Bizimle İletişime Geçin

Sinema Kitapları

Sinema beyhude bir çaba mı?

Yayınlandı

tarihinde

Sinema üzerine iki kitap yazan Sadık Yalsızuçanlar Dünyanın Orta Yeri Sinema’da neler söylüyor?

Sinemanın üstadı Tarkovski, ruhsuz sanatın kendi trajedisini içinde taşıdığını söyler. Buna katılmamak elde değildir. Çünkü sanat, özelde sinema bu trajedinin çatışmasından beslenir. Eğer çağ belirli bir ruhsuzluğa egemen olsa bile, sanatçı bu ruhsuzluk içinde belirli bir tinselliği talep etmeli ve bu talep doğrultusunda çalışmalıdır. Yoksa ortaya konan ürün, modern çağın kaba görselliğe dayanan görüntü akışından başka bir şey olmayacaktır.

Bu doğrultuda baktığımızda çekilen tüm filmlerin belirli bir tinselliği barındırdığını söyleyebilir miyiz? Kuşkusuz hayır. Peki, neden yarına kalan filmlerin ortak paydası sonsuzluğu, insanın nedensel varlığını içermesidir? Dünya hayatı bir oyun ve oyalanmadan başka bir şey değil midir? Bu oyunun içinde sinema nerededir? Sadece hayatın yansımasında mı etkindir yoksa hayatın varlık anlamı üzerinde bize yol mu gösterir? Yoksa sinemaya gereğinden fazla mı anlam yüklüyoruz?

Sinema üzerine sorular ve cevaplar

Sadık Yalsızuçanlar’ın Dünyanın Orta Yeri Sinema adlı kitabını okurken bu soruları sordum. Daha önce Rüya Sineması adlı eseriyle bizi sinema üzerine farklı okumalara sevk eden yazar bu kitabında da sinemayı dert edinen insanları sorularla baş başa bırakıyor. İyi de ediyor.

Sadık Yalsızuçanlar sinemanın varlık nedeni üzerinde duruyor ve okurları farklı alt metinlere doğru sürüklüyor. Sinemanın varlığını, bu noktada, Hakikat’in isimlerinin yansıması olarak açıklayabiliriz. Güzel şeylerin anlamı sadece kendi salt görüntüsüyle değil de Hakikat’in yeryüzüne yansıyan görüntüler eşliğinde okumak daha doğru bir okuma olacaktır, hem de bizde farklı kapılar açacaktır.

Zuhur ve Sinema adlı bölümde insan-eşya-sinema üçgeni içinde ele alınan yazılar var. Buradaki yazılar bizi sinemanın amacı üzerine düşünmemizi salık veriyor. Biliyoruz ki, sinema insanın süslediği bir imge sanatıdır. İmgeyi ortaya koyan yönetmen de bunu eşyalar üzerinden vermeye çalışır. İnsandan daha uzun yaşayan eşya da hakikate ulaşmada, görsel alandaki en önemli metafordur. İşte burada, yukarıda bahsettiğim yönetmenin bakış açısı devreye giriyor; yönetmen anlatmak istediğini eşya üzerinden tinsel bir çabayı anlamaya mı sürükleyecek yoksa var olan durumları sıradan görüntüler üzerinden mi paylaşacak bizimle. Bu bölümdeki yazılar sinemadaki bu önemli üçgeni değerlendiriyor.

Binden fazla senaryo yazan senarist

Bir başka bölümde, Yeşilçam sinemasına genel bir bakış atılırken, binden fazla senaryoya imza atan Bülent Oran’la yapılmış samimi bir röportaj var. Yeşilçam’ın iç dünyasını, işleyen yapısını görmek adına önemli bir röportaj bu. Sonraki bölümlerde ise yazar günümüz sineması ve dizileri değerlendiriyor. Son dönemde vizyona giren Türk filmleri, hayatımızın prime time’nı ele geçiren diziler çeşitli sinema ve televizyon eleştirmenleri tarafından farklı açılarla değerlendiriliyor.  Bu değerlendirmeler oldukça kıymetli. Zira, birçok insanın vakitlerini sadece ama sadece merak duygusuyla çalan dizilerin işlevini, sonuçlarını artık tartışmamız gerekiyor. Diziler kendi kısır döngüsünde sayılarını gün geçtikçe artırırken bunlara müptela olan insan sayısı da artmaktadır.  Peki, bu önemli meseleyi ne zaman masaya yatıracağız?

Hollywood kahramanlar fabrikası!

Bir diğer bölüm Batı Sineması başlığını taşıyor. Burada İhsan Kabil’in En Kahraman Amerikan Sineması Hep Zafer Peşinde adlı yazısı oldukça önemli. Yazısında Kabil, Amerikan sinemasının kahraman üretme biçimlerini ve bunun neden tüm dünyaca kabul edildiğine dair fikirlerini paylaşıyor bizimle. Amerikan filmlerinde neden genellikle kahraman olduğunu, bunların üretilirken daha çok nelere dikkat edildiğini, kahramanlarla öteki arasındaki ilişkiyi düşünmemiz açısından ufuk açıcı bir yazı…

Dünya’nın Orta Yeri Sinema, sinemanın varlık sebebini sorgulamamız adına önemli bir kitap. Görüntünün, görmenin geçtiğimiz yüzyıla göre daha ön planda olduğu günümüzde, bu sorgulamaya ihtiyacımız var.

 

Sedat Palut

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Etkinlikler

Perspektif’in Temmuz dosyası: “Göç ve Sinema”

Perspektif Dergisi Temmuz ayında “Göç ve Sinema” dosyasıyla yayınlandı.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Batı Avrupa’da milyonlarca Türk kökenli yaşıyor. Bu kesim, aynı zamanda sinema sektörüne de “göç sineması” ile farklı bir hareketlilik getirdi. Perspektif Dergisi’nin temmuz sayısı bu hareketliliği mercek altına alan “Göç ve Sinema” dosyasıyla yayınlandı.

“Yersiz-Yurtsuzluktan Evrenselliğe: Göç Sineması”. Fırat Çakkalkurt’un Perspektif’in “Göç ve Sinema” başlıklı dosyasının giriş yazısı için kaleme aldığı makale bu başlığı taşıyor. Bu başlık aynı zamanda, işgücü göçünün ardından Batı Avrupa’da yerleşik hale gelmiş sayısız insanın sinema alanında yaşadığı değişimi de özetler nitelikte.

Göç sinemasının, “üçüncü sinema” ve “aksanlı sinema” gibi kavramlarla da ifade edildiğini belirten Çakkalkurt, göç sinemasında eleştirel farkındalığın yüksek olduğunu vurguluyor. Çakkalkurt’a göre göç sineması, ana akıma mesafeli bir sinema türü. Çakkalkurt göç sinemasının bu yönüyle ulusal sinema kavramının boş bıraktığı alanda tamamlayıcı bir rol oynadığı görüşünde.

Dosyaya “Göçün Görsel Kültürü” başlıklı bir makaleyle katılan Dr. Ömer Alkın ise merceği “göç sineması”nın üreticilerine çeviriyor. Genç film yapımcılarının karşılaşacağı zorluklarla mücadele edebilmeleri için uygun şekilde düzenlenmiş bilgi kültürüne ve erişim kaynaklarına dâhil edilmeleri gerektiğini söyleyen Alkın, sinema ile ilgilenen göç kökenlilerin, sektöre erişimdeki zorluklarına değiniyor.

Dosyada Avrupalı Türklerin sinema tercihleri de araştırma konusu edilmiş. Meltem Kural “Avrupalı Türkler Ne İzliyor” başlığıyla kaleme aldığı yazıda Berlin merkezli film dağıtım şirketi AF Media’nın sahibi Ali Fidan’ın görüşlerini paylaşıyor.

Senarist ve yönetmen Yasemin Şamdereli ve Haluk Piyes gibi isimlerle söyleşilerin yer aldığı dosyada bütün yazılara buradan ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Sinema Kitapları

Nuri Bilge Ceylan’ın Kitabı “Bir Zamanlar Anadolu’da” Raflarda

Nuri Bilge Ceylan‘ın Bir Zamanlar Anadolu’da kitabı Doğan Kitap tarafından yayımlandı.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Nuri Bilge Ceylan‘ın Bir Zamanlar Anadolu’da kitabı Doğan Kitap tarafından yayımlandı.

2011 yılında çektiği Bir Zamanlar Anadolu’da filmiyle Cannes Film Festivali’nde Büyük Ödülü kazanan Nuri Bilge Ceylan’ın aynı adlı kitabı Doğan Kitap tarafından yayımlandı.

Dünyanın en iyi filmleri arasında yer alan ve Türk sinemasını güçlü bir şekilde temsil eden Bir Zamanlar Anadolu’da filmi, bir doktor ile bir savcının 12 saatlik gerilimli öyküsünü beyaz perdeye aktarmıştı.

Senaryonun çekime başlanmadan önceki orijinal halini derleyen kitapta ayrıca, film hakkında yurtiçi ve yurtdışında yazılan sayısız yazılardan bir seçki, söyleşiler ve yönetmenin kurgu sırasında tuttuğu günlükleri de içeren geniş bir derleme mevcut.

Okumaya Devam Et

Manşet

Robert McKee’nin Kitapları Yeniden Türkçe’ye Çevrildi

Senaryo hocası Robert McKee’nin kitapları yeniden Türkçe’ye çevrildi.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Senaryo hocası Robert McKee’nin kitapları yeniden Türkçe’ye çevrildi.

Dünyaca ünlü senaryo hocası Robert McKee’nin Story ve Diyalog kitapları yeniden Türkçe’ye çevrildi. Fırat Çakkalkurt editörlüğünde Story kitabı Hikâye başlığıyla çevrilirken, Aslı Yazır tarafından Türkçeleştirilen Diyalog kitabı ise bu hafta raflardaki yerini alıyor.

İstanbul Medya Akademisi Yayınları etiketiyle piyasaya çıkan Hikâye, 2011 yılında Plato Yayınları tarafından basılmıştı. Senaryo yazmanın inceliklerini bu kitapta anlatan McKee şimdiye kadar 50 binden fazla öğrenciye senaryo yazmanın inceliklerini anlattı. Birçok televizyon yazarına, film yapımcısına, senariste, edebiyatçıya, reklamcıya, metin yazarına, aktöre, prodüktöre, yönetmene ve oyun yazarına ilham kaynağı oldu. Öğrencileri şimdiye kadar 27 Oscar, 140’tan fazla Emmy ödülü kazandı. Akıl Oyunları, Yüzüklerin Efendisi, Arabalar, Cindrella Man, Da Vinci’nin Şifresi, Shrek, Karayip Korsanları, X Men, Kayıp Balık Nemo gibi kapalı gişe oynayan filmlerin, Friends, Frasier, Seinfeld gibi dünya çapında popüler televizyon dizilerinin altında onun öğrencilerinin imzası var.

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik

Popüler