Bizimle İletişime Geçin

Uncategorized @tr

Sinema Clint’i Seviyor!

Yayınlandı

tarihinde

Oyuncu, yapımcı, müzisyen ve şimdi bahsedeceğimiz Mystic River gibi bir sürü diğer güzel filmin yönetmeni Clint Eastwood kadar sinemaya yakışan onunla bu kadar bütünleşmiş başka bir sinemacı var mı?

-Zannetmiyorum.

Mystic River, Unforgiven ve Grantorino da olduğu gibi kendi adaletini sağlamaya çalışan bir grup insanın hikâyesini olabilecek en gerçek biçimde anlatıyor. Filmi zaman akışını bozmadan dışardan birini hatırlayabileceği kadar kısa ve kabadayı bir üslupla aktarıp bizi gerçeği bilen ama söyleyemeyecek insanlar haline getiriyor.

Mystic River uzaktan ancak tekdüzelik olarak görünenin ardındaki ortaya çıkmayan gerçekleri araştırma ve gerçeği öğrenme isteğimizi yerle bir ediyor. “Benim adaletim benim bildiğim doğrularla sağlanır.” savına göz yummaya zorlanıyoruz. Sade vatandaşlar olarak gerçeği öğrenmekten korktuğumuz için fazla üstelemiyoruz. Bakışlarda kalıyor ancak bildiklerimiz ve baskın düzene razı oluyoruz.Güçlünün güçsüzü ezmesini içten içe destekliyoruz; çünkü bizde güçlü olalım istiyoruz.Ya da Mystic River’daki erkeklerinin güçlü olmasının güven verdiği kadınlar gibi sessiz kalarak ve kendimizi bu duruma uydurmaya çalışarak güvende olmaya çalışıyoruz.   Bu da güçlünün kendini haklı hissetmesine neden oluyor. Benim kızım öldü her şeyi yapmaya hakkım var diye düşünüp yalan yanlış bilgiler ve şüpheler ışığında olayları ‘deli ile devletli bildiğini yapar’ diyerek olayları aydınlatmaya çalışırken Sean Penn ( Jimmy Marcum) kendi yarattığı katili buluyor. Film bu anlamda diğer Hollywood filmlerinden ayrılarak başkahramanına katili kendin arama diyerek Amerika polisi işini iyi yapıyor mesajını da alt metine sıkıştırıyor.

Jimmy’nin sıradan- just -kabadayı olması bakımından herkesi klişe olarak nitelediği benzetmeler,  “ O arabada sen olsaydın ben olsaydım.” gibi diyaloglar bence çok da göze batmamalı. Sokaktaki adamın hayatın gerçek anlamını kendisinden başka kimsenin bilmediği havalarda dolaşmasının sonucu klişelere başvurması çok da rastlanmadık bir durum değil. Ben asıl sıradan bir insandan Shakespeare cümleleri beklemelerini anlayamıyorum.

Filmde geçmişten bahsediliyor ama flashback kullanılarak dinamik tutulabilecekken bilinçli olarak daha çok karakterlere vurgu yapılmış olayların kıyısında kalan polis departmanında çalışan Sean bile geçmişi ile yüzleşmek değil de barışmak isteyen ve bunun her şeyi yapan tamamıyla geçmişe takılı insanı çok güzel temsil ediyor. Filmde Ahmet Ümit romanlarındaki gibi kıyıda kalan sadece katil olmuş.

Oyunculukların kalitesi ve bunun sonunda haklı olarak Sean Penn ve Tim Robbins in aldığı Oscarlar ve Clint Eastwood’un bence filmin havasına çok uyan havadan çekimleri dışında, Mystic River ın en sevdiğim yeri Jimmy’nin kiliseden çıktıktan sonra duyduğu polis sirenlerini merak edip ne olduğunu görmeye gittiği sekans.

2 sn önce başkası olduğu için sadece merak ettiği olayın aslında kendi başına geldiğini öğrendiğindeki çığlığı ve kızının cenaze işlemleri için gittiği yer filmin en gerçekçi anı. “Gerçek bir olaydan uyarlanmıştır” ibaresi olmamasına rağmen o iki sahne bize bir yerlerde bu olayların gerçekleşme ihtimalini fısıldıyor. Ve Mystic River da dönüp dolaşan aynı soruyu bize de soruyor.

Onu en son ne zaman gördün?

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Günün Haberi

93. Oscar Ödül Töreni Tren Garında Düzenlenecek

Tören 25 Nisan’da!

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

93. Oscar Ödül Töreni Tren Garında Düzenlenecek

Adayları geçtiğimiz gün belli olan 93. Oscar Ödülleri’nin merakla beklenen ödül töreni tren garında düzenlenecek.

Geçtiğimiz haftalarda seyirci katılımıyla düzenleneceği açıklanan 93. Oscar Ödül Töreni‘nin bir kısmı tren garında gerçekleşecek. 25 Nisan tarihinde düzenlenmesi planlanan töreninin, COVID-19 önlemleri kapsamında bu karara varıldığı da yapılan açıklamalar arasında.

Törenin geleneksel olarak yapıldığı Dolby Tiyatrosu‘nun yanında Los Angeles şehir merkezindeki geniş tren garında (Union İstasyonu) düzenleneceği, Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi Başkanı David Rubin tarafından e-posta ile açıkladı.

Salgın hastalıktan korunmak için geniş boşlukları ve mekanları mercek altına alan akademi, seyirci katılımı ile gerçekleşecek olan törenin detayları hakkında henüz açıklamada bulunmadı.

Okumaya Devam Et

Film

Emma Corrin’in Yeni Projesi Belli Oldu

Laure de Clermont-Tonnerre yönetecek.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Emma Corrin'in Yeni Projesi Belli Oldu

The Crown’ın 4. sezonunda hayat verdiği Prenses Diana rolüyle parlayan Emma Corrin’in gelecek projesi belli oldu.

Son zamanların dikkat çeken oyuncularından Emma Corrin‘in yeni projesi belli oldu. Konuşulan isim, D. H. Lawrence tarafından 1928 yılında yayınlanan Lady Chatterley’s Lover kitabının film uyarlamasında başrolü üstlenecek. Pennyworth dizisi ile güzel bir çıkış yakalayan Emma Corrin, Netflix’in çok sevilen ödüllü dizisi The Crown’ın 4. sezonunda hayat verdiği Prenses Diana rolüyle parladı.

Daha önce bir kere sinemaya, bir kez de diziye uyarlanan kitabın yeni film uyarlamasını, Laure de Clermont-Tonnerre yönetecek. Filmin senaryosunu ise Life of Pi’nin senaristi David Magee kaleme alacak.

Detaylı bilgilerin henüz açıklanmadığı film, doğuştan varlıklı bir aileden gelen talihli Lady Chatterley adındaki genç bir kadının yaşadıklarına odaklanacak. Şimdiden meraklandıran film, evlendiği adama evlendikten sonra aşık olan Lady Chatterley’nin avcı bir adamla yaşadığı aşkı ekranlara taşıyacak.

Okumaya Devam Et

Liste

Amazon Prime’da Kaçırılmaması Gereken 10 Dizi

En iyiler!

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Dünya genelinde 150 milyon abonesi olan, köklü stream platformu Amazon Prime’da kesin izlemeniz gereken 10 diziyi listeledik. İyi seyirler!

Community (2009–2015) IMDb 8,5

Diplomasının sahte olduğu ortaya çıkan Jeff Winger üniversiteye geri gönderilir ve burada en az kendisininki kadar şüpheli geçmişe sahip öğrenci ve öğretmenlerle tanışır. Lisans diploması iptal edilen avukat Jeff Winger, üniversiteye geri döner ve burada birkaç tuhaf tiple bir çalışma grubu kurar

Upload (2020– ) IMDb 8,0

Upload konusu, yakın geleceği ele alıyor. Dizide sanal gerçeklik hizmeti veren şirketin müşteri hizmetlerinde çalışan Nora ve arkadaşı Nathan’ın yaşadıklarını anlatılıyor.

Yakışıklı ve parti sever Nathan, kendi sürdüğü arabanın kaza yapması sonucu ağır yaralanır. Nathan’ın kız arkadaşı Nathan’ı ölümden sonra yaşamı deneyimlemek için Nora’nın çalıştığı sanal gerçeklik şirketindeki sanal gerçeklik dünyasının içine gönderir.

Counterpart (2017–2019) IMDb 8,1

Counterpant, çalıştığı şirkette paralel evrene açılan bir kapı olduğunu keşfeden bir adamın hikayesini konu ediyor. Howard Silk, Birleşmiş Milletler’e bağlı Berlin merkezli bir casusluk ajansında çalışmaktadır. Neredeyse 30 yıldır aynı şirkette çalışan Howard, tam olarak ne iş yaptığını bilmemektedir.

Fleabag (2016–2019) IMDb 8,7

Fleabag dizisinin temelini genç bir kadının insanlar ile olan ilişkilerini anlatması oluşturuyor. Takma isim olarak Fleabag adını kullanan genç bir kadının 30’lu yaşlarını sürdürürken hayatında gerçekleşen olayları aktaran bu dizi Londra’da geçmektedir.

Carnival Row (2019– ) IMDb  7,9

Carnival Row, Pact ve Burgue isimlerindeki iki ülkenin Peri Diyarı’nın hakimi olabilmek için verdiği savaş ile başlıyor. Savaşın kazananı Pact olduktan sonra da periler için zulümle dolu bir yönetime geçiliyor. Mitolojik canlıların insanlardan korktukları için temel özgürlükleri kısıtlanıyor

The Mentalist (2008–2015) IMDb 8,1

Kaliforniya Araştırma Büro’sunda (CBI), Lisbon’ın (Robin Tunney) önderliğinde ve gizemli cinayetleri çözmeye çalışan bir ekibe dahil olur ve kabiliyetini CBI’a verilen davaların sonuca ulaştırılması için kullanır. Fakat artık hayattaki tek amacı, karısı ve kızını öldüren Red John’dan intikamını alabilmektir.

 The Marvelous Mrs. Maisel (2017– ) IMDb 8,7

The Marvelous MrsMaisel 1960’lı yıllarda, New York City’de geçiyor. Şehrin lüks semtlerinden birinde eşi ve iki çocuğuyla birlikte yaşayan Miriam “Midge” Maisel hayatta istediği her şeye sahiptir. Ancak bir gün tesadüf eseri, hiç bilmediği bir yeteneğe sahip olduğunu keşfeder ve bu gelişme hayatını derinden sarsar.

The Americans (2013–2018) IMDb 8,4

The Americans; Soğuk Savaş döneminde 1980’li yılların başlarında, Ronald Reagan’ın ABD başkanlık koltuğuna geçmesinin hemen ardından; Washington, DC’de bir banliyöde çevreye iki Amerikalı görünümü veren ancak gerçekte iki KGB ajanı olan evli bir çiftin hikâyesini anlatıyor

Hannibal (2013–2015) IMDb 8,5

Dr. Hannibal Lecter’ın çaylak FBI ajanı Clarice Starling’in büyük hatası sonucu hücresinden kaçışının üzerinden yedi yıl geçmiştir. Dr. Lecter, bu kaçışının ardından Floransa’ya gidip yerleşmiş hayatın tadını çıkarmaktadır; fakat Clarice Starling hala Dr. Lecter ile yedi yıl önce en yüksek güvenlik önlemlerinin olduğu tehlikeli deliler koğuşunda yaptığı görüşmeyi unutmamıştır.

Dr. Lecter’ı unutmayan biri daha vardır: Mason Verger. Dr. Lecter’ın eski bir kurbanı olan Mason Verger onun elinden güçlükle kurtulmuştur. Verger domuz besiciliğiyle kendine bir imparatorluk yaratmıştır ve de Dr. Lecter’dan intikam alma duygusuyla yanıp tutuşmaktadır. Dr. Lecter yüzünden bir soluk makinesine bağlı yaşamak zorunda kalan Verger’in zenginliği sayesinde elinde çok geniş imkanlar vardır ve kendi kurduğu dünyada en ufak bir hareketi bile hissetmektedir. Mason Verger sonunda Dr. Lecter’ı nasıl tuzağa düşüreceğini bulur. Dr.Lecter’a onun için dünyanın en değerli ve en zarif yemini sunacaktır. Verger’in bu yemi Dr. Lecter’a sunmasında Clarice Starling’i kendinde bir saplantı haline getiren FBI başmüfettiş yardımcısı Paul Krendler da ona yardım edecektir.

Mozart in the Jungle (2014–2018) IMDb 8,2

Mozart in The Jungle’ın konusu New York Senfoni Orkestrası’nın emektar Şefi Thomas’ın yerine dönemin en başarılı, genç şefi Rodrigo’yu getirmesi üzerine şekilleniyor. … Bunların yanında New York Senfoni Orkestrası’nda yer almak için can atan obuacı Hailey’in hayatı dizide anlatılıyor.

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik

Popüler