Silah Ateş Aldıktan Sonraki Duman: Django

Genel

meryemgenc

+I count six shout nigger.
-I count two guns nigger.

DJango-Unchained-Promo-Poster

Western filmlerinin ağa babası Clint Eastwood’un bir filminde dediği gibi “Arada sırada, bulaşmaman gereken birisiyle karşılaştığını fark ettin mi? İşte o benim.

Beyaz perdeye yansıyan uçsuz bucaksız kayalık görüntüleri. Sırt sırta vermişler sanki birbirlerine dayanıyorlar. Acı mı çekiyorlar acaba? Teselli mi veriyorlar birbirlerine. Sonra kadraja sırtlarında kırbaç izleriyle ayaklarında zincirleriyle, yurtlarından koparılmış zenci köleler giriyor. Sonrası malum.
Yo dostum yo. Bu kadar duygusala bağlamayalım çünkü Django’yu seyreylerken zaman zaman Trantino reis gülümsetti bizleri.Zekice espri alışkanlığı yok mu Tarantino’nun. Hay bin ironi.

Filme zaten heyecanla merakla gitmiş bir western hayranı kişisi olarak her karenin fotosunu çekmeye çalışıyordum aklıma, bir de müzikleri. Müzikler her Tarantino filmi gibi efsane olacak türden. Sahnenin içine alan bir müzik başlıyorsa kapıyı yüzüne kapatır gibi de seni o duygudan birden çıkarıveriyor müzik.
Amerikan iç savaşından iki yıl önce soğuk bir kış günü, siyahi köle Django’yu kendine yardım ve yataklık etmesi için arayan Dr. Schultz’un Django’yu bulup yola onunla devam etmesiyle başlıyor. Adama doktor dediğimize bakmayın kendileri profesyonel bir “ödül avcısı” Kanun kaçakçılarını “ölü ya da diri” yakalayıp adalete teslim ediyor parasını alıyor. Ver elini yeni maceralar (!) Django’yu da aramasının sebebi peşinde olduğu kanun kaçaklarını tanıyor olması. Django’ya özgürlüğünü veriyor. İkna konusunda sertifika sahibi olan Dr. Schultz, Django’yu ikna ediyor ve onunla ödül avcılığında ortak oluyorlar. Ödül avcılığını karısını kurtarmak amacıyla kabul ediyor ve yolları Calvin Candie’nin arazisine düşüyor. Hızlı başlayan filmimiz hız kesmeden devam ediyor.

Filmde gösterilen davranış biçimleri, diyaloglar köleliğin ne kadar acımasız bir şekilde beyazların hayatlarında yer aldığını, aynı zamanda kölelikten başka bir sıfatla karşılaşmamış siyahilerin duruma alıştırılmış/alışmış olduklarını görüyoruz. O zaman bunun adı açıktı : kölelik. Günümüze bakalım, aynı şekilde birilerinin veya olayların kölesi olmaya başlayan günümüz insanının nasıl olaya alıştığını, buna karşı hiçbir şey yapmadığını aklınıza getiriyorsunuz. Hatta yapmaya çalışan birilerini asimile etmeye çalıştıklarını. Filmden küçük bir sahne bunu açıklamaya yetiyor. Filmde bir çiftliğe at üstünde gelen Django ve Dr. Schultz ‘u gören, sadece beyazların at bindiğini bilen siyahiler çok şaşırıyorlar.Durumdan da rahatsız oluyorlar. Çiftlik sahibi siyahi bir kıza Django’yu çiftliği tanıtması için gezdirmesini söylüyor.

– O bir köle olmadığı için ona bir köle gibi davranma.
– Nasıl davranmam gerekiyor ?
– Ona bir özgür gibi davran.
– Yani bir beyaz gibi mi?
– Hayır beyaz gibi değil. Özgür gibi.

images

Tarantino fimlerindeki kan gövdeyi götürüyor, deyiminin sözlük karşılığı olan sahnelerde dikkat edilen bir nokta vardır: beyaz zemine sıçrayan kanlar. Django’da da pamukların, beyaz bir atın, karın ve beyaz bir karanfilin üzerine sıçrayan kanlar dikkati çekiyor. Bazı sahnelerde tezatlığı işlemişti Tarantino. Dövüş sırasında gözleri kör edilen siyahinin bağırışları arasında siyahi bir kadının korkuyla sıçrayıp kucağındaki renkli şekerleri yere dökmesini görüyoruz mesela. Belki gözlerin ne anlama geldiğinin altını çiziyor yönetmen.

Filmlerde göreceğiniz bazı eşyaların değerini sinema alanında “metafor” diyerek sıfatlama yoluna gitmişler. Atların ayakları ve siyahların zincirli ayaklarının aynı karede yer alması, Django’nun özgürlüğüne kavuştuğu ilk anda ölen sahibinin paltosunu giymesi, Fransız meraklısı olan Calvin Candie’nin tek bir kelime Fransızca bilmemesi, daha dün köle olan Django’nun adab-ı muaşereti öğrenip de evin içinde şapka takan beyazla dalga geçmesi…

Yalnız, bir Alman olan Dr. Schultz neden Django’ya yardım ediyor, neden onunla bu kadar ilgileniyor, orası biraz canınızı sıkacaktır. Hele son sahnede Django’nun yaptığı hareketle, kendisinin başına gelen ırkçı olayların aynası olması, aynısı olması da filmde negatif etki bırakıyor. Aslında Tarantino’nun diğer filmlerini seyretmişseniz Alman, ırkçı vs kelimeleri kafanızdaki boşlukları dolduracaktır.

Lafı uzattım, affola. Ama daha anlatılacak üzerinde konuşulacak çok sahnesi olan bir film Django. Sıkı bir aşk filmi aynı zamanda. Çok seven bir adamın neler yapabileceğini gösteriyor bize Tarantino ki bu adam bir köle.

Film bittiğinde aklınızda soru işaretleri olacak, olmalı zaten. Soru işareti iyidir. Western filmlerine biraz da esprili bir dille yaklaşmış Tarantino’nun diğer filmlerini sevdiyseniz bu onların üstüne yemek sonrası çayı gibi gelir. (benzetmeye gel) Tek bir sahnesi sizin için rahatsızlık verici olabilir. O sahnede de görüntüye değil konuşmalara takılırsak no problemo. 

Oyunculuk adına bir şenlik diyebiliriz filme. Bir yandan Waltz, bir yandan Di Caprio, başrolun hakkını veren Fox, paslaşıp duruyorlar. Goller gözünüzün önünde ofsaytsız, net. Yalnız başrole Will Smith uygun görüldüğünü öğrendim. Eğer oynasaydı film benim için iki kere rafine olurdu. Ama sempatikliği üzerinde olan adamım Smith, o kadar insanı vuramazdı. Vurur muydu?

Hızlı kamera geçişlerini, yakın planları, zekice diyalogları, tahmin yürütemeyeceğiniz bir sonu, ” o adamın elinde kesin silah vardır.” cümlesini kurmayı, üst ve alt açıların nasıl anlamlar kattığını, Tarantino’nun film arşivi olan kafasının sinemaya yansımış halini görmeyi istiyorsanız seyreyleyin derim.

Django

Bir de not: Tarantino kendini yine gösterdi. Hatta diyebilirim ki adeta parladı. Seyreden bu yorumu anlayacaktır.
Bir not daha: Filmden bunu da çıkardım denilecek bir nasihat-ı movie : Seni, sana benzeyen insan vuruyor cancağızım, yeni insanlar tanıman lazım.

Film müziklerini nacizane şu linkten toplu bir şekilde dinleyip havaya girebilirsiniz.

Ama filmde olanları evde denemeyin.

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up