Bizimle İletişime Geçin

Uncategorized @tr

SİYAD Üyesi Uğur Vardan’ın Derdi Ne?

Yayınlandı

tarihinde

muhammeduyar

SİYAD üyesi Uğur Vardan 27 Şubat tarihinde Radikal gazetesinde kaleme aldığı köşe yazısında dinî ve ahlâki hassasiyetlere sahip sinema yazarları İhsan Kabil ve Ali Murat Güven’e ağır ithamlarda bulunmuştur.

Söz konusu yazı için tıklayınız!

Bağımsız Filmler Festivali ile ilgili kaleme aldığı yazı nedeniyle Star Gazetesi sinema yazarı İhsan Kabil’i “ihbarcı” diyerek suçlayan Vardan bununla da yetinmeyip aynı yazı içinde daha önce kaleme aldığı Brokeback Dağı filmi eleştirisi için Yeni Şafak gazetesi sinema yazarı Ali Murat Güven hakkında “kendini sinema yazarı addeden sıradan bir kalem” gibi terbiyesizce ifadeler kullanmıştır.

SİYAD üyesi olmayan sinema yazarlarını adamdan saymayan ve bulundukları fildişi kuleden onlara hakaret etmeyi bir marifet sayan  bu zihniyeti mesleğinin başında olan genç sinemacılar olarak şiddetle kınıyoruz. Sinema yazarlığı titrini paylaştığınız insanlara hakaret etmeyi sinema yazarlığından sayıyorsanız şunu bilin ki gelecek sizin gibilerin değildir.

Sinema yazarları filmler konusunda halkını ve kendisini takip eden okurlarını bilinçlendirmekle yükümlüdür. Bu konuda İhsan Kabil ve Ali Murat Güven yıllardır ellerinden gelenin en iyisini ortaya koymaktadır. İhsan Kabil ve Ali Murat Güven’in kaleme aldığı ve Vardan’ın tepkisine neden olan meseleler bu milletin büyük bir çoğunluğunun hassasiyetle yaklaştığı konulardır. Karşınızdaki insanlara “ihbarcı” ve “sıradan bir kalem” gibi ifadeler ile hakaret etmek yerine  bu ülkenin hangi konularda ne tür hassasiyetlere sahip olduğunu araştırmanızı tavsiye ederiz.

Sinema yazarı titri taşıyan her yazar sizin veya mensubu olduğunuz SİYAD’ın görüşlerini yazmak veya savunmak zorunda değildir. Böyle olmayanlara hakaret etmekte sizin haddiniz değildir. İhsan Kabil ve Ali Murat Güven gibi isimlere yaptığınız bu hakaretleri kişisel derdiniz olarak değil sanat alanında çalışmalar yapan ve hakaret ettiğiniz isimler ile aynı görüşleri paylaşan  muhafazakar sanat erbabına yapılmış olarak kabul ediyor ve şiddetle kınıyoruz.

Muhammed Uyar
Sinefesto.com Yayın Yönetmeni
twitter.com/muhammeduyar

Konu ile ilgili İhsan Kabil, Ali Murat Güven ve Abdülhamit Güler’in kaleme aldığı yazılar :

Eleştiri ve tahammülün sınırlarında… – İhsan Kabil

‘SİYAD Politbürosu’nun küstahlıkta sınır tanımayan mensubu – Ali Murat Güven

İhbar ediyorum! – Abdülhamit Güler

 

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik
Yorum

2 Comments

  1. ebru

    05 Mart 2012 at 10:53

    Gönderilen yorum geçersiz e-posta nedeniyle yayından kaldırılmıştır!

  2. Aysun Güven

    06 Mart 2012 at 04:06

    Uğur Vardan’ın bu konuda ettiği hiç bir söz, attığı hiç bir adım İhsan Kabil ve Ali Murat Güven’in şu dünyadaki ölümlü bedenlerine değildir. Kaldı ki Kabil de Güven de hiç kimsenin desteği, acıması ya da yardımı olmaksızın kendi onurlarını dibine kadar koruyabilecek çapta, medyayı da hukuku da kafirce saldırılarla savaşmayı da çok iyi bilen iki tecrübeli kişidir. Nitekim, Vardan kişisi Ali Murat Güven tarafından daha haftasında mahkemeye verilmiştir bile, o aşağılayıcı sözleriyle ilgili gerekli açıklamayı pek yakında basın savcısının huzurunda yapacaktır. Güven7e karşı anlamını hala çözemediğim bir öfke içinde, güttükleri kişisel kinlerin davasını güdüp duran bazı genç kuşak sinema heveskarlarının artık net olarak anlaması gereken gerçek ise şudur: Vardan’ın hıncı ve nefreti, muhafazakar kesimin bu iki değerli sinema yazarının temsil ettiği ahlaki değerlerin tamamınadır. Bunu bu çerçevede görmeyip Kabil ya da Güven’e kişisel haseti, gıcıklığı olduğu için yaşanan tartışma karşısında kaypak bir sessizliğe bürünen herkes de (sinema sektöründe ahlaki kimliğinle birlikte varolmak ya da olamamak anlamına gelen) bu kritik dönemeçte vebal altında kalmaya mahkumdur.
    (bazılarınca artık resmen birer ihtiras nesnesine dönüştürülmüş durumdaki) o yazarlık koltuklarında Kabil ya da Güven oturmasa, yerine onların oturduğu koltuğa bu pozisyona pek hevesli, ancak kalbinde hala bir dirhem müslümanca duygu ve refleks kalmış her kim gelip otursa, içinde 20 dakika boyunca hardcore pornografi bulunan bir festival filmi karşısında “Bu ne ya” diyerek gıkını çıkardığı anda aynı hakaretleri fazlasıyla işitecektir. Çünkü, bu son olay, müslüman kimlikli yazar-çizerlerin “herkesin birbiriyle çok uyumlu olduğu, tamamen tektipleşmiş bir sinema piyasası” adına daha ne kadar tek taraflı ödün verebileceklerinin turnusol kağıdına dönüşmüştür. Vardan’ın Kabil’den “Biz de seni eski bir Boğaziçili olarak bizden bilirdik, sen de gerici çıktın be” şeklindeki yakınması da bu ödün vere vere doyurulamayan ateist piyasanın küstahça taleplerinin yeni bir örneğidir. Sinemayı Allah’ın kanunlarının da üstünde ve ötesinde mutlak bir şehvet nesnesine dönüştürmüş durumdaki bütün kafası karışık müslümanlar da karşı mahallede meşruiyet kazanmak adına attıkları bu ölçüsüz taklalarının bedelini hiç kuşkusuz ki hem bu dünyada hem de ahirette ziyadesiyle ödeyeceklerdir. Tabii, bunca yozlaşmadan sonra bir ahiretin olduğuna hala inanıyorlarsa…
    Sevgili kardeşimiz Muhammed Uyar’a tartışmalar karşısında sergilediği müslümanca duyarlılık için çok teşekkür ederim. Allah ondan razı olsun. Bu sitenin diğer herhangi bir yazarı ya da okuru için ise benzer bu duayı edemiyorum. Çünkü aradan geçen bir haftada, Uyar haricinde henüz herhangi bir kişide yaprak bile titrediğine şahit olmadım.

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Günün Haberi

93. Oscar Ödül Töreni Tren Garında Düzenlenecek

Tören 25 Nisan’da!

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

93. Oscar Ödül Töreni Tren Garında Düzenlenecek

Adayları geçtiğimiz gün belli olan 93. Oscar Ödülleri’nin merakla beklenen ödül töreni tren garında düzenlenecek.

Geçtiğimiz haftalarda seyirci katılımıyla düzenleneceği açıklanan 93. Oscar Ödül Töreni‘nin bir kısmı tren garında gerçekleşecek. 25 Nisan tarihinde düzenlenmesi planlanan töreninin, COVID-19 önlemleri kapsamında bu karara varıldığı da yapılan açıklamalar arasında.

Törenin geleneksel olarak yapıldığı Dolby Tiyatrosu‘nun yanında Los Angeles şehir merkezindeki geniş tren garında (Union İstasyonu) düzenleneceği, Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi Başkanı David Rubin tarafından e-posta ile açıkladı.

Salgın hastalıktan korunmak için geniş boşlukları ve mekanları mercek altına alan akademi, seyirci katılımı ile gerçekleşecek olan törenin detayları hakkında henüz açıklamada bulunmadı.

Okumaya Devam Et

Film

Emma Corrin’in Yeni Projesi Belli Oldu

Laure de Clermont-Tonnerre yönetecek.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Emma Corrin'in Yeni Projesi Belli Oldu

The Crown’ın 4. sezonunda hayat verdiği Prenses Diana rolüyle parlayan Emma Corrin’in gelecek projesi belli oldu.

Son zamanların dikkat çeken oyuncularından Emma Corrin‘in yeni projesi belli oldu. Konuşulan isim, D. H. Lawrence tarafından 1928 yılında yayınlanan Lady Chatterley’s Lover kitabının film uyarlamasında başrolü üstlenecek. Pennyworth dizisi ile güzel bir çıkış yakalayan Emma Corrin, Netflix’in çok sevilen ödüllü dizisi The Crown’ın 4. sezonunda hayat verdiği Prenses Diana rolüyle parladı.

Daha önce bir kere sinemaya, bir kez de diziye uyarlanan kitabın yeni film uyarlamasını, Laure de Clermont-Tonnerre yönetecek. Filmin senaryosunu ise Life of Pi’nin senaristi David Magee kaleme alacak.

Detaylı bilgilerin henüz açıklanmadığı film, doğuştan varlıklı bir aileden gelen talihli Lady Chatterley adındaki genç bir kadının yaşadıklarına odaklanacak. Şimdiden meraklandıran film, evlendiği adama evlendikten sonra aşık olan Lady Chatterley’nin avcı bir adamla yaşadığı aşkı ekranlara taşıyacak.

Okumaya Devam Et

Liste

Amazon Prime’da Kaçırılmaması Gereken 10 Dizi

En iyiler!

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Dünya genelinde 150 milyon abonesi olan, köklü stream platformu Amazon Prime’da kesin izlemeniz gereken 10 diziyi listeledik. İyi seyirler!

Community (2009–2015) IMDb 8,5

Diplomasının sahte olduğu ortaya çıkan Jeff Winger üniversiteye geri gönderilir ve burada en az kendisininki kadar şüpheli geçmişe sahip öğrenci ve öğretmenlerle tanışır. Lisans diploması iptal edilen avukat Jeff Winger, üniversiteye geri döner ve burada birkaç tuhaf tiple bir çalışma grubu kurar

Upload (2020– ) IMDb 8,0

Upload konusu, yakın geleceği ele alıyor. Dizide sanal gerçeklik hizmeti veren şirketin müşteri hizmetlerinde çalışan Nora ve arkadaşı Nathan’ın yaşadıklarını anlatılıyor.

Yakışıklı ve parti sever Nathan, kendi sürdüğü arabanın kaza yapması sonucu ağır yaralanır. Nathan’ın kız arkadaşı Nathan’ı ölümden sonra yaşamı deneyimlemek için Nora’nın çalıştığı sanal gerçeklik şirketindeki sanal gerçeklik dünyasının içine gönderir.

Counterpart (2017–2019) IMDb 8,1

Counterpant, çalıştığı şirkette paralel evrene açılan bir kapı olduğunu keşfeden bir adamın hikayesini konu ediyor. Howard Silk, Birleşmiş Milletler’e bağlı Berlin merkezli bir casusluk ajansında çalışmaktadır. Neredeyse 30 yıldır aynı şirkette çalışan Howard, tam olarak ne iş yaptığını bilmemektedir.

Fleabag (2016–2019) IMDb 8,7

Fleabag dizisinin temelini genç bir kadının insanlar ile olan ilişkilerini anlatması oluşturuyor. Takma isim olarak Fleabag adını kullanan genç bir kadının 30’lu yaşlarını sürdürürken hayatında gerçekleşen olayları aktaran bu dizi Londra’da geçmektedir.

Carnival Row (2019– ) IMDb  7,9

Carnival Row, Pact ve Burgue isimlerindeki iki ülkenin Peri Diyarı’nın hakimi olabilmek için verdiği savaş ile başlıyor. Savaşın kazananı Pact olduktan sonra da periler için zulümle dolu bir yönetime geçiliyor. Mitolojik canlıların insanlardan korktukları için temel özgürlükleri kısıtlanıyor

The Mentalist (2008–2015) IMDb 8,1

Kaliforniya Araştırma Büro’sunda (CBI), Lisbon’ın (Robin Tunney) önderliğinde ve gizemli cinayetleri çözmeye çalışan bir ekibe dahil olur ve kabiliyetini CBI’a verilen davaların sonuca ulaştırılması için kullanır. Fakat artık hayattaki tek amacı, karısı ve kızını öldüren Red John’dan intikamını alabilmektir.

 The Marvelous Mrs. Maisel (2017– ) IMDb 8,7

The Marvelous MrsMaisel 1960’lı yıllarda, New York City’de geçiyor. Şehrin lüks semtlerinden birinde eşi ve iki çocuğuyla birlikte yaşayan Miriam “Midge” Maisel hayatta istediği her şeye sahiptir. Ancak bir gün tesadüf eseri, hiç bilmediği bir yeteneğe sahip olduğunu keşfeder ve bu gelişme hayatını derinden sarsar.

The Americans (2013–2018) IMDb 8,4

The Americans; Soğuk Savaş döneminde 1980’li yılların başlarında, Ronald Reagan’ın ABD başkanlık koltuğuna geçmesinin hemen ardından; Washington, DC’de bir banliyöde çevreye iki Amerikalı görünümü veren ancak gerçekte iki KGB ajanı olan evli bir çiftin hikâyesini anlatıyor

Hannibal (2013–2015) IMDb 8,5

Dr. Hannibal Lecter’ın çaylak FBI ajanı Clarice Starling’in büyük hatası sonucu hücresinden kaçışının üzerinden yedi yıl geçmiştir. Dr. Lecter, bu kaçışının ardından Floransa’ya gidip yerleşmiş hayatın tadını çıkarmaktadır; fakat Clarice Starling hala Dr. Lecter ile yedi yıl önce en yüksek güvenlik önlemlerinin olduğu tehlikeli deliler koğuşunda yaptığı görüşmeyi unutmamıştır.

Dr. Lecter’ı unutmayan biri daha vardır: Mason Verger. Dr. Lecter’ın eski bir kurbanı olan Mason Verger onun elinden güçlükle kurtulmuştur. Verger domuz besiciliğiyle kendine bir imparatorluk yaratmıştır ve de Dr. Lecter’dan intikam alma duygusuyla yanıp tutuşmaktadır. Dr. Lecter yüzünden bir soluk makinesine bağlı yaşamak zorunda kalan Verger’in zenginliği sayesinde elinde çok geniş imkanlar vardır ve kendi kurduğu dünyada en ufak bir hareketi bile hissetmektedir. Mason Verger sonunda Dr. Lecter’ı nasıl tuzağa düşüreceğini bulur. Dr.Lecter’a onun için dünyanın en değerli ve en zarif yemini sunacaktır. Verger’in bu yemi Dr. Lecter’a sunmasında Clarice Starling’i kendinde bir saplantı haline getiren FBI başmüfettiş yardımcısı Paul Krendler da ona yardım edecektir.

Mozart in the Jungle (2014–2018) IMDb 8,2

Mozart in The Jungle’ın konusu New York Senfoni Orkestrası’nın emektar Şefi Thomas’ın yerine dönemin en başarılı, genç şefi Rodrigo’yu getirmesi üzerine şekilleniyor. … Bunların yanında New York Senfoni Orkestrası’nda yer almak için can atan obuacı Hailey’in hayatı dizide anlatılıyor.

Okumaya Devam Et

Popüler