Şiir Gibi Filmler (2)

Liste Serkan Baştimar

Sarmaşık – Tolga Karaçelik

direkler eğik, burnumuz batmış suya
insan düşmanının sillesinden kaçar ya
soluğunu ensesinde duya duya
ve koşar başını hiç kaldırmadan
gemi öyle koştu, rüzgâr öyle coştu
kaçtık güneye hiç durmadan

120 günlük bir arafta kalmışlık hikayesidir Sarmaşık. Birbirinden farklı beş karakterin arasında geçen film Samuel Taylor Coleridge’e ait Yaşlı Gemici şiirinin dizeleriyle açılır ve bölüm aralarında yine şiirle devam ederiz. Film yalnızca bu dizlerle şiirsel değildir. Görsel yönetimi ve salyangoz, sarmaşık gibi imgeleri ile kamera ile şiir yazılabileceğini kanıtlıyor.

_____

Av Zamanı – Erden Kıral

‘Bir başka ülkeye, bir başka denize giderim’, dedin
‘bundan daha iyi bir başka şehir bulunur elbet.
Her çabam kaderin olumsuz bir yargısıyla karşı karşıya;
-bir ceset gibi- gömülü kalbim.
Aklım daha ne kadar kalacak bu çorak ülkede?
Yüzümü nereye çevirsem, nereye baksam,
kara yıkıntılarını görüyorum ömrümün,
boşuna bunca yıl tükettiğim bu ülkede.’

Erden Kıral’ın 1987 tarihi filmi Cunda Adası’nda bir yazarın öyküsünü anladır. Kavafis’in Şehir şiirinin okunduğu film, hem kişisel hem de 12 Eylül darbesi ile yapılan bir hesaplaşmadır.
______

Rüzgar Bizi Sürükleyecek – Abbas Kiyarüstemi

dinle
karanlığın esintisini duyuyor musun?
şimdi bir şeyler geçiyor geceden
ay kızıldır ve allak bullak
ve her an yıkılma korkusundaki bu damda
bulutlar sanki, yaslı yığınlar misali
yağış anını bekliyorlar

Bir grup gazeteci ve üretim mühendisinin, yerel matem ritüellerini araştırmak ve belgelemek amacıyla bir Kürt köyüne yaptığı yolculuğu ve köye gelmeleriyle yaşananları konu alır. Filmin adı, İranlı ünlü şair Füruğ Ferruhzad’ın bir şiirinden alıntıdır. Filmin genelinde de, Ferruhzad ve Ömer Hayyam gibi pek çok İranlı şairin yaşam ve ölüme ilişkin şiirlerine göndermeler vardır.

________

Stalker – Andrei Takovsky

yaz bitmiş yazıt bırakmaksızın,
dünya neşeyle esrik,
ama yeterli  
değil.
sonsuz yaşamın himayesi,
ilgisiyle mest oldum,
ikna oldum şansıma,
ama yeterli değil.
hiçbir yaprak, asla sararmadı,
hiçbir dal hoyratça kopmadı,
gün, cam gibi, her şeyi

yıkadı,
ama yeterli değil.

Andrei Tarkovsky sinemanın şairidir. Her filminden dizeler geçer. Kimi zaman babasının yazdıkları, kimi zaman da kendinin ya da şairlerin.

______

Güneşin Oğlu  – Onur Ünlü

aman, kendini asmış yüz kiloluk bir zenci,
üstelik gece inmiş, ses gelmiyor kümesten;
ben olsam utanırım, bu ne biçim öğrenci?
hem dersini bilmiyor, hem de şişman herkesten.

iyi nişan alırdı kendini asan zenci,
bira içmez ağlardı, babası değirmenci,
sizden iyi olmasın, boşanmada birinci…
çok canım sıkılıyor, kuş vuralım istersen.

Onur ünlü’nün Güneşin Oğlu filmi zaten diliyle sıra dışıdır. Şiddete meyyali vallahi dertten olan karakterimiz Haluk Bilginer çıktığı çatıda öfkeden mi yoksa sıkılganlıktan mı bilinmez iki dörtlüğü şiirleyiverir. Üstelik Ülkü Tamer’in Konuşma şiirinden…
______

Satyricon – Federico Fellini

denizlerimiz var, güneş içinde;
ağaçlarımız var, yaprak içinde;
sabah akşam gider gider geliriz,
denizlerimizle ağaçlarımız arasında,
yokluk içinde.

Orhan Veli’nin İçinde şiiriyle karşılaştığımız bu film bizi heyecanlandırsa, karakterlerden biri şiiri Grekçe sanınca içimiz burkulur. Ama şiir sahibine değil, ona ihtiyacı olana aittir. Ve bu defaki ihtiyaç sahibi Fellini’dir.

______

Bizim Büyük Çaresizliğimiz – Seyfi Teoman

kimim ben, böyle çöle bulanmış
alnımda güneşin tokadı
kimim ben?
önümde üç günlük yol…
ve başımın üzerinde yırtıcı kelimeler,
dönüp duruyor.

kimim ben?
sen adımı söylerken…
sesinden meyveler toplayan.
anlamın kızıllaşıp battığı ufka doğru içimde kargacık burgacık bir kervan
kimim ki ben, sana rüyalar taşıyan?

gökkubbe alçak,
hırka dar,
tecrübem eksik,
söyle,
kimim ben?

Aynı evde yaşayan üç arkadaşın hikayesini anlatan Bizim Büyük Çaresizliğimiz, bolca Ankara ve şiirle süslüdür. Adı bile bir şiire başlık olacak film samimi diliyle izleyenin gönlünü fetheder.

________
Maps to the Stars

Yıldız Haritası – David Cronenberg

Okul defterlerime
Sırama ağaçlara
Kumlar kar üstüne
Yazarım adını

Okunmuş yapraklara
Bembeyaz sayfalara
Taş, kan, kağıt veya kül
Yazarım adını

Yaldızlı tasvirlere
Toplara tüfeklere
Kralların tacına
Yazarım adını

Hollywood’un çirkin yüzünü gösteren Maps to the Stars filmi Paul Eluard’ın Hürriyet şiirinin gezindiği bir hikayedir. Kenarından köşesinden dizeler çıkan filme ruhunu da bu şiir vermiştir.

_______

 

Bonus: Beş Şehir – Onur Ünlü

“Belli senin şiir falan okuduğun yok. Eğer şiir okusaydın bilirdin ki aşık adam sınanmaz.”

_______

şiir-banner

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up