Sisteme Rusça Bir Ağıt

Manşet

yazar_serkanbastimar_

Rus yönetmen Andrey Zvyagintsev’in son filmi Leviathan, yakın zamanın en çarpıcı, ayakları yere en sağlam basan yapıtı.

Leviathan, Kuzey’in alacakaranlık kuşağında ne güneş, ne mutluluk görmüş insanların oluşturduğu bir küçük kasabada, bozkırda yapılan bir cenazeler merasimi adeta.

Leviathan, din, devlet, polis ve yargının bindiği (arka koltuğu 3’leyelim) ve direksiyonda kokuşmuşluğun olduğu bir otomobilin ilerlediği yol adeta. Ve bu otomobil hiçbir kamyona çarpmadan ilerliyor. Yani kayıtlara geç(e)meyen bir Rus Susurluk’u…

Çiçeği burnunda Golden Globe’li, yakın zamanda en iyi yabancı film Oscarını kucaklayacağını düşündüğüm Leviathan, elinden her iş gelen tamirci Kolya’nın evini ve arazisini devlete kaptırmamak için verdiği mücadeleyi anlatıyor.

İkinci karısıyla pek de mutlu olmayan, alkolle sarmaş dolaş, çocuğuyla iletişimsiz Kolya, agresif karakterli bir kasaba sakinidir. Sakinliği bulunduğu meskenle müsemma karakterimiz, oturduğu beldenin belediye başkanı ile başlattığı arazi mücadelesini bu işleri iyi bilen şehirli avukat Dimitri ile sürdürmek ister. İşinin ehli avukatımız Dimitri, “sistemi sistemle vururum” düşüncesini eyleme çevirir ve başkana, yaptığı dalavereleri resmi evraklar üzerinde gösterip gözdağı verir. Bir yandan da Kolya’nın genç ve güzel karısıyla kaçamak bir ilişkinin temellerini atar (ki Kolya bu ilişkiyi bilmesine rağmen görmezden gelir).

Avukatımız işin içine silah girince, zira belediye başkanımız küçük çaplı bir mafyadır, canını alıp kaçar, giderken Kolya’nın canını, eşi Lilya’yı de kendisi ile gelmesi için ikna etmeye çalışır. İkilemde kalan Lilya mutsuzluğunu intiharla taçlandırınca, Kolya belediye başkanının tertiplediği birtakım düzmece delillerle katil zanlısı olur. Ev gider, eş gider, mutsuzluk hep sığınacak bir yer bulur kendine…

Leviathan, Andrey Zvyagintsev’in dili yumuşak, etkisi sert toplum ve sistem eleştirisi. Rüşvetçi polislerden, haramla semirmiş belediye başkanlarına, dini işine geldiği gibi kullanan rahiplere, alkole batırılmış insan figürlerine… Hemen her kesimin battığı yozlaşma çukuruyla karşı karşıyayız filmde. Andey Zvyagintsev de kamerasını bu çukura çekinmeden doğrultmuş. Hicvi olabildiğince naif, draması arabeskten arınmış, Rus klasiklerinden fırlamış mekanı ve öyküsü ile Leviathan dört dörtlük bir film.

Andrey Zvyagintsev, Thomas Hobbes’in Leviathan (tüm erkin toplandığı merkez, devlet) metaforuna selam verip küçük bir konudan hareketle Hobbes’in metaforunu geniş bir araziye çağırıp nezaketle yerden yere vuruyor. İlk bakışta bir Rusya eleştirisi gibi gelse de konular, insanlar olabildiğince tanıdık.

2003 yılında çektiği Dönüş – Vozvrashchenie ile gönülleri fetheden Andrey Zvyagintsev, filmin senaryosunu daha önce çektiği Sürgün – İzgnanie ve Elena’da da çalıştığı Oleg Negin ile beraber kaleme almış. Bu muhteşem ikili Leviathan’da zirveye el ele ulaşmayı başarmış. Oyunculuklar arı – duru, görsellik seyrine doyumsuz, diyaloglar ne bir eksik ne bir fazla.

Bir sistem eleştirisi olsa da bunun dozunu rahatsız etmeden, göze sokmadan veren film, seyrine doyum olmayacak bir 140 dakika vadediyor. Oskarlar verilmeden gidip izlemenizi tavsiye ederim.

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up