Şerafettin Çizerine Karşı

Eleştiri Manşet Serbest Kürsü

yazar_serkanbastimar_

Türk lirasının henüz 6 sıfırından kurtulmadığı zamanlarda, ahlaksız bir kedi, yorgun bir martı ve hayallerinde sincap olmak yatan bir farenin çetrefilli, dramatik ve aksiyon dolu bir macera ile karşı karşıyayız. Kötü Kedi Şerafettin, 10 yıllık sinema filmi olma hayalini sonunda gerçekleştirdi ve +18’lik bir hikaye ile karşımıza çıktı.

Şero’yu bilen bilir. En temel içgüdüleri ile hareket eden, ahlaki değerleri biraz düşük, esprili ve öfke dolu hınzır bir karikatür karakterdir. Cihangir’de yaşar. Entel bir adamın, bizim Tonguç’un kedisidir ya da entel bir insanı olan kedidir Şero. Yaşam mücadelesi verirken keyfine düşkünlüğü ile meşhurdur, zorbadır. İti-köpeği dayaktan geçirir. Mahallede deyim yerindeyse ‘karı-kız’ bırakmaz. Sayıca çok çocuğu vardır, ama babalık ona göre değildir. Hep tek tabanca takılır, isyankardır.

[bilgi]Şerafettin 90’larda literatüre giren ‘maganda’ türünün yumuşatılıp karikatürize edilmiş bir karikatürüdür[/bilgi]

Aylardan Mart’ı seçen filmimiz, Şero’nun hayatında köklü değişikliğe ve bir sürü maceraya neden olacak bir günde başlar. İçine cins kediler, zombiler ve banka soygunlarını sığdıran Şero’nun bu gümbürtülü macerası Taksim-Cihangir-Beyoğlu ve Galata civarlarında epeyce dolaştırıyor bizi. İçine bir de zombi çizer girince fantastik maceramız daha bir fantastik oluyor.

Bülent Üstün ve Levent Kazak’ın senaryosunu yazdığı Kötü Kedi Şerafettin, bugüne değin yapılan yerli animasyonları elinin tersiyle kenara itiyor. Daha açılıştan itibaren karşımıza çıkan animasyon İstanbul o kadar sinirlenip kaçma planları yaptığımız şehri neden bu kadar çok sevdiğimizi bize hatırlatıyor. Film genel olarak karanlık vakitlerde, içine espri katarak söylüyorum; itin kopuğun kol gezdiği saatlerde geçiyor. Başkarakterimiz de malum kedi olunca film de içinde ‘maganda ruhlu’ hayvanların birbiriyle olan ilişkilerini bize deşifre ediyor.

Şero bir karikatürdür. Ama aslında o da bir insanın temsili. 90’larda literatüre giren ‘maganda’ türünün yumuşatılıp karikatürize edilmiş bir karikatürü. Yani Şero insan olarak çıksa karşımıza, bu kadar sevmeyebiliriz, ama televizyonculukta kullanılan ‘ekranda toparlar o kendini’ deyimi tam Şero için. Şero’nun sahibi Tonguç bir Cihangir enteli eleştirisi, bakkal Şems ise 90’ların esnafının yansıması adeta. Martı Rıfkı Can Yücel’in deyimiyle, ‘denizin sokak çocukları’ simite alıştırılmış İstanbul’un martılarının dile gelmiş bir tasviri. Fare Rıza karakteri ise Ratatuy’a bir selam gibi. Film boyunca Şero’nun bir karikatürist ile mücadele etmesi ise epey manidar. Sanki Kötü Kedi Şerafettin çizeri Bülent Üstün ile bir güç savaşına giriyor.

Filmin dublaj kadrosu epeyce iyi, Uğur YücelGüven Kıraç rolü az da olsa Yekta Kopan başta olmak üzere güzel bir seslendirme ekibi karşımıza çıkıyor. Adlarını yazmadığım her isim de işin hakkını vermiş. Ancak ses konusunda teknik sıkıntılar yok değil. Bazı kelimleri anlamak için epey bir kulak kabartmak gerekiyor.

Nihayetinde Kötü Kedi Şerafettin, sinemada ve televizyondaki temsili kedilere epeyce ters bir konumda. Garfield, Heatcliff, Tom ve Mickey Mouse’ye göre epey bizden. İzlemesi güzel.

Not: Film bol miktarda argo, küfür ve cinsellik içermektedir.

__________

Yönetmen: Ayşe Ünal, Mehmet Kurtuluş
Senaryo: Levent Kazak, Bülent Üstün
Tür: Animasyon, Aksiyon, Komedi

Eleştirmen Notu: 7/10

_________

şerafettin-banner

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up