rahip için ise bekleme ve görme zamanıdır. Gerçek bir görsel şölen olarak beyazperdeye yansıyan ve gösterildiği bütün festivallerde büyük beğeni ile karşılanan bir film.

Hiç Bitmeyen Öykü (1984) Die unendliche Geschichte IMDb 7,4  

Zorbalığa uğrayan Bastian, okulunun tavan arasına kapanır ve ejderhalar, yarış salyangozları gibi sihirli yaratıkların ülkesi Fantasia hakkında bir kitap okumaya başlar.

Kaynak (2006) The Fountain IMDb 7,2

Ölümsüzlüğün ağacı: Hayat Ağacı.

The Fountain, bir adamın sevdiği kadını kurtarmak için giriştiği ebedi savaşımı anlatan bir yolculuk. Destansı yolculuk, 16. Yüzyıl İspanya’sında bir fatih olan Tomas’ın (Hugh Jackman), ölümsüzlük bahşettiğine inanılan efsanevi bir varlık olan Gençlik Çeşmesi’ni aramaya çıkmasıyla başlar. Hikaye, modern bir bilim adamı olan Tommy Creo, sevgili karısı Isabel’ı yavaş yavaş öldüren kanseri tedavi edebilmek uğruna ümitsiz çırpınışlarını anlatarak devam ediyor. 26. Yüzyılda derin uzayda yolculuk eden astronot Tom, kendisini bin yıldır yiyip bitiren gizemleri kavramaya başlar. Bu bin yıla yayılan üç hikayede, tüm zamanların Thomas’ı olan savaşçı, bilimadamı ve kaşif; hayat, aşk, ölüm ve yeniden doğuş kavramlarıyla yüzleşir. Bu üç adamın hikayesi tek ve ortak bir gerçeğe uzanmaktadır.

Eraserhead (1977) IMDb 7,4

Sinema tarihinin en orjinal filmlerinden birisi olan film, David Lynch’in ilk uzun metraj filmidir. Dev makinelerin çalıştığı dumanlarla kaplı bir evrende geçen filmde Jack Nance’in canlandırdığı Henry Spencer’ın özürlü kız arkadaşı olan Mary X’den (Charlotte Stewart) mutant bir çocuğu olur. Bu öykü etrafında ilerleyen film, 30 dakika boyunca Spencer’ın kabusuna bizi davet eder. Filmde Henry Spencer evi terk eden kız arkadaşının öfkesini bebeğini öldürerek dindirir. Bir sürü rahatsız edici imge, izleyicinin algısını allak bullak eden bir ses bandı ve siyah-beyaz görüntüleriyle, ‘Eraserhead’ bir deneysel sinema başyapıtıdır. Filmde fantastik görüntüler çoğunluktadır.

Kutsal Motorlar (2012) Holy Motors IMDb 7,1

Cesar o gün her sabah yaptığı gibi işe gitmek için elinde çantası, yaşadığı görkemli malikaneden çıkar, beyaz limuzinine doğru yürür. Çevresindeki korumalar ona eşlik ederken, şoförü Celine kendisine kapıyı açar ve yol boyunca o gün tamamlamaları gerekan randevularından konuşurlar. Cesar eline yaşlı bir kadın peruğu alıp onu düzeltmeye başlayıncaya dek her şey normal gibi görünmektedir. Peki gerçekten her şey bu kadar normal midir.

Prometheus (2012) IMDb 7,0

Tekrar bilim-kurgu türüne dönüş yapan kült yönetmen Ridley Scott’ın önderliğinde Alien’ın köklerine yapılan bu yolculuk, hayatın başlangıcına dair araştırma yürüten bir ekibin evrenin en karanlık noktasında yaşadıkları maceralara odaklanıyor. Ekibin insanoğlunun geleceğini korumak adına girdiği bu savaş, her şeyin sonu olabilir.

Ters Yüz (2015) Inside Out IMDb 8,1  

Ters Yüz, küçük bir çocuğun hikayesini anlatıyor. Küçük Riley için hayat, babasının San Francisco’da yeni bir işe başlamasıyla baştan aşağıya değişir. Orta-Batı’daki yaşamını geride bırakan Riley’ı şimdi yeni bir ev, okul ve arkadaşlar beklemektedir. Peki içindeki duyguları o ne söyler? Neşe, Korku, Öfke, Nefret ve Üzüntü. Riley’in zihninin içinde yaşayan, ona günlük hayatında tavsiyeler veren duyguları bu yeni hayata alışırken ufak bir kaosa neden olacaktır. Neşe, Riley’nin en önemli duygusudur ve onu hep pozitif tutmaya çalışır ama diğer duygular bu yeni hayatına uyum sağlama konusunda biraz şaşkındır.

Okumaya Devam Et

Liste

Gözden Kaçan 10 Güzel Fransız Filmi

Fransız kalmayın!

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Tatlı Günler (1967) Les demoiselles de Rochefort IMDb 7,7

Hollywood’un Altın Çağ’ından bir müzikal uyarlaması olan Tatlı Günler, ikiz kız kardeşlerin hikayesini anlatıyor. Anneleriyle birlikte yaşayan kardeşlerin biri piyano, diğeriyse dans öğretmenidir. Rengarenk sahneleriyle komediyi bütünleştiren kasabaya gelen iki yabancı, askerliğini yapmak üzere gelen genç sanatçı Maxence ve sevgilisiyle buluşmak isteyen Parisli işadamı Simon, kardeşlerin hayatını baştan aşağı değiştirecektir.

Paris Eğleniyor (1955) French Cancan IMDb 7,4

Yetenek avcısı ve şov yapımcısı Danglard, bir yandan tüm engellere ve kıskançlıklara rağmen ilerlemeye devam ederken bir yandan da çamaşırhanede çalışan ve Nini’ye bir kariyer hazırlama çabasındadır. Danglard’ın Moulin Rouge adlı yeni dans salonu Fransız Cancan’ın tapınağı olmak üzeredir.

Unutulmazlar (1962) Le doulos IMDb 7,8

 Maurice hapisten yeni çıkmış bir hırsızdır. Bir gün çalıntı mal satan Gilbert’i öldürür ve başka bir soygunun ganimetine konar. Bir sonraki soygunu için gerekli ekipmanı kendisine arkadaşı Silien tedarik eder.

Yumuşak Ten (1964) La peau douce IMDb 7,5

Pierre Lachenay, başarılı bir edebiyatçı ve yayıncıdır. Lizbon’a bir konferans için giderken Nicole isminde bir hostesle tanışır. Evli ve bir çocuk babası olmasına rağmen Nicole’a karşı duygularını engelleyemeyen Pierre, tüm varlığını kasıp kavuran bir aşkın içine düşer.

Son derece dengesiz bir yapısı olan karısı Franca’dan durumu saklamaya çalışsa da duyguları, artık Nicole’dan ayrı yaşamaya dayanamayacak boyuttadır. Karısından ayrılmaya karar verir ama bu ayrılık herkes için son derece trajik bir sonla noktalanacaktır.

François Truffaut’ya Cannes’da Altın Palmiye adaylığı getiren bu etkileyici dram, son derece sağlam karakter analizleri ve durum tahlilleri ile bunları çarpıcı bir dille sunan oyunculuklarla bezeli. Truffaut’nun en etkileyici filmlerinden biri olduğunu ekleyelim.

Une femme est une femme (1961) IMDb 7,5

Film, günün birinde bir bebek sahibi olmaktan başka bir şey istemeyen bir striptizci olan güzel Angela’nın öyküsünü anlatır. Birlikte yaşadığı sevgilisi Emile buna yanaşmaz ve ertelemeye çalışır. Angela’nın sürekli ısrarları karşısında onu biraz da baştan savmak için şaka yaparak onun en iyi arkadaşı Alfred ile bir gece geçirmesini önerir. Bu arada Alfred de Angela’ya ilan-ı aşk eder. Sonunda Angela, Emile’in önerisine uyar; şaka gerçek olur ve yanlış anlamalar, kıskançlıklar ve tartışmalar başlar. Ama sonunda Angela istediğine kavuşur.

Jean de Florette (1986) IMDb 8,0

Uzun bir aradan sonra doğduğu köye dönen Ugolin’in en büyük hayali karanfil yetiştirmektir. Bu işte yüksek bir kâr olabileceğini gören amcası Le Papet yeğenine karanfil ekmesi için bir tarla aramaya başlar ve komşusu Jean Cadoret’nin çiftliğinde karar kılar.

Un homme qui dort (1974) IMDb 8,1

Modern yaşamın ağırlığını kaldıramayan, tutunamayan bireyler üzerine bir film. Artık hiçbir şey hissetmeyen isimsiz baş karakterin hikayesi, diyalog olmayan, sadece bir dış sesin konuştuğu film boyunca anlatılıyor.

Paralel Yaşamlar (1955) La Pointe-Courte IMDb 7,1

Dört yıllık evlilikleri boyunca birbirlerinden uzaklaşan bir adam ile bir kadın, kocanın doğum yeri olan La Pointe-Courte adlı küçük balıkçı köyünü ziyaret ederler. Köyde bulundukları süre boyunca iş, eğlence, evlilik, doğum ve ölümün basit izleği çevrelerinde sürüp gidiyor. Bu durum yavaş yavaş çiftin hayata bakışını değiştiriyor ve yeniden bir araya geliyorlar. Film, Fransız Yeni Dalgası’nın ilk örneği olarak kabul ediliyor. Agnès Varda’nın geniş bir toplumsal-siyasal konular yelpazesini içeren bu ilk sinemasal çabası, aslında paralel olarak gelişen iki film. Paralel Yaşamlar, nesnelerin görünürdeki dünyası ile duygu ve düşüncelerin iç dünyası arasındaki ikili ilişkiye duyduğu ilgiyle, 60’lı yılların yeni Fransız sinemacılarını çok meşgul edecek bir temayı ele alıyor.

Zazie dans le métro (1960) IMDb 7,0

Küçük kız çocuğu Zazi, taşradan Paris’e Amcası Gabriel’in evinde kalmaya gelir. Zazi’nin hayallerini Paris metrosunda gezmek süslemektedir. Bu amaçla Gabriel’in evinden kaçar.

Genç ve Güzel (1972) Une belle fille comme moi IMDb 6,5

Stanislas Previne suçlu kadınlar üzerine tez yazan genç bir sosyologtur. Hapishanede yapacağı bir görüşme kapsamında Camille Bliss ile tanışır. Camille, sevgilisi Arthur’u ve kocası Clovis’i öldürmekle suçlanmaktadır. Böylece Stanislas’a hayatını ve aşk ilişkilerini anlatmaya başlar.

Taste Of Cinema

Okumaya Devam Et

Liste

Psikolojiyi Geren 10 Film

Dikkat bu filmler psikolojiyi gerer.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Ölüm Korkusu (1958) Vertigo IMDb 8,3

Vertigo, Hitchcock’un teknik ve işlediği konu itibariyle sinema tarihinin en önemli yapıtlarından biri olarak kabul edilir. Bir suçluyu kovalarken çatıdan düşen ortağını kurtaramayan dedektif Scottie Ferguson’da, bu olayın ardından yükseklik korkusu başgösterir. “Vertigo” hastalığına dönüşen bu korku nedeniyle mesleğini bırakıp emekli olan dedektir, eski bir arkadaşı tarafından, ruhsal sağlığından şüphe ettiği karısı Madeleine’ni izlemesi için kiralanır. Scottie de kadını daha yakından izledikçe bir şeylerin yolunda gitmediğini fark eder; dahası kadının intihara meyilli olduğunu görür. Artık işleri yoluna koymak için uzaktan takip etmek yetersiz kalacak, Scottie’yi kendi korkularıyla da yüzleşeceği bir mücadelenin içerisine sürükleyecektir.

Rosemary’nin Bebeği (1968) Rosemary’s Baby IMDb 8,0

Tanınmış bir aktör olmak için çabalayan Guy ve güzeller güzeli karısı Rosemary, New York’taki yeni hayatlarına başlamak için eski bir binada mütevazi bir daire kiralarlar. Genç çiftin bu yabancı yere alışmalarındaki en büyük yardımcısı üst katlarında oturan yaşlı Castavet çifti olur. Castavet çiftinin ‘fazlaca’ misafirperver olan tavırları güzel Rosemary’i şüphelere sürüklerken kocası Guy olan bitenin farkında değildir. Günden güne tedirginleşen ve şüpheleri kocası tarafından önemsenmeyen Rosemary gördüğü tuhaf ve korkutucu bir rüyayla derinden sarsılır. Rüyasında şeytani bir varlık tarafından tecavüze uğradığını gören kadın gerçek hayatında da hamile kaldığında komşuların gizemi giderek artacaktır.

The Wicker Man (1973) IMDb 7,5

Neil Howie isimli bir dedektif polis İskoçya’daki Summerisle Adası’nda meydana gelen gizemli bir davayı çözmek için bölgeye gider. Bir genç kız esrarengiz bir şekilde ortadan kaybolmuştur ve Howie onu bulması için görevlendirilmiştir. Adaya vardığında bir sürprizle karşılaşan dedektif yerli halktan aslında öyle bir kızın asla var olmadığını işitir. Koyu bir Pagan inancına sahip olan yerli halk genç kızın varlığını kabul etmedikçe Neil Howie burada paganizme dair öğrendiği şeylerle birlikte olayların göründüğü gibi olmadığına kanaat getirecek, genç kıza ne olduğunu öğrenebilmek için ada halkına karşı zorlu bir mücadeleye girişecektir.

Gözü Tamamen Kapalı (1999) Eyes Wide Shut IMDb 7,4

Bill Harford ve karısı Alice Harford’ın dış dünyaya mutlu bir yansıyan bir evlilikleri vardır. İlişkilerinde her şey yolunda gibi görünmektedir. Bir gün katıldıkları bir davette Alice, başka erkeklerle sohbetlere dalar. Bunu fark eden Bill, hem sinirlenir hem de yaşanan bu duruma tuhaf bir tepki gösterir. Bill, yaşanan o geceden sonra kimliğini cinselliğe emanet edecektir. Oldukça tuhaf düşüncelerle örülü bir cinsellik dünyasına doğru savrulacaktır.

İnsan Avcısı (1986) Manhunter IMDb 7,2

Will Graham özel bir vazifelendirmeyle tekrar eski işine geri dönmek durumunda kalmıştır. Kendisi emekli olmuş bir gizli ajandır. Daha önce FBI için hizmetlerde bulunmuş, emekli olmuş, lakin şimdi amansız bir seri katili enselemek için tekrar iş başı yapmıştır. Will Graham, psikopat düşünce tarzını çözme konusundaki yeteneğine ek olarak, daha önce yakaladığı ünlü katil Dr. Hannibal Lecter’ın da yardımıyla Kızıl Ejder olarak bilinen korkunç caninin peşine düşer. Thomas Harris’in Kızıl Ejder adlı kitabından Michael Mann tarafından sinemaya uyarlanan yapım, Hannibal Lecter efsanesinin gençlik dönemini de kapsamaktadır. 1986 yapımı bir suç filmi olan Manhunter’da yönetmenlik koltuğunda Michael Mann oturmakta. Heyecanlı br polisiye.

Tiksinti (1965) Repulsion IMDb 7,7

Londra’da kız kardeşi ile yaşayan Carol’un (Catherine Deneuve) oldukça güzelliğinin ve sıradan yaşamının arkasında kimsenin bilmediği takıntılı tiksintileri saklıdır. Özellikle cinselliğe olan tiksintisi kız kardeşinin tatile çıktığı bir zamanda oldukça şiddetli ve şizofrenik bir görünüm kazanır.

Karanlık Sırlar (2003) Janghwa, Hongryeon IMDb 7,2

Psikolojik gerilim içerikli film uslubu ve oyunculuk performansı ile dikkat çekiyor. İki kız kardeşin anneleri tuhaf bir biçimde ölür ve bunu takiben de kardeşler hastalanırlar. İyileşene dek de hastanede kalırlar. Tedavileri tamamlandıktan sonra eve dönen kardeşler, babalarının yeni eşi olan Eun-joo isimli üvey anneleriyle anlaşamaz. Zaman zaman üvey annelerinin garip davranışları ve kardeşlerin hastalığının tekrarlaması evde huzursuzlık yaratır. Ayrıca babalarının olaylara tepkisiz kalışı ve labirenti andıran yapısıyla yaşadıkları ev, kızları tedirgin etmeye başlar. Tüm bunlar yetmezmiş gibi bir de doğaüstü olayların meydana gelmesi, gerilimi arttıracaktır.

Suç Zamanı (2007) Los Cronocrímenes IMDb 7,2

Hector karısıyla birlikte yeni evlerine taşındığı gün inanılmaz bir olay yaşar. Elinde dürbünü çevreyi gözetlerken ormanda çıplak bir kadın görür, çaktırmadan yanına gider fakat bu esnada gizemli bir adam tarafından bıçaklanır.

Aynı adamdan kaçarken garip bir mekana ve mekanda yer alan bir aletin içine sığınır. Fakat bu kaçış onun zamanda geriye gitmesine neden olacaktır. Hector zamanda geriye gidince bir anda 2. Hector durumuna düşer. Eski hayatına devam etmek için orijinalini öldürmesi gerekmektedir. Bu arada Hector’ların sayısı artar.

Şeytan Çıkmazı (1987) Angel Heart IMDb 7,3

Louis Cypher adlı gizemli bir müşteri, özel dedektif Harry Angel’dan bir adamı bulmasını ister. Verilen ipuçlarını değerlendiren Angel, hedefine doğru ilerledikçe bir takım doğaüstü olaylarla karşılaşır. Dahası, aranan kişiye dair bilgi aldığı herkes vahşice katledilmektedir. Polisin suçu kendi üzerine atmasından korkan Angel, her şeye rağmen görevini yerine getirmeye çalışır… Ta ki…

Kill List (2011) IMDb 6,4

Elindeki işi yüzüne gözüne bulaştırdıktan sonra yeni görev üstlenen bir tetikçi üç cinayet için garanti vererek önceki başarısızlığına dair sağlam bir bedel ödeyecektir. Başlangıçta kolay bir iş gibi görünen olay çok geçmeden farklı bir biçimde çözülmeye başlar. Öyle ki katilin kalbi dipsiz karanlıklara doğru yola çıkacaktır. Bedel sözcüğü hiç ummadığı bir anlamda gerçek olacaktır. Hayatı yönetenin kişinin kendisinden ziyade çok daha yüksek bir güç ve enerji olduğu aşikardır. Ve elbette duruma teslimiyet kaçınılmazdır.

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik

Popüler