Belkıs Bayrak: Sinemamızın Amentüsü

Serbest Kürsü

belkıs-bayrak-son

İlk yerli arabamızın hazin hikâyesine ve –dahi- filmine aşinayız da, ilk çizgi filmimizin kaybolmasına pek değil. Evet ilk çizgi filmimizi Amerikalılar kaybetti!

Prof. Dr. Vedat Ar 1947 yılında Devlet Güzel Sanatlar Akademisinde 15 öğrencisi ile beraber “Zeybek Oyunu” isimli bir çizgi film çalışması yaparlar. Aslında ilk bilinen filmimiz budur, fakat ne zaman Amerika kelimesi işin içerisine karışsa, kurallar değişir. Çizgi filmimizi kaybetmelerinin sansasyonel değeri, ilk çizgi filmden daha kıymetli olur ve “Zeybek Oyunu” unutulur.

Senarist-Yönetmen Yüksel Ünsal 1951-1957 yılları arasında “Evvel Zaman İçinde” isimli çizgi film çalışmasını hazırlar. Film üç konuyu içerir; Nasreddin Hoca, Gülderen Sultan ve Keloğlan. Çalışmalar renkli olarak yapılır, stüdyo işlemleri tamamlanmak üzere ABD’ne gönderilir. Gidiş o gidiş… Bir daha haber alınamaz.

1964’te Oğuz Aral, Ferruh Doğan, Gino Kanelli, Tekin Aral tarafından “Canlı Karikatür Stüdyosu” kurulur. Stüdyonun en bilinen çizgi filmi; bir döneme damgasını vuran grekorman güreşi yapan ilk Türk Pehlivan Koca Yusuf’un hayatını anlatan aynı isimli filmdir. 19. yy sonlarında Türkiye, Fransa, Belçika ve Amerika’da güreşerek hayranlık uyandıran Koca Yusuf, Amerika dönüşü batan “La Bourgogne” transatlantiğinden denize düşer. Cankurtaran kayığına binmek ister. Kayıktakiler gövdesiyle kayığı batırır endişesiyle binmesini engellemek için baltayla ellerini keserler ve Koca Yusuf boğulur.

amentu gemisi

Kaderinde Amerika olan hikaye ve filmlere inat , Stüdyo Çizgi’de yönetmen Tonguç Yaşar ve senarist Sezer Tansuğ  “Amentü gemisi nasıl yürüdü?” animasyon filmini yaparlar. Grafik değeri oldukça yüksektir. Ödüller kazanan bu filmin gelenekle ve simgeyle kurduğu ilişki biçimi dönemindeki diğer çalışmalardan oldukça farklı bir yer edinmesine neden olur.

Filmin sözleri hikayenin de özetidir,

bu ne amentü gemisiydi ki yürümezdi
vav’lar soluya soluya kürek çekti
Hz. Ali’nin yüreği titredi
“Yâ Hak” okunu gerdi
“Yâ Hak” oku varıp yüreği deldi
âh mine’l aşk dedi
gözlerinden yaşlar indi
vardı geminin altına erişti
amentü gemisi yürüdü gitti

Film”Amentü billahi ve bima cae min indillah” yazılı gemide ilerlemeye çalışan vavların hikayesini anlatır. Kayıkta vavlar soluya soluya amentü gemisini yürütmeye çalışırlar. Vav harfi, tasavvufta insanı temsil etmektedir. Anne karnındaki iki büklüm insan, secdedeki iki büklüm kul. Vavlar gemiyi yürütemeyince Hz. Ali “Yâ Hak” okunu gerer. Ok leyleği, aslanı ve deveyi delmeden geçer. Ne leyleğin lakırdısı, ne aslanın güç ve şöhreti, ne de devenin taşıyıcılığı ve biriktirmesi.. Hakk’ı arayan ok yüreği deler. Ah Mine’l aşk demesiyle gözlerinden akan yaşlar gemiye erişir ve amentü gemisi yürür. Üç dakikalık film, mahiyeti itibariyle deryaları damlalara sığdırır.

Sinemanın 101. Yılını kutladığımız şu günlerde, bugün nerede olduğumuza baktığımız kadar, nereden geldiğimize bakmanın da zamanıdır. Çizgi film ve animasyon özelinde hazırladığım bu kısa kronolojide benim Türk Sineması miladım “Amentü Gemisi Nasıl Yürüdü” idir. Çünkü aşk ehli olmadan sinemacı olmak zordur. Sevmek, hatta aşk ile sevmek bu yolun Amentüsü’dür. Tarkovsky’nin de dediği gibi…  “Bizim bilmeye ihtiyacımız yok! Bizim gereksinimimiz sevmek ve inanmak. İnanç, sevgi aracılığıyla bize bilmeyi iletir…”

Kaynakça:
Prof. Dr. Âlim Şerif Onaran, Türk Sineması 

Yorumlar

 
Sinefesto 2011 yılında kurulan, Türkiye'nin en güncel sinema haber sitesidir.

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up