Sinemamızın Sorunları ve Çözüm Yolları

Serbest Kürsü

abdulhamit-guler

Beylik laflar, hamasi ifadeler, göz alıcı başlık ya da satır arasına sıkıştırılan mesaj yok. Doğrudan kitabın ortası, meselesinin özü, tespit ve çözüm önerileri var. Zira kaybedecek zamanımız yok. Ya zamanı doğru okuyup yarının zamanını biz tarif edeceğiz ya da en sinsi düşmanımız zaman yenilip hep ölümü takip etmekle yetineceğiz.

Kültürel iktidarı kimin elinde olduğu, kimde olması gerektiği tartışması hayati derecede önemli… Ancak bu tartışmaya dahi can verecek hususlardan biri her sanat alanının önünü açmak ve doğru politikaları üretmektir.

sinema-izleyicisi
Sinema, üretim açısından en pahalı sanat dalı… Bu sebepten 120 yaşındaki sinema, ömrü boyunca destekle var oldu, büyüdü ve yayıldı. Ya devletler sinemayı besledi (ki, büyük oranda hala öyle) veya burjuva/sermaye (aynı şey olmasa da buradaki işlevi aynı) destekledi. Ülkemizde burjuvanın hiçbir zaman var olmadığını düşündüğümüzde -sermayenin sınırlı varlığının dışında- geriye bir tek devlet kalıyor. Bu çetrefilli meselenin tarifini kısa kestikten sonra somut sorunlara varalım…
Devlet desteğinin sınırlı, sermaye katkısının kısıtlı ve maksatlı olduğu ülkemizde sinemacıların kendi başlarına var olabilmesi ya da ‘bağımsız sinema’ denen şeyin (ülkemize pek uymayan ifade ya, neyse) önünün açılması doğrudan gişeye bakıyor. Yani bir film izlenecekse destek buluyor, destek buluyorsa izleniyor. Saçma.

Gişe verileri son dönemde yükselse de daha da yükselmesine mani olan şeylerin başında vergi geliyor. Her biletten kesilen ‘rüsum vergisi’ Kültür Bakanlığı tarafından sinemayı destekleyen fonlarda kullanılıyor. Yüzde 10 civarında olan bu vergi ülkemizde bilet başına -aşağı yukarı- 1 liraya tekabül ediyor. 61 milyon biletin satıldığı geçen yıl için 61 milyon lira demek. Peki, Kültür Bakanlığı’nın 2014’te sinema filmlerine verdiği destek ne kadar? 2014’te 15 milyon liranın altında. Geriye kalan 45 milyon lira nereye harcandı? Sinema organizasyonları, festival destekleri, yurtdışı festivaller, vs… Güzel, bu destekler önemli. Fekat bu 61 milyonun tamamı sinema filmlerini desteklemeye verilmeli. Zira zaten izleyiciden alınan vergi bu. Devlet, bu verginin dışında kendi kasasında (ki, o da halkın vergisi oluyor yine) kaynak aktarmalı. Filmlere verilen desteğin 4 katına çıktığı Türkiye’yi düşünsenize!
antalya-sinema-derneği
Sponsorluk, sinemamızın can alıcı meselelerinden. Filmlere verilen desteklerin yüzde 100 vergiden düşmesi gerekiyor. Zira kültür ve sanata yapılan her türlü destek geleceğe yapılan destektir ve devletin destek yükünü hafifletir. Böylece sermaye de cesaret kazanır. Yapımcının da önü açılır.

Dağıtım, sinemacıların baş belası. Ülkemizde sinema sayısı 600’e yakın. Salon sayısı ise 2 bin 100’ün üzerinde. Toplam koltuk sayısı 270 binden fazla. Lakin bu koltukların büyük kısmı AVM’lerde. Ayrıca salonlarda gösterilecek filmleri belirleyen dağıtımcı firmalar tekel oluşturmuş durumda. Filmini vizyona sokmak isteyen sinemacının önce dağıtımcının gönlünü hoş etmesi gerekiyor. Filmi gişe vaat etmiyorsa ya da dağıtımcının hoşuna gitmiyorsa işi zor. Devlet buna el atmalı. Tamam, liberal ekonomi politikaları gereği kimseye ne yapacağını söyleyemez. Ancak alternatif bir dağıtım için yol açabilir. Misal; memleketin her yanı kültür merkezi doldu. Hepsi de yüksek standartta. Vakıf veya dernekler yoluyla böyle bir ‘yeni dağıtım ağı’nın kurulması sağlanabilir. Resmi olarak devletin taraf olması sorunu böylece ortadan kalkar.

Genç sinemacılar desteklenmeli. Şu anki desteği destekten saymıyorum. Gerekirse bunun için de vakıf veya dernek kurulup yarı resmi şekilde genç sinemacıların film çekmeleri kolaylaştırılmalı.
Özellikle senaryo yazımı konusunda devlet proje oluşturmalı. Yönlendirme maksatlı değil, üretimi çoğaltma ve damar oluşturma gayeli…

Peki devlet doğrudan proje noktasında bir şeyler yapamaz mı? Evet, çok da güzel yapar. Şu an yapıyor da. TRT TV Filmleri projesi, TC tarihinin en önemli kültür-sanat projelerinden biri. Halihazırda çekilen 33 film var. Bunun sayısı daha da artacak. Film başına düşen bütçe ise hayli yüksek. Gişeye çıkan bir sinema filmi bütçesine yaklaşanlar var. Bu ve benzeri projeler, TRT gibi kurumlar eliyle çoğalmalı.

Hasıl-ı kelam…

Sinemamızın bu temel meselelerinin çözümü noktasında eller taşın altına sokulmalı. Siyasi, ekonomik, toplumsal hiçbir bahanemiz kalmadı. Sıra sinemada…

_____________

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up