Sherlock Holmes ve Müthiş Değişimi

Serbest Kürsü

yazar_serkanbastimar_

Keder, kimi zaman kaynağından da büyüktür. Korkulan şeyin kendisi daha güleçtir tahayyüldeki titreyişten. İnsan korkar. Önce korkmaktan, sonra ölümden, yalnızlıktan, yaşlılıktan ve otobüsü kaçırmaktan. Otobüsün dönüşü olabilir. Ama hayatın tekrarı yok.  Yani, korkunun ecele faydası yoksa da komşuluğu var… Kiracıdır korku. Giriş katta.

Şu sıralar saçlarım ağardıkça kendini hissettiren bir yaşlanma ve dünyadan göç etme korkusu hasıl olmuş durumda bana. Şu sıralar dediğime de bakmayın. 10 seneye tekabül ediyor bu vakit. Korkumun verdiği kederi, vizyondaki Mr. Holmes’te bir daha buldum (meğerse iç cebindeymiş ceketimin).

Bil Condon’ın akıl edip yaşlılığını beyazperdeye taşıdığı Mr. Holmes, ununu elemiş, eleğini de çoktan eskitmiş bir Sherlock Holmes’ü anlatıyor. Özel dedektifimiz 20. asrın ortasında, ihtiyarlığın zirvesinde çıkıyor karşımıza. Araştırdığı son vakasının üzerinden yaşım kadar (35) sene geçmiş. Bunama ile karşı karşıya. 93 yaşında. Yürümekten aciz, ama hala ayrıntıların ustası.

Canımız, ciğerimiz Gri Gandalf’ımız  “Ian McKellen” canlandırıyor Mr. Holmes’ü. Bay Holmes, bunadığını fark ettikçe son vakasındaki başarısızlığının nedenlerini zihninde arar. Dedektifliğini yazıya döker. Hikayeyi yazdıkça vaka ortaya çıkar. Bay Holmes’e bu defa küçük bir İngiliz çocuğu eşlik eder. Çünkü Doktor Watson çoktan göçmüştür öte tarafa.

İnsanın korkusu yaşlanmaksa, yaşlılığın korkusu da pişmanlık. Yapmaktan ve yapmamaktan bir şeyleri. Mr. Holmes’te bu duygu epey hakim. Bir de elin kolun gençlikteki gibi çevik olmaması. Bedenin işlevsizleşmesi durumu.

Arthur Conan Doyle’un sinemaya, edebiyata ve çizgi romanlara kazandırdığı Sherlock Holmes’ün en farklısı ile karşı karşıyayız. Amansız düşmanlar, uşak tarafından işlenmiş cinayetler, kayıp ve ihanet vakaları yok bu filmde. Piponun yerini dikenli bir bitki (hafıza için), avcı şapkasını ise silindir bir sihirbaz şapkası almış.  Dedektifimizse dünyadaki son işlerini bitirme telaşında. Film sinemaya uyarlanan Sherlock Holmes filmlerine de selam çakmadan edemiyor. Karakterimiz, kendisinin epey abartıldığını da sıkça dile getiriyor.

İngiltere’nin güzel kırsalında bolca manzara içinde geçen film, hayatın devamlılığı üzerine kurulu arı metaforu üzerinde de epey durmuş. Dönem filmi olması itibariyle geniş alanlar da beklemeyin derim.

Şimdilerde 76’sında olan Sör Ian McKellen ise filme cuk oturmuş. Sırtı dönük ve elindeki bastonuyla, basbariton sesi ile Gandalf’ı aratmadı değil. Ama yüzünden bilgelik akan McKellen iyi bir Sherlock Holmes olmuş.

Filmde McKellen’den sonra performansı elleri birbirine bolca çarptıracak bir başka isim daha var. Roger adlı çocuk karakteri sempatikleştiren Milo Parker. Babasını savaşta kaybeden Parker ile Sherlok Holmes arasında sıcak bir ilişkinin temelleri atılıyor. Bu hayat boyu yalnız yaşayan dedektifimiz için de bir ilk neredeyse.

 

Yönetmen Bil Condon, 2017’de Güzel ve Çirkin masalına el atmayı planlamakta. Bundan önce dişe dokunur birkaç filmi ise, Wikileak üzerine çektiği 5. Estate, Dreamgirls, Gods and Monsters ve Kingsey. Senaristlerden Jeffrey Hatchen daha önce birçok dönem filmini kaleme alan bir isim. Kazanova, Düşes ve Coco Chanel’in senaryoları ona ait.

Filme Türkiye’de “Müthiş Sırrı” diye bir ek getirseler de bu adı pazarlama için koyduklarını filmi izledikten sonra görebiliyoruz. Müthiş bir sırrı öğrenmek değil de iyi bir filmi izlemek isterseniz, Mr. Holmes sinema salonlarında sizleri bekliyor.

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up