Sessizliğe Büyülenmek: Uluslararası Sessiz Sinema Film Günleri

Etkinlikler Manşet Türkiye

Uluslararası Sessiz Sinema Film Günleri, İstanbul’da 2014’ten beri devam eden bir film festivali. Her yıl, o yıla özgü bir başlık belirleyerek festivallerin programlarını oluşturuyorlar. 2014’teki ilk programlarını “Sessiz Sedasız Geldiler” başlığıyla sundular. 2015 yılında “Modern Kadının Doğuşu, 2016 yılında “Yol ve Yolculuk”, 2017 yılında “Dans”, 2018 yılında “Teknoloji” olarak devam ettiler. Bu yıl 6. yılını kutlayan Uluslararası Sessiz Sinema Film Günleri’nin ana teması “Bilinmeyen” kelimesiyle sunuluyor. Festival bu yıl 5-7 Aralık tarihlerinde takip edilebilir.

Festival aslında altı yıl boyunca bize “bilinmeyen”in tezahürü olarak, ses olmayan bir dönemde nasıl filmler çekilmişi göstermek amaçlı olarak ilerledi. Bütün o eski filmleri bulma zorlu sürecinden geçerek film arşivleriyle karşılıklı arşiv açma yoluyla ve arşivdeki filmlerin de restore edilmesiyle sürüyor. Nagehan Uskan’ın Altyazı dergisi Kasım- Aralık sayısına yazdığı yazıda, “Bu filmler aynı zamanda çekildikleri döneme dair tarihsel, antropolojk, etnografik ve sosyolojik birçok ögeyi de gözler önüne seren önemli belgelerdir.” diyerek aslında sessiz filmlerin insanlık tarihinde de bilinmeyenin bilinmesine yol açtığını imlemektedir. Festival, geçen sene 1910’ların en popüler kadın sanatçısı, Danimarkalı Asta Nielsen’i açığa çıkarttı. Festivalin aslında bazı unutulmuş ama eskiden çok değerli olan sanatçılarını da görünür kılmak ve sinema tarihine hatırlatmak gibi bir misyonu da mevcut.

Ses ögesinin filmlerle senkron bir şekilde kullanılmadığı dönem, sinema tarihçileri tarafından “sessiz dönem” olarak nitelendiriliyordu. Film tarihçisi Andre Bazin de yazdığı yazılarda sessiz filmleri üstün sinema olarak adlandırıyor. Fakat tarihin hiçbir döneminde de filmler tek başına sadece görüntü olarak seyiriciye aktarılmamaktaydı. Ses ögesi aslında her zaman var olmuştur. Sinema salonunda daima bir müzisyen kendi çalgısıyla ya da bir orkestra filme uygun bir müzikle film eşlikçisi olarak yerini almıştır. Müzik orada canlı olarak icra edilir.

Uluslararası Sessiz Sinema Film Günleri, sinemanın ilk dönemleri bu şekilde canlı müzikle ele alınırken 21. yüzyılda da seyircilere bu deneyimi aynı şekilde yaşatmak istiyor. Bu deneyimi bu yüzyılda yaşamanın da anlamları tabii ki farklılaşıyor. Eskiden sesin filme eklenememezliliği söz konusuyken ve bütün filmler sessizken şimdi hem ses hem görüntü odaklı olarak teknolojinin geldiği boyut yadsınamaz. Fakat sessiz filmi sinemada müzik eşliğinde izleme nostaljisi hâlâ sinema izleyicisini heyecanlandıracak boyuttadır.

Sessiz filmleri müzisyen eşliğinde seyirciye sunma fikrine İstanbul’da Beykoz Kundura’nın Kundura Sinema gösterimlerinde de yer yer karşılaşırız. Böylelikle sinema, her ne kadar teknolojik gelişmelerle değişse de sinema seyircisinin farklı bir deneyim yaşamak ve büyülenmek istediği de aşikardır. Çünkü insanlık tarihinin eski belgelerini de izlemek ve eski tecrübeyi yaşamak istiyoruzdur.

Zeynep Sarhan

zeynepsarhan@hotmail.com

Yorumlar

 
Sinefesto 2011 yılında kurulan, Türkiye'nin en güncel sinema haber sitesidir.

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up