Bizimle İletişime Geçin

Uncategorized @tr

Seçmek Zorunda mıyım?

Yayınlandı

tarihinde

saziye-ayas

Sen ne söylersen söyle, söylediğin, karşındakinin anladığı kadardır.
– Mevlana Celaleddin-i Rûmî

Sinema eleştirmenleri 3 ‘e ayrılır kanaatimce.
İlki her hafta düzenli sinemaya gidip gazetelerde film eleştirisi yazanlardır. Basit gibi görünmekle birlikte aslında büyük bir sinefil olmayı ve işine aşkla bağlanmayı gerektirir.Elbette ki işini savsaklayanlar veya seyirciyi yok sayarak kendi ile böbürlenenler olduğu gibi gerçekten sinemaya gitmeden önce illa okumak isteyeceğiniz insanlar da vardır içlerinde. Hatta bazılarını okumayı filme gitmeye tercih edersiniz.

İkinci kategoride olanlar ise, geçmiş filmler de dahil olmak üzere durmadan kendi görüşlerini dile getirirler; ödevini yaptığını göstermek isteyen çocuk gibidirler bazen. Ben bunları biliyorum, şunları biliyorum, sizden daha bilgiliyim derler alt metinde.
Tabi içlerinde size sinemanın abcsini öğreten , nereye nasıl bakmanız gerektiği konusunda yol gösterenler de vardır.

Üçüncü kategori ise üstadların kategorisidir.
Onlar sinemanın geleceğini görürler.
Eisenstein, Bazin ,Solonas, Gettino gibi.
Belirli bir çizgileri üslupları, onları takip eden yönetmenler vardır.

Birinci gruptakileri anlamak kolaydır, zaten yaptıkları günü kurtarmaktan öteye çoğu zaman geçemez.Boş zamanlarda izlenecek filmlerle uğraşırlar.
İkinci grup eleştiri , sinema ile hobi olarak ilgilenene seslenir.Bir parça sinefil olmayı gerektirir.
Üçüncü grup eleştirileri okuyanlar ise; sadece bir avuç sinemacıdır. Amacı para kazanmaktan çok bir yenilik getirmeyi İSTERLER.

Yani eleştiri yazmak kolay olduğu gibi bir o kadar da zordur.

Ben bazen bir film izlerim, yazmadan duramam. Çünkü bende güzel ya da rahatsız edici duyguları harekete geçirmiştir. Ama bazen sinemanın nasıl olması gerektiğine kafa yorarım. Onu nasıl değiştirebilirm diye düşünürüm.
Nasıl bir film izlemek istediğini söylemek elbette her seyircinin hakkıdır fakat ben bazen abartır; haddim olmayarak Bazincilik oynarım.
Yine de insana kendini önemli bir eleştirmen gibi hissettirecek Dekalog gibi filmler her zaman izlenmez.

****

IMG_20131117_001824

Dilini kalem et, gözyaşını mürekkep;
bir duyan ve gören var elbet
yeter ki istemesini bil dua et…
Şems Tebrizi

Dekalog Kieslowski’nin Hz. Musa’ya gönderilen “On Emir” den esinlenerek yaptığı on filmden oluşuyor.
İzlediğim birinci bölüm Jeden ise Pavel isimli bir çocuğun, teknoloji ve bilime inanan babası ile Katolik halası arasında hayatı anlama çabası ile başlıyor.
İki ayrı yöne çekilen Pavel tanrının var olup olmadığına ve kim olduğuna karar vermeye çalışırken,bütün problemlerin cevabının bilgisayada olduğunu düşünüp çevresine bile dikkat etmeyen gözü kör bir babanın kurbanı oluyor.Baba o kadar kör ve kabullenmek istemiyor ki, muhtemelen ilk gitmesi gereken buz tutmuş göle gidip bakmak yerine tüm sitede dolaşıp duruyor, açıkça ortada olana inanması oldukça uzun sürüyor, aynı tanrıyı bir türlü görmek istememesi gibi…

Screenshot_2013-11-17-00-13-22

Halbuki, babası etrafa baksa bilecek ki etrafında ateş yanan donmuş bir göl havadurumu ne olursa olsun kırılabilir.
O zaman için sadece 1 ve 0 ı algılayan bilgisayarlar, herşeyi bilemez. Teknoloji de kainat gibi bir sahibi varsa bir kullanıcısı varsa değerlidir.
“Teknoloji mi yoksa din mi?” diye seçme zorunluluğumuz yoktur.Ama teknoloji bizi dine bağladıkça daha da önem kazanır.Din ve teknoloji sanıldığı gibi birbirinden ayrı şeyler değildir.
Aksine peygamberler dönemlerinin en yenilikçi insanlarıdır.
Hz. Musa büyücüler devrinde onları altedecek bir mucize ile gelirken, Hz. İsa halen teknolojinin yapamadığı bir şekilde ölüleri diriltmiş hastalıklara şifa bulmuştur.Sadık Yalsızuçanlar’ın da Rüya Sineması’nda belirttiği gibi Hz. Süleyman’ın Belkıs’ın tahtının görüntüsünü getirmesi videoya işaret sayılabilir.
Dini teknolojiden ayırmak Avrupa’nın karanlık dönemlerine aittir. Dini realiteden ayıran kendine yontan din adamları yüzünden bazı insanlar bir seçme yapmak zorunda kalmış ve çağa ayak uydurmak daha önemli gibi görüldüğünden; teknolojiyi tercih etmiş, dini ahirete ertelemiş veya yok saymıştır.Halbuki din kamu, saray, meclis tanımaz; müzik, tiyatro, sinema tanımaz.
Avrupa ve Amerika bunun farkına çoktan varmıştır.
Din ne kadar kötüye kullanılmış olsa da halen Avrupa’da ve Amerika’da hayatla içiçeyken bizde hayat dışı bırakılma çabası bir türlü bitmez.
Bu yüzden de bir yönetmenin çıkıp -isterlerse taklit desinler- islamın beş veya imanın altı şartını film yapma ihtimali yok gibi bir şey…

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Festivaller

Selda Alkor ve Engin Ayça’ya 4. Uluslararası Kızılay Dostluk Kısa Film Festivali’nden Onur Ödülü

Festival, 2-5 Aralık tarihleri arasında gerçekleşecek.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Selda Alkor

4. Uluslararası Kızılay Dostluk Kısa Film Festivali’nin Onur Ödülü, Selda Alkor ve Engin Ayça’ya layık görüldü.

Geçtiğimiz yıllarda Reis Çelik, Biket İlhan, Süleyman Turan, Mevlüt Koçak, Gülsen Tuncer ve Necip Sarıcı‘ya takdim edilen festivalin geleneksel ödüllerinden olan “Dostluk Onur Ödülü” bu yıl oyuncu Selda Alkor ve yönetmen Engin Ayça’ya takdim edilecek.

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’ün destekleriyle Balkon Film’in organize ettiği ve Türk Kızılay’ı çatısı altında 2-5 Aralık tarihleri arasında gerçekleşecek olan 4. Uluslararası Kızılay Dostluk Kısa Film Festivali’nde ödüller, açılış töreninde sahiplerine teslim edilecek. Bu yıl Hacı Bektaş-ı Veli anısına düzenlenen festivalde “Dostluk Onur Ödülleri” oyuncu Selda Alkor ve yönetmen Engin Ayça’ya Türk sinemasına yaptıkları katkılardan dolayı verilecek.

“Festivalin Anadolu Dostluğunu Geliştiren İsimler Anısına Yapılması Çok Anlamlı”

1965 yılında Yeşilçam ile tanışan, “Senede Bir Gün”, “Buzlar Çözülmeden”, “İlk ve Son”, “Erikler Çiçek Açtı” gibi sinemanın klasikleri arasında yer alan pek çok filmde rol alan sinemanın “Çiçekçi Kız”ı usta oyuncu Selda Alkor, kişilerin yeniden dostluk duygularını öne çıkarmak amaçlı yapılan Uluslararası Kızılay Dostluk Film Festivali’nden dostluk ödülü almanın çok gurur verici olduğunu ifade etti. Kaybolan değerlerden dostluğu halka filmler, şiirler ve müzikler vasıtasıyla ile buluşturmanın çok değerli olduğunun da altını çizen Alkor, festivalin her sene büyük şairlerin, düşünürlerin yıllar önce Anadolu dostluğunu geliştiren isimler anısına yapılmasının çok anlamlı olduğunu dile getirdi.

“Dostluk Toparlayıcı Bir Unsur”

Festivalde “Dostluk Onur Ödülü” alacak bir diğer ise 1987’de ilk uzun metrajlı filmi “Bez Bebek” ile 1. Ankara Film Festivali’nde En İyi 2. Film ve En İyi Senaryo Ödüllerini alan usta yönetmen Engin Ayça. 1990’da “Soğuktu ve Yağmur Çiseliyordu” adlı ikinci filmiyle 28. Antalya Film Festivali’nde En İyi 3. Film seçilen usta yönetmen, son olarak 2007 yılında “Suna” filmini yönetti.

Dostluğun hepimiz için bir panzehir olduğunu, hayatı devam ettirmek için toparlayıcı bir unsur olduğunun altını çizen Engin Ayça ‘dostluğun’ işlendiği bir film festivalden onur ödülü almaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi.

T.C Kültür ve Turizm Bakanlığı, Sinema Genel Müdürlüğü, Beyoğlu Belediyesi, Zeytinburnu Belediyesi, Yunus Emre Enstitüsü gibi birçok kurum iş birliğiyle düzenlenen 4. Uluslararası Kızılay Dostluk Film Festivali direktörlüğünü Faysal Soysal, Onursal Başkanlığını Kızılay Genel Başkanı Dr. Kerem Kınık yapacak. 

Okumaya Devam Et

TV'de Sinema

Bu Akşam Televizyonda Hangi Filmler Var?

6 Kasım 2021 Cumartesi akşamı televizyon filmleri.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

6 Kasım 2021 Cumartesi akşamı televizyon filmleri.

Sherlock Holmes: Gölge Oyunları (Sherlock Holmes: A Game Of Shadows) – Beyaz TV Saat: 19.30

Serinin devam filminde Sherlock ve ortağı bu kez Londra dışındadırlar. Sherlock, bu kez suç dehası Profesör Moriarty’in peşindedir.

İntikam Yolu (Drive Angry) – Beyaz TV Saat: 21.45

Kızının sapkın bir tarikat tarafından vahşice öldürüldüğünü ve torununun yine aynı adamlar tarafından şeytana kurban edilmek üzere kaçırıldığını öğrenen Milton, cehennemden kaçarak intikam almak için dünya üzerine gelir.

Yaz Saati (Summer Hours) – TRT 2 Saat: 22.00

Olivier Assayas imzalı film, üç kardeşin, ölen annelerine ait ev ve sanat koleksiyonunun akıbeti konusunda düştükleri durumu konu ediniyor. “Summer Hours” (Yaz Saati), bu akşam 22.00’de TV’de ilk kez TRT 2’de.

Okumaya Devam Et

Uncategorized @tr

“Lightyear”dan Teaser Yayınlandı

Film, 17 Haziran 2022’de gösterime girecek.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Pixar animasyonu “Lightyear” filminden teaser yayınlandı. Filmde Buzz Lightyear karakterini ünlü oyuncu Chris Evans seslendiriyor.

Yönetmen koltuğuna Kayıp Balık Dory (Finding Dory) filminin ortak yönetmenlerinden Angus MacLane‘in oturduğu “Lightyear“dan teaser yayınlandı. Toy Story serisinde yer alan oyuncaklardan Buzz Lightyear’ın maceralarına odaklanan film, 17 Haziran 2022‘de gösterime girecek.

Işıkyılı, son model bir oyuncak olan Buzz-lightyear’ın hikayesini konu alan Pixar animasyonu Lightyear‘da Buzz Lightyear karakterini ünlü oyuncu Chris Evans seslendiriyor.

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik

Popüler