Bizimle İletişime Geçin

Etkinlikler

Sinema ve Futbol Pera Müzesi’nde!

Yayınlandı

tarihinde

Pera Müzesi Oditoryumu’nda 4 – 29 Şubat 2012 tarihleri arasında birbirinden ilginç 4’ü belgesel olmak üzere 5 film gösterilecek.

Pera Müzesi Film Etkinlikleri kapsamında Pera Film, Ankara Arjantin Büyükelçiliği, İstanbul Cervantes Enstitüsü ve INCAA – Arjantin Film Kurulu işbirliği ile hazırlanan Arjantin: Sinema ve Futbol film programı, futbol kültürünü perdeye taşımayı, futbol ve sinema hayranlarını bir araya getirmeyi amaçlıyor.

Güney Amerika’nın ilk kulübü, ilk milli derneği ve ilk ligi Arjantin’de kuruldu. Oyunun ilk dönemleri ağır bir İngiliz etkisi altındaydı, ki bu durum halen pek çok takımın isminde yer alan İngilizce kelimeler ile de dikkat çekiyor. AFA ambleminde ve aynı zamanda milli takım formasında  yer alan gök mavisi ve beyaz, Arjantin bayrağındaki gök mavisi ve beyaza saygı duruşu niteliğinde. Bu mavive beyaz kombinasyonu, zaman zaman milli takıma verilen takma isim olan Albicelestes’in de kelime anlamı. Arjantin, futbol ile ilk kez 19. yüzyılın sonlarına doğru İngiliz göçmenler sayesinde tanıştı, yıllar içinde popülerlik kazandı ve ülkenin en büyük tutkularından biri haline geldi. Arjantin, dünyanın en iyi futbol oyuncularından bazılarını  yarattı ve bu oyuncular pek çok uluslararası takımda oynadı. Arjantin futbolu, özellikle 1978 Dünya Kupası’na ev sahipliği yaptığında ve golü atan kahraman Mario Kempes sayesinde kupayı kazandıklarında, ülkeyi uluslararası boyutta birleştirmeyi başardı. Aynı şekilde, 1986 Dünya Kupası’nda Diego Maradona ülkeyi galibiyete taşırken, Arjantin futbolu dünya çapında ün kazandı ama çekişmeli karşılaşmalar, takımlar ve taraftarlar arasındaki ezeli rekabet nedeniyle, Arjantin’in milli boyutta ikiye bölünmesine de sebep oldu.

Çünkü futbol güzel oyundur

Çünkü futbol, barışı sağlayabilecek ve savaşı başlatabilecek, bir şehri bir araya getirecek ya da ikiye bölebilecek, tüm dünyanın ilgisini toplayıp mutlak anonimlik sunabilecek, 90 dakikada binlerce hikaye ya da koskoca bir hayatta tek bir hikaye anlatabilecek, ilgimizi tek bir yere odaklamamızı, kendimizi kaybetmemizi, sevinçten ya da üzüntüden, bazen de her ikisinden birden ağlamamızı, takım çalışmasının değerini, bireysel kabiliyetin heyecanını, özverinin meyvelerini ve sınırların acımasızlığını ortaya çıkarabilecek tek şeydir.

Çünkü futbol evrenseldir

Çünkü film, bunların tümünü yakalamaya yakın olan tek araçtır.
Çünkü tıpkı bir maçta olduğu gibi kendimizi filme veririz: 90 dakika boyunca, hikayenin nasıl biteceğini bilsek bile, en sevdiğimiz karakterleri görmek ve belki de sadece bir ya da iki güzel hareket ya da mükemmellik anı gözleyebilmek için.

GÖSTERİM PROGRAMI

————————————————————————

4 Şubat Cumartesi / Saturday
14:00 Maradona’yı Sevmek
Loving Maradona

————————————————————————

5 Şubat Pazar / Sunday
14:00 Arjantin ve Futbol Fabrikası
Argentina and Its Football Factory

————————————————————————

15 Şubat Çarşamba / Wednesday
19:00 San Diego’ya Giden Yol
The Road To San Dıego

————————————————————————

17 Şubat Cuma / Friday
19:00 Maradona’yı Sevmek
Loving Maradona

————————————————————————

18 Şubat Cumartesi / Saturday
14:00 78 Dünya Kupası, Paralel Bir Hikaye
World Cup 78,  A Parallel Story

————————————————————————

19 Şubat Pazar / Sunday
14:00 Arjantin Futbol Kulübü
Argentına Fútbol Club
16:00 Arjantin ve Futbol Fabrikası
Argentina and Its Football Factory

————————————————————————

26 Şubat Pazar / Sunday
14:00  78 Dünya Kupası, Paralel Bir Hikaye
World Cup 78,  A Parallel Story
16:00 Arjantin Futbol Kulübü
Argentına Fútbol Club

————————————————————————

29 Şubat Çarşamba / Wednesday
19:00 San Diego’ya Giden Yol
The Road To San Dıego

————————————————————————

MARADONA’YI SEVMEK/LOVING MARADONA

Yönetmen / Director: Javier Vázquez
Oyuncular / Cast: Diego Maradona
Arjantin / Argentina, 2005, 75’, renkli / color
İspanyolca; Türkçe altyazıyla / Spanish with Turkish subtitles

Kendi sözleriyle… Hayat hikayesi… Diego Armando Maradona, uluslararası boyutta en çok sevilen spor süper starlardan biri. Dört Dünya Kupası’nda oynadı ve tüm zamanların en iyi futbol oyuncusu olarak  FIFA tarafından verilen Yüzyılın Oyuncusu ödülünü aldı. Arjantin’i Dünya Kupası’nda galibiyete taşıyarak, milyonların kahramanı haline geldi. Maradona dövmesi taşıyan sayısız futbol hayranı var, ismini taşıyan bir nehir ve kutsanmış bir kilise de mevcut. Maradona’nın, tarihteki en büyük ve en çok saygı duyulan futbol oyuncularından biri olduğu gerçek. Kendi sözleri  ve sayısız hayranının anlattıklarıyla, tartışmalı olduğu kadar çarpıcı bir film olan Maradona’yı Sevmek; Buenos Aires’in yoksul gecekondularından çıkıp şöhret ve serveti yakalayan bir adamın gerçek ve bir hayli etkileyici hikayesi. Maradona’nın skandallarının arka planı, Küba’da inzivaya çekilmesi, ailesine olan bağlılığı ve en iyi oyunlarından dikkat çekici sahneleri kaçırmayın.

ARJANTİN VE FUTBOL FABRİKASI/ARGENTINA AND ITS FOOTBALL FACTORY

Yönetmen / Director: Sergio Iglesias
Arjantin / Argentina, 2007, 52’, renkli / color
İspanyolca; Türkçe altyazıyla / Spanish with Turkish subtitles

Yüz binlerce çocuğun profesyonel futbol takımlarında oynatma hayalleri kuran aileleri tarafından istismar edilişi. Bir futbol kulübünde oynamak isteyen binlerce çocuktan yalnızca birkaç tanesi başarıyı yakalarken, geride kalanlar hayallerini kırıklığıyla sefalet içindeki hayatlarına geri dönüyor. Anne babalar da bu hayal kırıklığının kurbanı oluyor. Belgesel, ebeveynlerin durumuna, intikam takıntılarına ve yüklü bir banka hesabı tutkularına da odaklanıyor…
78 DÜNYA KUPASI, PARALEL BİR HİKAYE/WORLD CUP 78,  A PARALLEL STORY

Yönetmen / Director: Hernán Castellanos
Arjantin / Argentina, 2008, 52’, renkli / color
İspanyolca; Türkçe altyazıyla / Spanish with Turkish subtitles

78 Dünya Kupası, Paralel Bir Hikaye, daha önce hiç yayınlanmamış ifadeler, hikayeler arşiv dokümanları ile, futbol tutkusuyla yanıp tutuşan bir ülkedeki coşku ve eş zamanlı süren kanlı diktatörlüğün korkunçlukları yaşayan kurbanların öykülerini tüm zıtlıklarıyla bir arada ekrana taşıyor.
ARJANTİN FUTBOL KULÜBÜ/ARGENTINA FÚTBOL CLUB

Yönetmen / Director: Juan Pablo Roubio
Arjantin / Argentina, 2009, 85’, renkli / color
İspanyolca; Türkçe altyazıyla / Spanish with Turkish subtitles

Söylenen şarkılar. Atılan çığlıklar. Kitle isterisi. Arjantin futbol için yaşıyor. Boca Juniors ve River Plate arasındaki ezeli rekabet yalnızca spor ile ilgili değil; bu hiç bitmeyen bir kimlik çatışması ve  taraftarları arasında da sürüyor. Futbol, keskin sosyal ve ekonomik ayrımlarla karşı karşıya olan bu ülkenin fanatikleri için oyun, sağlamlık, güç ve birliği temsil ediyor. Bir gazeteci gözüyle çekilen film, Arjantin’e ve sevgili sporuna samimi bakışla bu eşsiz tutkuyu gözler önüne seriyor. Arjantin Futbol Kulübü’nü beyazperdeye taşıyan ünlü Arjantinli yönetmen Juan Pablo Roubio, senaryo ve prodüksiyonda Seattlelı sinemacı Gavin P. Sullivan ile iş birliği yapıyor.

SAN DİEGO’YA GİDEN YOL/THE ROAD TO SAN DIEGO

Yönetmen / Director: Carlos Sorín
Oyuncular / Cast: Ignacio Benítez, Carlos Wagner La Bella, Paola Rotela, Silvina Fontelles
Arjantin / Argentina, 2006, 98’, renkli / color
İspanyolca; Türkçe altyazıyla / Spanish with Turkish subtitles

Arjantinli yönetmen Carlos Sorín, ülkesinin hayalperest ve avarelerinin kurgusal tarihçisi olarak isim yapmış. Sorín’in Arjantin’in kırsalında geçen yol hikayeleri, Historias Mínimas ve Bombón: El Perro, bölgenin umutları ve çabalarından —ve dikkat çekici manzaralarından— çok daha fazlasını, yüzlerce belgeselden daha başarılı bir biçimde gözler önüne seriyor. Ünlülerin ilahlaştırılmasına, sözde belgesellere ve futbola zeki bir bakış açısı sunan San Diego’ya Giden Yol büyük olasılıkla yönetmenin en seyirci uyumlu çalışması. Arjantin’in unutulmuş kuzey ucunda yaşayan, taşralı ahşap işçisi Tati’nin sadece bir saplantısı vardır: Futbol starı Diego Maradona. Tati, sırtına futbolcunun forma numarasının dövmesini yaptırmış, hatta papağanlarına “Maradona” demeyi bile öğretmiştir. Efsanevi futbolcunun Buenos Aires’te —uyuşturucu, yemek ve alkol bağımlılığının kötü şöhretinin kurbanı olarak— hastaneye kaldırıldığını öğrenen Tati, ormanda bulduğu ve Maradona’ya benzer bir şekilde yonttuğu iyileştirici kökü ilahına vermek üzere başkente doğru bir yolculuğa çıkmaya karar verir. Sorín, Tati’nin taşradan büyük şehre – modern Arjantin’in bir ucundan diğerine – gidişini, Homer’in “Odise”si gibi spiritüel bir yolculuk olarak kurguluyor; bunu yaparken ülkede süregelen gerçekliği inkar edilemeyecek boyuttaki ekonomik krizi, baştan çıkarıcı kadınları, kuşkucuları ve kahramanları da eksik etmiyor. Komik ve samimi olduğu kadar Arjantin’in gerçeklerini de doğru bir biçimde perdeye taşıyan ve nefretten çok içtenlik, kötülükten çok güzelliklerle dolu San Diego’ya Giden Yol, o çok az bulunan “sosyal eleştiri” filmlerinden biri.

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Etkinlikler

“12 Punto TRT Senaryo Günleri”nde Ödüller Sahiplerini Buldu

Bu sene üçüncüsü düzenlenen “12 Punto TRT Senaryo Günleri” ödül töreni ile son buldu.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

12 Punto TRT Senaryo Günleri

TRT’nin bu yıl 3’üncüsünü gerçekleştirdiği “12 Punto TRT Senaryo Günleri” ödül töreni ile sona erdi. Törende konuşan TRT Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü İbrahim Eren, “12 Punto ile seçtiğimiz filmleri, önümüzdeki yıl tamamlandığında Türkiye’nin Oscar adayı olarak göreceğiz,” dedi.

Bu yıl 22-29 Haziran tarihleri arasında, 9 farklı ülkeden katılımla 3 ayrı platformda düzenlenen “12 Punto TRT Senaryo Günleri” ödül töreni ile sona erdi. TRT 2’den canlı yayınlanan ve TRT Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü İbrahim Eren’in ev sahipliğinde düzenlenen ödül törenine Oscar Adayı TRT Ortak Yapımı “Quo Vadis Aida?”nın yönetmeni Jasmila Zbanic, Oscar adayı TRT destekli Makedonya yapımı “Honeyland”in yönetmenleri Tamara Kotevska ve Ljubomir Stefanov ile Türk ve dünya sinemasından önemli isimler katıldı.

12 Punto’nun sadece Türkiye’de değil uluslararası alanda bir marka haline geldiğini söyleyen Eren, “Bu organizasyonun diğer festivallerden farklı bir yapısı var. Sadece ödül vermek, destek vermek değil, her aşamasında takip ettiğimiz projeler oldu. Geçen sene Karlovy’de destek verdiğimiz film bu sene Macaristan’da ana yarışmaya kaldı. Onu da gelecek sene Macaristan’ın Oscar adayı olarak görmeyi umuyorum. 12 Punto ile seçtiğimiz filmleri, önümüzdeki yıl tamamlandığında Türkiye’nin Oscar adayı olarak göreceğiz,” dedi.

“TRT’nin 60 yıllık birikimi ve Türk sinemasının geldiği nokta 12 Punto’yu oluşturdu”

TRT’nin 1964’te kurulduğu günden beri bağımsız sinema ve Türk sinemasına destek verdiğini, ancak uluslararası festivallerde bir paydaş olmasının ve bu festivallerde katılımcının ötesine giden bir ilişki içerisinde olmasının çok eskiye dayanmadığını belirten Eren, “Bugün burada iki kıymetli misafirimiz var; ‘Honeyland’ filminin yönetmenleri Ljubomir, Tamara ve ‘Quo Vadis, Aida?’nın yönetmeni Jasmila buradalar. Her ikisi de Oscar’a aday oldular. Sarajevo Film Festivali ile başladığımız destek yolculuğumuz üç sene önce 12 Punto TRT Senaryo Günleri çatısı altında birleşti. TRT’nin bugüne dek 60 yıllık birikimi ve Türk sinemasının dünyada geldiği nokta birleşerek 12 Punto TRT Senaryo Günleri’ni oluşturdu,” şeklinde konuştu.

“12 Punto’da seçilen filmler dünyanın en seçkin festivallerinde ödül alacak”

TRT’nin destek verdiği filmlerin geçtiğimiz yıl 200’den fazla festivalde yarışarak 140’tan fazla ödül aldığına değinen Eren, “Bunların hepsi bizim için gurur vesilesi. 2017’de destek verdiğimiz filmler geçen sene Oscar adayı olmuştu. Ben inanıyorum ki 12 Punto’da seçtiğimiz filmler de sadece Akademi Oscar ödüllerinde değil, dünyanın en büyük, en seçkin festivallerinde de ödül alacak, finale kalacak,” dedi.

Türkiye’de de kadın sinemacıların artmasını istiyoruz”

12 Punto’da bu sene bütün jüri üyelerinin kadınlardan oluşmasının bir sebebi olduğunu belirten Eren, “Sinemada, uluslararası festival filmlerinde, bağımsız sinemada kadınların rolü her zaman çok büyük. Biz Türkiye’de de kadın sinemacıların artmasını istiyoruz. Jürinin hepsi kadındı ama ödül alanlarda kadınların ağırlığı daha azdı. Ben inanıyorum ki önümüzdeki dönemde etkinliğe yarışmacı olarak daha fazla kadın senarist ve yönetmen katılacak. Jürinin bu şekilde seçilmesi bir nevi kadınlarımızı sinemaya teşvik etmek amaçlı” ifadelerine yer verdi.

12 Punto’nun usta katılımcılarına teşekkür

Organizasyona ilk günden beri destek veren sektörün ustalarına da teşekkür eden Eren, organizasyonun çok yeni olmasına rağmen sektörde çok büyük tecrübesi olan, uluslararası alanda kendini kanıtlamış ustaların 12 Punto TRT Senaryo Günleri’nde genç yönetmenlerle birlikte zaman geçirdiğini söyleyerek şunları ekledi:

“Bu projede ustalarla beraber emek veren, çaba sarf eden, ilk filmi için burada olan genç arkadaşlar bu iki haftanın sonunda başka bir insana dönüştüler ve ben geleceğe daha umutla bakabildiklerine inanıyorum. Bu vesile ile katılan tüm katılımcılara, yarışmacılara ayrıca ustalara da teşekkür ediyorum.”

Büyük ödüller sahiplerini buldu

Final töreninde bu yıl tamamı kadınlardan oluşan dünya sinemasının önemli beş ismi; Oscar Adayı TRT Ortak Yapımı “Quo Vadis Aida?” filminin yönetmeni Jasmila Zbanic, Ken Loach’un yapımcısı Rebecca O’Brien, Asya Pasifik Film Ödülleri Başkanı Tracey Vieira, Berlin Film Festivali Ortak Yapım Marketi Direktörü Martina Bleis ve dünyanın en önemli satış ajanslarından Memento’nun Alım Direktörü Sata Cissokho’nun yer aldığı jürinin değerlendirmesi sonucu; iki projeye Uluslararası Ortak Yapım Ödülü, dört projeye TRT Ortak Yapım Ödülü, dört projeye TRT Ön Alım Ödülü ve dört projeye verilen Proje Geliştirme Ödülleri açıklandı.

TRT Ortak Yapım Ödülleri, TRT Ön Alım Ödülü, Proje Geliştirme Ödülü ve TRT Uluslararası Ortak Yapım Ödülleri; TRT Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü İbrahim Eren, TRT Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Alcan, TRT 1 Kanal Koordinatörü Cemil Yavuz, TRT Sinema Müdürü Faruk Güven ve jüri üyesi Jasmila Zbanic tarafından kazanan projelerin sahiplerine verildi.

“12 Punto TRT Senaryo Günleri 2021” Ödül Alan Projeler

TRT Ortak Yapım Ödülü

  • Gün Yüzü / Hear the Yellow / Yönetmen: Banu Sıvacı / Yapımcı: Zeynep Koray
  • Rahmet / Grace for Sale / Yönetmen: Gözde Yetişkin, Emre Sert / Yapımcı: Suzan Güverte
  • Tereddüt Çizgisi / Hesitation Wound / Yönetmen: Selman Nacar / Yapımcı: Diloy Gülün, Burak Çevik
  • Ölüleri Yakma Cemiyeti / The Cremation Society / Yönetmen: Mahmut Fazıl Coşkun / Yapımcı: Gülin Üstün

TRT Ön Alım Ödülü

  • Can Kuşu / Aqua Vita / Yönetmen: Abdullah Şahin / Yapımcı: Halil Kardaş
  • Obruk / Sinkhole / Yönetmen: Seyid Çolak / Yapımcı: Seyid Çolak
  • Harabe / Ruin / Yönetmen: Senem Bay / Yapımcı: Senem Bay
  • 11 Yıldız Güneş ve Ay / The Sun The Moon and The 11 Stars / Yönetmen: Emir Külal Haznevi / Yapımcı: Emrah Özkan Tellioğlu, Emir Külal Haznevi

Proje Geliştirme Ödülü

  • Kurban / Sacrifice / Yönetmen: İsmail Güneş / Yapımcı: Aynur Güneş, İsmail Güneş
  • Battal / Battal / Yönetmen: Semih Gülen, Mustafa Emin Büyükcoşkun / Yapımcı: Arda Çiltepe
  • Gülizar / Gulizar / Yönetmen: Belkıs Bayrak / Yapımcı: Ayşe Şahinboy Doğan
  • Sus Payı / Hush Money / Yönetmen: Erden Kıral / Yapımcı: Murat Bayar

TRT Uluslararası Ortak Yapım Ödülü

  • Meryem (Azerbaycan) / Yönetmen: Elçin Musaoğlu / Yapımcı: Suat Köçer
  • Man vs. Flock (Kuzey Makedonya) / Yönetmen: Tamara Kotevska / Yapımcı: Zeynep Atakan
Okumaya Devam Et

Etkinlikler

Nitelikli Belgeseller Yeniden İstanbul’da

Documentarist İstanbul Belgesel Günleri heyecan verici bir programla salonlara dönüyor.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Documentarist İstanbul Belgesel Günleri, pandemi arasından sonra 6-11 Temmuz’da salonlarda 14. yılını kutluyor. 3 Temmuz’da ise bugüne kadar festivalde ödül kazanan filmler bir hafta boyunca ücretsiz izlemeye açılıyor. Festivalin bu seneki Onur Konuğu, geçtiğimiz haftalarda Berlinale’de Teddy Ödülü’nü kazanan Eliane Raheb.

Documentarist İstanbul Belgesel Günleri pandemi arasından sonra yakın dönemin nitelikli belgesellerinden oluşan heyecan verici bir programla salonlara dönüyor. Bu sene 14. kez gerçekleşen festival çevrimiçi bir bölümle başlayacak, ardından Beyoğlu civarındaki mekanlarda gerçekleşecek gösterimler ve yan etkinliklerle müdavimlerine belgeselle dolu bir hafta yaşatacak. Çevrimiçi bölümde, festival tarafından on yıldır dağıtılan Johan van der Keuken Yeni Yetenek Ödülü‘nü kazanmış filmler 3-9 Temmuz tarihleri arasında Sahneport.com platformu üzerinden dünyanın her yerinde izlenebilecek. Ardından, son dönemin öne çıkan yerli ve yabancı belgesellerinden oluşan geniş bir program 6-11 Temmuz’da salonlarda seyirciyle buluşacak.

Documentarist 14. İstanbul Belgesel Günleri‘nin Onur Konuğu, son filmiyle geçtiğimiz haftalarda Berlinale’de Teddy Ödülü’nü kazanan Lübnanlı tanınmış belgeselci Eliane Raheb. Raheb’in “Miguel’in Savaşı” (Miguel’s War, 2021) adlı yeni filmi, Berlinale’nin en çok ses getiren filmleri arasında yer almış ve Teddy Ödülü’nün yanısıra Seyirci Ödülleri’nde de ikinci olmuştu.

Eserleri Rotterdam, San Sebastian, Berlinale gibi büyük festivallerde gösterilen, bir çok belgesel festivalinden ödüllerle dönen Raheb, filmlerinde Lübnan’ın toplumsal fay hatlarını, yakın tarihte geçirdiği travmaları ve yüzleşmekten kaçındığı sorunları odağına alan bir belgeselci. Aynı zamanda belgesel eğitmeni ve Beyrut’un aktif bağımsız sinema kurumu Beirut DC’nin kurucularından biri. Festivalde Raheb’in son filminin yanısıra iki uzun metrajlı filmi daha gösterilecek: “Uykusuz Geceler” (Sleepless Nights, 2012) ve “Geride Kalanlar” (Those Who Remain, 2016).

Bu seneki Documentarist programında ‘XR: Yokoluş İsyanı‘ başlıklı bölüm öne çıkarken, içinde yaşadığımız küresel ekoloji krizinin muhtelif biçimlerine, kapitalist sömürü düzeni ile bağlantısına ve bu alanda verilen mücadelelere dair belgeseller programda geniş bir yer kaplıyor. Festivale Türkiye’den başvuran 150’den fazla film arasından seçilmiş geniş bir Türkiye Panorama bölümü ise, bir çoğu seyirciyle ilk kez buluşacak yerli belgesellerden oluşuyor. Bu bölüme ilk veya ikinci filmleriyle seçilen yönetmenler, her sene olduğu gibi Johan van der Keuken Yeni yetenek Ödülü‘ne aday olacak. JvdK Yeni Yetenek Ödülü’nün bu yılki jürisi Tarabya Kültür Akademisi sanat yönetmeni Pia Entenmann, yapımcı Armağan Lale, sinema yazarı Ayça Çiftçi, müzik yazarı akademisyen Feyzi Erçin ve geçen sene ödülü kazanan Ardin Diren‘den oluşuyor.

IDFA, Berlinale, Visions du Reel gibi saygın festivallerin programlarından seçilmiş uluslararası bir seçkiyi ise Maricke Nieuwdorp (Hollanda), Nadia Meflah (Fransa) ve Ahmet Gürata‘dan (Türkiye) oluşan FIPRESCI jürisi değerlendirecek ve bir filme Eleştirmenler Ödülü verecek.

Festivalin Uluslararası Panorama bölümü, yine dünya festivallerinden özenle seçilmiş ve Türkiye’de ilk kez gösterilecek belgesellerden oluşuyor.

Documentarist 14. İstanbul Belgesel Günleri‘nde film gösterimleri Pera Müzesi, Fransız Kültür Merkezi ve Arter‘de yapılacak. Hollanda Kraliyeti, İsveç Başkonsolosluğu, İsviçre Başkonsolsoluğu, Goethe Enstitüsü, Portekiz Elçiliği ve Fransız Kültür Merkezi’nin desteği, Pera Müzesi, Arter, Aynalı Geçit, Avam Kahvesi, Bova ve Zeytuna’nın işbirliği gerçekleşen festivalin dijital yayın sponsorluğunu Sahneport.com üstleniyor.

Okumaya Devam Et

Etkinlikler

“12 Punto TRT Senaryo Günleri” Yarın Başlıyor

Etkinlikler İstanbul Feriye Sineması’nda gerçekleşecek.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

TRT’nin bu yıl üçüncüsünü gerçekleştireceği “12 Punto TRT Senaryo Günleri” dünyanın önemli sinemacılarının katılımıyla 22-29 Haziran tarihleri arasında düzenlenecek.  

Sinema ile ilgilenen herkes için okul olma özelliği taşıyan 12 Punto, bu yıl da sinema ustalarını bir araya getirerek Türk sinemasına katkı sağlayacak. Dünyadan da önemli isimlerin katılacağı 12 Punto’da paneller, masterclasslar, söyleşiler ve sunumlar gerçekleştirilecek.

Sinema ile ilgilenen herkesin merakla beklediği “12 Punto TRT Senaryo Günleri”nin etkinlik takvimi açıklandı. Bu yıl üç ayrı platformda gerçekleştirilecek “12 Punto TRT Senaryo Günleri”nde, uluslararası birçok etkinlik ve toplantı çevrim içi yapılacak. Bu çevrim içi etkinliklerin bir bölümünü izleyiciler sosyal mesafeye uygun bir biçimde İstanbul Feriye Sineması’nda izleyebilecek.

TRT 2’de her akşam canlı yayın ve özel programlar

TRT 2, 22-29 Haziran tarihleri arasında “12 Punto TRT Senaryo Günleri”ne özel olarak her akşam canlı yayınları ve özel içerikleriyle sinemaseverleri ekran başına çağıracak. Saat 19.00’da başlayacak yayınlarda “12 Punto’da Neler Oluyor?” ve “12 Punto’da Yarın” isimli programlar etkinlikle alakalı bilgi akışı sağlayacak. “12 Punto Film Saati” kuşağında Nuri Bilge Ceylan’ın her biri bir yönetmenlik dersi niteliğindeki kamera arkası belgeselleri gösterilecek. Ahlat Ağacı filminin kamera arkası görüntülerinden oluşan 3 bölümlük “Ahlat’ın Yolculuğu” ve Kış Uykusu filminin kamera arkası görüntülerinden oluşan “Uzun Sürmüş Bir Kış” belgeselleri TV’de ilk kez TRT 2’de gösterilecek. “12 Punto Film Saati” kuşağında TRT Ortak Yapımı filmler Honeyland, Kapan ve Odaklan Babaanne gösterimleri olacak.

Her akşam özel röportajlar ve masterclasslar’ın da yer alacağı program, 29 Haziran Salı akşamı yayınlanacak kapanış programı ile son bulacak.

Dünyanın önde gelen sinemacılarının katılımlarıyla gerçekleştirilecek panel ve masterclass programı şu şekilde;

22 Haziran Salı

  • Panel: Film Endüstrisinde Satış Ajanslarının Rolü
  • Konuşmacılar: Sata Cissokho (Alım Direktörü), Zeynep Atakan (Yapımcı)
  • Yer: Sinema Feriye
  • Saat: 11.00
  • Masterclass: Bir Ken Loach Filmi Yapmak
  • Konuşmacı: Rebecca O’Brien (Ken Loach Filmlerinin Yapımcısı)
  • Yer: Sinema Feriye
  • Saat: 17.00
  • Gösterim: Ben, Daniel Blake (Yönetmen: Ken Loach)
  • Yer: Sinema Feriye
  • Saat: 18.30

23 Haziran Çarşamba

  • Panel: Engelleri Aşmak: İlk Filmimi Nasıl Yaptım?
  • Konuşmacılar: Müge Özen (Yapımcı), Hilal Çelenk (Senarist), Orçun Köksal (Yönetmen), Bekir Bülbül (Yönetmen)
  • Yer: Sinema Feriye
  • Saat: 14.00

24 Haziran Perşembe

  • Masterclass: Uluslararası Ortak Yapımlar ve Ortak Yapım Marketleri
  • Konuşmacı: Martina Bleis (Berlin Film Festivali Ortak Yapım Marketi Direktörü)
  • Yer: Sinema Feriye
  • Saat: 14.00
  • Masterclass: Ortak Yapımların Yol Haritası
  • Konuşmacılar: Lise Lense-Møller (Kurslar Direktörü), Sezgi Üstün San (Yapımcı)
  • Yer: Sinema Feriye
  • Saat: 17.00

25 Haziran Cuma

  • Gösterim ve Söyleşi: Bal Ülkesi
  • Katılımıyla: Tamara Kotevska (Yönetmen), Ljubomir Stefanov (Yönetmen)
  • Yer: Feriye Bahçesi
  • Saat: 18.30

26 Haziran Cumartesi

  • Masterclass: Bal Ülkesi’ni Nasıl Yaptık?
  • Konuşmacılar: Tamara Kotevska (Yönetmen), Ljubomir Stefanov (Yönetmen)
  • Yer: Sinema Feriye
  • Saat: 16.00
  • Gösterim ve Söyleşi: Quo Vadis, Aida?
  • Katılımıyla: Jasmila Zbanic (Yönetmen), Damir Ibrahimovic (Yapımcı)
  • Yer: Feriye Bahçesi
  • Saat: 18.30
Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik

Popüler