Bizimle İletişime Geçin

Türkiye

Simurg: Hayata Dönemeyenlerin Belgeseli

Yayınlandı

tarihinde

Hayat Dönüş operasyonunda hayatı kararan mahkumların hikayeleri belgesel film oldu.

Adana Altın Koza Film Festivali’nde yarışacak olan, Hayat Dönüş Operasyonu’ndan daha önce yayınlanmayan görüntülerin yer aldığı film Simurg’un fragmanı hazır…

Simurg: Hayata Dönemeyenlerin Belgeseli

Hayata Dönüş operasyonuyla hayatı ellerinden alınan insanların, küllerinden yeniden doğmasını konu alan belgesel film Simurg gerçek görüntülere de dayanıyor.Küllerinden yeniden doğran insanların hayatını belgelemek için uzun zaman uğraşan Ruhi Karadağ, “Simurg” adlı belgesel filmiyle Türkiye’nin karanlık bir zamanını gün ışığına çıkaraıyor.

Başta Bayrampaşa olmak üzere Ümraniye, Çanakkale ve Çankırı cezaevlerinde jandarma ve mahkûmların hayata dönüş operasyonunda “çektiği görüntüler, ilk kez ‘Simurg’ adlı yarıbelgesel filmle gün ışığına çıktı. Belgeselde, mahkûmların çektiği görüntüler kullanıldı.

Habertük’ten Özlem Yımaz’ın haberine göre; “Hayata Dönüş” operasyonları sırasında başta Bayrampaşa olmak üzere Ümraniye, Çanakkale ve Çankırı cezaevlerinde jandarma ve mahkûmların çektiği görüntüler, ilk kez gazeteci-yönetmen Ruhi Karadağ’ın ‘Simurg’ adlı belgesel filmiyle gün ışığına çıktı. O yıllarda yayınlanması yasak olan görüntülerde, eylemin çeşitli aşamalarında ölüm orucu koğuşlarından manzaralar yer alıyor. Cannes, Venedik, Locarno gibi film festivallerine de gönderilen yarı-belgeselde, ölüm oruçlarına katıldıkları için ‘Korsakoff’ hastalığına yakalanan 6 mahkûmun öyküsünü temel alarak 14 yıllık bir sürece ışık tutan Karadağ, “Ülke, ölüm oruçları nedeniyle kötü bir sınav verdi. Bu olaya maruz kalıp hastalananlar kaderlerine terk edildi, aileleri travma geçirdi” diyor ve ekliyor: “Devletin bu kişilere en azından bir özür borcu var.”

İNSAN MANZARALARI

Türkiye genelinde aynı anda 20 cezaevinde başlatılan operasyonlar sırasında çekilen ve o yıllarda yayınlanması yasak olan görüntülerde, eylemin çeşitli aşamalarında ölüm orucu koğuşlarından manzaralar yer alıyor. Koğuşlardan dehşet verici görüntüler ilk kez bu filmle ortaya çıkıyor. “Bir insan hakları hikâyesi” olarak nitelendirilen film, cezaevlerinde ve ölüm oruçlarında hayatlarını kaybeden tutuklular ve ailelerine ithaf ediliyor.

109 DAKİKALIK FİLM

‘Simurg’da, F Tipi cezaevlerine karşı ilk kez 1996’da başlatılan ölüm oruçlarına katılan 6 arkadaşın, 2000’deki ölüm oruçları ve Hayata Dönüş Operasyonu’na bakışları yansıtılıyor. Refik Ünal, Cafer Gürbüz, Çiğdem Kazan, Hüseyin Muharrem Gündüz, Ali Ekber Akkaya ve Delil İldan’ın hem 2000, hem de 2010 yılında çekilen görüntülerinin kullanıldığı 109 dakikalık film, onların hikâyesi üzerinden şekilleniyor. Korsakoff hastalığına yakalanan, konuşmakta ve yürümekte zorluk çeken 6 arkadaşın düşünceleri, ‘gökyüzü altında’ çay içmeye duydukları özlem, umutları, tanıklıkları ve bugünleri aktarılıyor.

7 YIL SÜREN EYLEMLERDE 112 KİŞİ ÖLDÜ

1996 yılında 38 ildeki 43 cezaevinde 2174 tutuklu açlık grevi, 355 tutuklu ölüm orucu eylemine katıldı. Açlık grevleri, geride 12 kişinin yaşamını yitirdiği, 170 kişinin hastalandığı bir bilanço bıraktı. 2000’deki operasyonda ise ikisi asker 32 kişi öldü. 237 tutuklu hastaneye kaldırıldı. Eylem, 7 yıl sürdü. 2 bin 287 gün süren eylem ve operasyonların sonucunda 122 kişi hayatını kaybetti. 500’ün üzerinde kişi hastanelik oldu.

KORSAKOFF HASTALIĞI NEDİR?

Açlık ve yetersiz beslenme başta olmak üzere, uzun süre alkol kullanımı ve bazı besin maddeleri ile vitaminlerin eksikliğinden kaynaklanır. Bazı hastalarda denge bozukluğu yürümeye ve hatta ayakta durmaya engel olacak düzeyde olabilir. Göz bozuklukları, kaslarda istemsiz kasılmalar, hafıza kaybı, öğrenme ve belleğe kayıt bozukluğu, el ve ayaklarda uyuşma ve yanmalar, yanan ayak sendromu gibi yakınmalar ortaya çıkar. İleri derecelerde beyinde hücre ölümüne bağlı olarak kalıcı hafıza kaybına yol açar. Tedavisi bulunamayan hastalığın özellikle 50 yaşından sonra görülme sıklığı artıyor.

‘EN BÜYÜK ZORLUK, BELLEKLERİNDEKİ PROBLEMDİ’

Daha önce çeşitli belgesellere imza atan Ruhi Karadağ, 1996 ve 2000 yıllarında F Tipi cezaevi ve ölüm oruçları çerçevesinde yaşananları ilk kez olayların kahramanları tarafından Simurg’da anlatıyor.

KENDİ GÖRÜNTÜLERİ

Karadağ, F Tipi cezaevlerine karşı ilk kez yaygın bir şekilde 1996 yılında başlatılan ölüm oruçlarına katılan 6 arkadaşın 2000 yılındaki ölüm oruçları ve ‘Hayata Dönüş’ operasyonuna bakışlarını yansıttım. Operasyonlara katılan güvenlik güçlerinin çektiği görüntüler ile mahkûmların kendilerinin çektiği kimi görüntüler de ilk kez ortaya çıkıyor” diye konuşuyor.

OLAYI YAŞAYANLARLA ÇEKİLDİ

Filmin olayları yaşayan kişilerle çekildiğini aktaran Karadağ, “1996’da ölüm oruçlarına katılan ve hastalıkları nedeniyle şartlı tahliye edilen 50 kişiyle görüştüm. Bunun sonunda o günleri yaşayan mahkûmlardan 6’sının hayatını mercek altına aldım. Filmde yer alan kişilerin hiçbiri rol yapmıyor, kendilerini anlatıyorlar” diyor.

AİLELERİ DE ROL ALDI

Karadağ, “Sette bu 6 kişinin mutlaka ailesinden biri daha vardı. Çünkü hepsi de sağlığını yitirmiş kişiler. Onlara bir şey olsa bunun altından kalkamazdım. Çekimler için onların psikolojisine ve sağlık durumlarına bağlı olarak günlük programlar yapıldı.

AİLELERDEN KATKI GELDİ

“Sahneler çekilirken en büyük zorluk oyuncuların belleklerinde problem olmasıydı. Sık sık nerede olduklarını, ne yaptıklarını unutuyorlardı. Aileleri de başlarından geçenleri anlatarak filmin oluşumuna katkıda bulundu” diye konuştu.

İşte Simurg: Hayata Dönemeyenlerin Belgeseli’nin fragmanı: 

 

Advertorial: Alo! Facebook’tan Arıyorum…

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Türkiye

Vizyondaki Filmler – 30 Temmuz 2021

Bu hafta vizyonda hangi filmler var?

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Bu hafta vizyonda hangi filmler var, sinemada ne izlesem diyenler… Vizyon menüsünde bu hafta 8 film sizleri bekliyor, işte o filmler…

The Suicide Squad: İntihar Timi

Guardians of the Galaxy filmlerine imza atan James Gunn’ın yönetmen koltuğunda oturduğu The Suicide Squad, ilk filmden Harley Quinn, Rick Flag, Captain Boomerang, Amanda Waller gibi karakterlere Bloodsport, Peacemaker, SolSoria gibi yeni karakterlerin eklendiği Görev Gücü X’in yeni imkânsız görevini odağına alıyor.

Fragman için tıklayın

Uzak Ülke

12 yaşındaki Trabzon Rum’u Paris, babasının annesi için yonttuğu hediyeyi almak üzere kamptan kaçar. Geri döndüğünde mübadillerin gönderilmiş ve kampın boşaltılmış olduğunu görür. Yeni rejim Binbaşı Osman’ı hain ilan etmiş, tutuklayıp mübadillerden boşaltılmış olan kampa kapatmıştır. Köklerin ve bağlılığın sorgulandığı bu alacakaranlık, yeni gemi gelene kadar ikisine de vatan olacaktır.

Fragman için tıklayın

Mainstream

Gia Coppola’nın yönettiği Mainstream, Youtube’da sergilediği personasıyla ilgi toplayan Link ve arkadaşlarının, fenomen olma yolunda ilerlerken kendi kişiliklerinden uzaklaşmaları ve aralarında gelişen çatışmaları konu ediniyor.

Fragman için tıklayın

Lübnan Semaları

1950’lerde genç bir kadın olan Alice, sıkıcı anavatanı İsviçre’den ayrılarak güneşli ve hayat dolu Lübnan’a gider. Orada, ilk Lübnanlıyı uzaya göndermek isteyen hayalperest bir astrofizikçi olan Joseph’e âşık olur. Fakat mutlulukla geçen birkaç yılın ardından çıkan iç savaş, bu cennet bahçesini paramparça eder.

Fragman için tıklayın

Uzun Aşkın Kısası

Uzun Aşkın Kısası, evlendiğinin ertesi günü uyandığında şok edici bir durumla karşı karşıya kalan genç bir adamın hikayesini konu ediyor. Teddy, hayatını sürekli bir şeyleri erteleyerek geçiren genç bir adamdır. Onun hayatı, evlendiğinin ertesi günü uyandığında bambaşka bir hal alır. Teddy, her birkaç dakikada bir bir sonraki yıla atlamaktadır. Zaman geçip giderken Teddy, hızla değişen hayatını kontrol edemez. Bu durum üzerine Teddy, hayatının aşkını kaybetmemek ve kaçırdığı zamanları geri alabilmenin yolunu bulmak için çabalar.

Fragman için tıklayın

Bize Müsaade

Bize Müsaade, biri yönetmen, biri oyuncu ve biri senarist olan televizyon sektöründen üç yakın arkadaşın hikayesini konu ediniyor.

Fragman için tıklayın

Jungle Cruise

Disneyland’de yer alan aynı isimli tema parkından sinemaya uyarlanan Jungle Cruise, bir nehir gemisi kaptanı olan Frank ile sonsuz şifa kudretine sahip Hayat Ağacı’nı aramakta olan bilim insanı Lily’nin, vahşi yaşamdan doğaüstü varlıklara pek çok zorluklarla karşılaştıkları macerayı anlatıyor.

Fragman için tıklayın

Düşkapanı

Dreamkatcher, üvey çocuğu Josh ile taşra evlerinde bir süre yalnız kalan Gail’in, Josh’ın komşuların evinden mistik bir tılsımı alması sonrası üstesinden gelmesi gereken esrarengiz olayları konu ediniyor.

Fragman için tıklayın

Okumaya Devam Et

Türkiye

Umut Karadağ “Bir DALİ Muhabbet”in Konuğu Oldu

“Bağlılık Hasan, oyunculuğum için inanılmaz pencereler açtı”

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Semih Kaplanoğlu imzalı Bağlılık Hasan filminin başrol oyuncusu Umut Karadağ, Bir DALİ Muhabbet’in konuğu oldu.

Sanat dünyasından ünlü isimlerle Dali Tatar YouTube kanalında buluşan Deniz Ali Tatar, hazırlayıp sunduğu “Bir DALİ Muhabbet” programında, başarılı oyuncu Umut Karadağ’ı konuk ediyor! Rol aldığı Tatar Ramazan, Es-Es, Sağır Oda, Halka, Zümrüdüanka ve Kuruluş Osman gibi dizilerdeki başarılı performanslarıyla bilinen Karadağ, oyunculuk hayatını ve kariyeri boyunca yaşadığı en güzel anıları, Deniz Ali Tatar’a anlattı. Mezunu olduğu Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’ndeki anılarının yanı sıra, babası Nurhan Karadağ hakkında da konuşan Karadağ, ‘Babam benim süper kahramanım. Beni yedi yaşındayken atletizme başlattı. Bu sayede hem benden hem ruh gelişmesi yaşadım. Oyunculuk hayatımı da bu durum olumlu yönde etkiledi.’ diyerek anlattı.

Tiyatro sahnesinde “Toros Canavarı” adlı oyunu oynarken yaşadığı anıları anlatan Umut Karadağ, oyun sırasında düştüğü anı ve bu anda izleyicinin kendisine gülmesini kahkahalarla anlatıyor. Ayrıca “Tatar Ramazan” dizisinin çekimleri sırasında yaşadığı talihsiz kazayı da anlatan Karadağ, rol aldığı dizilerin kariyerinde çok önemli yer ettiğini de sözlerine ekledi. Sinema kariyerinde daha çok ilerleme kaydetmek istediğini ve uluslararası alanda daha çok projede yer almak istediğini söyleyen Karadağ, hem Türkiye’de hem de yurtdışında çok değerli yönetmen ve oyuncuların olduğunu da sözlerine ekledi.

“Bağlılık Hasan, oyunculuğum için inanılmaz pencereler açtı”

Son olarak usta yönetmen Semih Kaplanoğlu’nun ‘Bağlılık’ üçlemesi filmlerinin ikincisi olan “Bağlılık Hasan” filminde başrolde oynayan Karadağ, filme dair ipuçları da verdi. 74. Cannes Film Festivali’nin “Belirli Bir Bakış” seçkisinde dünya prömiyerini yapan film hakkında Karadağ, Türkiye’yi Fransa’da bu filmle beraber temsil ettiği için çok gururlu ve mutlu olduğunu belirtti. Bu filmle beraber kariyerinde daha farklı yollar kat edeceğini söyleyen Karadağ, Bağlılık Hasan filminin çalışma sürecinde yaşadıklarını da sohbette anlatıyor.

Filmin çekimlerinden bir ay önce en az sekiz saat karakterine çalıştığını belirten Umut Karadağ, filmin kendisi için çok kıymetli bir yer edindiğini söyledi. Semih Kaplanoğlu’nun kendisi için ‘üçüncü bir okul’ olduğundan söz eden Karadağ, sözlerini ‘Bu film, benim için inanılmaz pençelereler açtı oyunculuk mesleği anlamında. Hiç bakmadığım ve görmediğim taraflardan bakmamı sağladı.’ diyerek tamamlıyor.

Okumaya Devam Et

Türkiye

Ezel Akay Filmi “Osman Sekiz”in Vizyon Tarihi Açıklandı

Filmin başrolünde Tim Seyfi, Begüm Birgören ve Kemal Uçar bulunuyor.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Yönetmen koltuğuna Ezel Akay’ın oturduğu “Osman Sekiz” filminin vizyon tarihi 28 Ocak 2022 olarak duyuruldu.

Tim Seyfi, Begüm Birgören ve Kemal Uçar’ın başrollerini paylaştığı yeni Ezel Akay filmi “Osman Sekiz“in vizyon tarihi duyuruldu. Gösterimi Türkiye ve Avrupa sinemalarında 28 Ocak 2022 olarak açıklanan film, Agorafobi hastası bir adamın beş canavar ile birlikte eski bir köşkte yaşadığı olayları konu alıyor.

Ezel Akay merakla beklenen filmi ile ilgili şunları söyledi:

“Türkiye’de hiç denenmemiş bir filmi çektik. Böyle ilginç ve içinde ilkleri barındıran bir filmi çekmeye cesaret gösteren sinemacılar olarak, yapımcım Ömer Kaya ile bir araya geldik. Film başka bir zamanda geçiyor. Çok ilginç bir atmosferi var.”

Filmin konusu: Osman, agorafobi hastası olan bir adamdır. Şehirden uzakta eski bir konakta yaşayan Osman, insanlarla bir araya gelmekten kaçınır. Daha huzurlu bir yaşam isteyen Osman, konaktan ayrılmaya karar verir. Ancak onun konaktan taşınması için öncelikte konakta birlikte yaşadığı beş sevimli canavar ve Nazlı ile mücadele etmesi gerekir.

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik

Popüler