Şiir Gibi Başladı, Mani Gibi Bitti

Eleştiri Manşet Serbest Kürsü

yazar_serkanbastimar_

1990’larda, henüz çocuklukla büyüklük arasında gelip giderken, magazin programlarının çığrından çıktığı dönemleri hatırlıyorum. Televole ve benzeri programlarda, her nasılsa sporla ilintilendirilen isimler aracılığı ile magazinel bir aydınlanma yaşar, saatlerce gösterilen baş döndürücü VTR’ler ile akşamı gece ederdik. Bu ‘aydınlanma’ döneminde birçok ismin ne meziyetleri olduğunu da öğrenip hem şaşırır hem de mutlu olurduk güya. Onlardan en unutulmazı, henüz cemaat camiasının politik yanına bulaşmamış olan Hakan Şükür’dü. Televolelerin vazgeçilmezi Hakan Şükür, her programda ya espri yapar ya da bir fıkra anlatmadan geçmezdi. Zaten Hakan Şükürsüz bir futbol magazini olmazdı. Literatürde bile yeri var diyeceğimiz bir şeydi bu. Sözü epey dolandırdık, geleceğimiz nokta şu. O unutulmaz programlardan birinde şunu demişti Hakan Şükür, “arkadaş arkadaşın Kompela’sıdır” sonrasında açıklamayı da hatırlarsınız. Malum meslek sınıfının adını da arkadaşımız Kompela açıklamıştı.

seytan tuyu

Buradan epey dolandırarak sözü bu hafta vizyona giren Şeytan Tüyü’ne getiriyorum. Aslında yukarıdaki paragrafı daha uzatabilirdim ya neyse. Şeytan Tüyü yukarıda bahsettiğim ‘meslek’ten emekliliğini almış Metin adlı birinin işlemediği cinayetler nedeniyle düştüğü zor durumları anlatan bir film. Murat Şenöy’ün yönettiği film, her klasik varoş komedisinde olduğu gibi, aşağılamıyorum yanlış anlamayın, dar sokaklardan havalanıp İstanbul semalarında dolanıyor. Önce karakterleri bir bir tanıttıktan sonra mevzuya dönüyor. Birkaç dize ‘kaset şiiri’ repliklerinin ardından hikayemiz sarpa sarıyor. Birbirinden absürt tiplerin kesişmesi ile filmimiz kimi zaman durum, kimi zaman karakter komedisine, kimi zaman da polisiye bir yapıya bürünüyor.

seytan tuyu 1

Kadro epey civcivli. “Nalet olsun içimdeki insan sevgisine” diye kendini tanıtan ve bu sözü aşmayı başaran Mustafa Üstündağ ve Güven Kıraç filmin iki amiral gemisi. Kıraç alık bir komiser görevinde. Ton ton amca misali, ama ‘çakallıkları’ da yok değil. Üstündağ ise mahallemizden, içimizden biri gibi. Bu iki karakteri gölgede bırakacak epey tiple karşı karşıyayız. İzmirli Kürdo, transeksüel Yasemin, her işin duayeni bir Haydar Dümen versiyonu ve daha neler neler…

Şeytan Tüyü maraton koşusuna iyi başlayan, ama 3 kilometrenin ardından tıkanan bir sporcu gibi diyebiliriz. Film eğlencelik tüm mermilerini sıktıktan sonra boş tabanca ile güldürmeye çalışıyor. Uzadıkça uzayan hikaye, mantık hataları ve filmin uzaması için tüm gerçeklerin çözülmesine rağmen karakterlerin ‘saflaştırılması’ ve finalin geciktirilmesi seyir zevkini düşürüyor. Sokak argümanlarının abartılması ve cinsel figür, ima ve objelerin de gereğinden fazla filme katılması ise ayrı bir nokta.

seytan tuyu 2

Bu hafta vizyonda olan Olaylar Olaylar’dan daha iyi bir yapım, bunu inkara lüzum yok. Senaryoda ise beş imza var. Filmin ‘alengirli’ olmasına bu da vesile olmuş olabilir.

Velhasıl kelam Hakan Şükür ile başlattığım sözü Maradona ile bitiremiyorum. Zira Şeytan Tüyü 10 numara bir film diyemeyeceğim. Eski Türk futbolundaki ‘ilk 11’in rakamlarını baz alırsak, defansta kalabilecek bir 4 numara olabilir. E, savunma önemlidir.

____

Sinefesto

Sinefesto

Admin at Sinefesto
Sinefesto 2011 yılında kurulan, Türkiye'nin en güncel sinema haber sitesidir.
Sinefesto

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up