Bizimle İletişime Geçin

Sinema Kitapları

Sinemam ve Ben

Yayınlandı

tarihinde

sinemam-ve-ben-turkan-sorayFatih’te iki yanında cumbalı ahşap evlerin dizili olduğu eski bir Osmanlı sokağında orta halli bir ailenin kızı, tesadüfler sonucu adım attığı sinema dünyasında yıllar boyunca hep zirvede kalmayı başarır…

Bir masal cümlesi gibi görünen bu sözler aslında bir gerçektir; Türkan Şoray’ın gerçek hayatı…

Bugüne kadar birçok yazar tarafından şu ya da  bu yönüyle anlatılan, yazılan bu benzersiz hayat, bizzat o hayatı yaşayan, o hayatın sahibi tarafından kaleme alındı: TÜRKAN ŞORAY/ SİNEMAM VE BEN

” Fatih’te bir yangın sahnesi çekiyorduk. Kenan Artun başroldeydi. Bir yığın izleyici toplanmıştı çevremizde. Aralarından bir kız yaklaştı yanımıza. Okul önlüklüydü. 14-15 yaşlarındaydı. Kenan’dan imzalı resim istedi. İşte o kız Türkan Şoray’dı.”

Menduh Ün’ün hatıralarında söz ettiği o okul önlüklü kız, çok değil bir yıl sonra Yeşilçam dünyasına girer ve bir kaç yıl içinde ismini afişlerin en üstüne yazdırmayı başarır. Sonrası, sonu olmayan bir başarı hikayesidir…

Türkan Şoray’ın 60’lı yılların melodramlarından 70’li yılların toplumsal gerçekçi filmlerine evrilen, ardından gelen sinemadaki büyük krizi atlatıp kadının özgürleşmesinin sembolü olacak filmlere uzanan sinema hayatı, aynı zamanda Türk sinemasının tarihine de ışık tutan birinci elden tanıklık özelliği taşıyor.

SİNEMAM VE BEN’de setteki ilk gününü, ” Yaptığım işin ne kadar önemli olduğunun farkında değildim; hiçbir sorumluluk hissetmiyorum. Başarılı veya başarısız olmak gibi hiçbir endişem, korkum, hırsım, hedefim yok. Bu yüzden kameranın önünde hiç heyecanlanmadan, rahat, içgüdüsel yeteneğimle, rolümü canlandırıyorum. Rol yapmıyorum, o gün kameranın önünde benden yapmamı istedikleri, benim için sanki gündelik yaşamda yaşadıklarım gibi geliyor ” sözleriyle anlatıyor Türkan Şoray… Sonraki yıllarda sinemada  canlandırdığı 200’ün üzerinde kadın karakterle Anadolu insanının sanki ” aileden biri” olarak gördüğü, erkeğiyle, kadınıyla bağrına bastığı Şoray, bu yanıyla hiç kuşkusuz bizlerin hayatında bir ”sinema yıldızı” ndan çok daha fazla şeyi temsil ediyor.

SİNEMAM VE BEN, büyük yıldızın sadece sinema hayatı değil; ”Türkan Şoray imgesi” nin gerisindeki insanı, dertlerine, zaaflarına, sevinçlerine, pişmanlıklarına kadar tanıyacağımız açık sözlü bir anlatım…

SİNEMAM VE BEN, Türkan Şoray’ı Türkan Şoray’dan dinlediğimiz ilk kitap…

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Etkinlikler

Perspektif’in Temmuz dosyası: “Göç ve Sinema”

Perspektif Dergisi Temmuz ayında “Göç ve Sinema” dosyasıyla yayınlandı.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Batı Avrupa’da milyonlarca Türk kökenli yaşıyor. Bu kesim, aynı zamanda sinema sektörüne de “göç sineması” ile farklı bir hareketlilik getirdi. Perspektif Dergisi’nin temmuz sayısı bu hareketliliği mercek altına alan “Göç ve Sinema” dosyasıyla yayınlandı.

“Yersiz-Yurtsuzluktan Evrenselliğe: Göç Sineması”. Fırat Çakkalkurt’un Perspektif’in “Göç ve Sinema” başlıklı dosyasının giriş yazısı için kaleme aldığı makale bu başlığı taşıyor. Bu başlık aynı zamanda, işgücü göçünün ardından Batı Avrupa’da yerleşik hale gelmiş sayısız insanın sinema alanında yaşadığı değişimi de özetler nitelikte.

Göç sinemasının, “üçüncü sinema” ve “aksanlı sinema” gibi kavramlarla da ifade edildiğini belirten Çakkalkurt, göç sinemasında eleştirel farkındalığın yüksek olduğunu vurguluyor. Çakkalkurt’a göre göç sineması, ana akıma mesafeli bir sinema türü. Çakkalkurt göç sinemasının bu yönüyle ulusal sinema kavramının boş bıraktığı alanda tamamlayıcı bir rol oynadığı görüşünde.

Dosyaya “Göçün Görsel Kültürü” başlıklı bir makaleyle katılan Dr. Ömer Alkın ise merceği “göç sineması”nın üreticilerine çeviriyor. Genç film yapımcılarının karşılaşacağı zorluklarla mücadele edebilmeleri için uygun şekilde düzenlenmiş bilgi kültürüne ve erişim kaynaklarına dâhil edilmeleri gerektiğini söyleyen Alkın, sinema ile ilgilenen göç kökenlilerin, sektöre erişimdeki zorluklarına değiniyor.

Dosyada Avrupalı Türklerin sinema tercihleri de araştırma konusu edilmiş. Meltem Kural “Avrupalı Türkler Ne İzliyor” başlığıyla kaleme aldığı yazıda Berlin merkezli film dağıtım şirketi AF Media’nın sahibi Ali Fidan’ın görüşlerini paylaşıyor.

Senarist ve yönetmen Yasemin Şamdereli ve Haluk Piyes gibi isimlerle söyleşilerin yer aldığı dosyada bütün yazılara buradan ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Sinema Kitapları

Nuri Bilge Ceylan’ın Kitabı “Bir Zamanlar Anadolu’da” Raflarda

Nuri Bilge Ceylan‘ın Bir Zamanlar Anadolu’da kitabı Doğan Kitap tarafından yayımlandı.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Nuri Bilge Ceylan‘ın Bir Zamanlar Anadolu’da kitabı Doğan Kitap tarafından yayımlandı.

2011 yılında çektiği Bir Zamanlar Anadolu’da filmiyle Cannes Film Festivali’nde Büyük Ödülü kazanan Nuri Bilge Ceylan’ın aynı adlı kitabı Doğan Kitap tarafından yayımlandı.

Dünyanın en iyi filmleri arasında yer alan ve Türk sinemasını güçlü bir şekilde temsil eden Bir Zamanlar Anadolu’da filmi, bir doktor ile bir savcının 12 saatlik gerilimli öyküsünü beyaz perdeye aktarmıştı.

Senaryonun çekime başlanmadan önceki orijinal halini derleyen kitapta ayrıca, film hakkında yurtiçi ve yurtdışında yazılan sayısız yazılardan bir seçki, söyleşiler ve yönetmenin kurgu sırasında tuttuğu günlükleri de içeren geniş bir derleme mevcut.

Okumaya Devam Et

Manşet

Robert McKee’nin Kitapları Yeniden Türkçe’ye Çevrildi

Senaryo hocası Robert McKee’nin kitapları yeniden Türkçe’ye çevrildi.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Senaryo hocası Robert McKee’nin kitapları yeniden Türkçe’ye çevrildi.

Dünyaca ünlü senaryo hocası Robert McKee’nin Story ve Diyalog kitapları yeniden Türkçe’ye çevrildi. Fırat Çakkalkurt editörlüğünde Story kitabı Hikâye başlığıyla çevrilirken, Aslı Yazır tarafından Türkçeleştirilen Diyalog kitabı ise bu hafta raflardaki yerini alıyor.

İstanbul Medya Akademisi Yayınları etiketiyle piyasaya çıkan Hikâye, 2011 yılında Plato Yayınları tarafından basılmıştı. Senaryo yazmanın inceliklerini bu kitapta anlatan McKee şimdiye kadar 50 binden fazla öğrenciye senaryo yazmanın inceliklerini anlattı. Birçok televizyon yazarına, film yapımcısına, senariste, edebiyatçıya, reklamcıya, metin yazarına, aktöre, prodüktöre, yönetmene ve oyun yazarına ilham kaynağı oldu. Öğrencileri şimdiye kadar 27 Oscar, 140’tan fazla Emmy ödülü kazandı. Akıl Oyunları, Yüzüklerin Efendisi, Arabalar, Cindrella Man, Da Vinci’nin Şifresi, Shrek, Karayip Korsanları, X Men, Kayıp Balık Nemo gibi kapalı gişe oynayan filmlerin, Friends, Frasier, Seinfeld gibi dünya çapında popüler televizyon dizilerinin altında onun öğrencilerinin imzası var.

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik

Popüler